Tesettür Emrinin Neresindeyiz?
10.309 görüntülenme · 79 yanıt
Günümüz insanı bir çok dış tesirin hücumu altındadır. Medya, çevre ve nefsinin taarruzları karşısında, sağlam bir kalb yapısı bulunmayan müslümanın, inandığı değerlerinin yara alması kaçınılmazdır.
Kalbde başlayan bu hastalıklar daha sonra dışına da tesir ederek "ne yapalım, zaman bunu gerektiriyor, Allah affeder" aldatmacasına insanları sığındırmakta ve İslâm'ın emirlerini ihlal ettirmektedir.
Her geçen yıl tesettür husûsunda zaafların arttığına şahit olmaktayız. Yıllar önce hiç rastlamadığımız veya bu bir tesettür şekli diyemeyeceğimiz elbiseler, şimdilerde bizlere gayet normal gelmektedir.
Yarım pardesüler, ince çoraplar, boyundan bağlanmış sıkı başörtüler, önü açık pardesüler…vb. her sene yeni icatlar karşımıza çıkmaktadır. Bunlarda en büyük mes'uliyet, defileler düzenleyerek tesettür giyimine ticârî noktadan yaklaşan bazı büyük mağazalar ve bunları giyerek emsâl olan hanımlardır.
Diğer tarafta bütün bunlara bakarak, İslam'ın tesettür emrini, yalnızca şekil ve renkten ibaret olarak anlayıp uygulamak da yanlıştır. Zira İslâm genel ölçüleri belirlemekle birlikte, bunun tatbikâtını o genel ölçüleri ihmal etmemek şartıyla, iklim, kültür ve insanların tercihlerine bırakmıştır. Bu sebeple tarih boyunca değişen çeşitli makul kültürlerin ve coğrafî şartların o toplumların kıyafetlerine yansıması çok tabiîdir.
Farklı model ve renkler ve soğuk-sıcak iklimlere göre muhtelif tercihler insanlar tarafından seçilebilir. Ancak, bütün bunlarda asıl olan, daha önce de belirttiğimiz gibi, Rabbimizin sınırlarının titizlikle korunmasıdır. Bu hususta, Rabbimizin hudutlarına gereken dikkat gösterildikten sonra, pek çok farklı renk ve şekilde tesettür tarzı tercih edilebilir.
Şu da unutulmamalıdır ki, insanın güzelliği dışından ziyâde, ruh güzelliği iledir. Neticede dış güzellik, birgün yok olacak; ama hayâ, imân ve takvâ güzelliği ebediyyen bizimle kalacaktır. Bu yüzden sadece dış güzelliğe ihtimam göstererek, iç güzelliğimizi ihmal etmememiz lazımdır.
Evlenirken bile Rasulullah -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, "Kadın dört şeyi için nikahlanır: Malı, güzelliği, soyu ve dini için. Sen dindar olanını tercih et..." buyurarak, bize asıl güzelliğimizin merkezini işaret etmişlerdir.
Rabbimiz de yarın kıyâmette bizlere dış güzelliğimizden değil, dinimizi ne ölçüde yaşayıp yaşayamadığımız hususunda, hesaba çekecektir.
Tabii ki, temiz ve uyumlu şekilde giyinmek şiârımız olacaktır. Bu, zaten dinimizin de emridir. Ama bir Müslüman, bir çok işinde olması gerektiği gibi orta yolu kaybetmemelidir. Dinimizin emirlerini çiğnemek pahasına "gösterişli" giyinerek, dikkat çekme yanlışlığına düşmemelidir.
Bizi gören insanlar, bizde İslam'ı görmeli ve takdir etmelidirler.
Kur'ân-ı Kerîm'de Allâh'ın sınırlarını koruyan, iffetine dikkat eden kadınların, âhirette daha güzeliyle mükafatlandırılacağı ifade edilmektedir. Âyetlerde mümin kadına birer nîmet ve mükafat olarak, cennette atlastan işlenmiş elbiseler, ipekler, inci, altın ve gümüş ziynetlerden bahsedilmektedir. Rabbimiz cennetteki bu nimetleri, sâliha mümin kadınlara vâat etmektedir.
Rabbimiz hepimizi emrine itaat eden, üç günlük dünyanın fânî zevklerine aldanmayan, bu âlemdeki fânîlerin iltifatlarına kanmayıp, rızasını kazanan ve ebedî olarak cennet elbiseleri ile mükafatlanan kullarından eylesin.
Âmin…
Kalbde başlayan bu hastalıklar daha sonra dışına da tesir ederek "ne yapalım, zaman bunu gerektiriyor, Allah affeder" aldatmacasına insanları sığındırmakta ve İslâm'ın emirlerini ihlal ettirmektedir.
Her geçen yıl tesettür husûsunda zaafların arttığına şahit olmaktayız. Yıllar önce hiç rastlamadığımız veya bu bir tesettür şekli diyemeyeceğimiz elbiseler, şimdilerde bizlere gayet normal gelmektedir.
Yarım pardesüler, ince çoraplar, boyundan bağlanmış sıkı başörtüler, önü açık pardesüler…vb. her sene yeni icatlar karşımıza çıkmaktadır. Bunlarda en büyük mes'uliyet, defileler düzenleyerek tesettür giyimine ticârî noktadan yaklaşan bazı büyük mağazalar ve bunları giyerek emsâl olan hanımlardır.
Diğer tarafta bütün bunlara bakarak, İslam'ın tesettür emrini, yalnızca şekil ve renkten ibaret olarak anlayıp uygulamak da yanlıştır. Zira İslâm genel ölçüleri belirlemekle birlikte, bunun tatbikâtını o genel ölçüleri ihmal etmemek şartıyla, iklim, kültür ve insanların tercihlerine bırakmıştır. Bu sebeple tarih boyunca değişen çeşitli makul kültürlerin ve coğrafî şartların o toplumların kıyafetlerine yansıması çok tabiîdir.
Farklı model ve renkler ve soğuk-sıcak iklimlere göre muhtelif tercihler insanlar tarafından seçilebilir. Ancak, bütün bunlarda asıl olan, daha önce de belirttiğimiz gibi, Rabbimizin sınırlarının titizlikle korunmasıdır. Bu hususta, Rabbimizin hudutlarına gereken dikkat gösterildikten sonra, pek çok farklı renk ve şekilde tesettür tarzı tercih edilebilir.
Şu da unutulmamalıdır ki, insanın güzelliği dışından ziyâde, ruh güzelliği iledir. Neticede dış güzellik, birgün yok olacak; ama hayâ, imân ve takvâ güzelliği ebediyyen bizimle kalacaktır. Bu yüzden sadece dış güzelliğe ihtimam göstererek, iç güzelliğimizi ihmal etmememiz lazımdır.
Evlenirken bile Rasulullah -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, "Kadın dört şeyi için nikahlanır: Malı, güzelliği, soyu ve dini için. Sen dindar olanını tercih et..." buyurarak, bize asıl güzelliğimizin merkezini işaret etmişlerdir.
Rabbimiz de yarın kıyâmette bizlere dış güzelliğimizden değil, dinimizi ne ölçüde yaşayıp yaşayamadığımız hususunda, hesaba çekecektir.
Tabii ki, temiz ve uyumlu şekilde giyinmek şiârımız olacaktır. Bu, zaten dinimizin de emridir. Ama bir Müslüman, bir çok işinde olması gerektiği gibi orta yolu kaybetmemelidir. Dinimizin emirlerini çiğnemek pahasına "gösterişli" giyinerek, dikkat çekme yanlışlığına düşmemelidir.
Bizi gören insanlar, bizde İslam'ı görmeli ve takdir etmelidirler.
Kur'ân-ı Kerîm'de Allâh'ın sınırlarını koruyan, iffetine dikkat eden kadınların, âhirette daha güzeliyle mükafatlandırılacağı ifade edilmektedir. Âyetlerde mümin kadına birer nîmet ve mükafat olarak, cennette atlastan işlenmiş elbiseler, ipekler, inci, altın ve gümüş ziynetlerden bahsedilmektedir. Rabbimiz cennetteki bu nimetleri, sâliha mümin kadınlara vâat etmektedir.
Rabbimiz hepimizi emrine itaat eden, üç günlük dünyanın fânî zevklerine aldanmayan, bu âlemdeki fânîlerin iltifatlarına kanmayıp, rızasını kazanan ve ebedî olarak cennet elbiseleri ile mükafatlanan kullarından eylesin.
Âmin…
Guo1903Selamün Aleyküm..
Çok mühim bir konuydu, Allah razı olsun..
Nasiplenebilenlerden oluruz inşallah..
Selam ve dua ile..
vealeyküm selam kardeşim...
allah c.c cümlemizden razı olsun kardeşim. inşallah...
evet çok dikkat edilmesi titiz bir konu...
hle biz bayanların sürekli üzerinde durmamız gereken bir konu...
inşallah idrak edenlerden ve nasiplenenelerden oluruz..
selam ve dua ile..
hayırlı cumalar...
"selamun aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhu"
hayırlı cumalar canım kardeşim
çok yerinde bir paylaşım olmuş.önemli olan tek şey hakiki müslüman olmaktır yada bu yolda yürümektir.çevremde tanık olduğum konular özellikle örtünme konusunda çok ama çok üzülüyorum.bizler örnek olmalıyız giyimimizle yaşam tarzımızla hal ve hareketlerimizle ....allaha emanet olun.selametle kalın.
hayırlı cumalar canım kardeşim
çok yerinde bir paylaşım olmuş.önemli olan tek şey hakiki müslüman olmaktır yada bu yolda yürümektir.çevremde tanık olduğum konular özellikle örtünme konusunda çok ama çok üzülüyorum.bizler örnek olmalıyız giyimimizle yaşam tarzımızla hal ve hareketlerimizle ....allaha emanet olun.selametle kalın.
kardelele"selamun aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhu"
hayırlı cumalar canım kardeşim
çok yerinde bir paylaşım olmuş.önemli olan tek şey hakiki müslüman olmaktır yada bu yolda yürümektir.çevremde tanık olduğum konular özellikle örtünme konusunda çok ama çok üzülüyorum.bizler örnek olmalıyız giyimimizle yaşam tarzımızla hal ve hareketlerimizle ....allaha emanet olun.selametle kalın.
ve aleyküm selam canım kardeşim...
çok haklısın. inşallah örnek olan müslüman kardeşlerimizden oluruz canım...
ben bazen düşünüyorum acaba örnek bir müslümanmıyım diye?...
rabbim kusurlarımızı günahlarımızı affetsin. inşallah...
selam ve dua ile..
.SukûT.ALLAH sizden razı olsun..
çok değerli bilgiler sunmuşsunuz..
hakikaten düşünmeli insan neresindeyiz ALLAHIN emrettiğitesettürün?
sonuç acı..
daha dikkatli olmamız gerekiyor..
ALLAH affetsin bizleri..
dua ile..
allah c.c cümlemizden razı olsun kardeşim...
evet çok haklısın. rabbimin emrettigi şekildemi acaba tesettürlüyüz....
bunun sorgulamasını yapmak zorundayız...
ve o testtürü taşıyabilmek, insanlara örnek olabilmekte önemli noktalardan birisi. inşallah...
rabbim yar ve yardımcımız olsun. inşallah..
selam ve dua ile..
evet çok haklısın. rabbimin emrettigi şekildemi acaba tesettürlüyüz....
bunun sorgulamasını yapmak zorundayız...
ve o testtürü taşıyabilmek, insanlara örnek olabilmekte önemli noktalardan birisi. inşallah...
rabbim yar ve yardımcımız olsun. inşallah..
selam ve dua ile..
Bizi gören insanlar, bizde İslam'ı görmeli ve takdir etmelidirler.
Kur'ân-ı Kerîm'de Allâh'ın sınırlarını koruyan, iffetine dikkat eden kadınların, âhirette daha güzeliyle mükafatlandırılacağı ifade edilmektedir. Âyetlerde mümin kadına birer nîmet ve mükafat olarak, cennette atlastan işlenmiş elbiseler, ipekler, inci, altın ve gümüş ziynetlerden bahsedilmektedir. Rabbimiz cennetteki bu nimetleri, sâliha mümin kadınlara vâat etmektedir.
Rabbimiz hepimizi emrine itaat eden, üç günlük dünyanın fânî zevklerine aldanmayan, bu âlemdeki fânîlerin iltifatlarına kanmayıp, rızasını kazanan ve ebedî olarak cennet elbiseleri ile mükafatlanan kullarından eylesin.
Âmin…
Kur'ân-ı Kerîm'de Allâh'ın sınırlarını koruyan, iffetine dikkat eden kadınların, âhirette daha güzeliyle mükafatlandırılacağı ifade edilmektedir. Âyetlerde mümin kadına birer nîmet ve mükafat olarak, cennette atlastan işlenmiş elbiseler, ipekler, inci, altın ve gümüş ziynetlerden bahsedilmektedir. Rabbimiz cennetteki bu nimetleri, sâliha mümin kadınlara vâat etmektedir.
Rabbimiz hepimizi emrine itaat eden, üç günlük dünyanın fânî zevklerine aldanmayan, bu âlemdeki fânîlerin iltifatlarına kanmayıp, rızasını kazanan ve ebedî olarak cennet elbiseleri ile mükafatlanan kullarından eylesin.
Âmin…
Sokaklar Podyum Gibi
Tesettür kelime anlamı olarak “kapanmak, gizlenmek” anlamına gelir. Zaten İslam’a göre tesettürdeki gaye ve hikmet, âlimlerimizin ittifakı ve ümmetin icmâsı ile; kadının yabancı erkeklere karşı cinsi cazibesini gizlemektir.
Yüzyıllardır İslam âleminin bütün coğrafyasında Müslüman hanımlar, sade, koyu renkte ve bol kıyafetleriyle Yüce Allah’ın tesettür emrini yerine getirdiler. Ama ne yazık ki günümüzde acayip, sulandırılmış, yozlaştırılmış bir tesettür anlayışıyla karşı karşıyayız.
‘Tesettürlülerin sayısı artıyor’ diyor ve seviniyoruz ama sanki caddelerimiz ‘örtülü mankenler’in yer aldığı podyumlara dönüşmektedir. Tesettürün amacı olan gizlilik yerine, sanki günümüzün tesettür anlayışı; kendini gösterme, dikkat çekme, cazibeyi artırma gibi farklı anlamlara kaydırılmaktadır.
Müslüman hanımların nefis ve şeytan destekli, gizli bir niyet taşıyıp taşımadıklarını kendilerine sormaları gerekiyor: “Benim giymek istediğim kıyafetteki niyetim ve kıyafetimin özellikleri; benim avret ve ziynetlerimi gizlemeye ve başkalarının bakışlarını engellemeye mi yöneliktir? Yoksa: “Hey erkekler ben buradayım baksanıza, Ben güzel miyim? Var mı benim gibi güzel olan? Bu kıyafetlerimin çok özel olduğunu bilin, renklerin uyumu için çok para ve çok uğraş verdim. Bana bakın, bana bakın!..."
İşte, bu niyetle düşünen ve öylece giyinen bir kadının örtüyü cıvıklaştıran, sulandıran, ucubeleştiren, yozlaştıran bir amaç taşıdığını söyleyebiliriz.
Tesettür kelime anlamı olarak “kapanmak, gizlenmek” anlamına gelir. Zaten İslam’a göre tesettürdeki gaye ve hikmet, âlimlerimizin ittifakı ve ümmetin icmâsı ile; kadının yabancı erkeklere karşı cinsi cazibesini gizlemektir.
Yüzyıllardır İslam âleminin bütün coğrafyasında Müslüman hanımlar, sade, koyu renkte ve bol kıyafetleriyle Yüce Allah’ın tesettür emrini yerine getirdiler. Ama ne yazık ki günümüzde acayip, sulandırılmış, yozlaştırılmış bir tesettür anlayışıyla karşı karşıyayız.
‘Tesettürlülerin sayısı artıyor’ diyor ve seviniyoruz ama sanki caddelerimiz ‘örtülü mankenler’in yer aldığı podyumlara dönüşmektedir. Tesettürün amacı olan gizlilik yerine, sanki günümüzün tesettür anlayışı; kendini gösterme, dikkat çekme, cazibeyi artırma gibi farklı anlamlara kaydırılmaktadır.
Müslüman hanımların nefis ve şeytan destekli, gizli bir niyet taşıyıp taşımadıklarını kendilerine sormaları gerekiyor: “Benim giymek istediğim kıyafetteki niyetim ve kıyafetimin özellikleri; benim avret ve ziynetlerimi gizlemeye ve başkalarının bakışlarını engellemeye mi yöneliktir? Yoksa: “Hey erkekler ben buradayım baksanıza, Ben güzel miyim? Var mı benim gibi güzel olan? Bu kıyafetlerimin çok özel olduğunu bilin, renklerin uyumu için çok para ve çok uğraş verdim. Bana bakın, bana bakın!..."
İşte, bu niyetle düşünen ve öylece giyinen bir kadının örtüyü cıvıklaştıran, sulandıran, ucubeleştiren, yozlaştıran bir amaç taşıdığını söyleyebiliriz.
selamun aleykum..
gulum.se kardeşim ..
konunuz daha önce açıldıgı için birleştirildi ..
burdan devam ediniz kardeşim ..
selam ve dua ile ...
gulum.se kardeşim ..
konunuz daha önce açıldıgı için birleştirildi ..
burdan devam ediniz kardeşim ..
selam ve dua ile ...
aminenurselamun aleykum..
gulum.se kardeşim ..
konunuz daha önce açıldıgı için birleştirildi ..
burdan devam ediniz kardeşim ..
selam ve dua ile ...
selamün aleyküm aminenur kardeşim..
benim konumu birleştirmişsin...
rica etsem ayırırmısın. lütfen kardeşim...
zaten kardeşimizin açtıgı konudaki bilgilerin hepsi benim sayfamda var...
onu benim sayfamla birleştirmene gerek yokki...
zaten o kardeşimizin sayfasında başka bir etkinlikte bulunmamaktadır...
ayırmanızı rica ediyorum
http://www.facebook.com/video/video.php?v=122430763401
selam ve dua ile ..
çok etkılendıgım gözlerımın doldugu bır vıdeo lutfen ızleyın..
allaha en guzele emanet olun.
selam ve dua ile ..
çok etkılendıgım gözlerımın doldugu bır vıdeo lutfen ızleyın..
allaha en guzele emanet olun.
selamun aleyküm
Rabbimiz hepimizi emrine itaat eden, üç günlük dünyanın fânî zevklerine aldanmayan, bu âlemdeki fânîlerin iltifatlarına kanmayıp, rızasını kazanan ve ebedî olarak cennet elbiseleri ile mükafatlanan kullarından eylesin.
Âmin…
Allah c.c Razı olsun...
Rabbimiz hepimizi emrine itaat eden, üç günlük dünyanın fânî zevklerine aldanmayan, bu âlemdeki fânîlerin iltifatlarına kanmayıp, rızasını kazanan ve ebedî olarak cennet elbiseleri ile mükafatlanan kullarından eylesin.
Âmin…
Allah c.c Razı olsun...
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/3536-tesettur-emrinin-neresindeyiz · 23.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
◆İlgili Konular
- Küresel Boykotun Neresindeyiz? Boykot 13 cevap
- Biz acaba neresindeyiz… Nasihatler 13 cevap
- "Tesettür...Takvadır". Islamda Kadının Yeri ve Önemi 60 cevap
- Kuran-i Kerim'de Emr Buyurulan Asil Tesettür.. Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı 4 cevap
- TESETTÜR Islamda Kadının Yeri ve Önemi 3 cevap
- Tesettür modaya alet edilemez Islamda Kadının Yeri ve Önemi 10 cevap
Giriş yap ve cevap yaz.