Yaşayan Necip Fazıl, Yürüyen Büyük Doğu !
28.283 görüntülenme · 203 yanıt
Nitekim rahmetli Üstad şöyle hitap ediyor: "Her şeyden şüphe ediyorduk; her şeyden... Gördüğümüz eşyadan, duyduğumuz sesten, aldığımız kokudan, tuttuğumuz maddeden, her şeyden... Hatta şüphe eden akıldan... O kadar şüphe ettik ki, nihayet şüphesizi bulduk... Ey şüphe eden ahmak, şüpheyi bilseydin imanı anlardın..."
"Evet, tepemizden güneşler doğup batıyor ve zamanın inkılapları, doğru başlanmış bir cümleyi daha tamamlanmadan yanlış˛ hale getirecek bir hızla akıp gidiyor."
"İslam vecd ve imanının, ana sütünden daha beyaz ve daha temiz çarşaf üzerine yirminci asır dünyasına ait şifalı ve zehirli ne kadar yemiş varsa hepsini silkeledikten sonra, bizden olan her şeyi çekici ve bizden olmayan her şeyi itici bir ana kıyas vahidine sahip, sağ elimizde Allah'ın kul parmağı girmemiş biricik kitabı ve sol elimizde insanoğlunun olanca fikir ve iş kütüphanesi bir şahlanışla kendimizi bulmak!.."
"Boyuna aramak, boyuna keşfetmek, boyuna değişmek, ermek, olmak ve hiçbir durakta kalmadan terakki etmek..."
“Yaşamak zor, ölmek zor, erişmekse zor mu zor
Çilesiz suratlara tüküresim geliyor.”
"İslam vecd ve imanının, ana sütünden daha beyaz ve daha temiz çarşaf üzerine yirminci asır dünyasına ait şifalı ve zehirli ne kadar yemiş varsa hepsini silkeledikten sonra, bizden olan her şeyi çekici ve bizden olmayan her şeyi itici bir ana kıyas vahidine sahip, sağ elimizde Allah'ın kul parmağı girmemiş biricik kitabı ve sol elimizde insanoğlunun olanca fikir ve iş kütüphanesi bir şahlanışla kendimizi bulmak!.."
"Boyuna aramak, boyuna keşfetmek, boyuna değişmek, ermek, olmak ve hiçbir durakta kalmadan terakki etmek..."
“Yaşamak zor, ölmek zor, erişmekse zor mu zor
Çilesiz suratlara tüküresim geliyor.”
mürmüdük"Evet, tepemizden güneşler doğup batıyor ve zamanın inkılapları, doğru başlanmış bir cümleyi daha tamamlanmadan yanlış˛ hale getirecek bir hızla akıp gidiyor."
"İslam vecd ve imanının, ana sütünden daha beyaz ve daha temiz çarşaf üzerine yirminci asır dünyasına ait şifalı ve zehirli ne kadar yemiş varsa hepsini silkeledikten sonra, bizden olan her şeyi çekici ve bizden olmayan her şeyi itici bir ana kıyas vahidine sahip, sağ elimizde Allah'ın kul parmağı girmemiş biricik kitabı ve sol elimizde insanoğlunun olanca fikir ve iş kütüphanesi bir şahlanışla kendimizi bulmak!.."
"Boyuna aramak, boyuna keşfetmek, boyuna değişmek, ermek, olmak ve hiçbir durakta kalmadan terakki etmek..."
“Yaşamak zor, ölmek zor, erişmekse zor mu zor
Çilesiz suratlara tüküresim geliyor.”
ALLLAH razı olsun KARDEŞ.
Üstad 1976 senesinde Rapor'u yayımlamaya başlar. 1980 senesinde, 7. nüshasında, Salih Mirzabeyoğlu liderliğindeki Akıncı Güç kadrosu dergiye dahil olur. Üstad bunu kapaktan "Necib Fazıl ve Yeni Dostları" diye ilan eder. Üstad'ın perde arkasına geçmesinin ardından Büyük Doğu Yayınevi'nin güdücüleri, Rapor'un sonraki baskılarında "Yeni Dostlar"ın yazılarını koymaz. İşte, Üstad'ın "Senden başka kim var" diye buyurduğu Salih Mirzabeyoğlu'nun Rapor'da çıkan ilk yazısı. Devamı gelecek inşaallah...




















-"Bütün işleri bir gayeye bağlayıp, her şeyde has ve hususî bir anlayış sahibi olmak..." Has idrak ve üstün zekâ budur; ve fikir plânına bağlı olarak belirtelim ki, antitezleri çürüttükten sonra kendi nefsine dönüp, "ben doğru olduğumu nereden bileyim?" diyecek kadar üstün bir keyfiyete ermeden bunun hakikatini anlamak mümkün değildir. Mutlak Fikrin gereklilik şartını kavramak ve tefekkürün İslâmî oluşundan bahsedebilmek, her şeyden önce bunun idrakıyla mümkündür. Nisbet şuurunun başı budur!..
S.M.
Allah mezarını nur mekanını cennet eylesin üstat... Allah sana verdiği yeteneği bizlerede nasip eder inşallah... vesselam
Sen istediğini yap; hesap ve ceza günü bizimdir!
Çatlıyorsun, patlıyorsun, kuduruyorsun, tepiniyorsun! Çünkü bizim şahsiyetimiz var, senin yok!
Onun içindir ki, bize ne yapacağını, hangi lekeyi ve çamuru atacağını bilemiyorsun!
Allah, şahsiyet denilen büyük cevherin hakkını, onu şahsiyetsizlik vasıtasiyle, yani senin vsıtanla, küfe, lekeye ve pisliğe boğdurarak öyle aziz kıldı ki!.. Allah'ın, bizzat, kendi mutlak iradesiyle, mümin gönüllerdeki nuruna musallat ettiği şeytanı düşünsene!
Şahsiyet bir kubbe midir; şahsiyetsizlik bir örümcek olur, gelir, onu körletmeye çalışır. Şahsiyet bir tarla mıdır; şahsiyetsizliğe hemen bir tarla faresi olmak düşer. Haydi, şahsiyet bir çam ağacı olsun! Tırtıllar, ya tırtıllar?.. Yok, yok; şahsiyet, en nadir ağaçtan, en mahrem emeklerle yontulmuş kocaman bir tahttır! Şahsiyetsizlik hemen küçülür, küçülür, nokta kadar bir kurt olur ve mevsimler boyu süren kısık (heyamola) larla, en nadir ağacın en mahrem emeklerle yontulu nakışlarını yer.
Rüzgar çizgili atların sineği, gelin endamlı teknelerin midyesi, altın ışıklı saçların kepeği ve daha nelerin neleri vardır!
Eğer şahsiyet, kalem, söz, fikir ve dava şeklinde heykelleşecek olursa, şahsiyetsizliğin, onu battal etmek için, insan kılığında, hangi sefalet ve şenaat unsurlarına kadar bürüneceğini hayal etmek gerektir.
Fakat şahsiyetsizliğin, şahsiyetin mutlak manası üzerinde tahribi, şeytanın Allah'ı devirmeye çalışması kadar netice alabilir. Sen istediğini yap; hesap ve ceza günü bizimdir!
Çatlıyorsun, patlıyorsun, kuduruyorsun, tepiniyorsun! Çünkü bizim şahsiyetimiz var, senin yok! Çatla, patla, kudur, tepin! Zira sen bugünü kazansan bile biz yarını mutlaka fethedeceğiz!
Büyük Doğu, Yıl 1946, Sayı 85
Çatlıyorsun, patlıyorsun, kuduruyorsun, tepiniyorsun! Çünkü bizim şahsiyetimiz var, senin yok!
Onun içindir ki, bize ne yapacağını, hangi lekeyi ve çamuru atacağını bilemiyorsun!
Allah, şahsiyet denilen büyük cevherin hakkını, onu şahsiyetsizlik vasıtasiyle, yani senin vsıtanla, küfe, lekeye ve pisliğe boğdurarak öyle aziz kıldı ki!.. Allah'ın, bizzat, kendi mutlak iradesiyle, mümin gönüllerdeki nuruna musallat ettiği şeytanı düşünsene!
Şahsiyet bir kubbe midir; şahsiyetsizlik bir örümcek olur, gelir, onu körletmeye çalışır. Şahsiyet bir tarla mıdır; şahsiyetsizliğe hemen bir tarla faresi olmak düşer. Haydi, şahsiyet bir çam ağacı olsun! Tırtıllar, ya tırtıllar?.. Yok, yok; şahsiyet, en nadir ağaçtan, en mahrem emeklerle yontulmuş kocaman bir tahttır! Şahsiyetsizlik hemen küçülür, küçülür, nokta kadar bir kurt olur ve mevsimler boyu süren kısık (heyamola) larla, en nadir ağacın en mahrem emeklerle yontulu nakışlarını yer.
Rüzgar çizgili atların sineği, gelin endamlı teknelerin midyesi, altın ışıklı saçların kepeği ve daha nelerin neleri vardır!
Eğer şahsiyet, kalem, söz, fikir ve dava şeklinde heykelleşecek olursa, şahsiyetsizliğin, onu battal etmek için, insan kılığında, hangi sefalet ve şenaat unsurlarına kadar bürüneceğini hayal etmek gerektir.
Fakat şahsiyetsizliğin, şahsiyetin mutlak manası üzerinde tahribi, şeytanın Allah'ı devirmeye çalışması kadar netice alabilir. Sen istediğini yap; hesap ve ceza günü bizimdir!
Çatlıyorsun, patlıyorsun, kuduruyorsun, tepiniyorsun! Çünkü bizim şahsiyetimiz var, senin yok! Çatla, patla, kudur, tepin! Zira sen bugünü kazansan bile biz yarını mutlaka fethedeceğiz!
Büyük Doğu, Yıl 1946, Sayı 85
"Bizi ne bizden olduğunu sananlar, ne de bizden olmayanlar anlayabiliyor.bizi anlayabilmek istidadı , ancak Allah ve Resulünün sırları yolunda kafasını berhava etmiş yüksek çile ehli müslümanlardadır.Onların da bu devirde sayısını tesbit edebilmek çok zor...Korkarız ki , "kaç kişisiniz" diye sorulsa milyonları aşkınız diye cevap verildikten sonra, "öyleyse buyrun zehirle pişmiş aşı yemeye..!" der demez, tıpkı Hacı Bayram-ı Veli'nin müritleri gibi bir buçuk kişiye inmesinler...!
İşte arkamızda bu bir buçuk kişi , sivriliğine cam kırıklarıyla döşeli yolda, topuklarımızdan saçlarımıza kadar kan içinde, ilerlemeye çalışıyoruz biz..! Yürünmez yolda, anlaşılmaz dille, aşılmaz manialara rağmen mesafe aldığımızı görenler, bununla da kalmıyorlar.!Dağların ve kırların köpek , sırtlan, karga, fare, domuz ne kadar mundar hayvanı varsa üzerimize musallat ediyorlar !
Ayrıca kanuni yol bekçileri, ellerinde ceza makbuzları, memnu mıntıkalara girmiş olmanın suçunu habire kaydedip duruyorlar.Bu kadariyle de dolmuyor çile...Arkamızdaki bir buçuk kişinin çeyreği, bizden aldığı tefekkür dersini, davaya en zıt yollara saparak , bir nevi istiklal ilanına kadar gidiyor ve islam cephesine adeta "tavaif -i mülük" manzarası veriyor ve küfür ejderhası tarafından kolayca yutulmamıza çalışıyor, asıl bu manzara karşısında cam kırıkları topuğumuzdan ciğerimize kadar batıyor, köpekler havlıyor, mukayyitler yazıyor, DÖNEKLER ÇARK EDİYOR ; ve şu ana kadar bahsettiğimiz en korkunç zümre, bugün belki bütün cihana hakim yahudiler ve yahudilik müesseseleri ,bütün şubeleriyle perde arkasından bu vaziyete bakıyor.
Cam kırıklarını onlar döşetiyor, köpekleri onlar besliyor, mukayyyitlere onlar talimat veriyor , ve DÖNEKLERİ vasıtalı vasıtasız onlar idare ediyor...
Ve biz herşeye rağmen yüzbinleri aşan kadromuzla yürüyoruz.Herşeye rağmen yürüyeceğiz ve güzel isimleri arasında "galip" isminin sahibi olan allah adına ve aşkına yürümekten vazgeçmeyeceğiz.
Rabbim , Rabbim bize ne güzel bir yol nasip ettin !
Sırlarının ve nimetlerinin hazinesi olan saraya , elbette ki bundan daha kolay şartlarla gidilemezdi.Madem ki zorluk bu kadar müthiş, o halde tam yolun üzerindeyiz, o halde yürüyeceğiz ve erişeceğiz.!
Çünkü biz her türlü bedavacılık ve lüpçülükten uzak , senden , nimetinle mütenasip,ebedi devleti istiyoruz : O halde her çileyi çekeceğiz ve sonunda - yalnız senin dilemen şartıyla - bu devleti kazanacağız.!
Madem ki ıstırab bu kadar büyük, mazhariyet ve devlet de o nispette azim olacaktır.
Kayseri Büyük Doğu Fikir Ocakları açılışı yapıldı
Resmi tam görebilmek için buraya Tıkla

BDFO Kayseri Açılışı Gerçekleştirildi
.jpg)
Büyük Doğu Fikir Ocakları Kayseri Temsilciliği Açılışı Yoğun Katılım İle Gerçekleşti
16.05.2011
Büyük Doğu Fikir Ocakları'nın ilk temsilciliği olan Kayseri Temsilciliği açılışı, düzenlenen bir program ile gerçekleştirildi. Kayseri ve çevre illerden gönüldaşlarımızın katılım gösterdiği etkinlik, Kur'an-ı Kerim okunması ile başlarken, Büyük Doğu Fikir Ocakları Kayseri il temsilcisi Sayın Av. Abdullah Özbek'in konuşması ile devam etti. Ahmet Ümit Bayram isimli gönüldaşımızın ney dinletisi ise programa renk kattı. Akabinde bir çok ilden gelen gönüldaşlarımızın da iştiraki ile karşılıklı sohbet şeklinde geçen program, iyi dilek ve hayır duaları ile sona erdi.
Kayseri Temsilciliğinin açılışına, Bahçelievler Eski Belediye Başkanı Sayın Muzaffer Doğan, Furkan Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Sayın Saadettin Ustaosmanoğlu, Anadolu Yazarlar Birliği K.maraş Başkanı ve sitemiz yazarlarından Sayın Av. Haki Demir, Kayseri Vakıflar Bölge Müdürü ve İlçe Belediye Başkan Yardımcısının'da katıldığı programa, Malatya'dan, Büyük Doğu Fikir Ocakları Genel Başkanı Mehmet Kaya ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile beraber, İstanbul, Düzce, Nevşehir, Yozgat, Konya, Kahramanmaraş ve Adıyaman'dan gönüldaşlarımız iştirak etmişlerdir. Ayrıca Alperen Ocakları, TÜMSİAD Kayseri Şubesi, Nakşibendi ve Kadiri Dergah temsilcileri, Üstad'ın talebesi İbrahim ULUEREN hocamız, birçok cemaat müntesibi gönüldaşlarımız da davetimize icabet ettiler.
Etkinlikten Fotoğraflar aşağıdadır.
Bizler de Büyük Doğu Haber olarak organizasyonun gerçekleşmesinde ve Kayseri temsilciliğinin açılmasında katkısı bulunan tüm gönüldaşlarımızı tebrik ediyor ve kutluyoruz. BDFO camiası ve Anadolu hakkında hayırlara vesile olmasını diliyoruz.
FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ
veya görüntülerin orjinal boy ve kaliteleri içinFacebook

BDFO Kayseri Açılışı Gerçekleştirildi
.jpg)
Büyük Doğu Fikir Ocakları Kayseri Temsilciliği Açılışı Yoğun Katılım İle Gerçekleşti
16.05.2011
Büyük Doğu Fikir Ocakları'nın ilk temsilciliği olan Kayseri Temsilciliği açılışı, düzenlenen bir program ile gerçekleştirildi. Kayseri ve çevre illerden gönüldaşlarımızın katılım gösterdiği etkinlik, Kur'an-ı Kerim okunması ile başlarken, Büyük Doğu Fikir Ocakları Kayseri il temsilcisi Sayın Av. Abdullah Özbek'in konuşması ile devam etti. Ahmet Ümit Bayram isimli gönüldaşımızın ney dinletisi ise programa renk kattı. Akabinde bir çok ilden gelen gönüldaşlarımızın da iştiraki ile karşılıklı sohbet şeklinde geçen program, iyi dilek ve hayır duaları ile sona erdi.
Kayseri Temsilciliğinin açılışına, Bahçelievler Eski Belediye Başkanı Sayın Muzaffer Doğan, Furkan Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Sayın Saadettin Ustaosmanoğlu, Anadolu Yazarlar Birliği K.maraş Başkanı ve sitemiz yazarlarından Sayın Av. Haki Demir, Kayseri Vakıflar Bölge Müdürü ve İlçe Belediye Başkan Yardımcısının'da katıldığı programa, Malatya'dan, Büyük Doğu Fikir Ocakları Genel Başkanı Mehmet Kaya ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile beraber, İstanbul, Düzce, Nevşehir, Yozgat, Konya, Kahramanmaraş ve Adıyaman'dan gönüldaşlarımız iştirak etmişlerdir. Ayrıca Alperen Ocakları, TÜMSİAD Kayseri Şubesi, Nakşibendi ve Kadiri Dergah temsilcileri, Üstad'ın talebesi İbrahim ULUEREN hocamız, birçok cemaat müntesibi gönüldaşlarımız da davetimize icabet ettiler.
Etkinlikten Fotoğraflar aşağıdadır.
Bizler de Büyük Doğu Haber olarak organizasyonun gerçekleşmesinde ve Kayseri temsilciliğinin açılmasında katkısı bulunan tüm gönüldaşlarımızı tebrik ediyor ve kutluyoruz. BDFO camiası ve Anadolu hakkında hayırlara vesile olmasını diliyoruz.
FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ
veya görüntülerin orjinal boy ve kaliteleri içinFacebook
“Nice peygamberler var ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostu çarpıştı da bunlar Allah yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zaafa düşmediler, boyun eğmediler. Allah sabredenleri sever”. (Kur’an-ı Kerim, Sure 3. “Ali İmran”, ayet 146)
Altay Derneği 2. Kongresi Yapıldı.
Altay Siyasi Araştırmalar Merkezi 2, olağan kongresi İstanbul Tuzla'da gerçekleşti.
Kongre Altay Derneği'nin 2 senelik faliyetlerinin gösterildiği sine-vizyon gösterisi ile başladı ...Kongre de yeni başkanlık divanı ve yönetim kurulu seçimi sonrasında Dernek Başkanı Hasan Kaparın Derneğin amaç ve gayesine yönelik konuşması ile devam etti. Anadolu'nun çeşitli yerlerinden gelen katılımcıların münazara ve sohbetleri ise oldukça renkli geçti.
COŞKULU ALTAY KONGRESİ
ALTAY Siyasî Araştırmalar Merkezi’nin İkinci Olağan Kongresi, 26 Haziran 2011 Pazar günü Tuzla’daki Haşmetli Lokantası konferans salonunda, İstanbul, Ankara, Sakarya, Yozgat, Eskişehir ve Antalya başta olmak üzere, yurdun dört bir köşesinden gelen 100’e yakın misafirin katılımıyla gerçekleştirildi. Ankara’da geçtiğimiz günlerde kurulan Ahde Vefa Derneği yönetim kurulu üyelerinin de tam kadro olarak katıldığı kongrede, Akademya, Aylık, Baran, dergilerinin yanısıra, Kıvam Hukuk Bürosu, İBDA Yayınevi temsilcileri ve Salih Mirzabeyoğlu’na Özgürlük sitesi editoryası da hazır bulundu. Bazı gönüldaşların eş ve çocuklarıyla iştirak ettiği genel kurulda, baştan sona coşku, dostluk ve gönüldaşlık ruhu hâkimdi.
Sabah saat 10’da kahvaltı servisiyle başlayan genel kurul çalışmaları, divan oluşturulması, dönem muhasebesi, yönetim kurulunun ibrası, yeni yönetimin seçilmesi, gündeme dair siyasî müzakereler, serbest sohbet ve misafirlere ikram edilen yemekle ve misafirlerin ortak arzusu sebebiyle plânlanandan üç saat geç olarak akşam saat 7’de sona erdi.
ALTAY yeni yönetim kuruluna, şu isimler seçildi:
Başkan: Hasan Kapar
Genel Sekreter: Halil Kantarcı
Muhasib Üye: İbrahim Karataş
Başkan Vekili: Umman Şahiner
Başkan Yardımcısı: M. Sedat Bulut
Yönetim Kurulu Üyeleri: Tayyar Tercan, Hayreddin Soykan
Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri: Tuncay Aksoy, Musab Keskin, Halil Aktaş, Mehmet Atılgan, Şakir Bilmez, Salih Sevim, Yakup Köse
Denetim Kurulu: Ömer Kama, F. Selim Albayrak, Selçuk Arslan
Denetim Kurulu Yedek Üyeleri: Süleyman Toker, M. Yavuz Uçum, Cem Yılmaz
ALTAY yöneticilerinden Ömer Kama’nın hazırladığı geçmiş dönem faaliyet belgeselinin videodan gösterilmesinden sonra başlayan siyasî müzâkerelerde, ALTAY Siyasî Araştırmalar Merkezi Başkanı Hasan Kapar açılış konuşmasını yaptı ve yeni dönemde daha yoğun, yaygın ve etkili faaliyetlere imza atmak arzu ve iradesini taşıdıklarını; camiamızdaki herkes ve her büroya eşit mesafede yakın durarak, elbirliğiyle faaliyetlerini zenginleştireceklerini vurguladı. Başkan Hasan Kapar, yeni dönemdeki ALTAY faaliyetleri ve mevcut siyasî durum çerçevesinde, yeni yönetim kurulu üyelerine, davamızın kıdemli şahsiyetlerine ve özellikle kongreye İstanbul dışından katılan misafirlere söz verdi.
Başkan ve tüm yönetim kurulu üyeleri, eleştirmekten ziyâde üretmeye dönük müsbet bir siyaset takib edeceklerini, Büyük Doğu-İBDA dünya görüşünün temel prensibi olan “Hâkimiyet kayıtsız şartsız Hakkındır” düsturunu paylaşmadıkları için ne geçmiş ne de hâlihazır siyasî mihrakların Anadolu insanının temel arzusunu karşılamadığını, yalnızca Büyük Doğu-İBDA’nın fikir ve irade olarak öncüsü ve temsilcisi olduğu bu tarihî misyonu yerine getirmek üzere “yeni devlet – yeni dünya” alternatifini herkes ve her kesime ulaştırıcı politikalar geliştirilmesi gerektiğini, dünya görüşümüzde mündemiç prensiblere uygun olarak zaten geliştirilmiş politikaları candan desteklediklerini, şahıslar üzerinden değil prensibler üzerinden siyaset yürüteceklerini, bu bakımdan hiçbir şahsî kayırma yahud şahsî kırgınlığın bünyelerinde barınamayacağını ifade ettiler.
Salih Mirzabeyoğlu’na Özgürlük sitesi Editoryası, kendilerine toplumun değişik kesimlerinin, Salih Mirzabeyoğlu’nu sosyal hayat içinde, aktüel mevzularda fikir ve yorumlarıyla görmek istediklerini belirttiklerini beyan ettiler. Genel Kurulda da Mütefekkir Mirzabeyoğlu’na bu konuda çağrıda bulunulması kararlaştırıldı.
ALTAY olarak bundan sonraki faaliyetlerin prensib, organizasyon, işbölümü, usul ve detay yönünden berraklaştırılacağı ve ALTAY Siyasî Araştırmalar Merkezi’nin çıkartacağı periyodik yayın organının kadro ve muhtevâ olarak tesbit edileceği Yönetim Kurulu toplantısının ise, iki hafta sonra Ankara’da gerçekleştirilmesi karara bağlandı.
Kongrenin en buruk ânı ise vedalaşma vakti oldu ve tüm misafirler bir dahaki kongreyi şimdiden dört gözle beklediklerini beyanla kucaklaşıp ayrıldılar.





Altay Siyasi Araştırmalar Merkezi 2, olağan kongresi İstanbul Tuzla'da gerçekleşti.
Kongre Altay Derneği'nin 2 senelik faliyetlerinin gösterildiği sine-vizyon gösterisi ile başladı ...Kongre de yeni başkanlık divanı ve yönetim kurulu seçimi sonrasında Dernek Başkanı Hasan Kaparın Derneğin amaç ve gayesine yönelik konuşması ile devam etti. Anadolu'nun çeşitli yerlerinden gelen katılımcıların münazara ve sohbetleri ise oldukça renkli geçti.
COŞKULU ALTAY KONGRESİ
ALTAY Siyasî Araştırmalar Merkezi’nin İkinci Olağan Kongresi, 26 Haziran 2011 Pazar günü Tuzla’daki Haşmetli Lokantası konferans salonunda, İstanbul, Ankara, Sakarya, Yozgat, Eskişehir ve Antalya başta olmak üzere, yurdun dört bir köşesinden gelen 100’e yakın misafirin katılımıyla gerçekleştirildi. Ankara’da geçtiğimiz günlerde kurulan Ahde Vefa Derneği yönetim kurulu üyelerinin de tam kadro olarak katıldığı kongrede, Akademya, Aylık, Baran, dergilerinin yanısıra, Kıvam Hukuk Bürosu, İBDA Yayınevi temsilcileri ve Salih Mirzabeyoğlu’na Özgürlük sitesi editoryası da hazır bulundu. Bazı gönüldaşların eş ve çocuklarıyla iştirak ettiği genel kurulda, baştan sona coşku, dostluk ve gönüldaşlık ruhu hâkimdi.
Sabah saat 10’da kahvaltı servisiyle başlayan genel kurul çalışmaları, divan oluşturulması, dönem muhasebesi, yönetim kurulunun ibrası, yeni yönetimin seçilmesi, gündeme dair siyasî müzakereler, serbest sohbet ve misafirlere ikram edilen yemekle ve misafirlerin ortak arzusu sebebiyle plânlanandan üç saat geç olarak akşam saat 7’de sona erdi.
ALTAY yeni yönetim kuruluna, şu isimler seçildi:
Başkan: Hasan Kapar
Genel Sekreter: Halil Kantarcı
Muhasib Üye: İbrahim Karataş
Başkan Vekili: Umman Şahiner
Başkan Yardımcısı: M. Sedat Bulut
Yönetim Kurulu Üyeleri: Tayyar Tercan, Hayreddin Soykan
Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri: Tuncay Aksoy, Musab Keskin, Halil Aktaş, Mehmet Atılgan, Şakir Bilmez, Salih Sevim, Yakup Köse
Denetim Kurulu: Ömer Kama, F. Selim Albayrak, Selçuk Arslan
Denetim Kurulu Yedek Üyeleri: Süleyman Toker, M. Yavuz Uçum, Cem Yılmaz
ALTAY yöneticilerinden Ömer Kama’nın hazırladığı geçmiş dönem faaliyet belgeselinin videodan gösterilmesinden sonra başlayan siyasî müzâkerelerde, ALTAY Siyasî Araştırmalar Merkezi Başkanı Hasan Kapar açılış konuşmasını yaptı ve yeni dönemde daha yoğun, yaygın ve etkili faaliyetlere imza atmak arzu ve iradesini taşıdıklarını; camiamızdaki herkes ve her büroya eşit mesafede yakın durarak, elbirliğiyle faaliyetlerini zenginleştireceklerini vurguladı. Başkan Hasan Kapar, yeni dönemdeki ALTAY faaliyetleri ve mevcut siyasî durum çerçevesinde, yeni yönetim kurulu üyelerine, davamızın kıdemli şahsiyetlerine ve özellikle kongreye İstanbul dışından katılan misafirlere söz verdi.
Başkan ve tüm yönetim kurulu üyeleri, eleştirmekten ziyâde üretmeye dönük müsbet bir siyaset takib edeceklerini, Büyük Doğu-İBDA dünya görüşünün temel prensibi olan “Hâkimiyet kayıtsız şartsız Hakkındır” düsturunu paylaşmadıkları için ne geçmiş ne de hâlihazır siyasî mihrakların Anadolu insanının temel arzusunu karşılamadığını, yalnızca Büyük Doğu-İBDA’nın fikir ve irade olarak öncüsü ve temsilcisi olduğu bu tarihî misyonu yerine getirmek üzere “yeni devlet – yeni dünya” alternatifini herkes ve her kesime ulaştırıcı politikalar geliştirilmesi gerektiğini, dünya görüşümüzde mündemiç prensiblere uygun olarak zaten geliştirilmiş politikaları candan desteklediklerini, şahıslar üzerinden değil prensibler üzerinden siyaset yürüteceklerini, bu bakımdan hiçbir şahsî kayırma yahud şahsî kırgınlığın bünyelerinde barınamayacağını ifade ettiler.
Salih Mirzabeyoğlu’na Özgürlük sitesi Editoryası, kendilerine toplumun değişik kesimlerinin, Salih Mirzabeyoğlu’nu sosyal hayat içinde, aktüel mevzularda fikir ve yorumlarıyla görmek istediklerini belirttiklerini beyan ettiler. Genel Kurulda da Mütefekkir Mirzabeyoğlu’na bu konuda çağrıda bulunulması kararlaştırıldı.
ALTAY olarak bundan sonraki faaliyetlerin prensib, organizasyon, işbölümü, usul ve detay yönünden berraklaştırılacağı ve ALTAY Siyasî Araştırmalar Merkezi’nin çıkartacağı periyodik yayın organının kadro ve muhtevâ olarak tesbit edileceği Yönetim Kurulu toplantısının ise, iki hafta sonra Ankara’da gerçekleştirilmesi karara bağlandı.
Kongrenin en buruk ânı ise vedalaşma vakti oldu ve tüm misafirler bir dahaki kongreyi şimdiden dört gözle beklediklerini beyanla kucaklaşıp ayrıldılar.
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/55280-yasayan-necip-fazil-yuruyen-buyuk-dogu · 21.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.

























