40 hadis kartelası
58.115 görüntülenme · 527 yanıt
Hz. Peygamber (sav) olgunlaşmazdan önce meyvenin ağacın basında iken satılmasını yasakladı. Kendisine (sav) meyvenin olgunlaşması ile ne kastediliyor? diye sorulunca: "Onun kızarması ve sararmasıdır" diye açıkladı ve ilave etti: "Cenab-ı Hakk bir afet vererek meyveye mani olacak olsa, kardeşinden aldığın parayı nasıl helal addedeceksin?"
Resulullah (sav) şair Hassan İbnu Sabit (ra) için mescide hususi bir minber koymuştu. Hassan, orada kurulup mufahara yapar veya Resulullah (sav)`ın hasımlarına karşı müdafaa ederdi. Aleyhissalatu vesselam: "Allah (cc) Hassan`ı Resulullah`ı müdafaa ettiği veya onun adına mufahara yaptığı müddetçe Rühu`l-Kudüs takviye etmektedir" derdi.
Resulullah (sav)`ın (kafilenin yürüyüş temposunu ezgileriyle) canlı tutan bir kölesi vardı, adı Enceşe idi. Bu zat güzel sesli birisiydi. Resulullah (sav) ona: "Ey Enceşe ağır ol! Şişeleri kırma -veya şişeleri sevkederken ağır ol- dedi. Şişe ile zayıf kadınları kastediyordu."
Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu, dediği rivâyet edilmiştir: (Sizden evvel geçen bir ümmet içinde) bir adamın yarası vardı. (Istırâbına dayanamayıp) kendisini öldürdü de, Allâhu Teâlâ: "Kulum kendi kendisine (ölüme teşebbüs ederek) bana takaddüm eyledi. Ben (de) ona Cennet`i haram kıldım" buyurdu
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hz. İbrahim (a.s.)`in şu sözleriyle ifade ettiği şüpheyi yaşamaya biz ondan daha layıkız: "Ey Rabbim ölüleri nasıl dirilteceğini bana göster" demiş, (Allah: "Buna) inanmadın mı yoksa" demiş, o da: "İnandım, fakat kalbimin, (gözümle görerek) yatışması için (istedim, diye) söylemiştir (Bakara, 260). Allah, Lut (a.s.)`a rahmetini bol kılsın, aslında o çok muhkem bir kaleye sığınmıştı. Eğer, Hz. Yusuf (a.s.)`un kaldığı müddetçe hapiste ben kalsaydım, davete icabet ederdim."
Buhârî'nin rivayeti şöyledir:
Bir adam:
-Yâ Resûlallah! Bana cihada denk bir iş gösterseniz? dedi. Resûl-i Ekrem:
-"Cihada denk olacak bir iş bulamıyorum ki" buyurdu; sonra da şöyle devam etti:
"Allah yolunda cihad eden kimse yola çıktığında, sen de mescidine girip hiç ara vermeden namaz kılmaya, hiç iftar etmeden oruç tutmaya güç yetirebilir misin?" Soruyu soran kişi:
-Buna kim güç yetirebilir ki? dedi.
Bir adam:
-Yâ Resûlallah! Bana cihada denk bir iş gösterseniz? dedi. Resûl-i Ekrem:
-"Cihada denk olacak bir iş bulamıyorum ki" buyurdu; sonra da şöyle devam etti:
"Allah yolunda cihad eden kimse yola çıktığında, sen de mescidine girip hiç ara vermeden namaz kılmaya, hiç iftar etmeden oruç tutmaya güç yetirebilir misin?" Soruyu soran kişi:
-Buna kim güç yetirebilir ki? dedi.
Buhârî, Cihâd 1
Enes radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöylebuyurdu:
"Cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki her şey kendisinin olsa bile dünyaya geri dönmeyi arzu etmez. Sadece şehit, gördüğü aşırı itibar ve ikram sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve on defa şehit olmayı ister. "
Bir rivayette: "Şehitliğin faziletini gördüğü için" denilir.
"Cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki her şey kendisinin olsa bile dünyaya geri dönmeyi arzu etmez. Sadece şehit, gördüğü aşırı itibar ve ikram sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve on defa şehit olmayı ister. "
Bir rivayette: "Şehitliğin faziletini gördüğü için" denilir.
Buhârî, Cihâd 21; Müslim, İmâre 109. Ayrıca bk. Tirmizî, Fezâilü'l-cihâd 13, 25
Resulullah (sav) "Allah`tan hakkıyla haya edin!" buyurdular. Biz: "Ey Allah`ın Resulü, elhamdülillah, biz Allah`tan haya ediyoruz" dedik. Ancak O, şu açıklamayı yaptı: "Söylemek istediğim bu (sizin anladığınız haya) değil. Allah`tan hakkıyla haya etmek, başı ve onun taşıdıklarını, batni ve onun ihtiva ettiklerini muhafaza etmen, ölümü ve toprakta çürümeyi hatırlamandır. Kim ahireti dilerse dünya hayatının zinetini terketmeli, ahireti bu hayata tercih etmelidir. Kim bu söylenenleri yerine getirirse, Allah`tan hakkıyla haya etmiş olur."
İbn-i Mes`ûd demiştir ki: Bir gece ben, Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem ile berâber namaz kıldım. Resûl-i Ekrem mütemâdiyen kâim idi. (Bir derecede ki) en sonu ben, fenâ bir iş işlemeyi kurdum. Ne düşündüm? diye İbn-i Mes`ûd`a soruldu. İbn-i Mes`ûd: İstedim ki, ben oturayım da, Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem`i (ayakta yalnız) bırakayım.
EBÛ CUHAYFE HADÎSİ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Ben bir kere Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in yanında idim. Meclisde bulunan birisine: Ben bir yere bağdaş kurup gereği gibi yerleşip çökerek yemek yiyemedim, buyurdu.
Hadis : Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Ben bir kere Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in yanında idim. Meclisde bulunan birisine: Ben bir yere bağdaş kurup gereği gibi yerleşip çökerek yemek yiyemedim, buyurdu.
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/26357-40-hadis-kartelasi · 18.09.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.


