berat05
Değerli kardeşim....
Yazınızı okudum....okurken de sizin çok güçlü bir kişilikte olduğunuzu düşündüm....Çünkü büyük bir adım atmışsınız...
Şunu biliyorum ki Rabbim isterse eğer insan her istediğini yapabiliyor..
Sizin 120 kilonuz sağlık için sorun olabilir ama gerçek anlamda tesettüre mani değil...Ailelerimiz çevremiz mani değil...yani asıl olan bizim başkalarının düşüncesine ne ölçüde değer verdiğimiz?
Siz ailenize deseniz ki bundan sonra yalnız biriyle yaşayacağım ya da başka bir şehire gideceğim....ya da istemedikleri her ne var ise söyleseniz yine karşı çıkacaklar...ama bu konu herkesin zevkine kalmış bir konu değil ki...
Bu insanlar kapanmamızı istemezler ,dinini yaşamak istesen tarikata mı üye oldun der o da yetmez senin beynini kim doldurdu der , hatta kapalı görünce uzaylı görmüş gibi çığlık atar...
Bilakis bizde yaşadık bunları...ne oldu ? Söyleyeyim.... hiç...alıştılar...alışacaklar başka çareleri yok güzel kardeşim..
Ne yapalım yani onlar istiyor diye onların istediği gibi mi yaşayalım ? O zaman sizde onların yaptığı şeylerin tam zıddını söyleyin bakalım yapacaklar mı ? Annenize giyim tarzını beğenmediğinizi söyleyin...çevrenizdeki herkesi eleştirin bakın nasıl da bozulacaklar... O size " kapanmana gerek yok zaten dikkat çekmezsin " diyen kardeşimizin bir kadının göz süzmesiyle bile herşeyi yapabileceğini anlatmak lazım....İnsanlar dini bilmiyorlar...Önem vermiyorlar...Ahiret yokmuş gibi davranıyorlar çünkü en kolayı bu... KADIN HER ŞEKİLDE DİKKAT ÇEKER bunu unutmayın.
Siz kişilik sahibi birisiniz.Önce kararı siz vereceksiniz.Karşınızda her kim olursa olsun " ben bu şekilde yaşamak istiyorum" mesajını her türlü vermeniz lazım... Korkak ,çekimser,bilinçsizce yapmış gibi durmak yerine Rabbimize kendinizi teslim edin..
Allah celle celaluhu zaten yaşadıklarınızı gören ,bilen , nefsinizle biraz da savaşarak kazanmanızı isteyen yani bir adımınızı bekleyen Yüceler Yücesi size koşacaktır....Kulunu yalnız bırakır mı? Allah celle celaluhu için savaşan hiç yalnız kalır mı?
Sağlığınıza siz dilerseniz Rabbimin de yardımıyla zayıflayarak kavuşursunuz....Ama zamanla....sabırı öğrenmemiz ve bilmemiz lazım....
İbadetlerimizi de ancak biz kendi nefsimizle ve şeytanla savaşarak ,tevekkülle arttırabiliriz ve zevk alırız..
Güzel kardeşim..
Korkmayın...dimdik durun...bu yol gerçekten zor ama tarifi mümkün olmayan bir memnuniyet var..
Gönül bahçelerine bunu hissetmeyen giremez...
Öyle bir gönül ki...tevekkül edene Rabbim dilediğini veriyor..
Siz " Allah'ım ben kendimi sana adıyorum...Yolumu aç,doğru yoldan gitmemi nasip et,hidayet ver ve beni de diğer kardeşlerime vesile et,Senden başka yardımcım yok...yolumda terslik yapanların kalbine hidayet nasip eyle" diye duanızı eksik etmeyin..
İnanın bu mutluluğu hiç bir şeyde bulamıyorsunuz...
Biz de birçok engelden geçtik...Bitmedi..engeller ölene kadar bitmez..ama yardımcımız çok büyük LA İLAHE İLLALLAH...bu yüzden korkmayın...kötü baksınlar,laf söylesinler önemsemyin..
Ben ferace giydiğim zaman " karga gibi olmuşsun , çirkinleşmişsin diyen de vardı... ;)
Unutmayın ki....başkaları birşey yapamadığı zaman kıskanma hissi büyür...Sizin en büyük başarınız bu olacaktır..
Dünyanın en zengini de , Rabbi tanımaz atait de bu toprağın altına girdi..kıyametleri ölümle başladı...Unutmayın hiç birimiz baki değiliz...
Bu yüzden SİZDEN İYİ GÜZEL HABERLER BEKLİYORUM.....KORKU yok...CESARET vat..TEVEKKÜL var...Çünkü yardımcımız ALLAH var..
Ellerimiz size uzanmış....yüreğimiz dualarla sizde..
Çok teşekkür ederim yazınız için değerli kardeşim:)
Arkamda birilerinin olduğunu bilmek güç veriyor inanın...
Arkamda asıl Rabbimin olduğunu biliyor, her birinizin onun vesilesi onun isteğiyle karşıma çıktığınızı biliyor bir kez daha seviyorum sizleri ve bizi Yaradan'ı...
Her insan farklı şeylerle imtihan ediliyor. Kimisi eşiyle, kimisi ana babasızlıkla, kimisi parasızlıkla, kimisi evlatla.
Kendimi bildim bileli çocukluğumdan beri çektiğim bir çile bu.
Tesettür fikri bende 16 yaşında oluşup karar verilen bir güzellik değil aslında.
7 yaşımdayken, yazları anneannemle geçirirdim. Anneannem namazlı niyazlı bir insandır. Gelin görün ki bütün gençliğinde açık olmuş, denizlere gitmiş bir insan. Yani gençlikte tesettür gerekli değilmiş gibi bir fikir olmuş. Ama Kur'an öğrenmemi çok isterdi.Evimize yakın bir abla otururdu. Kur'an kursunu bitirmiş. Beni camiye falan göndermedi anneannem onunla öğrendim herşeyi....
Ona sorardım hep:
-Ablacım sen gençsin neden saçların örtülü
--Çünkü bu bana Rabbimin emri.
-O zaman rabbimiz böyle emrediyorsa neden kimse senin gibi yapmıyor sen yanlış biliyor olmayasın?
--Herkes bu ilahi emri bilmiyor olabilir. Allah hidayet etsin herkese.
-Ablacım sen neden üstüne bu bol kıyafetleri giyiyorsun. Hava sıcak terlemiyor musun?
--Bu bana Rabbimin emri. Terliyorum ama cehennemde yanmak istemiyorum.
Bunlar galiba küçüklükte işleniyor insanın içine. İşlemiş vaktinde bunları nakşetmiş beynime. O zaman anlamıyordum ama şimdi çok iyi anlıyorum ne demek istediğini.
Gelin görün ki bunları aileme anlattığımda babam çok sinirlendi. Beynini yıkıyorlar dedi anneanneme, bir daha görüşmesin o kızla dedi. Bundan sonraki yıllarda anneannem o ablaya değil Kur'an kursuna gönderdi beni.
Babama gelince, 9 yaşında hatim indirmiş bir insan... Ne acı değil mi?
Küçüklükten beri bildiğim tanıdığım ilahi bir emir. Kendimi hiç açıkların safhında hissetmedim. Her Ramazan teravih namazına giderken evden kapalı çıkarım. Cami çok yakındır. O zamanki kıyafetlerim kadar hiçbir kıyafetim huşu vermedi bana. Ben bu tarafta Allah'ın emrini uygulamayanlar, inkar edenlerin yanında değil, o emri uygulayan ve ondan gelen emri yaşayanların tarafında olmalıyım dedim hep. Arkadaşlarım başörtüsüyle derse giremese ben ağladım ben de çıktım onlarla. Halbuki ne gerek vardı ki çıkmama. (Bazı tek tük nadir hocalar sorun yapıyorlardı, artık onlar da yapmıyorlar)
Çoğu tesettürlü arkadaşımın renkli renkli daracık giymesi üzerine kavga ettim onlarla. Onlar benden çok üstündüler. Tesettür adımını atabilmiştiler. Ben onu da atamadığım halde giyiminiz tesettüre uygun değil diyordum. Haklısın, bize ailemiz buyurdu yaşınız geldi dediler. Senin kadar bilmiyorduk, sen yaşa da biz de sen okulun koridorundan geçerken sana imrenelim diyorlar.
Aile meselesinin üstünde çok durmuşsunuz. Aslında beni ailemin karşımda durması yıldırmıyor. Benim gibi özel bir durumu olan, hastalığı olan bir insanın yanında olmamaları, Ramazan orucunu tutan, namazları tek tük de olsa kılan, zekatlarını sadakalarını fazla fazla dağıtan insanlar benim ailem. Cebinde son 1 lirası olsa yine de ihtiyacı olana vermekten çekinmeyen insanlar. İşte beni yaralayan konu bu. Hatta tesettürün varlığını da kabul edip,yaşımın küçük olduğunu düşünmeleri çok garibime gidiyor.
Dediğim gibi aslında beni ailem yıldırmıyor. Kıyafet bulma sorunu canımı sıkıyor. Ve düşünmeye başladım ferace meselesini. Şu an bu kilomla pantolon üstüne bir şal atıp kapalıyım diye dolaşmaktansa kilomun ferace gibi daha doğrusuna daha güzeline vesile olması fikrini düşünüyorum. Belki de rabbim hiçbirşeyi yarım yamalak yapmamı istemiyor.
Galiba benim ailem de şu sebepten karşı: Bir tanıdığımız, çok yakın bir aile dostumuz sapkın bir tarikata girdi. Sapkın bir tarikat diyorum çünkü İslamda olmayan şeyler aşılıyorlardı. Önce çarşaf giydi. Yemek yemiyordu. Su içmiyordu. Kimseyle konuşmuyordu. Herkesi aşağılık görüyor sadece namaz kılıyordu. 1 ay sonra kendini astı. Sonra da mektup bırakmış şeyhim emretti ben de yaptım canım şeyhimin canına kurban olsun yazmış. Bunu emrettikleri için sapkın olduğunu düşündüm. Ailemse şimdi tarikata girdi-kendini astı-kafayı yedi diye bakıyor olaylara. Şimdi direk başlayacaklar sen tarikata mı girdin aman etme kızım gördük gireni kızım. Yok desem de inanmayacak takip ettirecekler falan:) Ne desem forum.islamiyet.gen.tr ' den nurlu kardeşlerimin safhına mı geçtim desem :))