Allah'a hamdolsun ki, şuan da herkes uykuda. Ben ise uyanığım. Benim bu gece Yaratıcı ile işim, gücüm var. Bu ne şereftir, bu ne uyanık bahttır ki bu gece Hakk da uyanıktır, bizler de uyanığız.
Hiçbir geceye benzemeyen bu gece, gözlerim seher vaktine kadar uyanık kalmaz da uykuya dalarsa ben bu gözlerden bîzâr olurum, usanırım. Sustum, dudaklarımı kapadım. Ama bu gece, ben sözsüz, sessiz, sedâsız konuşuyorum.
Gecenin hakîkatını görebilen, uyumak istemez. Uykudan kaçar. Birçok nurlu gönüller, nurlu yüzler, tertemiz canlar geceyi ihyâ ederler, uyumazlar, ibâdet ederler, Allah'a yalvarırlar, yakarırlar.
Senin canın hakkı için hayırlı işler yapmaktan vazgeçme, uyuma! Gaflete dalma! Bir geceyi ömründen azalmış bil, eksik say, uyanık kal, uyuma!
Kendi hevâ ve hevesine uydun, rahatını düşündün, binlerce gece uyudun. Ne olur bir gececik de sevgilinin hatırı için uyuma!
Sabaha kadar uyanık kaldığın: ''Yâ Rabbi, yâ Rabbi!'' diye feryâd ettiğin o hastalık gecesini hatırla, o geceden kork da uyuma!
Cenâb-ı Hakk; ''Dostlar, geceleri uyumazlar.''(Zariyat, 17-18) diye buyurdu. Bu âyeti duyup, hatanı anlayarak utandınsa, artık uyuma..!
Mevlânâ