kıyafet oruç flört hakkında sorum
877 görüntülenme · 7 yanıt
selamun aleyküm daha yeni kayıt oldum kafamda sorular var yaşım 171.soru islamı yaşamak için kıyafet ne önerirsiniz cübbemi ? giymeliyim .2.sorum annem nafile orucu tutmamı istemioyr ne yapmalıyım havalar sıcak diye ben hem regaip ayında olmak ve bulundum yerde çok haram var onun için hadisten yola çıkarak oruç tutmak istiyorum ne yapmalıyım 3.sorum biri ile tanışıp sevgili olunamaz mı direk evlilik mi lazım bayanlarla konuşmak haram mı
selamun aleykum genc kardesim
aramiza hosgeldin uyeligin hayirlara vesile ve daimi olur insaALLAH...
islami yasamak kiyafetle olmaz once kisinin ozunun islami benimseyip ruhunun islam elbisesini giymesi gerekir ....annenizin nafile oruc tutmamanizi istemesi cok yanlis bu dunyadaki sicaklara dayanabiliriz ama ahiretteki sicaklara dayanma gucumuz varmi bilinmez bir kez tatmis olsaydik inanin heran namaz kilar hergun oruc tutar omrumuzu ibadetle gecirirdik yasiniz itibariyle artik ailenizin kararlariyla degilde kendi hur iradenizle kararlar almaya baslamalisiniz helede din konusunda yanlisi dogruyu idrak edecek yastasiniz ve yanlis yapmaya meyilli bir yas cok dikkatli olmalisiniz ve kendinizi ALLAH yolundan ayirmamaya onun razi oldugu salih kullardan olmaya adamalisiniz.....ahir zamanin bir oyunuda gencler arasinda yanlislarin artik dogru gibi gosterilmeye calisilmasi sevgili flort diye bisey dinimizce yok ayrica bu konular icin daha yasiniz uygun degil lutfen nefsinize uymayiniz seytanin oyunlarina gelmeyiniz vaktinizi size atese goturen gereksiz islerle harcamayiniz .......rabbim yar ve yardimciniz olsun selametle dua ile.........
aramiza hosgeldin uyeligin hayirlara vesile ve daimi olur insaALLAH...
islami yasamak kiyafetle olmaz once kisinin ozunun islami benimseyip ruhunun islam elbisesini giymesi gerekir ....annenizin nafile oruc tutmamanizi istemesi cok yanlis bu dunyadaki sicaklara dayanabiliriz ama ahiretteki sicaklara dayanma gucumuz varmi bilinmez bir kez tatmis olsaydik inanin heran namaz kilar hergun oruc tutar omrumuzu ibadetle gecirirdik yasiniz itibariyle artik ailenizin kararlariyla degilde kendi hur iradenizle kararlar almaya baslamalisiniz helede din konusunda yanlisi dogruyu idrak edecek yastasiniz ve yanlis yapmaya meyilli bir yas cok dikkatli olmalisiniz ve kendinizi ALLAH yolundan ayirmamaya onun razi oldugu salih kullardan olmaya adamalisiniz.....ahir zamanin bir oyunuda gencler arasinda yanlislarin artik dogru gibi gosterilmeye calisilmasi sevgili flort diye bisey dinimizce yok ayrica bu konular icin daha yasiniz uygun degil lutfen nefsinize uymayiniz seytanin oyunlarina gelmeyiniz vaktinizi size atese goturen gereksiz islerle harcamayiniz .......rabbim yar ve yardimciniz olsun selametle dua ile.........
'' Gençlik Rehberi'nde izah edildiği gibi: Gençlik hiç şüphe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi gibi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat'iyetinde gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek. Eğer o fani ve geçici gençliği iffetle hayrata - istikamet dairesinde - safretse; onunla ebedi baki bir gençliği kazanacağını bütün semavi fermanlar müjde veriyorlar. Eğer sefahete sarfetse, nasıl ki bir dakika hiddet yüzünden bir katl, milyonlar dakika hapis cezası çektirir.. Öyle de, gayr-i meşru dairedeki gençlik cezasını keyifleri ve lezzetleri, ahiret mes'uliyetinden ve kabir azabından ve zevalinden gelen teessüflerden, günahlardan ve dünyevi mücazatlarından başka, aynı lezzet içinde, o lezzetten ziyade elemler olduğunu aklı başında her genç tecrübe ile tasdik eder.... ''
Said Nursi (r.a.)
Said Nursi (r.a.)
GENÇLERE SAHİP ÇIKMAK
Gençler, ana, baba ve milletin elinde bir emânettir. Ana-baba olarak, millet olarak bu gençliğe sahip çıkmazsak emânete hıyânet etmiş oluruz. Bu hıyânetin cezâsını dünyada da, âhırette de çekeriz.
Bir babanın, evlâdını Cehennem ateşinden koruması, dünya ateşinden, dünyalık sıkıntılardan korumasından daha önemlidir. Cehennem ateşinden korumak da, îmânı, farzları ve harâmları öğretmekle ve ibâdete alıştırmakla ve dinsiz, ahlâksız arkadaşlardan korumakla olur. İslâm ahlâkı üzere yetiştirmekle olur.
Bütün kötülüklerin başı, kötü arkadaştır. İnsanın üç büyük düşmanı olan, nefs, şeytan ve kötü arkadaştan en tehlikelisi, kötü arkadaştır. Bunun için her ana-baba, çocuğunu takip etmelidir. Kimlerle arkadaşlık kuruyor, nerelere gidip geliyor, hâl ve hareketleri nasıldır, bunları adım adım takip etmelidir.
Başı boş bırakılan çocuğu sokak yetiştirir. Eskiden gence evde verilen bir islâm terbiyesine karşı, sokak ya'nî cemiyet, toplum dokuz veriyordu. Şimdi tersi oldu. Çocuk, evde verilen on terbiyenin dokuzunu sokağa, cemiyete çıktığı zaman kaybediyor.
Her âlimin, evliyânın çocuğu her zaman iyi bir müslüman olur, denemez. Çünkü, hidâyet Allahtandır. Az sayıda da olsa, âlimin oğlu zâlim, zâlimin oğlu âlim olabilir. Ancak herkes sebeplere yapışmak zorundadır.
Namazında, abdestinde bir müslümanın, âkıl bâliğ yaşına gelmiş evlâdı, Kur'ân-ı kerîm okumasını, namaz sûrelerini ve namazın nasıl kılınacağını bilmiyorsa, bu gösterir ki, babası bunları ona öğretmemiş. Babası elinden geleni yapmış, fakat çocuğu namaz kılmıyorsa, baba sebeplere yapıştığı için vebâle girmez. Emânete hıyânet etmiş olmaz. Kısacası, bizler önce üzerimize düşeni yapıyor muyuz, yapmıyor muyuz, buna bakmamız lâzımdır.
Ba'zı ana-baba çocuklarına kıyamıyor. Meselâ, onları sabah namazına kaldırmıyor. Bu, ana-babanın çocuğuna yapmış olduğu en büyük kötülüktür. Çocuğunu kendi eli ile ateşe, Cehenneme atmasıdır. Ağaç yaş iken eğilir atasözü meşhurdur. Çocuk küçükken buna alışırsa, büyüyünce kalkması kolay olur. Alışmamış ise, daha sonra zor gelir ve böyle devam eder.
Peygamber efendimiz, (Bütün çocuklar müslümanlığa uygun ve elverişli olarak dünyaya gelir. Bunları, sonra anaları, babaları hıristiyan, yahûdî ve dinsiz yapar) sözü ile müslümanlığın yerleştirilmesinde ve yok edilmesinde en önemli işin, gençlikte olduğunu bildiriyor. Eğer çocuğa âkıl bâliğ olduğu hâlde, bilmesi gereken îmân bilgileri öğretilmemiş ise, bu çocuk mürted olur. Çocuklarına îmânı, islâmı öğretmeyen analar babalar, çocuklarını müslüman olmaktan mahrûm etmiş, kâfir olmalarına sebep olmuş olurlar. Çocukları ile birlikte, kendileri de Cehennemde bunun cezâsını, azâbını çekerler. Namazları, oruçları ve hacca gitmeleri, kendilerini bu azâbdan kurtaramaz.
O hâlde, her müslümanın birinci vazîfesi, evlâdına islâmiyeti ve Kur'ân-ı kerîmi öğretmektir. Evlâd, büyük ni'mettir. Ni'metin kıymeti bilinmezse, elden gider.
İslâm düşmanları da, bu mühim noktayı anladıkları içindir ki, asrımızın en tehlikeli dinsizlik ocakları, (Gençliğin ele alınması birinci hedefimizdir. Çocukları dinsiz olarak yetiştirmeliyiz) diyorlar. Bunlar, islâmiyeti yok etmek ve Allahü teâlânın emirlerinin öğretilmesini ve yaptırılmasını engellemek için de, (Gençlerin kafalarını yormamalıdır. Din bilgilerini büyüyünce kendileri öğrenirler.) diyorlar. Maksatları o yaşa kadar bu bahane ile öğrenmelerine mâni olmaktır: Daha sonra zaten çocuğun bunları öğrenmesi zordur.
Gençler, ana, baba ve milletin elinde bir emânettir. Ana-baba olarak, millet olarak bu gençliğe sahip çıkmazsak emânete hıyânet etmiş oluruz. Bu hıyânetin cezâsını dünyada da, âhırette de çekeriz.
Bir babanın, evlâdını Cehennem ateşinden koruması, dünya ateşinden, dünyalık sıkıntılardan korumasından daha önemlidir. Cehennem ateşinden korumak da, îmânı, farzları ve harâmları öğretmekle ve ibâdete alıştırmakla ve dinsiz, ahlâksız arkadaşlardan korumakla olur. İslâm ahlâkı üzere yetiştirmekle olur.
Bütün kötülüklerin başı, kötü arkadaştır. İnsanın üç büyük düşmanı olan, nefs, şeytan ve kötü arkadaştan en tehlikelisi, kötü arkadaştır. Bunun için her ana-baba, çocuğunu takip etmelidir. Kimlerle arkadaşlık kuruyor, nerelere gidip geliyor, hâl ve hareketleri nasıldır, bunları adım adım takip etmelidir.
Başı boş bırakılan çocuğu sokak yetiştirir. Eskiden gence evde verilen bir islâm terbiyesine karşı, sokak ya'nî cemiyet, toplum dokuz veriyordu. Şimdi tersi oldu. Çocuk, evde verilen on terbiyenin dokuzunu sokağa, cemiyete çıktığı zaman kaybediyor.
Her âlimin, evliyânın çocuğu her zaman iyi bir müslüman olur, denemez. Çünkü, hidâyet Allahtandır. Az sayıda da olsa, âlimin oğlu zâlim, zâlimin oğlu âlim olabilir. Ancak herkes sebeplere yapışmak zorundadır.
Namazında, abdestinde bir müslümanın, âkıl bâliğ yaşına gelmiş evlâdı, Kur'ân-ı kerîm okumasını, namaz sûrelerini ve namazın nasıl kılınacağını bilmiyorsa, bu gösterir ki, babası bunları ona öğretmemiş. Babası elinden geleni yapmış, fakat çocuğu namaz kılmıyorsa, baba sebeplere yapıştığı için vebâle girmez. Emânete hıyânet etmiş olmaz. Kısacası, bizler önce üzerimize düşeni yapıyor muyuz, yapmıyor muyuz, buna bakmamız lâzımdır.
Ba'zı ana-baba çocuklarına kıyamıyor. Meselâ, onları sabah namazına kaldırmıyor. Bu, ana-babanın çocuğuna yapmış olduğu en büyük kötülüktür. Çocuğunu kendi eli ile ateşe, Cehenneme atmasıdır. Ağaç yaş iken eğilir atasözü meşhurdur. Çocuk küçükken buna alışırsa, büyüyünce kalkması kolay olur. Alışmamış ise, daha sonra zor gelir ve böyle devam eder.
Peygamber efendimiz, (Bütün çocuklar müslümanlığa uygun ve elverişli olarak dünyaya gelir. Bunları, sonra anaları, babaları hıristiyan, yahûdî ve dinsiz yapar) sözü ile müslümanlığın yerleştirilmesinde ve yok edilmesinde en önemli işin, gençlikte olduğunu bildiriyor. Eğer çocuğa âkıl bâliğ olduğu hâlde, bilmesi gereken îmân bilgileri öğretilmemiş ise, bu çocuk mürted olur. Çocuklarına îmânı, islâmı öğretmeyen analar babalar, çocuklarını müslüman olmaktan mahrûm etmiş, kâfir olmalarına sebep olmuş olurlar. Çocukları ile birlikte, kendileri de Cehennemde bunun cezâsını, azâbını çekerler. Namazları, oruçları ve hacca gitmeleri, kendilerini bu azâbdan kurtaramaz.
O hâlde, her müslümanın birinci vazîfesi, evlâdına islâmiyeti ve Kur'ân-ı kerîmi öğretmektir. Evlâd, büyük ni'mettir. Ni'metin kıymeti bilinmezse, elden gider.
İslâm düşmanları da, bu mühim noktayı anladıkları içindir ki, asrımızın en tehlikeli dinsizlik ocakları, (Gençliğin ele alınması birinci hedefimizdir. Çocukları dinsiz olarak yetiştirmeliyiz) diyorlar. Bunlar, islâmiyeti yok etmek ve Allahü teâlânın emirlerinin öğretilmesini ve yaptırılmasını engellemek için de, (Gençlerin kafalarını yormamalıdır. Din bilgilerini büyüyünce kendileri öğrenirler.) diyorlar. Maksatları o yaşa kadar bu bahane ile öğrenmelerine mâni olmaktır: Daha sonra zaten çocuğun bunları öğrenmesi zordur.
Aramıza hoş geldin genç kardeşim. Kıyafet olarak söyleneni değerleri kardeşlerim sana açıklayacaktır ben o konuya girip yanlış birşeyler söylemekten korkarım. Oruç meselesine gelecek olursak. Her insan hata yapar , annende bu hataya düşmüş. Ancak annelik o denli bir duygu ki senin incineceğinden korkup bunu dile getirmiş. Ancak sen yaratılan o güzel kalbinle bu orucu tut inşallah. Aç kalmak fiziksek eksiktir , ancak kazanacağın artıların değerini dünyada ölçemeyiz. Sevgili konusuna gelince, inşallah sende birgün bir yuvanın sahibi olacaksın. Rabbim bunu nasip eylesin. Olgunluk yaşlarına insanlarımız eriştiğinde , yalnızlığın Allah c.c. mahsus olduğunun farkına varırlar. Ancak şu önemlidir ki ilişki Allah c.c. kuralları içerisinde olmak zorundadır. Eğer inandığımız bir Rabbimiz varsa ki bizler buna iman ediyoruz. Onun koyduğu kurallara, küçük ömrümüzde uymak zorundayız. Zamanı geldiğinde o bizler için en güzel seçilmiş eşleri sunacaktır. Şüphemiz yok inşallah. O nedenle bu konuyu yaşamının geri planında tutmayı kendine prensip edinip. Yaşamını Allah c.c. yolunda harcamaya gayret et inşallah.Allah c.c. yar ve yardımcın olsun güzel kardeşim.
Peygamberimizin sünnetidir sakal bırakmak ve cübbe giymek yani peygamberimizin sünneti yaşatmak ne kadar büyük bir salih amel olur düşünemeyiz bile
yani olması gereken sakal ve cübbedir,geri kalan giyiniş tarzları kafirlere benzemeye girer
flört konusu ise biraz sabır istiyor hele bu çağda erkek için konuşmak gerekirse okuycaksa okulu bitircek o da yetmedi askere gidecek sonra iş bulacak evlilik için para birikitiricek vs
ama hepimizin bildiği gibi kadın erkek ilişkileri evlilik dışında o kadar normal hale gelmiş ki
kız arkadaşı yok diye dalga bile geçilebiliyor kişiyle
yaşın geç belki ilerde sende hata yaparsın bu konularda
ama unutma ki kuranda buyuruluyor,
Nur suresi 26. Kötü kadınlar kötü erkeklere; kötü erkekler de kötü kadınlara; temiz kadınlar, temiz erkeklere; temiz erkekler de temiz kadınlara yakışır.
yani olması gereken sakal ve cübbedir,geri kalan giyiniş tarzları kafirlere benzemeye girer
flört konusu ise biraz sabır istiyor hele bu çağda erkek için konuşmak gerekirse okuycaksa okulu bitircek o da yetmedi askere gidecek sonra iş bulacak evlilik için para birikitiricek vs
ama hepimizin bildiği gibi kadın erkek ilişkileri evlilik dışında o kadar normal hale gelmiş ki
kız arkadaşı yok diye dalga bile geçilebiliyor kişiyle
yaşın geç belki ilerde sende hata yaparsın bu konularda
ama unutma ki kuranda buyuruluyor,
Nur suresi 26. Kötü kadınlar kötü erkeklere; kötü erkekler de kötü kadınlara; temiz kadınlar, temiz erkeklere; temiz erkekler de temiz kadınlara yakışır.
Z4F3R_Peygamberimizin sünnetidir sakal bırakmak ve cübbe giymek yani peygamberimizin sünneti yaşatmak ne kadar büyük bir salih amel olur düşünemeyiz bile
yani olması gereken sakal ve cübbedir,geri kalan giyiniş tarzları kafirlere benzemeye girer
flört konusu ise biraz sabır istiyor hele bu çağda erkek için konuşmak gerekirse okuycaksa okulu bitircek o da yetmedi askere gidecek sonra iş bulacak evlilik için para birikitiricek vs
ama hepimizin bildiği gibi kadın erkek ilişkileri evlilik dışında o kadar normal hale gelmiş ki
kız arkadaşı yok diye dalga bile geçilebiliyor kişiyle
yaşın geç belki ilerde sende hata yaparsın bu konularda
ama unutma ki kuranda buyuruluyor,
Nur suresi 26. Kötü kadınlar kötü erkeklere; kötü erkekler de kötü kadınlara; temiz kadınlar, temiz erkeklere; temiz erkekler de temiz kadınlara yakışır.
Sevgili kardeşim yanlış anlama hakkını da helal et şimdiden ama sakal ve cübbe dışındakiler kafirlere benzemeye girer demek biraz ağır değil mi Müslüman bi ülkede yaşıyoruz ve sakal bırakıp cübbe giymeyen birçok din kardeşimiz var onlara biraz haksızlık olmuyor mu?
nazlı ceylanSevgili kardeşim yanlış anlama hakkını da helal et şimdiden ama sakal ve cübbe dışındakiler kafirlere benzemeye girer demek biraz ağır değil mi Müslüman bi ülkede yaşıyoruz ve sakal bırakıp cübbe giymeyen birçok din kardeşimiz var onlara biraz haksızlık olmuyor mu?
Konuyu tartışma boyutuna taşımak istemediğimi belirtmek isterim. Nazlı kardeşime katılıyorum. Dinimizin esasını hepimiz kabul etmeliyiz ki,insanları dış görünüşleriyle yargılayamayız. Evet şu bir gerçektir ki "kafirlerin giyindiği gibi giyinmeyiniz" bu sözün hakkı gerçekten var. Hele günümüz gençlerinin ne tarz bir kıyafet ve fiziksel görünüm içinde bulundukları ortada. Ancak insanların her birini bu kefeye koymamak gerekir. Sonuçta ülkemiz değil dünyada sakal bırakmamış, cübbe giymeyen veya farklı bir tür giyim içinde bulunan hepimizden daha çok islama aşık insanlar var. Onlara haksızlık etmemek gerektiği düşüncesindeyim. Şundan da eminim ki Z4F3R_ kardeşimin bahsettiği konu farklı bir konu. Onun düşüncelerinin güzelliğinden eminim. Demek istediğini tam açıklayamamıştır.
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/86219-kiyafet-oruc-flort-hakkinda-sorum · 21.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
◆İlgili Konular
- oruç..oruç...oruç... Ramazan Ayı 13 cevap
- Flört hakkında. Islamda Kadının Yeri ve Önemi 270 cevap
- TESETTÜR, MODA, İSLAMDA KILIK KIYAFET Peygamberimiz Hz. Muhammed ( sav ) 3 cevap
- ALLAH RESULUNUN YENİ KIYAFET GİYDİĞİNDE SARFETTİĞİ SÖZLER Peygamberimiz Hz. Muhammed ( sav ) 5 cevap
- KIYAFET Dini Hikayeler 3 cevap
- "Kamuda Kılık-Kıyafet Özgürlüğü için 10 Milyon İmza Kampanyası" Görüş- Öneri- İstek 19 cevap
Giriş yap ve cevap yaz.