Buhari, Edeb 2; Muslim, Birr 1, (2548).
40 hadis kartelası
58.115 görüntülenme · 527 yanıt
Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: Bir adam gelerek: "Ey Allah'in Resulu iyi davranip hos sohbette bulunmama en ziyaade kim hak sahibidir?" diye sordu. Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam): "Annen!" diye cevap verdi. Adam: "Sonra kim?" dedi, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) "Annen!" diye cevap verdi. Adam tekrar: "Sonra kim?" dedi Resulullah (aleyhissalatu vesselam) yine: "Annen!" diye cevap verdi. Adam tekrar sordu: "Sonra kim?" Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bu dorduncuyu: "Baban!" diye cevapladi."
Buhari, Edeb 2; Muslim, Birr 1, (2548).
Buhari, Edeb 2; Muslim, Birr 1, (2548).
Allah rasulü Hz. Muhammed(s.a.v.)buyurdularki;
Hiç şüpesizki Allah,melekler yerde ve gökte bulunanlar,yuvasındaki karıncadan,sudaki balığa varıncaya kadar herşey insanlara hayrı,iyiliği öğreten kimseye dua ve istiğfar eder.
Tirimzi,İlim 19
Hiç şüpesizki Allah,melekler yerde ve gökte bulunanlar,yuvasındaki karıncadan,sudaki balığa varıncaya kadar herşey insanlara hayrı,iyiliği öğreten kimseye dua ve istiğfar eder.
Tirimzi,İlim 19
ERKEKLERİN İPEKLİ ELBÎSE GİYMELERİNİN MENHÎ OLDUĞUNA DÂİR UKBE HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem`e bir ipek ferrûc (ferâce) ihdâ edilmişti. Onu giyip içinde namaz kıldı. Namazdan çıktıktan sonra (giymiş olması) bedine gitmiş gibi (beden-i şerîfinden) şiddetle çıkar(ıp at)dı ve: "Bu(nu kullanmak) müttekîne yaraşmaz." buyurdu.
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem`e bir ipek ferrûc (ferâce) ihdâ edilmişti. Onu giyip içinde namaz kıldı. Namazdan çıktıktan sonra (giymiş olması) bedine gitmiş gibi (beden-i şerîfinden) şiddetle çıkar(ıp at)dı ve: "Bu(nu kullanmak) müttekîne yaraşmaz." buyurdu.
CUM`ANIN ÂDÂBI HAKKINDA İBN-İ ÖMER HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Bir kimsenin (bir Müslüman) kardeşini oturduğu yerden kaldırmasını ve oraya oturmasını Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem (Efendimiz) nehiy buyurdu. (Râvî Nâfi`a:) "Bu, (salât-ı) Cum`a`da mı?" diye soruldu. (Nâfi`:) "Cum`a`da da, başkasına da" cevâbını verdi.
Hadis : Şöyle demiştir: Bir kimsenin (bir Müslüman) kardeşini oturduğu yerden kaldırmasını ve oraya oturmasını Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem (Efendimiz) nehiy buyurdu. (Râvî Nâfi`a:) "Bu, (salât-ı) Cum`a`da mı?" diye soruldu. (Nâfi`:) "Cum`a`da da, başkasına da" cevâbını verdi.
Şöyle rivâyet edilmiştir: İbn-i Ömer (Medîne`de Irak`lı) bir cemâate hurma yedikleri sırada uğramış (hurmayı ikişer ikişer yediklerini görmüş) de: Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem hurmayı ikisini birleştirerek yemekten nehyederdi. Meğer ki, sizden bir kimse (mü`min) kardeşinden izin istemiş (almış) ola, demiştir.
Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: müşârün-ileyh Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`den rivâyetine göre, Resûl-i Ekrem: - Yollar üzerine oturmaktan hazer ediniz! buyurmuştu. Ashâb: - (Yâ Resûla`llah!) Bizim için bundan istiğnâ mümkün değildir. Yol üzerleri bizim meclislerimizdir; oralarda biz (mesâlihimizi) görüşürüz, di (ye müsâade iste) diler. Bunun üzerine Resûlullah: - Mâdemki sizin için her halde oturmak zarûreti vardır. Şu halde yola hakkını veriniz! buyurdu. Ashab: - Yâ Resûla`llah! Yolun hakkı nedir? diye sordular da aleyhi`s-salâtü ve`s-selâm: - (Haramdan) göz yummak, (halka) ezâ vermekten ictinâb etmek, (selâm verenin) selâmı (nı) reddetmek, ma`rûf ile emredip münkerden nehyetmek, (sorana yol göstermek, mazlûma yardım etmek) dir, buyurdu.
ABDESTLİ İKEN GİYİLEN MESTLER ÜZERİNE MESHİN CEVÂZI HAKKINDA RİVÂYETLER
Hadis : Şöyle demiştir: Bir seferde Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem ile birlikte idim. (Abdest aldığı sırada) mestlerini çıkarmağa davrandım. "İlişme. Zîrâ ben ayaklarımı tâhir (yâni abdestli) iken (mestlerimin) içine soktum." buyurdu. Ve (mestleri) üzerine meshetti.
Hadis : Şöyle demiştir: Bir seferde Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem ile birlikte idim. (Abdest aldığı sırada) mestlerini çıkarmağa davrandım. "İlişme. Zîrâ ben ayaklarımı tâhir (yâni abdestli) iken (mestlerimin) içine soktum." buyurdu. Ve (mestleri) üzerine meshetti.
UYUKLARKEN NAMAZ KILMANIN KERÂHETİNE DAİR İBN-İ ABBÂS HADÎSİ
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki, biriniz namaz kılarken uyuklarsa uykusu dağılıncaya kadar yatsın. Zîrâ uyuklayarak namaz kılarsa istiğfâr edeyim derken belki kendine sebbeder.
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki, biriniz namaz kılarken uyuklarsa uykusu dağılıncaya kadar yatsın. Zîrâ uyuklayarak namaz kılarsa istiğfâr edeyim derken belki kendine sebbeder.
FETRET-İ VAHY;MUDDESSİR SURESİNİN İLK BEŞ ÂYET-İ KERÎMESİNİN NÜZÛLU HAKKINDA CÂBİR HADÎSİ
Hadis : (O da hadîs-i sâbıkı rivâyet edip) şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem fetret-i vahiyden bahsederken söz arasında buyurdu ki: "Ben (bir gün) yürürken birdenbire gökyüzü tarafından bir ses işitttim. Başımı kaldırdım. Bir de baktım ki Hırâ`da bana gelen Melek (yâni Cibrîl aleyhi`s-selâm) semâ ile arz arasında bir kürsî üzerinde oturmuş. Pek ziyâde korktum. (Evime) dönüp: beni örtün, beni örtün, dedim. Bunun üzerine Allâhu Teâlâ Hazretlerinin ... Âyât-ı Kerîmesini inzâl etti. Artık vahiy kızıştı da ardı arası kesilmedi.
Hadis : (O da hadîs-i sâbıkı rivâyet edip) şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem fetret-i vahiyden bahsederken söz arasında buyurdu ki: "Ben (bir gün) yürürken birdenbire gökyüzü tarafından bir ses işitttim. Başımı kaldırdım. Bir de baktım ki Hırâ`da bana gelen Melek (yâni Cibrîl aleyhi`s-selâm) semâ ile arz arasında bir kürsî üzerinde oturmuş. Pek ziyâde korktum. (Evime) dönüp: beni örtün, beni örtün, dedim. Bunun üzerine Allâhu Teâlâ Hazretlerinin ... Âyât-ı Kerîmesini inzâl etti. Artık vahiy kızıştı da ardı arası kesilmedi.
İbnu Abbas ve İbnu Ömer
Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Bir kimse bir atiyyede bulunur veya bir hibede bulunursa, sonradan atiyye ve hibesinden rücu etmesi ona helal olmaz, sadece baba çocuğuna yaptığı bağıştan dönebilir."
Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Bir kimse bir atiyyede bulunur veya bir hibede bulunursa, sonradan atiyye ve hibesinden rücu etmesi ona helal olmaz, sadece baba çocuğuna yaptığı bağıştan dönebilir."
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ademoğlunun her ameli katlanır. (Zira Cenab-ı Hakk`ın bu husustaki sünneti şudur): "Hayır ameller en az on misliyle yazılır, bu yediyüz misline kadar çıkar. Allah Teala Hazretleri (bir hadis-i kudside) şöyle buyurmuştur: "Oruç bu kaideden hariçtir. Çünkü o sırf benim içindir, ben de onu (dilediğim gibi) mükafaatlandıracağım. Kulum benim için şehvetini, yiyeceğini terketti." "Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir, diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku (haluf), Allah indinde misk kokusundan daha hoştur."
Bir rivayette de şöyle buyrulmuştur: "Oruç perdedir. Biriniz birgün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa "ben oruçluyum!" desin (ve ona bulaşmasın)."
Zulüm, adaletin zıddıdır. Adalet bir fazilet, zulüm ise bir zillet, faziletsizlik, gayr-i ahlakîlik ve haysiyetsizliktir. İslam, yeryüzünde adaleti hakim kılmayı, zulmün her çeşidini ortadan kaldırmayı hedefler, mensuplarını, özenle zulümden sakındırır.
Bir rivayette de şöyle buyrulmuştur: "Oruç perdedir. Biriniz birgün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa "ben oruçluyum!" desin (ve ona bulaşmasın)."
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/26357-40-hadis-kartelasi · 18.09.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.