Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in Kabri

9.846 görüntülenme · 57 yanıt

Paylaş:
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#21
Necip Fazıl için söylenenler......



Taha AKYOL:
«— Acısını, onun çektiği bir muazzam ıstıraba, bugünkü Türk nesilleri olarak biz çok şeyler borçluyuz. Dayanılmaz fikir ve aksiyon çilesini o çekti ama biz, sayıları elliye ulaşan büyük bir eser külliyatına kavuştuk. Sadece bu mu? Hayır! CHP diktatörlüğünün en ceberrut devrinden başlayıp ömrünün sonuna kadar «bir derecelik inhiraf göstermeksizin» devam eden bir mücadele örneği…»

Yaşar NABİ:
« — BİR MISRAI BİR MİLLETE ŞEREF VERMEYE YETER!…»

Mustafa Şekip TUNÇ:
«— Örümcek Ağı ve Kaldırımlar bizi nadir bir san'atkâr ve hakiki bir şair ile karşılaştırıyor: Necip Fazıl…»

Nurullah ATAÇ:
«— Yarına kalacak tek şair: Necip Fazıl... Bence şimdiye kadar gelen şairlerin en büyüğüdür O...»

Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU:
«— Her vakit söylediğim gibi, şiirde Necip Fazıl, Türk nazmı bakımından bize yeni ve tamamiyle orijinal bir ses ve ahenk getirmiştir.»

Ahmet Hamdi TANPINAR:
«— Bir Necip Fazıl olabilmenin ahmakça saadetine ne kadar muhtacım.»

Abidin DİNO:
«— Necip Fazıl'ın şaheseri (Senfoni), isyan bayrağını çeken şiirdir. Senfoni, 19. ve 20. yüzyılın fert bunalımını, kâh bir fikir kalıbı içinde, kâh bir deli gömleği içinde mükemmelen ifade ediyor.»

Nureddin ARTAN:
«— «Şair Necip Fazıl'da, kendisinin kendisinde bulduğu kıymetin yarısını bulurum. Bu kıymet, onu en büyük şairlerimizden birisi olarak tanımama mâni değildir. Kendisi gibi düşünseydim «en büyük şairimiz» demem icap ederdi.»

Ziya Osman SABA:
«— Necip Fazıl, belki en büyük Türk şairi değildir, fakat Türk edebiyatının en kuvvetli şiir kitabı herhalde Ben ve Ötesi'dir.»

Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#22
Elimden doğruca, güzelce, iyice bir yazı mı çıkıyor? İğreniyorum! Hâlâ bu memlekette doğru, güzel ve iyi olanı savunma gayretimden, bu gayretin boşluğunu anlayamamak enayiliğinden iğreniyorum!
Olanlar ortadayken, hep bugünü yarına erteleyici ve gelmeyecek bir istikbale ısmarlayıcı "cek" ve "cak" edatlarından iğreniyorum!
...


Dudaklarla kalbler arasındaki mesafeden, her akşam başına yorganı çeker çekmez uyuyuveren nefs muhasebesi yoksunu eyyamgüder politikacıdan, tecrit kampı ve iman zindanı haline getirdikleri camilere hissizce girip çıkan marka müslümanlarından iğreniyorum! Gördüğü şeyi nasıl görebildiğini izahtan âcizken gözüyle görmediği için Allahı inkar eden maddeciden iğreniyorum!
...
Hâsılı, dil adına dilden, ev adına elden, vatan adına vatandan ve köy, köylü, şehir, şehirli, gazete, dergi, kitap, mektep, talebe, muallim, polis, memur, kanun, nizam, kadın, erkek, dost, ahbap ne varsa bunların gerçekleri adına hepsinden iğreniyorum!
Ötesi var mı?...
Ağlayamayan, anlayamayan, içini kanatamayan, yumruğunu sıkamayan insandan, Allahın Kur'anda "belhüm adal-Hayvandan aşağı" diye andığı iki ayaklılardan iğreniyorum!


(17 Mart 1980)







sene 1980...
ama biz hala aynıyız...
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#23
Ölüm güzel şey; budur perde ardından haber...
Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?


nfk
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#24
Üstadın son sözü :
"Demek böyle ölünürmüş."



Bir edebiyatçının son anda söylediği sözü kabul ya da inkâr edecek ancak onun yaşadığı hayat ve dünya görüşüdür.
Ölüm anında söylenen söz söyleyen şahsın hayatıyla yüzleştirilerek finali nasıl bağladığı hakkında bilgi sahibi olunabilir.
"Öleceğiz müjdeler olsun" diyebilecek kadar ölümü evcilleştirmiş Necip Fazıl gibi bir şairin dünya görüşünü iyi okuyup anlayabilmenin en doğru yolu yine onun ahiret görüşünü ve ölüme bakışını merkeze almaktan geçiyor.
Maharet yolun sonunu daha yola koyulmadan görebilmektedir.
Marifet ise ilimle ölümün kabukla çekirdek gibi içten dışa ve dıştan içe doğru yürüyen karşılıklı bir ilişki olduğunun farkına varmaktır. Değil mi ki nefes almak doğum nefes vermek ölümdür ömür boyu tekrarlanan.
Verilen nefese karşın bir türlü alınmayan o son nefesin en canlı tanığı olmak işte böyle bir şey.
"Demek böyle ölünürmüş."
islamaşığı

islamaşığı

Yasaklı Kullanıcı · ★ Kıdemli Üye · 128 mesaj

#25
emeğine sağlık kardeşim"ALLAH C.C." razı olsun...
dua ile...
Guo1903

Guo1903

Mübarek Üye · 2.657 mesaj

#26
Mayıs 1904 perşembe günü İstanbul'da doğan şair Necip Fazıl, 25 Mayıs 1983 tarihinde 79 yaşında vefat etti.

Necip Fazıl ölmeden önce adeta ölümü hissetmişti. Prof. Dr. Osman Özsoy, Necip Fazıl'ın ölüm anını şöyle anlatıyor.

"Tam 26 yıl önce yine gizemli bir Mayıs gecesinde, takvimlerin 25 Mayıs 1983 gece yarısını gösterdiği saatlerde, hastalığının ilerlediği dakikalarda yatağından hafifçe doğruldu, elâ gözlerini pencereden dışarıya çevirdi, derin karanlığa baktı. Ne gördü bilinmez; ateşin verdiği etki ile kırmızıya yakın pembeleşen dudakları hafifçe kıpırdadı ve "Demek böyle ölünürmüş!.." dedi...

Kimbilir belki de o an, ölüm meleğinin (Azrailin) evine teşrifini gördü... Nitekim bu sözlerinden hemen sonra şahadet getirerek son nefesini verdi."
YaralıGönül

YaralıGönül

Mübarek Üye · 1.053 mesaj

#27
Ölüm güzel şey; budur perde ardından haber...
Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?

nfk



Allah razı olsun kardeşim.

Vesselam...
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#28
islamaşığıemeğine sağlık kardeşim"ALLAH C.C." razı olsun...
dua ile...


ALLAH sizdende razı olsun.. gözlerinize sağlık..
selam ve dua ile..
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#29
Guo1903Mayıs 1904 perşembe günü İstanbul'da doğan şair Necip Fazıl, 25 Mayıs 1983 tarihinde 79 yaşında vefat etti.

Necip Fazıl ölmeden önce adeta ölümü hissetmişti. Prof. Dr. Osman Özsoy, Necip Fazıl'ın ölüm anını şöyle anlatıyor.

"Tam 26 yıl önce yine gizemli bir Mayıs gecesinde, takvimlerin 25 Mayıs 1983 gece yarısını gösterdiği saatlerde, hastalığının ilerlediği dakikalarda yatağından hafifçe doğruldu, elâ gözlerini pencereden dışarıya çevirdi, derin karanlığa baktı. Ne gördü bilinmez; ateşin verdiği etki ile kırmızıya yakın pembeleşen dudakları hafifçe kıpırdadı ve "Demek böyle ölünürmüş!.." dedi...

Kimbilir belki de o an, ölüm meleğinin (Azrailin) evine teşrifini gördü... Nitekim bu sözlerinden hemen sonra şahadet getirerek son nefesini verdi."



ALLAH razı olsun...
azrail en güzel hallerinden biriyle görünmüştür Üstada..
RABBİM cennetliklerden eylesin..
selam ve dua ile
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#30
fotocuÖlüm güzel şey; budur perde ardından haber...
Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?

nfk


Allah razı olsun kardeşim.

Vesselam...


ALLAH senden de razı olsun kardeşim..
selam ve dua ile
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#31
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#32
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#33
burak_55

burak_55

Kıdemli Üye · 352 mesaj

#34
SelamunAleyküm
Allâh razı olsun,Paylaşım için teşekkürler.

Measselam Meaddua
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#35
burak_55SelamunAleyküm
Allâh razı olsun,Paylaşım için teşekkürler.

Measselam Meaddua



aleyküm selam kardeşim,hemşehrim..
ALLAH sizdende razı olsun..
selam ve dua ile...
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#36
Üsküdar Selimiye Camii imam hatibi Fahri Duran anlatıyor:

Bir gün Ahmet Mekki Efendi’nin oğlu, Prof. Dr. Ahmet hikmet Üçışık geldi, beni arabasıyla vakıf Guraba Hastanesine götürdü:
”üstad vefat etti, cenazesini sen yıkayacaksın! “dedi, gittik.
Prof. Dr. Süleyman Yalçın, Prof. Dr. Ahmet Hikmet Üçışık ‘la bir kişi daha vardı, şimdi onun adını hatırlayamıyorum.
Cenazeyi yıkadık, havluyla kuruladık, kefene sararken yüzüne şöyle bir baktım… Yanaklarından aşağı gözlerinden, diri insan nasıl ağlıyorsa, aynen öyle yaş aktığını gördüm!...
Kırk yıllık imamım ben! Yüzlerce cenaze yıkadım ben ama bir ölünün gözünden yaş geldiğine ne daha önce ne daha sonra hiç rast gelmedim. Hatırlamıyorum.
İşte o zaman –zaten duyguluydum ama tekrar- öyle duygulandım ki şöyle seslendim:
Üstadım, ahirete giderken bile bu milletin hali pür melâline ağlayarak gidiyorsun.
Sonraaaa .. Bu durum çok dikkatimi çekti benim. Üstadı yerine tevdi ettikten ne kadar sonraydı bilmem.”Hadis-i Erbain”’de rastladığım bir hadiste, Efendimiz Aleyhisselam: Gaslinden sonra gözlerinden yaş gelen kişiyi kutlayın. Çünkü o cennetliktir.” Buyuruyordu.
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#37
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#38
Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#39
OSMANLI ARMASI

Necip Fazıl Kısakürek'in 1954'lü yıllarda çıkardığı Büyük Doğu mecmuasının bir sayısının kapağında, Osmanlı arması işlemeli sanat eseri bir kumaş resmini yayınlayınca, "padişahlık propagandası yapmak " gibi saçma bir gerekçe ile derginin o sayısının toplatılmış ve kendisi de suçlanarak mahkemeye sevkedilmişti

Necip Fazıl’ın mahkemede kendisini suçlayan savcıya gayet ibretli bir şekilde:

"İçinde adalet işlerine bakılan bu binanın tepesinde aynı Osmanlı arması var Siz de mi padişahlık propagandası yapıyorsunuz?" diye cevap vermişti


Emanet

Emanet

Mübarek Üye · 3.574 mesaj

#40
Cocukken haftalar bana asirdi;
Derken saat oldu, derken saniye...
Ilk dusunce, beni yokluk isirdi;
Sonum yokluk olsa bu varlik niye?


Yokluk,sen de yoksun,bir var bir yoksun!
Insanoglu kendi varindan yoksun.
Gelsin beni yokluk akrebi soksun!
Bir zehir ki , hayat ozu faniye...


Mayis 1983 (Son Siiri)


Paylaş:

Giriş yap ve cevap yaz.