“Ey Muhammed , sen insanları Rabbinin yoluna hikmet ve güzel şekilde davet et”
(Nahl/125)
“Ey Elçi , Rabbinden sana bildirileni duyur. Eğer bunu yapmazsan, O’nun elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan korur”
(Maide/67)
” Ey Muhammed , sen, sevdiğini doğru yola iletemezsin, fakat Allah, dilediğini doğru yola iletir. O, yola gelecek olanları daha iyi bilir “
(Kasas/56)
“ Ey Musa ve Harun , Firavun’a gidin, çünkü o azmıştır. Ona yumuşak ve tatlı bir sözle tebliğde bulunun. Belki öğüt alır veya Allah’tan korkar.”
(Taha/43,44)
Selamünaleyküm NURIŞIĞI kardeşimiz...
Tebliğ etme görevi , sadece peygamberlere değil tüm müslümanlara verilmiştir.
''Bir kişinin hidayetine vesile olmak ,güneşin üzerine doğup battığı her şeyden daha hayırlıdır”.
Hadis-i Şerif
Tebliğde bulunurken dikkat edeceğimiz nokta :
Bizler sadece tatlı dil ve güler yüz ile anlatacağız.Dilimiz ile anlattıklarımızı , halimiz ile de pekiştireceğiz ki karşımızdaki kişi anlattıklarımızın doğruluğuna inansın.Biz , bıkmadan usanmadan tekrar tekrar anlatacağız .
Ama kalplerin mührü Allah C.C 'e aittir.O ,sadece dilediği kişiye hidayet verir .
Tebliğde bulunurken dikkat etmemiz gereken hususları bir kaç başlık halinde sıralıyorum , İnşaAllah size faydası olur .
1) Temiz niyet ve ihlâs.
2) Tebliğcinin hiçbir maddî menfaat beklememesi.
3) Tebliğ edilecek kişinin konumunu, fikir yapısını iyi değerlendirmek .
4) Muhâtabın fikirlerini tatmin edecek kanaat oluşturana dek “tebliğde sürekli olmak”.
5) Hidâyet, Allâh’tan olduğu için, tebliğ etmek sûretiyle elden geleni yaptıktan sonra Allâh’a niyâzda bulunmak.
6 ) Tebliğin muhataptaki tesirlerini incelemek, ona göre yeni metot ve stratejiler geliştirmek.
7) Müminlerin güçlü ve ihtişamlı olduklarını göstermek.
( Giyim-kuşamında temiz ve itinalı, genel kültür ve bilgi açısından iyi yetişmiş olmak önemlidir.)
8) Karşı tarafın, anlatılanlar hakkındaki fikirlerini sormak.
9) Muhâtabın ilgi alanlarına göre tebliğe başlamak.
10) Kişiyi düşünmeye sevk etmek, tebliğde etkileyici bir metottur.
11) İçinde bulunduğu toplumun şartlarından ve Peygamber Efendimizden önceki câhiliye döneminden bahsederek; İslâm’ın getirdikleri ile kıyası sağlanmalıdır.
12) Hür düşünmesini sağlayarak vicdânı ile baş başa bırakmak.
13) Ölümü ve âcizliği hatırlatmak.
Peygamber Efendimiz'in bu dini tek başına iken tebliğe başladığında ne tür zorluklarla karşılaştığını hepimiz biliyoruz. Şu dünyada en fazla sıkıntı çeken insan elbette Peygamber Efendimizdir. O zor şartlarda bile İslamı tebliğden bir an bile geri durmamış ve herzamanki cihat aşkı ve şevkinden bir şey kaybetmemiştir.
Namaz kılarken üzerimize deve işkembesi atılmadığı, yollarımıza dikenler serilmediği, ekonomik ambargolar uygulanmadığı, en yakınlarımızı savaş alanlarında kaybetmediğimiz, insanlara ulaşmak için uzun çölleri aşmak gerekmediği ve tebliğ konusunda ucunda ölüm olmadığı şu zamanda , tebliğ vazifemizi yerine getirmememiz için ne engelimiz var ?
Allah C.C tebliğ vazifenizde yardımcınız olsun.
Rabbimiz ,arkadaşınıza lütfuyla hidayet etsin , size de onun hidayetine vesile olmakla cennetin en güzel makamlarını nasip etsin.
Allah C.C 'e emanet olun.