acil çok acil
1.439 görüntülenme · 11 yanıt
S.a bende ilginç şeyler oluyor namaza başlamıştım 4,5 ay önce o zamandır vesvese gelıyor. Ama bu onu gıbı değil bu dırek ınanmama gibi oluo iman esaslarından bırınde oluyor önemlı olan kalp ... bende bazen kalben ınanmama gıbı şeyler oluyor bu yaklaşık 1 hafta suruyor ama hepsı tastamı dogru şeyler ıman esasların bılıyorum ama neden böyle oluo kötüyüm şimdede öleyım sonra geçıyor 5 gun ıyı oluyorum acaba bu benden mı şeytandan mı ya benımse bırden bıre kufre gırılır mı bu sankı vesvese gıbı degıl gıbıme gelıo insanlardan öyleleri vardır ki: "Biz Allah'a ve ahiret gününe iman ettik" derler; oysa inanmış değillerdir. bu ayetle kufre mı gırdım acaba dıorum inşaAllah yardımcı olursanız ıyı olur

Ey maraz-ı vesvese ile mübtelâ! Biliyor musun vesvesen neye benzer? Musîbete benzer; ehemmiyet verdikçe şişer, ehemmiyet vermezsen söner Ona büyük nazarıyla baksan büyür; küçük görsen, küçülür Korksan ağırlaşır, hasta eder; havf etmezsen hafif olur, mahfî kalır Mahiyetini bilmezsen devam eder, yerleşir; mahiyetini bilsen, onu tanısan, gider Öyle ise, şu musîbetli vesvesenin aksâm-ı kesîresinden kesîrü'l-vuku' olan yalnız beş vechini beyân edeceğim Belki sana ve bana şifâ olur Zîrâ, şu vesvese öyle bir şeydir ki, cehil onu dâvet eder, ilim onu tard eder; tanımazsan gelir, tanısan gider
Birinci Vecih - Birinci Yara
Şeytan, evvelâ şüpheyi kalbe atar Eğer kalb kabul etmezse, şüpheden şetm'e döner Hayale karşı şetme benzer bâzı pis hâtıraları ve münâfi-i edeb çirkin halleri tasvir eder Kalbe "Eyvah!" dedirtir; ye'se düşürtür Vesveseli adam zanneder ki, kalbi Rabbine karşı sû-i edebde bulunuyor Müthiş bir halecan ve heyecan hisseder Bundan kurtulmak için huzurdan kaçar, gaflete dalmak ister Bu yaranın merhemi budur:
Bak, ey bîçare vesveseli adam! Telaş etme Çünkü, senin hatırına gelen, şetm değil, belki tahayyüldür Tahayyül-ü küfür, küfür olmadığı gibi, tahayyül-ü şetm dahi, şetm değildir Zîrâ, mantıkça, tahayyül hüküm değildir Şetm ise hükümdür
Hem bununla beraber, o çirkin sözler, senin kalbin sözleri değil Çünkü, senin kalbin, ondan müteessir ve müteessiftir Belki, kalbe yakın olan lümme-i şeytânîden geliyor Vesvesenin zararı, tevehhüm-ü zarardır; yani onu zararlı tevehhüm etmekle, kalben mutazarrır olmaktır Çünkü, hükümsüz bir tahayyülü hakikat tevehhüm eder Hem şeytanın işini kendi kalbine mal eder; onun sözünü, ondan zanneder Zarar anlar, zarara düşer Zâten şeytanın da istediği odur
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla
Ey Rabbim, şeytanların vesveselerinden Sana sığınırım • Onların yanımda bulunmalarından da, yâ Rabbi, Sana sığınırım (Mü'minûn Sûresi: 97-98)
Vesvesenin insana verilmesindeki hikmetleri nelerdir?
"Ben, biraz kuşkucu insanım Şükürler olsun ki bu özelliğim takıntı hastalığına dönüşecek kadar kuvvetli değil Yersiz kuşkulara kapıldığımda aklım ve iradem ile kendimi çabuk toparlayabiliyorum Fakat bir gerçek var ki; kuşkuları birçok zayıflıklarla beslenerek ileri derecelere varan, vesvese hastası olan kardeşlerimizin bulunmasıdır Benim merak ettiğim; Yüce Allah’ın, kulunu bu kadar yoran-sıkan kuşkuyu, başka bir deyişle vesveseyi ona vermesindeki hikmet, ya da hikmetler nelerdir? Bizi yanıltan bu vesveseyi neler beslemekte?"
***
İnsan, yaşamındaki davranışlarını zihninde oluşan kararlar doğrultusunda oluşturur; ama zihin, her defasında gerçeği etraflı şekilde kavrayamaz ve rahat karar veremez Bunun neticesinde, insanın elini, kolunu bağlayan, davranışını engelleyen şüphe; bilgilerin yerine oturmaması, iki şeyden birinin önem farkının bilinmemesi ve tereddüt meydana gelir
Şüphe ve tereddütlerin ortak noktası gerekli ve doğru bilginin eksikliğidir Ancak bilgiye ulaşıldığı zaman zihin, en doğru kararı verecektir Bilgi geciktiği müddetçe bu iki durağanlığı, kalbe düşen evham, kuruntu; yani vesvese körükleyecektir İşin içine aslı esası olmayan yanlış gerekçeler ilave olacaktır Kısacası; vesveseyi besleyen, bilgisizlik ve geçeğin kavranamamasıdır Kişi, konular üzerinde ne kadar çok ve köklü bilgili ise, o kadar az vesvese hisseder
Vesvese, insanın net bir şekilde bildiği ve kuvvetle inandığı imanî konularda da kendini gösterebilir Bu durum ise, kuvvetli inançtan rahatsızlanan şeytanın, imanı zayıflatıp insanı gaflete düşürme isteğinden kaynaklanır
Bunu örneğin Sahabîler bile yaşamışlardır Onlar ki; Resulullah (sas)’ı görmüş, işitmiş, O’na dokunmuş kişiler olmasına rağmen kalplerine vesvese dokunmuş ve bir gün Hz Peygamber’e şu soruyu sormaktan kendilerini alamamışlardır:
“İçimizden öyle şeyler geçiyor ki, herhangi birimiz onları söylemeyi bile suç sayıyor”
Hz Peygamber, “Gerçekten böyle bir şey hissettiniz mi?” diye sorduğunda; “Evet Ya Resulallah” dediler Resullulah (sas), “İşte sarih, açık, açık iman budur” buyurdular
Her şeyde bir hikmet olduğu gibi, sevimsiz görünmekle beraber vesvesenin; zarar veren hastalık boyutuna gelmesi önlendiği sürece, insan için hikmetleri vardır:
Vesvese öncelikle, insanı düşünmeye; bilgilerin yeniden gözden geçirilmesine sebep olur
Bu husus, Kur’an’da da işlenmiştir (Araf, /201) Kontrol altındaki vesvese, insanı sürekli uyanık, ayık bir şekilde tutar; gevşeyip gaflete düşmesini, hata yapmasını önler
Vesvese duyulan noktada -bu inanç konusunda da olabilir- kişi, yeni araştırmalar sonucu çok daha bilgili ve bilinçli olacağından vesvese, pek güzel işlere kaynaklık ederek çok hayırlı, işlere sebep olabilir
Vesvese, insanı pek çok kere daha ciddî; olaylar ve görevler açısından daha titiz, daha istekli olmasına zemin hazırlayan olur Böylece kişi, lakayt olmaktan; duyarsız ve miskinlikten kurtulup daha canlı ve çalışkanlığa kavuşur
Kısacası; vesvese, korkulacak bir durum değildir Yeter ki, onu kontrol altında tutabilmek, gerekli tedbirleri almak yetenek ve bilgisine sahip olabilelim Yüce Allah (cc), hepimize vesvesenin hayırlarını yaşamayı nasip eylesin (amin)…
"Ben, biraz kuşkucu insanım Şükürler olsun ki bu özelliğim takıntı hastalığına dönüşecek kadar kuvvetli değil Yersiz kuşkulara kapıldığımda aklım ve iradem ile kendimi çabuk toparlayabiliyorum Fakat bir gerçek var ki; kuşkuları birçok zayıflıklarla beslenerek ileri derecelere varan, vesvese hastası olan kardeşlerimizin bulunmasıdır Benim merak ettiğim; Yüce Allah’ın, kulunu bu kadar yoran-sıkan kuşkuyu, başka bir deyişle vesveseyi ona vermesindeki hikmet, ya da hikmetler nelerdir? Bizi yanıltan bu vesveseyi neler beslemekte?"
***
İnsan, yaşamındaki davranışlarını zihninde oluşan kararlar doğrultusunda oluşturur; ama zihin, her defasında gerçeği etraflı şekilde kavrayamaz ve rahat karar veremez Bunun neticesinde, insanın elini, kolunu bağlayan, davranışını engelleyen şüphe; bilgilerin yerine oturmaması, iki şeyden birinin önem farkının bilinmemesi ve tereddüt meydana gelir
Şüphe ve tereddütlerin ortak noktası gerekli ve doğru bilginin eksikliğidir Ancak bilgiye ulaşıldığı zaman zihin, en doğru kararı verecektir Bilgi geciktiği müddetçe bu iki durağanlığı, kalbe düşen evham, kuruntu; yani vesvese körükleyecektir İşin içine aslı esası olmayan yanlış gerekçeler ilave olacaktır Kısacası; vesveseyi besleyen, bilgisizlik ve geçeğin kavranamamasıdır Kişi, konular üzerinde ne kadar çok ve köklü bilgili ise, o kadar az vesvese hisseder
Vesvese, insanın net bir şekilde bildiği ve kuvvetle inandığı imanî konularda da kendini gösterebilir Bu durum ise, kuvvetli inançtan rahatsızlanan şeytanın, imanı zayıflatıp insanı gaflete düşürme isteğinden kaynaklanır
Bunu örneğin Sahabîler bile yaşamışlardır Onlar ki; Resulullah (sas)’ı görmüş, işitmiş, O’na dokunmuş kişiler olmasına rağmen kalplerine vesvese dokunmuş ve bir gün Hz Peygamber’e şu soruyu sormaktan kendilerini alamamışlardır:
“İçimizden öyle şeyler geçiyor ki, herhangi birimiz onları söylemeyi bile suç sayıyor”
Hz Peygamber, “Gerçekten böyle bir şey hissettiniz mi?” diye sorduğunda; “Evet Ya Resulallah” dediler Resullulah (sas), “İşte sarih, açık, açık iman budur” buyurdular
Her şeyde bir hikmet olduğu gibi, sevimsiz görünmekle beraber vesvesenin; zarar veren hastalık boyutuna gelmesi önlendiği sürece, insan için hikmetleri vardır:
Vesvese öncelikle, insanı düşünmeye; bilgilerin yeniden gözden geçirilmesine sebep olur
Bu husus, Kur’an’da da işlenmiştir (Araf, /201) Kontrol altındaki vesvese, insanı sürekli uyanık, ayık bir şekilde tutar; gevşeyip gaflete düşmesini, hata yapmasını önler
Vesvese duyulan noktada -bu inanç konusunda da olabilir- kişi, yeni araştırmalar sonucu çok daha bilgili ve bilinçli olacağından vesvese, pek güzel işlere kaynaklık ederek çok hayırlı, işlere sebep olabilir
Vesvese, insanı pek çok kere daha ciddî; olaylar ve görevler açısından daha titiz, daha istekli olmasına zemin hazırlayan olur Böylece kişi, lakayt olmaktan; duyarsız ve miskinlikten kurtulup daha canlı ve çalışkanlığa kavuşur
Kısacası; vesvese, korkulacak bir durum değildir Yeter ki, onu kontrol altında tutabilmek, gerekli tedbirleri almak yetenek ve bilgisine sahip olabilelim Yüce Allah (cc), hepimize vesvesenin hayırlarını yaşamayı nasip eylesin (amin)…
seytanın vesveseleri bunlar.cennetı kazanmak kolay değil.dunya bir sınav yerı.send ebu sınavlardan birindesin.Allah bu zor sınavı kolayca gecen ve kazanan kullarından olmayı cumlemıze nasıp etsin.Allaha sığın ve bolbol dua et.hepsi gececek göreceksin kardeşim.selametle..
sağolun Allah razı olsun ama bu sankı vesvese gıbı degıl ya benım kendı kalbımden geçenler ise :(
Bu vesvese ımanlı kişilere mı gelır acab herkesemı bu konularan dolayı artık çok sıkıldım kesın şirklıklık kugfurluk hareketler yapıom belkıde gırdım artık çok sıkıldım bazen kufre veya şirke gırdıysem acab dıorum nasıl anlıcam bunları
Esselamu aleykum mehmet beşli kardeşim,
Kainatın sultanı (s.a.v) efendimize bazı sahabeler geldiler ve şöyle dediler;<< Ey Allah'ın Resulu bazen kalbimize öyle şeyler geliyorki,diyoruz ki keşkem üstümüze dağlar düşse,keşkem viran olsakda bunlar aklımıza ve kalbimize gelmese>> Allah Resulu ise onlara;<< Müsterih olun her mü'min kulun kalbine şeytan gelir ve vesvese verir,eğerki onun söylediğini sizde kalben tasdik eder,fiilen de işler,söz olarakda inanarak söylerseniz,o zaman küfre düşersiniz,ancak umursamaz iseniz,size Allah (c.c) bu durumdan dolayı vebal yüklemez.>>.
Değerli kardeşim şeytan hakkında en tutarlı bilgiler şunlardır,<< insana dokunamaz,zorla bir fiil yaptıramaz,zorla bir söz söyletemez,seni zorla hiçbir şeye inandıramaz>>,ancak tek yapabildiği şey senin kalbine vesvese dediğimiz bir şeyle fısıldamasıdır,bu işde onun tek gücü yeten kötülük amelidir,başka hiç bir şey yapamaz.
Eğer ki onun sözleri hakkında ,onu dinleyipte ( acaba doğrumudur) diye düşünürsen ona kıymet vermiş ve yüceltmiş olursun,genelde soru üstüne soru sorar,ancak senden ilk sorusuna verdiğin cevaba göre diğer soruları sıralar ve bir yerde kafanı ve kalbini bulandırır,dini konularda usta bile olsan yeterli bir manevi makamda olamazsan seni bir yerde sıkıştırır,sorular sorar sen soruları cevaplarsın bir yerde öyle bir soru sorarki cevap veremezsin ancak cevabını veremediğin soru senin helak olmana yeter.
Din ve iman kavramlarımız 1300 yıldır hiç değişmedi hep aynı,kıyamete kadarda öyle kalacaktır,bu sebeple dini ve imanı konularda hatta itikat uygulama meseleleri hakkında sanki yanlışmış yada yanlış yapılıp yanlış inanıyormuşsun gibi sözleri söyleyerek sana yaklaşan şeytan hakkında Yüce mevla NAS suresinde onun sadece vesvese veren bir yaratık olduğunu bildiriyor,bir başka ayeti kerimede ise şeytan ile beraber cehenneme sokulan insanlar ona uydukları için ondan şikayetci olurlar,dünyada bizi kandırdın hadi bizi kurtar bu cehennemden derler,ancak onun cevabı; ben size zorla birşey yaptırmadım benim size söylediğim kurubir vesvese yani sözden başka birşey değildir,der.
Sana tüm kardeşlerimin söylediği gibi tavsiyem şudur,ibadet yapanı,hayırlı bir iş yapanı çokca vesvese lediği için,daha dikkatli ve onu ve onun sözlerini düşünmeden,ona kıymet vermeden,yanlız Allah (c.c) rızasını ve sevgisini düşünerek amel et,ona kulak asma bir gün gelir seni terk eder,nurundan yanına yaklaşamaz.Allah bizi o nurlu kullarından etsin.AMİN
Kainatın sultanı (s.a.v) efendimize bazı sahabeler geldiler ve şöyle dediler;<< Ey Allah'ın Resulu bazen kalbimize öyle şeyler geliyorki,diyoruz ki keşkem üstümüze dağlar düşse,keşkem viran olsakda bunlar aklımıza ve kalbimize gelmese>> Allah Resulu ise onlara;<< Müsterih olun her mü'min kulun kalbine şeytan gelir ve vesvese verir,eğerki onun söylediğini sizde kalben tasdik eder,fiilen de işler,söz olarakda inanarak söylerseniz,o zaman küfre düşersiniz,ancak umursamaz iseniz,size Allah (c.c) bu durumdan dolayı vebal yüklemez.>>.
Değerli kardeşim şeytan hakkında en tutarlı bilgiler şunlardır,<< insana dokunamaz,zorla bir fiil yaptıramaz,zorla bir söz söyletemez,seni zorla hiçbir şeye inandıramaz>>,ancak tek yapabildiği şey senin kalbine vesvese dediğimiz bir şeyle fısıldamasıdır,bu işde onun tek gücü yeten kötülük amelidir,başka hiç bir şey yapamaz.
Eğer ki onun sözleri hakkında ,onu dinleyipte ( acaba doğrumudur) diye düşünürsen ona kıymet vermiş ve yüceltmiş olursun,genelde soru üstüne soru sorar,ancak senden ilk sorusuna verdiğin cevaba göre diğer soruları sıralar ve bir yerde kafanı ve kalbini bulandırır,dini konularda usta bile olsan yeterli bir manevi makamda olamazsan seni bir yerde sıkıştırır,sorular sorar sen soruları cevaplarsın bir yerde öyle bir soru sorarki cevap veremezsin ancak cevabını veremediğin soru senin helak olmana yeter.
Din ve iman kavramlarımız 1300 yıldır hiç değişmedi hep aynı,kıyamete kadarda öyle kalacaktır,bu sebeple dini ve imanı konularda hatta itikat uygulama meseleleri hakkında sanki yanlışmış yada yanlış yapılıp yanlış inanıyormuşsun gibi sözleri söyleyerek sana yaklaşan şeytan hakkında Yüce mevla NAS suresinde onun sadece vesvese veren bir yaratık olduğunu bildiriyor,bir başka ayeti kerimede ise şeytan ile beraber cehenneme sokulan insanlar ona uydukları için ondan şikayetci olurlar,dünyada bizi kandırdın hadi bizi kurtar bu cehennemden derler,ancak onun cevabı; ben size zorla birşey yaptırmadım benim size söylediğim kurubir vesvese yani sözden başka birşey değildir,der.
Sana tüm kardeşlerimin söylediği gibi tavsiyem şudur,ibadet yapanı,hayırlı bir iş yapanı çokca vesvese lediği için,daha dikkatli ve onu ve onun sözlerini düşünmeden,ona kıymet vermeden,yanlız Allah (c.c) rızasını ve sevgisini düşünerek amel et,ona kulak asma bir gün gelir seni terk eder,nurundan yanına yaklaşamaz.Allah bizi o nurlu kullarından etsin.AMİN
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/47951-acil-cok-acil · 19.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
◆İlgili Konular
- acil acil acil yardımmmm Allah rızası için herkes baksın İslami Bilgi ve Kaynaklar 3 cevap
- acil soru acil cevap??? Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı 7 cevap
- Gusül Abdesti [ Acil] Genel Konular 14 cevap
- acil yardım:( Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı 35 cevap
- Arağça İlahi Lazım Acil İlahiler ve Ezgiler 1 cevap
- Bedir, Uhud ve Hendek Savaşlarının Önemi Nedir? Acil! Peygamberimiz Hz. Muhammed ( sav ) 4 cevap
Giriş yap ve cevap yaz.