Müslüman, öncelikle ne yapacağını bilir, planını ona göre yapar Gününü dolu dolu geçirir Gecesini ve gündüzünü en iyi şekilde değerlendirir Yatsı namazı ile gecesini, sabah namazı ile de gündüzünü ihya eder, cemaate devam eder Bu vakitlerin önem ve değerini anlar Sabah güneş doğmadan kalkar, güzelce abdestini alır, aile fertlerini de namaza kaldırır Sabah kahvaltısını besmele ile yapar, verdiği nimetler için Rabbine şükreder Yemekten önce ve sonra ellerini yıkar, dişlerini temizler Müslüman, güzel ahlak sahibidir Hadis-i şerifte:
“Sizin en iyileriniz, ahlâkı en iyi olanınızdır”
“Müslüman elinden ve dilinden kimsenin zarar görmediği insandır”(Buhari) buyurulmaktadır
Ailesine ve çevresine karşı tatlı diliyle, güler yüzüyle muamele eder Hangi işi yaparsa yapsın; ister amir ister memur, ister patron ister işçi, ister öğretmen ister öğrenci, her ne olursa olsun işlerini doğrulukla yaparak başkalarına örnek olur Kâlden (söz) daha çok hâl(davranış) diliyle konuşur İnsanlarla iyi geçinir İnsanların hal ve hatırını sorar Acılarla dertlenir, sevinçlere ortak olur
Müslüman, gördüğü yanlışları kırmadan, incitmeden yumuşaklıkla düzeltmelidir Hadis-i şerifte:
“İçinizden biri bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin, buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin Buna da gücü yetmezse kalbiyle ona buğz etsin ki bu imanın en zayıfıdır” (Müslim) buyurulmaktadır
Müslüman hayır insanıdır İnsanları iyiliğe ve güzelliğe çağırır Tebliğ çalışmasını severek yapar Müslüman işine besmele ile başlar Allah ve Rasulünün istediği şekilde, helal rızık için çalışarak ailesinin geçimini sağlar ve kimseye muhtaç olmaz Müslüman, helale harama dikkat eder Haram yiyen kalpte hikmet ve marifetin olmadığını bilir Kalbi korumak, cilalamak için helal rızkın yanında, geceleri ihya etmeli ve güzel insanlarla beraber olmalıdır Zikirle gerçek huzura ermelidir Rabbimiz:
“Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla gerçek huzura erer” (Ra’d 13/28) buyurmuştur
Müslüman, ellerini açarak, boynunu bükerek Rabbine dua eder, vermiş olduğu sağlık ve huzurdan dolayı şükreder Gününün bereketli ve hayırlı geçmesini ister, hayırlı işlerle uğraşır Her zaman işinde doğru ve dürüsttür Kimseyi kandırmaz, kimseyi aldatmaz Her saatinin hesabını yapar Yaşamının her anında kimseye kötülük etmez, kimseyi aşağılamaz, kimseyle alay etmez Gıybet, kin ve haset gibi kötü işlerden uzak durarak Allah’a sığınır Müslüman, akşam olup da eve gelince ev halkını güleryüzle selamlar İşinin stres ve sıkıntısını evine yansıtmaz Ailesiyle sohbet eder, onları dinler Eşine ve çocuklarına haksızlık yapmaz, adaletli davranır Müslüman, çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmek için çalışır Onlara karşı çok hassas davranır Onların dünyalarını tanır ona göre muamele eder Çocuklar güle benzer Onları kırmadan incitmeden sevmeli, korumalı ve koklamalıyız Sevgi çağlayanı olup o saf, tertemiz yüreklerine akmalıyız Sevgi gülümüzün solmasına, koparılmasına razı olamayız Yuvamız bir sevgi bahçesi olmalıdır Sevgisiz ev kuru ağaca benzer Çocuk Rabbimizin bir ihsanı, evimizin süsü, meyvesi ve hediyesidir Evimizi sevginin, neşenin, huzur ve mutluluğun yurdu yapmalıyız
Müslüman, yaptığı her işinde samimi olmalı, kötü niyet taşımamalıdır İnsanları Allah için sevmeli, değer vermelidir Yüce Rabbimiz kendi rızası için birbirini sevenler için:
“Allah için birbirini sevenleri, kıyamet gününde gölge olmayan bir günde, kendi gölgemde Arşın gölgesinde gölgelendireceğim” diye müjde vermektedir
İnsanları anlamaya çalışmalı, zaman zaman olaylara onların gözüyle bakabilmeli, duyguları paylaşabilmeliyiz Müslüman, doğru, dürüst ve güvenilir olmalı, verdiği söze sadık kalmalıdır Her ne pahasına olursa olsun doğruluktan ayrılmamalıdır Ne güzel söylenmiş
“İnsana sadakat yakışır görse de ikrah,
Doğruların yardımcısıdır Hazreti Allah”
Hayırlı hizmetlere talip olmalı, gün içinde sosyal ve kültürel çalışmalara katılmalıdır Kimsesiz, fakir, öksüz, yetimler aranıp sorulmalı ihtiyaçları giderilmelidir İşbirliği, yardımlaşma ve dayanışmalar yapan vakıflarda görev almalı, Allah rızası için çalışmalıdır Zaman zaman hastane, mezarlık, hapishane, huzur evleri ve kimsesiz çocukların kaldığı yuvalar ziyaret edilerek buralardan ibretler alınmalıdır
Müslüman, gününü en iyi şekilde değerlendirmek için çağın getirdiği her türlü teknik ve teknolojiyi davası için hayırlı hizmetlerde kullanmalıdır Basın, yayın çalışmalarını yakından takip etmeli hayırlı hizmetler yapan kuruluşlarda görev almalı, çevredeki âlim ve salih kişileri ziyaret etmeli, sohbetlerine katılmalı, onların hayır dualarını almalıdır Sıla-ı rahime büyük önem vermeli eş, dost, komşu, akraba ziyaretleri ihmal edilmemeli, özellikle yaşlılar görüp gözetilmeli, elleri öpülüp hayır duaları alınmalıdır Bu ziyaretler muhabbeti artırır, malı çoğaltır, ömrü bereketlendirir Yüce Rabbimiz:
“Ana babaya ve yakınlara iyilik edin” (Nisa 4/36) buyurmaktadır
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem:
“Allah’a ve ahiret gününe inanan, akrabasını görüp gözetsin” (Buhari) buyurmuşlardır
Komşu hakkına azami dikkat gösterilmeli, onları kıracak, incitecek söz ve davranışlardan uzak durmalıyız Yerine göre komşu en yakın akrabadan daha yakındır Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem komşu hukukuna dikkat çekmiş ve:
“Cebrail bana komşu hakkından o kadar çok bahsetti ki Allah Teala komşuyu komşuya mirasçı kılacak sandım” (Müslim) buyurmuşlardır
Müslüman, dinini öğrenecek, bunu yaşayacak, yaşadıklarını da başkalarına anlatacak Anlatırken karşısına çıkan zorluklara sabır gösterecek, asla tebliğden vazgeçmeyecek Rabbimizin:
“Siz insanlar içinden çıkan hayırlı ümmetsiniz İyiliği emreder kötülükten vazgeçirmeye çalışırsınız…” (Âl-i İmran 3/110) emri gereğince müslümanlar iyiliği emir, kötülüğü nehyetmekle görevlidir Bu görev yapılmadığı zaman toplum bozulur, kötüler cesaret kazanır, kötülükler yaygınlaşır, mazlumlar ezilir, zalimler güçlenir Bu görevini yapmayanlar Allah katında sorumludur İyiliği emredip kötülükten sakındırmayan insanların gözyaşları kurur, kalpleri katılaşır, dünyaya karşı sevgileri artar Müslüman kişisel olarak yapılan kötülüklere karşı tavır almak, ikaz etmek ve engel olmak zorundadır Cenab-ı Hakk şöyle buyuruyor:
“Sizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun İşte onlar kurtuluşa erenlerdir” (Âl-i İmran 3/104)
Nasihat Allah için olmalı, O’nun sevgisi kalplere nakşedilmelidir Yüce Rabbimiz Peygamberimize:
“Sen sırf Allah’ın rahmetiyle onlara karşı yumuşak davrandın Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin yanından dağılıp giderlerdi…” (Âl-i İmran 3/159) diye buyurmaktadır
Müslüman, günün her saatinde, her anında, sabah-akşam, yerken içerken, evinde, işinde, çarşıda pazarda, yolculukta, bulunduğu her ortamda konuşmasıyla ve davranışlarıyla tebliğ çalışmasını her işinin önüne almalıdır “Ben ne yapabilirim ki?” “Elimden bir şey gelmez” “Yapacağım bir şey yok!” diyerek, sudan sebeplerle, bahanelerle görevden kaçmak müslümana yakışmaz Davası için çalışmak, ayakta durmak, hedefe doğru yürümek zorundadır
İslam’ın emirlerini, Kur’an’ın hakikatlerini anlatmalı, insanları uyarmalı, mazlumun hakkını korumalı, doğruları savunmalı, müslümanın meselelerine sahip çıkmalı, insanları şuurlandırmalıdır Hayırlı işlerde ilk adımı kendisi atmalı, kendisi başlatmalıdır Nefsin ve şeytanın sözlerine aldırış etmeden yoluna devam etmelidir Oturduğumuz yerde şikâyet edip, karanlığa kurşun sıkmak yerine ayağa kalkıp yürümek, bir mum yakıp etrafımıza ışık saçmak durumundayız
Müslüman, günün her saatinde her yerde kötülüğü iyiliğe, haramı helale, çirkini güzelliğe çevirmek için mücadele etmelidir Buna önce nefsimizden, ailemizden, yakın çevremizden başlayarak sabırla, yılmadan, usanmadan yapmalıyız
Müslüman denge insanıdır Sevgi ve nefrette ölçülü olmalıdır Hadis-i şerifte:
“Sevgi ve buğzda ölçülü ol Gün gelir dostun düşmanın, düşmanın da dostun olabilir” buyurulmaktadır
Müslüman, başına gelen bela ve musibetlere karşı sabırlı olmalı, her geleni Allah’tan bilmelidir Bu dünyanın bir imtihan olduğunu bilmeliyiz Yüce Rabbimiz kullarını çocuklarıyla, mallarıyla, canlarıyla, sevdikleriyle imtihana tâbi tutmaktadır Sevdiklerimizi kaybedince, “Allah’tan geldik yine Allah’a döneceğiz” ayetini okuyarak sabretmeli, başımıza gelenlerden gerekli dersleri çıkarmalıyız İbadete devamda, günahlara karşı direnmede, musibetlerde ve hizmet yolunda sabırlı olmalıyız Müslüman, çevresiyle güzel dostluklar kurmalı, onlara hakkı ve hakikati anlatmalı, onlarla hayırda yarışmalıdır Dost denilince akla sevgi gelir Dostluğun özelliği vefa, vefanın kaynağı da sevgidir Gönül dostları arasında görünmeyen sevgi bağları, manevi kablolar vardır Bu kablolar kolay kolay kopmaz Gerçek dostluk, “iki ayrı bedende yaşayan tek ruh” olarak tarif edilmiştir Gerçek sevgi sevilen uğruna her türlü fedakârlığa katlanmak değil midir? Sevmeyen ruh olgunlaşıp semaya yükselemez Sevgisiz yürekler benliğin dolambaçlı yollarından kurtulamaz, kimseyi sevemez, sevgiyi sezemez, varlığın sinesindeki muhabbetten habersiz olarak yok olup giderler Sevgi, sevilene karşılık beklenmeden sunulan eşsiz bir armağandır
Müslüman, ben değil biz demelidir Kendi hatasına savcı, başkalarının hatalarına karşı avukat, hata ve kusurları örtmede gece gibi olmalıdır Sadi Şirazi şöyle diyor:
“Ölüm gelmeden uyan Ahirete züğürt gitme Gözünde yaş varken ağla Dilin konuşurken af dile Can her zaman bedende durmaz Dil her zaman ağızda dönmez Can tende iken bunu fırsat bil Kuşu olmayan kafesin hiçbir değeri yoktur”
Müslüman, affedici olmalı, kendi yaptığı iyilikleri ve kendisine yapılan kötülükleri unutmalı fakat başkasının kendisine yaptığı iyiliği unutmamalıdır Acılarımızı kuma yazalım ki hemen unutulsun, iyiliklerimizi de taşa yazalım ki hiç unutulmasın Müslüman, değerlerini korumada asla taviz vermez Hayırlı çığır açmaya gayret eder, hizmet kuşağını kuşanır Hakka hizmet yolunda olanlar yalnız değildir Allah Teâlâ onların yardımcısıdır İlâhî rahmetin sağanak halinde her an yağdığını görür Rahmet okyanusunda yüzer, bereket hazinelerine dalar Müslüman, İslam’ı öyle yaşamalı ki onu öldürmeye gelen onda dirilmeli, hayat bulmalıdır
Ey müslüman, haydi, kalk ve yürü! Etrafına ışık saç! Bu mübarek yolda yürümek isteyenlere yol aç! Seni dört gözle bekleyenlere el uzat! Hayra açılan her kapının, hayra çıkan her yolun insanlığa bir umut olduğunu unutma!
Yatağından kalktığı andan gece yastığa başını koyana kadar hayırlı işler yapanlara, gecenin bir vaktinde kalkarak seherde doğanlara, gönlüyle, yüreğiyle Hakka bağlı olanlara selam olsun Gününü en verimli bir şekilde Allah yolunda geçirenlerden olmamızı yüce Rabbimizden niyaz ediyorum