Bir zamanlar Batı'da,
en nihayet hiçbir şey bilmediğini bildiğini itiraf eden kilise hocalarına
professeur (bilmediğini itiraf eden) ünvanı verilirdi.
Şimdiyse bu ünvan, dünyadan haberleri bile olmadığı halde herşeyi bildiklerini vehm ve iddia edenlere veriliyor,
yani hayret yetisini kaybedenlere.
Bizim ilim ve irfan geleneğimizin ustaları, her daim hayret makamında kalmak için dua ederler;
hayretini kaybedenin (bilmenin) haysiyetini de kaybedeceğine inanırlardı.
Haysiyetini kaybeden âlim olsa bile adam olamaz.
O halde kişi adam olmadıktan sonra, yani hayrânınım ey yâr,
demedikten sonra, sözümona âlim olsa n'olur, olmasa n'olur?
Modern hayat insanı hakikat ummanında hayretlere garkolmaktan alıkoyuyor.
Sorun şimdilik sadece budur, başkası değil!
Dücane Cündioğlu
.....
Bir gemi arıyorum pusulası İmandan.
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK