Allah (c.c) İçin Kızmak – (İslam’ı Doğru Anlamak)
Mü’minin önemli vasiflarindan bir tanesi: Allah’in sevdigini sevmek, Allah’in sevmedigini sevmemektir. Allah için sevmek, Allah için kizmaktir; hubbu fillâh, bugzu fillâh…
–Efendim, Islâm hosgörü dinidir, Islâm sevgi dinidir.
Yâhu, birak su gevezeligi Allah askina!.. Niye gerçegi tam söylemiyorsun?.. Islâm sevgi dinidir de kizma dini degil midir; niye o tarafini sakliyorsun?.. Hirsizi da mi sevecegiz, katili de mi sevecegiz, zalimi de mi sevecegiz?.. Yâni bazi sevilmeyecek seyler yok mu?..
Adam surda bir haksizlik yapiyor gözümüzün önünde; hos mu görecegiz?.. Niye yanlis anlatiyorsun Islâm’i, niye eksik anlatiyorsun?.. Niye milleti kandiriyorsun, niye milleti uyusturuyorsun?.. Kizilacak yerde kizmak var; emr-i ma’ruf var, nehy-i münker var Islâm’da… Yâni dengeli. Iyiligi emredeceksin, kötülügü de yaptirtmamaga çalisacaksin.
Müslüman pasif olmayacak aktif olacak, atilimci olacak!.. Öyle içine kapali olmayacak, müdahaleci olacak saga sola:
”–Arkadas ne yapiyorsun, çek bakayim elini ordan! Niye ona zulmediyorsun?..”
”–Niye ordan o elmayi kopartiyorsun, in bakalim asagiya!..”
”–Niye bu adama yalan söyleyip aldatiyorsun, yalan söyleme bakayim!.. Öyle degil iste o is.” diye haksizliga müdahale vazifesi var.
Emr-i ma’ruf; iyi olan, aklin, seriatin iyi olarak gördügü seyi emretmek… Simdi bugünkü müslümanlarin en bilmedigi islerden birisi bu! Bütün bu olaylar da ondan çikiyor.
Askerin senden benden ne farki var? O da vatandas… Onun bir rütbesi varsa, senin de bir baska rütben var, benim de bir baska rütbem var… Onun bir maasi varsa, onun maasini biz veriyoruz. Biz kendi maasimizla basimiza belâ almiyoruz ki! Hudutlari beklesin, düsmana karsi ulusu korusun diye kurmusuz orduyu…
Simdi adam benim istemedigim seyi nasil söyler, benim inancima nasil dil uzatir, benim inancimi nasil engeller?.. Bir hakki yok ki…
–Efendim millet kuzudur, millet sakindir; millet sevgi, müsamaha, hosgörü sahibidir.
Öyle saçma sey olur mu?.. Yanlis bir sey oldu mu, öteki herifler nasil cezve, teneke, tava çaliyor… Aydinlik karanlik, bagirti çagirti… Bir de nasil medihler yagdiriyorlar:
–Aman efendim duygularini ne güzel dile getiriyorlar!?..
Küçük bir azinligin muhalefeti; yâni ekseriyet degil, ekseriyete karsi bir hareket… Televizyon kanallari medhediyor. Erdal Inönü’nün katilmasindan belli kimlerin bunu destekledigi…
Müslüman sever de, kizar da… Müslüman hos görür de, hos görmez de… Hos görülecek sey var, hos görülmeyecek sey var… Hosgörünün de bir hududu var, sabrin hududu var, tahammülün hududu var… Susmanin hududu var… Allah için susar, Allah için konusur. Allah için kizar, Allah için sever. Allah için sabreder, Allah için cihad eder. Yâni, niye Islâm’i tam anlatmiyorsun?..
28. 2. 1997 – Izmir
Prof. Dr. M. Es’ad COSAN