-Be adam!Ben yıllardır sana çatlayan duvarlarım ve dökülen sıvalarımla "çöküyorum"diye haber veriyordum.Fakat sen her defasında bir avuç çamur ile çıkageliyor verdiğim haberi adeta ağzıma tıkıyordun...
Bizim durumumuzda yukarıdaki örnekten farksız.Ölüm gelmeden önce nice haberler yollar bize.Hiçbirini umursamayız.Gün be gün tükenip gittiğimizi görmeyiz.Ömür bitmeyecek bir hazine gibi gelir gözümüze...Saçlarımız aklaşır,yüzümüz kırışır,belimiz bükülür de yine de hatırlamayız ölümü.Hazırlık yapmayız ebedi yurdumuza..
Ve birgün ölüm gelir:
-Haydi!
İtiraz ederiz çaresizce
-Neden haber vermedin geleceğini?
Oysa o, binlerce kez haber vermişti.Yıkılmaya yüz tutmuş ev gibi!...