"
'a ve ahiret gününe inanan kimse ya hayır koşuşsun ya da sussun."Tirmizi, Kıyamet 51, (2502).
Tirmizi'nin İbnu Ömer radıyallahu anh'tan yaptığı diğer bir rivayette Resûlullah: "Kim susarsa kurtulur" buyurmuştur.
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Kişinin mâlâyâni şeyleri terki İslâm'ının güzelliğinden ileri gelir."
Tirmizi, Zühd 11, (2318, 2319); Muvatta, Hüsnü'l-Hulk 3. (2, 903).
"Nereden biliyorsun? Belki de o mâlâyâni konuştu veya kendisini zengin kılmayacak bir miktarda cimrilik etti!"
Tirmizi, Zühd 11, (2217).
"Kul (bazan),
'ın rızasına uygun olan bir kelamı, ehemmiyet vermeksizin sarfeder de
onun sebebiyle cennetteki derecesini yükseltir. Yine kul (bazan)
'ın hoşnutsuzluğuna sebep olan bir kelimeyi ehemmiyet vermeksizin sarfeder de
, o sebeple onu cehennemde yetmiş yıllık aşağıya atar."Buhâri, Rikak 23; Müslim, Zühd 49, (2988); Muvatta, 4, (2, 985); Tirmizi, Zühd 10, (2315).
"Ademoğlu'nun, emr-i bi'l-ma'ruf veya nehy-i ani'l-münker veya
Teâla hazretlerine zikir hariç bütün sözleri lehine değil, aleyhinedir."Tirmizi, Zühd 63, (2414).
"
Teâla hazretleri, insanlardan, sığırların dilleriyle toplamaları gibi, dilleriyle toplayan belâgat sahiplerine buşzeder."Tirmizi, Edeb 82, (2857).
"Kelamda ileri gidenler helak oldular. Kelamda ileri gidenler helâk oldular!.Kelamda ileri gidenler helak oldular!"
Müslim, İlm 7 (2670); Ebu Davud, Sünnet 6, (4609).
"Beyanda mutlaka bir sihir var!" buyurdular."
Buhâri, Tıbb 51; Muvatta, Kelam 7, (2, 986); Ebu Dâvud, Edeb 94, (5007); Tirmizi, Birr 81, (2029).
"Sana günah olarak, husümeti devam ettirmen yeterlidir (çünkü bu, gıybete kapı açar)."
Tirmizi, Birr 58, (1995).
"Sakın biriniz: "Nefsim pis oldu!" demesin, aksine: "Nefsim kötü oldu" desin."
Buhâri, Edeb 100; Müslim, Elfaz 17, (2251); Ebu Dâvud, Edeb 84, (4978).
"Ben, dilimin, çirkin şeyi söylemeye alışmasından korkuyorum!" cevabını verir."
Muvatta, Kelâm 4, (2, 985).
Ebu Dâvud, Edeb 6, (4788).
"
'ın zikri dışında kelamı çok yapmayın. Zira,
'ın zikri dışında çok kelam, kalbe kasvet (katılık) verir. Şunu bilin ki, insanların
'a en uzak olanı kalbi katı olanlardır."Tirmizi, Zühd 62, (2413).
-Haseble iftihar
-Nesebi sebebiyle insanlara ta'n,
-Yıldızlardan yağmur bekleme,
-(Ölenin ardından) mâtem!"
Resülullah sözlerine şöyle devam etti: "Matemci kadın, şayet tevbe etmeden ölecek olursa, Kıyamet günü üzerinde katrandan bir elbise, uyuzlu bir gömlek olduğu halde (kabrinden) kaldırılır."
Müslim, Cenâiz 9, (934).
"Ey
'ın Resulü! Adamın sesini işitince şöyle şöyle söyledin. Sonra yüzüne karşı mültefit oldun, iyi davrandın" dedim. Şu cevabı verdi: "Ey Aişe! Beni ne zaman kaba buldun? Kıyamet günü,
Teâla hazretlerinin yanında mevkice insanların en kötüsü, kabalığından korkarak halkın kendini terkettiği kimsedir."Buhâri, Edeb 38, 48; Müslim, Birr 73, (2591); Muvatta, Hüsnü'l-Hulk 4; (2, 903, 904); Ebu Davud, Edeb 6, (4791, 4792, 4793); Tirmizi, Birr 59, (1997).
ve Resûlüne itaat ederse doğru yolu bulmuş, kim de o ikisine isyan ederse doğru yoldan sapmıştır." Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Sen ne kötü hatipsin. Şöyle söyle: "...Kim
ve Resülüne isyan ederse..." buyurdular."Müslim, Cum'a 48, (810); Ebu Davud, Edeb, 85, (4981), Salat 229, (1099); Nesai, Nikah 40, (6, 90).
"Bir kimsenin "İnsanlar helak oldu!" dediğini duyarsanız, bilin ki o, kendisi, herkesten çok helak olandır."
Müslim, Birr 139, (2623); Muvatta, Kelam 2, (2, 989); Ebu Davud; Edeb 85, (4983).
"Ümmetimin hepsi affa mazhar olacaktır, günahı aleni işleyenler hariç. Kişinin geceleyin işledigi kötü bir ameli
örtmüştür. Ama, sabah olunca o: "Ey falan, hu gece ben şu şu işleri yaptım!" der. Böylece o, geceleyin
kendini örtmüş olduğu halde, sabahleyin, üzerindeki
'ın örtüsünü açar. İşte bu, günahı aleni işlemenin bir çeşididir."Buhâri, Edeb 60; Müslim, Zühd 52, (2990).
"Ademoğlu sabaha erdimi, bütün azaları, dile temenna edip: "Bizim hakkımızda
'tan kork. Zira biz sana tabiyiz. Sen istikamette olursan biz de istikâmette oluruz, sen sapıtırsan biz de sapıtırız!" derler."Tirmizi, Zühd 61, (2409).
