Sülük ve tasavvuf

1.799 görüntülenme · 13 yanıt

Paylaş:
_YUSUF_

_YUSUF_ 🛡

Yönetici · ✦ Mübarek Üye · 4.070 mesaj

#1
Bil ki, tasavvuf dilinde sülük; insanın ahlâklarını, işlerini ve ilimlerini güzelleştirmektir, ilk durumunda kul bütün bunların içinde Rabbinden gafildir; ancak O'na vâsıl olmak için devamlı iç âleminin temizliği ile meşgul olur.

Bir Hak yolcusunun sülûkünü (Hakk'a gidişini) bozan şeyler iki tanedir. Bunlar; ilâhî emirlerde tevillere dalıp ruhsatların peşine düşmek; diğeri de kötü arzularına uyan bozuk kimselere uymaktır.

Kim, içinde bulunduğu vaktin hükmünü (amel ve edebini) zayi ederse, o cahildir. Kim, içinde bulunduğu vaktin amelinde kusurlu davranırsa, o gafildir. Kim o vakitteki işi ihmal ederse, o âcizdir.

Bir müridin kalbindeki bütün düşüncesi Allah ve Resulü olmadıkça, mürid gündüzlerini oruçlu geçirip dilini sükûta alıştırmadıkça, Hak yolundaki iradesi sahih ve samimi değildir. Çünkü çok yemek, çok konuşmak ve çok uyumak kalbi katılaştırır. Ayrıca Hak yolcusunun sırtı çokça rükû halinde, alnı secdede, gözleri yaşlı ve günaha kapalı, kalbi hüzün içinde ve dili sürekli zikir halinde olmalıdır.

Kısaca, Hak yolcusunun her âzası, devamlı Allah ve Resûlü'nün teşvik ettiği bir işle meşgul olmalı; onların yapılmasını hoş görmediği işleri terketmelidir. Hak adamı, vera'a sarılıp haram ve şüpheli şeylerden el çekmeli, kötü arzuların terk etmeli, devamlı Allahu Teâlâ'nın lutfundan kendisine ihsan ettiği hayırlı şeyleri gözetmelidir.

Hak yolcusu yaptıklarını sevap için değil, Allah'ın rızâsını elde etmek için yapmaya gayret etmelidir. Yaptığı her işi, bir âdet ve alışkanlık olarak değil, ibadet olarak yapmalıdır.

Kim, iş ve ibadetinde, onu kim için yaptığına bakarsa; amelini ve nefisini görmez; boş arzularını terkeder.

Şu halde, hak yolundaki niyet ve iradenin sahih olması için, nefsin boş tercihini terketmek ve ilâhî takdirin tecellisi karşısında sükûnete bürünmek gerekir.

Bu konudaki bir şiirde şöyle denmiştir:

Ben ona ulaşmak istiyorum, o ise benden ayrı

kalmayı; Ben de uydum onun arzusuna, terkettim bir

tercih yapmayı.

Yüce Allah'ın hükmüne uyup halktan fâni ol (hepsini gönlünden sil); Allah'ın emirine uyarak nefsinden fâni ol; Allah'ın fiiline tabi olarak kendi iradenden fâni ol; işte ozaman Allah'ın ilmini alacak bir kap durumuna gelmeye ehil olursun.

Halkı gönülden silmenin alâmeti; onlardan tamamen kesilmen, bir ihtiyacın için onlara sık sık müracaatı ter-ketmen ve ellerindeki dünyalık şeylerden ümidini kesmendir.

Kendinden ve kötü arzularından fâni olmanın alâmeti; bir şey kazanma çabasını terketmek, bir fayda elde etmek veya bir zararı def etmek için sebeplere tutunmayı bir kenara bırakmaktır.

Bu hali elde ettiğin zaman, kendi aklınla kendin için bir harekete girmezsin; sahip olduğun şeylere bakıp kendine itimat etmezsin; kendini savunmaya geçmezsin ve kendine bir zarar vermeye kalkmazsın. Bütün bunları, senin işlerini ilk olarak görüp gözeten yüce rabbine havale edersin; bundan sonra da her işini O'nun görmesini istersin. O senin bütün işlerini anne rahminde ve süt emme döneminde nasıl görüp gözetti ise; bundan sonra da görüp gözetir; yeter ki sen O'na güven ve işlerini teslim et.

Allah'ın fiiline razı olup kendi iradenden fâni olmanın alâmeti; kendi başına hiçbir şeyi murad etmemendir; çünkü bu durumda sen yüce Allah'ın iradesinden başka bir iradeye sahip olmazsın. O sende istediği gibi fiilini icra eder; sen de bu fiiller ve tecelliler karşısında azaların sakin, kalbin huzur içinde, gönlün rahat, yüzün güleç, iç âleminin tadını bozmadan teslimiyet gösterirsin. İlâhî kudret seni istediği gibi evirip çevirir; senin üzerinde ezelde verilen hüküm icra edilir, sana mülkün sahibi ilim


ve hikmet öğretir, sana nurdan elbiseler giydirir ve böylece seni geçmişteki ilim sahibi dostlarının makamına çıkarır.

İMAM GAZÂLÎ
ebuzer25

ebuzer25

Mübarek Üye · 1.845 mesaj

#2
ALLAH razı olsun sesene coook güzel bir paylaşım Çünkü çok yemek, çok konuşmak ve çok uyumak kalbi katılaştırır.burası cok önemli RABBİM KALBİMİZİ yumuşatsın razı oldugu sekılde yaşatsın.selametle kalın
_YUSUF_

_YUSUF_ 🛡

Yönetici · ✦ Mübarek Üye · 4.070 mesaj

#3
sevda hafızALLAH razı olsun sesene coook güzel bir paylaşım Çünkü çok yemek, çok konuşmak ve çok uyumak kalbi katılaştırır.burası cok önemli RABBİM KALBİMİZİ yumuşatsın razı oldugu sekılde yaşatsın.selametle kalın


Allah'u teala cümlemizden razı olsun
Selametle



------------------
Hatırlatma:Mubarek Ramazan ayındayız zekat ve fitrenizi verdiniz mi?
çağrı91

çağrı91

Kıdemli Üye · 237 mesaj

#4
Allah razı olsun çok güzel bir yazı...
_YUSUF_

_YUSUF_ 🛡

Yönetici · ✦ Mübarek Üye · 4.070 mesaj

#5
çağrı91, post: 797308, member: 54443Allah razı olsun çok güzel bir yazı...

Cümlemizden razı olsun
Selametle
gülsengül

gülsengül

Mübarek Üye · 5.816 mesaj

#6
elinize emeğinize sağlık çok güzel bir konu..
Allah razı olsun ..selam ve dua üzerinize olsun..
_YUSUF_

_YUSUF_ 🛡

Yönetici · ✦ Mübarek Üye · 4.070 mesaj

#7
gülsengülelinize emeğinize sağlık çok güzel bir konu..
Allah razı olsun ..selam ve dua üzerinize olsun..

Allah'u teala cümlemizden razı olsun
Selam ve dua sizinde üzerinize olsun
Selametle
smmmtuba

smmmtuba

Mübarek Üye · 1.639 mesaj

#8
_YUSUF_

Kısaca, Hak yolcusunun her âzası, devamlı Allah ve Resûlü'nün teşvik ettiği bir işle meşgul olmalı; onların yapılmasını hoş görmediği işleri terketmelidir. Hak adamı, vera'a sarılıp haram ve şüpheli şeylerden el çekmeli, kötü arzuların terk etmeli, devamlı Allahu Teâlâ'nın lutfundan kendisine ihsan ettiği hayırlı şeyleri gözetmelidir.

Hak yolcusu yaptıklarını sevap için değil, Allah'ın rızâsını elde etmek için yapmaya gayret etmelidir. Yaptığı her işi, bir âdet ve alışkanlık olarak değil, ibadet olarak yapmalıdır.

Kim, iş ve ibadetinde, onu kim için yaptığına bakarsa; amelini ve nefisini görmez; boş arzularını terkeder.

Şu halde, hak yolundaki niyet ve iradenin sahih olması için, nefsin boş tercihini terketmek ve ilâhî takdirin tecellisi karşısında sükûnete bürünmek gerekir.

Bu konudaki bir şiirde şöyle denmiştir:

Ben ona ulaşmak istiyorum, o ise benden ayrı

kalmayı; Ben de uydum onun arzusuna, terkettim bir

tercih yapmayı.

Yüce Allah'ın hükmüne uyup halktan fâni ol (hepsini gönlünden sil); Allah'ın emirine uyarak nefsinden fâni ol; Allah'ın fiiline tabi olarak kendi iradenden fâni ol; işte ozaman Allah'ın ilmini alacak bir kap durumuna gelmeye ehil olursun.

Halkı gönülden silmenin alâmeti; onlardan tamamen kesilmen, bir ihtiyacın için onlara sık sık müracaatı ter-ketmen ve ellerindeki dünyalık şeylerden ümidini kesmendir.

Kendinden ve kötü arzularından fâni olmanın alâmeti; bir şey kazanma çabasını terketmek, bir fayda elde etmek veya bir zararı def etmek için sebeplere tutunmayı bir kenara bırakmaktır.

Bu hali elde ettiğin zaman, kendi aklınla kendin için bir harekete girmezsin; sahip olduğun şeylere bakıp kendine itimat etmezsin; kendini savunmaya geçmezsin ve kendine bir zarar vermeye kalkmazsın. Bütün bunları, senin işlerini ilk olarak görüp gözeten yüce rabbine havale edersin; bundan sonra da her işini O'nun görmesini istersin. O senin bütün işlerini anne rahminde ve süt emme döneminde nasıl görüp gözetti ise; bundan sonra da görüp gözetir; yeter ki sen O'na güven ve işlerini teslim et.

Allah'ın fiiline razı olup kendi iradenden fâni olmanın alâmeti; kendi başına hiçbir şeyi murad etmemendir; çünkü bu durumda sen yüce Allah'ın iradesinden başka bir iradeye sahip olmazsın. O sende istediği gibi fiilini icra eder; sen de bu fiiller ve tecelliler karşısında azaların sakin, kalbin huzur içinde, gönlün rahat, yüzün güleç, iç âleminin tadını bozmadan teslimiyet gösterirsin. İlâhî kudret seni istediği gibi evirip çevirir; senin üzerinde ezelde verilen hüküm icra edilir, sana mülkün sahibi ilim


ve hikmet öğretir, sana nurdan elbiseler giydirir ve böylece seni geçmişteki ilim sahibi dostlarının makamına çıkarır.

İMAM GAZÂLÎ



Allahü teala razı olsun.
Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtûhû vel mağfiratûhû


Ey Müslüman! "Edep nedir?" diye sorarsan, bil ki edep edepsizlerin edepsizliklerine, kabalıklarına, kötü sözlerine sabır ve tahammül etmektir.
_YUSUF_

_YUSUF_ 🛡

Yönetici · ✦ Mübarek Üye · 4.070 mesaj

#9
smmmtubaAllahü teala razı olsun.

Mevlam cümlemizden razı olsun
Selametle
Nur_u Secde

Nur_u Secde

Mübarek Üye · 5.268 mesaj

#10
Kısaca, Hak yolcusunun her âzası, devamlı Allah ve Resûlü'nün teşvik ettiği bir işle meşgul olmalı; onların yapılmasını hoş görmediği işleri terketmelidir. Hak adamı, vera'a sarılıp haram ve şüpheli şeylerden el çekmeli, kötü arzuların terk etmeli, devamlı Allahu Teâlâ'nın lutfundan kendisine ihsan ettiği hayırlı şeyleri gözetmelidir.


selamün aleyküm.
Allah razı olsun.
_YUSUF_

_YUSUF_ 🛡

Yönetici · ✦ Mübarek Üye · 4.070 mesaj

#11
Nur_u Secde, post: 885245, member: 3585Kısaca, Hak yolcusunun her âzası, devamlı Allah ve Resûlü'nün teşvik ettiği bir işle meşgul olmalı; onların yapılmasını hoş görmediği işleri terketmelidir. Hak adamı, vera'a sarılıp haram ve şüpheli şeylerden el çekmeli, kötü arzuların terk etmeli, devamlı Allahu Teâlâ'nın lutfundan kendisine ihsan ettiği hayırlı şeyleri gözetmelidir.


selamün aleyküm.
Allah razı olsun.



Ve aleykümselam
Cümlemizde inşaAllah
Selamtle
El_Kassam

El_Kassam

Kıdemli Üye · 232 mesaj

#12
Bu Ahir zamanda Tasavvufsuz Bir Hayatla İmanı Kurtarmak Çok Zor...

İllaki Bir Allah c.c Dostu...

İllede Bir Allah c.c Dostu..!!
ferahhfeza

ferahhfeza

Mübarek Üye · 10.922 mesaj

#13
_YUSUF_Bil ki, tasavvuf dilinde sülük; insanın ahlâklarını, işlerini ve ilimlerini güzelleştirmektir, ilk durumunda kul bütün bunların içinde Rabbinden gafildir; ancak O'na vâsıl olmak için devamlı iç âleminin temizliği ile meşgul olur.

Bir Hak yolcusunun sülûkünü (Hakk'a gidişini) bozan şeyler iki tanedir. Bunlar; ilâhî emirlerde tevillere dalıp ruhsatların peşine düşmek; diğeri de kötü arzularına uyan bozuk kimselere uymaktır.

Kim, içinde bulunduğu vaktin hükmünü (amel ve edebini) zayi ederse, o cahildir. Kim, içinde bulunduğu vaktin amelinde kusurlu davranırsa, o gafildir. Kim o vakitteki işi ihmal ederse, o âcizdir.

Bir müridin kalbindeki bütün düşüncesi Allah ve Resulü olmadıkça, mürid gündüzlerini oruçlu geçirip dilini sükûta alıştırmadıkça, Hak yolundaki iradesi sahih ve samimi değildir. Çünkü çok yemek, çok konuşmak ve çok uyumak kalbi katılaştırır. Ayrıca Hak yolcusunun sırtı çokça rükû halinde, alnı secdede, gözleri yaşlı ve günaha kapalı, kalbi hüzün içinde ve dili sürekli zikir halinde olmalıdır.

Kısaca, Hak yolcusunun her âzası, devamlı Allah ve Resûlü'nün teşvik ettiği bir işle meşgul olmalı; onların yapılmasını hoş görmediği işleri terketmelidir. Hak adamı, vera'a sarılıp haram ve şüpheli şeylerden el çekmeli, kötü arzuların terk etmeli, devamlı Allahu Teâlâ'nın lutfundan kendisine ihsan ettiği hayırlı şeyleri gözetmelidir.

Hak yolcusu yaptıklarını sevap için değil, Allah'ın rızâsını elde etmek için yapmaya gayret etmelidir. Yaptığı her işi, bir âdet ve alışkanlık olarak değil, ibadet olarak yapmalıdır.

Kim, iş ve ibadetinde, onu kim için yaptığına bakarsa; amelini ve nefisini görmez; boş arzularını terkeder.

Şu halde, hak yolundaki niyet ve iradenin sahih olması için, nefsin boş tercihini terketmek ve ilâhî takdirin tecellisi karşısında sükûnete bürünmek gerekir.

Bu konudaki bir şiirde şöyle denmiştir:

Ben ona ulaşmak istiyorum, o ise benden ayrı

kalmayı; Ben de uydum onun arzusuna, terkettim bir

tercih yapmayı.

Yüce Allah'ın hükmüne uyup halktan fâni ol (hepsini gönlünden sil); Allah'ın emirine uyarak nefsinden fâni ol; Allah'ın fiiline tabi olarak kendi iradenden fâni ol; işte ozaman Allah'ın ilmini alacak bir kap durumuna gelmeye ehil olursun.

Halkı gönülden silmenin alâmeti; onlardan tamamen kesilmen, bir ihtiyacın için onlara sık sık müracaatı ter-ketmen ve ellerindeki dünyalık şeylerden ümidini kesmendir.

Kendinden ve kötü arzularından fâni olmanın alâmeti; bir şey kazanma çabasını terketmek, bir fayda elde etmek veya bir zararı def etmek için sebeplere tutunmayı bir kenara bırakmaktır.

Bu hali elde ettiğin zaman, kendi aklınla kendin için bir harekete girmezsin; sahip olduğun şeylere bakıp kendine itimat etmezsin; kendini savunmaya geçmezsin ve kendine bir zarar vermeye kalkmazsın. Bütün bunları, senin işlerini ilk olarak görüp gözeten yüce rabbine havale edersin; bundan sonra da her işini O'nun görmesini istersin. O senin bütün işlerini anne rahminde ve süt emme döneminde nasıl görüp gözetti ise; bundan sonra da görüp gözetir; yeter ki sen O'na güven ve işlerini teslim et.

Allah'ın fiiline razı olup kendi iradenden fâni olmanın alâmeti; kendi başına hiçbir şeyi murad etmemendir; çünkü bu durumda sen yüce Allah'ın iradesinden başka bir iradeye sahip olmazsın. O sende istediği gibi fiilini icra eder; sen de bu fiiller ve tecelliler karşısında azaların sakin, kalbin huzur içinde, gönlün rahat, yüzün güleç, iç âleminin tadını bozmadan teslimiyet gösterirsin. İlâhî kudret seni istediği gibi evirip çevirir; senin üzerinde ezelde verilen hüküm icra edilir, sana mülkün sahibi ilim


ve hikmet öğretir, sana nurdan elbiseler giydirir ve böylece seni geçmişteki ilim sahibi dostlarının makamına çıkarır.

İMAM GAZÂLÎ



SELAMUN aleykum
ALLAH cc razı olsun kardeşim ..
selam ve dua ile.
_YUSUF_

_YUSUF_ 🛡

Yönetici · ✦ Mübarek Üye · 4.070 mesaj

#14
Ve Aleykum Selam ve rahmetullahi
Rabbim cümle kardeşlerimizden razı olsun inşaAllah
Mevlaya emanet olun

aminenurSELAMUN aleykum
ALLAH cc razı olsun kardeşim ..
selam ve dua ile.
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.