Orta yaşlı bir hanım, şehrin en lüks mağazasında beğendiği döpiyesi giyip ayna
karşısında bir kaç defa döndükten sonra:
-ben, üniversitede öğretim üyesiyim, dedi. modern bir kıyafet almak ve özgürce giyinmenin tadına varmak istiyorum.
kadınla ilgilenen tezgahtar kız:
-sizi iyi tanıyorum efendim, dedi. çok şık giyindiğinizide biliyorum. fakat fransız modasına göre, elbisenizi bir eşarpla tamamlamalısınız.
kadın:
-eşarp mı? diye burun kıvırdı. demek güncel ha!.. ama fransız gibi bir moda merkezinden geliyorsa, dedikleri doğrudur.
tezgahatar kız, raftaki eşarpları müşterisinin önüne serdikten sonra:
-pahalı olmasına rağmen en modern desenlerimiz bunlar, dedi. size yakışacaktır.
-kadın, eşarpları tek tek incelerken:
-hepsi de birbirinden güzel ama ben sizin başınızdakini beğendim, dedi. şimdi hatırlamıyorum ama, geçen gün aynı eşarbı birinde daha görmüştüm.
genç kız, saygılı bir ifadeyle:
-o gördüğünüz bendim hocam, diye gülümsedi. gece bölümünüzde öğrencinizim. kıyafetimden ötürü beni dersinizden çıkartırken, başımda bu eşarp vardı..