2- Kuranda İbadet Dua Manasında Kullanılmıştır:
a) Rabbiniz dedi ki: "Bana dua edin, size icabet edeyim. Doğrusu bana ibadet etmekten büyüklenenler; cehenneme küçültülmüş kimseler olarak gireceklerdir. (Mümin/60)
Ayette görüldüğü gibi Allah ayetin başında dua diye isimlendirdiğini hemen sonraki ayette bana ibadet etmekten büyüklenenler diyerek ibadet diye isimlendirmiştir.Ayet, duanın Kuranda ibadet manasında geldiği çok açıktır.
b) İbrahim (as), Meryem 48 ve 49.ayetlerde Sizi ve Allahın dışında dua ettiklerinizi terk ediyorum demiş ve bir sonraki ayette Allah (cc) Ne zaman ki onları (müşrikleri) ve onların
Allahın dışında ibadet ettiklerini terk edince diyerek, duanın ibadet olduğunu belirtmiştir.
c) Rasulullah(sav) sahih bir hadiste Dua ibadetin ta kendisidir diyerek konuyu kesinleştirmiştir. Örnek çoktur fakat bu deliller açık bir şekilde gösterir ki dua ibadettir. O zaman hakimiyet kısmında söylemiş olduğumuz tüm peygamberlerin ortak davetine bu da dahildir. Yani Ey kavmim, Allaha ibadet edin, sizin Ondan başka ilahınız yoktur sözü bunu kapsamaktadır.
Zaten müşrikler Allahın varlığına iman etmiştir. Şirke düştükleri nokta ise Allaha has olan ibadeti başkalarına yapmalarıdır. Bunu yapmalarındaki sebep Allahı tanımamaları ve bu aracıların dualarını Allaha daha çabuk ulaştırdığına inanmalarıdır. Ayette geçtiği gibi; “Biz onlara sadece bizi Allaha daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz (Zümer/3)” demişlerdir.
Onları şirke sokan basit taşların önünde eğilip kalkmaları değil, o taşlarla beslemiş oldukları akidedir. Onlar o taşların duayı Allahı götürüp daha çabuk yerine getirildiğine inanmışlardır. Ve o taşlarda sıradan taşlar değil, toplumlarında yaşamış olup ölen Salih insanların heykelleri, kabirleri, türbeleriydi.
“Dediler ki: Kendi ilahlarınızı bırakmayın; bırakmayın ne Veddi, ne Suvaı, ne Yeğusu, ne Yeuku ve ne de Nesri." (Nuh/23) (Bunlar Nuh (as)ın kavminde var olan putların isimleriydi).
Bu ayetin tefsirinde İmam Buhari (rh), İbni Abbas(ra)tan şöyle rivayet etmiştir: Bunlar Nuh kavmindeki salih insanlar olup ölen kimselerdi.Daha sonra bu putlar Araplara geçti. Yine İbni Abbas (ra) Bunlar ölünce şeytan onlara O salihleri unutmamak için resimlerini yapın dedi.Onlarda şeytana uydular,daha sonra bunlar ölünce ve ilimde kaybolunca bunlara ibadet edilmeye başlandı diyor. Buradan anlıyoruz ki insanlar tarih boyunca salih insanlar hakkındaki yanlış itikaddan Allaha has olan duayı yani ibadeti bunlara yapmış ve şirke düşmüşlerdir.Yine Necm Suresi 19.ayetin tefsirinde bazı alimler ordaki Lat ve Uzza putlarının hacıların hizmetiyle uğraşan salih insanlar olduğunu,vefat edincede insanların onların kabirlerinin başında durduklarını ifade etmişlerdir.
Günümüzde bu şirk çeşidi salih ve bazı evliya olan insanların kabirlerinin başında dua ederek dert ve sıkıntıda onlardan yardım isteyerek tekrar dirilmiştir. Şimdi şöyle bir kendimize bakalımBiz gerçekten günde en az 17 defa Fatihada Allaha vermiş olduğumuz Sadece sana ibadet ederiz sadık mıyız?
Yoksa biz günde 17 defa utanmadan, sıkılmadan Allaha karşı yalan söyleyenlerden miyiz?
Ve unutmayalım ki Allaha karşı yalan söylemek,beşere yalan söylemeye benzemez..!
Sonuç: İslam ümmeti Allahın kendisini izzetle ve yeryüzünde temkinle vaadde bulunduğu bir ümmettir. Ama bugün ümmete genel olarak bakan bir insan dünyanın doğusunda ve batısında olmak üzere, ümmetin tağutlar tarafından daha dünyadayken cehenneme mahkum edildiklerini göreceklerdir. Peki bunun sebebi nedir?
Allah (cc) bir çok ayette vaadinden dönmeyeceğini kesin ifadelerle belirtmiştir. Çünkü Allah (cc) bu ayette bazı şartlara bağlı olmak üzere yardım edeceğini vaad etmiştir. Şu ayet üzerinde derince düşünelim: Allah, içinizden iman edip salih amel işleyenlere şöyle vadetmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl halifeler kıldığı gibi, onları da yeryüzünde halifeler kılacak, onlara razı olduğu dinlerini yeryüzünde rahatça icra etme imkanı sağlayacak.Ve onların korkularını emana çevirecektir.Bana ibadet edip,hiçbir şeyi ortak koşmazlarsa, kimde bundan sonra nankörlük edip yüz çevirirse fasıkların ta kendisidir. (Nur/55)
Ayette Allah bu vaad etmiş olduğu zaferin tahakkuk etmesi için; iman, salih amel, sadece kendisine ibadet ve şirk koşmama şartını koşmuştur. Yukarıda anlatmış olduğumuz ibadet konusunu tekrar düşünecek olursak; bugün insanların parlamentolara girmek için can attığını, parlamentoları doldurup hakimiyeti yani ibadeti. Allahtan başkasına verdiklerini ve kabirler, türbeler yoluyla Allahtan başkasından isteyerek duayı yani ibadeti Allahtan başkasına verdiklerini göreceğiz. Ve şunu anlayacağız: Biz Allahın bizden istediği sadece ona ibadet etmek yerine, Ona şirk koştuğumuzdan dolayı Allahın da bize vaad ettiği gerçekleşmemiştir. Yoksa Bedirde Rasulunu tüm zorluklara rağmen muzaffer kılan Allah bugün bizi de muzaffer kılmaya kadirdir. Şüphesiz O sözünden asla dönmez Ama biz utanmadan sıkılmadan Onun huzurunda günde en az 17 defa ona yalan söyleme cüretinde bulunduğumuzdan dolayı O da bizden yüz çevirmiştir.
Davamızın sonu Alemlerin Rabbi Olan Allaha hamd etmektir
Ebu Hanzala (FakkAllah-u Asrah)