
Arşın kubbelerine adı nurla yazılan,
İsmi semada Ahmet, yerde Muhammed olan,
Yedi katlı göklerde Hak cemalini bulan,
Evvel ahir yolcusu, ya Hz. Muhammed!
O gece Sendin gelen ezel kadar uzaktan.
Melekler her zerreye müjde verirken Hak'tan,
O gece Sendin gelen ya Hz. Muhammed!
Yıldızlar, meşk içinde kâinat vecd ederken,
Bütün hamd ve senalar yüce Rabb'e giderken,
O gece Sendin gelen ya Hz. Muhammed!
Cehalet bayrakları birer birer inerken,
Bin yıllık küfür ateşi ebediyyen sönerken,
O gece Sendin gelen ya Hz. Muhammed!
Kisra saraylarında sütunlar savrulurken,
Arzdan arşa âlemler, rahmetini bulurken,
O gece Sendin gelen ya Hz. Muhammed!
Sabır doruklarında, beşerin en yücesi;
Senin cennet mekânın, fakirlerin hanesi...
Gönüller hazinesi ya Hz Muhammed!
Doğar doğmaz Allah'a secde emri verilen,
Alnında, âlemlere rahmet tacı görülen,
Kâinat Efendisi ya Hz. Muhammed!
Sana şahit âyetler, her zerre ve her mekân.
Senden uzak kalmaya nasıl dayanır ki can?
Sen her canda canansın ya Hz. Muhammed!
Seni selâmlıyorken her katta peygamberler,
Öyle bir an geldi ki durdu bütün melekler,
Hakk'a yalnız yürüdün ya Hz. Muhammed!
Dünyada dönmeyen dil, mahşerde ne söylesin.
Mevlâ bütün beşeri, ümmetinden eylesin.
Sancağının altında ya Hz. Muhammed!
Hiç kimseden kimseye fayda olmayan günde,
Hasatları has tartan o terazi önünde,
Noksanlarım bağışlat ya Hz. Muhammed!
Gönüldür sermayesi ahiret servetinin.
Sana selât ve selâm gönderen ümmetinin,
Cennetler şahidi ol ya Hz. Muhammed!