- Bunlari soylerken kalbini nasil buldun, kalbin nasildı?
Ammar (r.a.):
- Imanla dopdulu dinime baglilikta sapasaglamdi, cevabini verdi. Bu cevap uzerine Hz. Peygamber:
O halde mesele yok. Sana yine ayni seyi soyletmek isterlerse, soyle kurtul! buyurdu.
Allah Teala da Ammar ve onun gibi kalbi Islam imani uzere sabit oldugu halde iskence ve ikrah altinda farkli davrananlar hakkinda su ayet-i kerimeyi indirdi: Kalbi imanla mutmain ve musterih oldugu halde cebir ve ikraha ugratilanlar haric, kim imandan sonra Allah i tanimaz, kufre kucak acarsa, iste Allah in azabi o gibilerin basinadir. Onlarin hakki en buyuk bir azabtir
Butun bunlar ummete, kalbi istikamet ve tatminin, muslumanligin esasi ve vazgecilmez ruknu oldugunu ogretmektedir. Cok karmasik dunyamizda muslumanligimiz ve tabii ahirette mutlulugumuz buna baglidir. O halde duamiz da hep ayni olmalidir: Ey kalbleri halden hale, (renkten renge, sekilden sekile) ceviren Allahim, benim kalbimi dinin uzere sabit kıl!