🔒 SON SOZLER
221.969 görüntülenme · 3.019 yanıt
AMERIKALI, INGILIZ VE IRAKLI
AMERIKALI, INGILIZ VE IRAKLI
AMERİKALI, İNGİLİZ VE IRAKLI
Bir Amerikalı, bir Ingiliz ve bir Irakli kahvede oturmus çay
içiyorlarmis. Amerikali çayını bitirince bardagi havaya firlatmis,
silahini cikarip bardaga ates edip parcalamis "Bizde bardaklar o kadar
ucuzdur ki biz Amerika'da ayni bardakla iki kere çay içmeyiz" demis.
Ingiliz de bunun üzerine çayını bitirip bardagi havaya firlatmis ve ates
ederek bardagi parçalamis "bizim Ingiliz kumsallarinda bardak yapacak cam
için o kadar çok kumsal vardir ki, ayni bardakla iki kere çay içmeyiz"
demis.
Bunun üzerine Irakli da buz gibi sogukkanli bir sekilde çayını
bitirmis, bardagi havaya firlatmis, silahini çekip Amerikali ve Ingilizi
vurup öldürmüs Bagdat'ta bu Ingiliz ve Amerikalilardan o kadar çok var ki,
biz ayni adamlarla iki kere çay içmeyiz" demis.
AMERIKALI, INGILIZ VE IRAKLI
AMERİKALI, İNGİLİZ VE IRAKLI
Bir Amerikalı, bir Ingiliz ve bir Irakli kahvede oturmus çay
içiyorlarmis. Amerikali çayını bitirince bardagi havaya firlatmis,
silahini cikarip bardaga ates edip parcalamis "Bizde bardaklar o kadar
ucuzdur ki biz Amerika'da ayni bardakla iki kere çay içmeyiz" demis.
Ingiliz de bunun üzerine çayını bitirip bardagi havaya firlatmis ve ates
ederek bardagi parçalamis "bizim Ingiliz kumsallarinda bardak yapacak cam
için o kadar çok kumsal vardir ki, ayni bardakla iki kere çay içmeyiz"
demis.
Bunun üzerine Irakli da buz gibi sogukkanli bir sekilde çayını
bitirmis, bardagi havaya firlatmis, silahini çekip Amerikali ve Ingilizi
vurup öldürmüs Bagdat'ta bu Ingiliz ve Amerikalilardan o kadar çok var ki,
biz ayni adamlarla iki kere çay içmeyiz" demis.
RE: KAYSERİ
RE: KAYSERİ
kayserili ile istanbullu;
Kayseri`linin biri ile İstanbul`lu Sultan Ahmet Camii önündeki kuşları görmüşler ve
bizim Kayseri`li aaa guşlara bak demiş yanındaki İstanbul`lu da onlar guş değil kuş demiş ve adam şöle bir bakmış:
-Emmede guşa benziyor demiş.
RE: KAYSERİ
kayserili ile istanbullu;
Kayseri`linin biri ile İstanbul`lu Sultan Ahmet Camii önündeki kuşları görmüşler ve
bizim Kayseri`li aaa guşlara bak demiş yanındaki İstanbul`lu da onlar guş değil kuş demiş ve adam şöle bir bakmış:
-Emmede guşa benziyor demiş.
RE: MAİL YANLIŞ YERE GİDERSE!!!!
RE: MAİL YANLIŞ YERE GİDERSE!!!!
:D:D:D:D:D
RE: MAİL YANLIŞ YERE GİDERSE!!!!
takan yazdı:
kayserili ile istanbullu;
Kayseri`linin biri ile İstanbul`lu Sultan Ahmet Camii önündeki kuşları görmüşler ve
bizim Kayseri`li aaa guşlara bak demiş yanındaki İstanbul`lu da onlar guş değil kuş demiş ve adam şöle bir bakmış:
-Emmede guşa benziyor demiş.
:D:D:D:D:D
RE: MAİL YANLIŞ YERE GİDERSE!!!!
RE: MAİL YANLIŞ YERE GİDERSE!!!!
:D Güzeldi :D
RE: MAİL YANLIŞ YERE GİDERSE!!!!
takan yazdı:
kayserili ile istanbullu;
Kayseri`linin biri ile İstanbul`lu Sultan Ahmet Camii önündeki kuşları görmüşler ve
bizim Kayseri`li aaa guşlara bak demiş yanındaki İstanbul`lu da onlar guş değil kuş demiş ve adam şöle bir bakmış:
-Emmede guşa benziyor demiş.
:D Güzeldi :D
RE: MAİL YANLIŞ YERE GİDERSE!!!!
RE: MAİL YANLIŞ YERE GİDERSE!!!!
GÜZEL OLMAMI
RE: MAİL YANLIŞ YERE GİDERSE!!!!
siyah_beyaz yazdı:
takan yazdı:
kayserili ile istanbullu;
Kayseri`linin biri ile İstanbul`lu Sultan Ahmet Camii önündeki kuşları görmüşler ve
bizim Kayseri`li aaa guşlara bak demiş yanındaki İstanbul`lu da onlar guş değil kuş demiş ve adam şöle bir bakmış:
-Emmede guşa benziyor demiş.
:D Güzeldi :D
GÜZEL OLMAMI
RE: :))) SiZdE BuYrUn:)))
RE: :))) SiZdE BuYrUn:)))
Yassı Tavuk
Karadeniz'i gezen bir adam yolda aniden önüne çıkan tavuğu ezmiş. Hayvanı ezdiği için üzüntü duymuş ve gidip sahibine en azından parasını vermek istemiş. Almış tavuğu ve hemen oradaki köye gitmiş. Elindeki tavukla kahveden içeri girmiş ve :
- Afedersiniz; ben hemen köy dışında bu tavuğu ezdim. Sahibini arıyorum, en azından parasını vereyim diye. Acaba bu tavuğun sahibi kim ? Bunun üzerine hep beraber tavuğa bakan Lazlar :
- Hemşerim sen yanlış geldin. Bizim köyde böyle yassı tavuk bulunmaz
RE: :))) SiZdE BuYrUn:)))
Yassı Tavuk
Karadeniz'i gezen bir adam yolda aniden önüne çıkan tavuğu ezmiş. Hayvanı ezdiği için üzüntü duymuş ve gidip sahibine en azından parasını vermek istemiş. Almış tavuğu ve hemen oradaki köye gitmiş. Elindeki tavukla kahveden içeri girmiş ve :
- Afedersiniz; ben hemen köy dışında bu tavuğu ezdim. Sahibini arıyorum, en azından parasını vereyim diye. Acaba bu tavuğun sahibi kim ? Bunun üzerine hep beraber tavuğa bakan Lazlar :
- Hemşerim sen yanlış geldin. Bizim köyde böyle yassı tavuk bulunmaz
Gülmek isteyen buyursun:))
Gülmek isteyen buyursun:))
Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar. Kimyacı, "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış"; fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş"; jeolog, "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangin olasılığını azaltmayı amaçlamış"; matematikçi, "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış"; antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş". Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar., Adam cevap verir: - "Boru yetmedi."
Gülmek isteyen buyursun:))
Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar. Kimyacı, "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış"; fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş"; jeolog, "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangin olasılığını azaltmayı amaçlamış"; matematikçi, "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış"; antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş". Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar., Adam cevap verir: - "Boru yetmedi."
RE: Gülmek isteyen buyursun:))
RE: Gülmek isteyen buyursun:))
:D :D :D
Evet bazen gitmek bilmiyor mesajlar ...
Güya kendilerini bilime adamışlar ... bilimsel, teknik bilgiyi öğrenmişler ama gündelik bilgiyi unutmuşlar ....:D
RE: Gülmek isteyen buyursun:))
ozden-ihl yazdı:
bi mesajda 10 kere gitmese oolmaz
:D :D :D
Evet bazen gitmek bilmiyor mesajlar ...
Güya kendilerini bilime adamışlar ... bilimsel, teknik bilgiyi öğrenmişler ama gündelik bilgiyi unutmuşlar ....:D
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/8074-son-sozler · 08.09.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
🔒 Bu konu kilitli; yeni cevap yazılamaz.