ஓ Gecenin NURUNU kalbinde bulanlar ஓ

3.911 görüntülenme · 39 yanıt

Paylaş:
ferahhfeza

ferahhfeza

Mübarek Üye · 10.922 mesaj

#1



ஓ Gecenin NURUNU kalbinde bulanlar ஓ








Allah’ın rızası ibadetle kazanılır

Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "Allah kendilerine mükafatlarını tam olarak versin ve kendi lütfundan daha da artırsın diye (böyle yaparlar). Şüphesiz O, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir." (Fatır;30)

Ayet-i kerimeden anlaşılan odur ki, insan yapmış olduğu amelinin, ibadet ve zikrinin mükafatının karşılığını eksiksiz, hatta fazlasıyla alacaktır. Allah-u Zülcelal'in fazlı ve keremi ile sevapların mükafatı kat kat fazla olacaktır ki, bu Allah'ın rahmetinin bolluğunu gösterir.

Allah-u Zülcelal kendisine ibadet edilmesinden ve çok yalvarılmasından razı olur. Çünkü Allah'a, kulunun münacatı çok hoş gelir. O halde, gece-gündüz Allah'a ibadet edip yalvarana muamelenin nasıl olacağını sen düşün!

Allah-u Zülcelal'in rahmetine muhtaç kullar olarak, geceleri seher vakitlerinde çokça yalvarıp, ömrümüz yettiği sürece af ve mağfiret talebinden geri kalmamamız gereklidir. Çünkü geçmiş Evliyaların yaşantısına baktığımız zaman, ömürlerinin çoğunu Allah-u Zülcelal'e ibadetle geçirdiklerini görüyoruz. Herkes uyurken, senin kalkıp Allah-u Zülcelal'e münacaat etmen, yalvarman, diğer vakitlerde yapacağın dualardan çok daha kıymetlidir.

Allah aşıklarının gönülleri nurlarla aydınlanmıştır

Şeyh Şehabeddin Ömer Sühreverdi şöyle demiştir: "Hakiki Allah aşığı, gece zikir ve münacaata başlayınca, onun gecesinin nuru gündüzüne yayılır. Gündüzü de gecesinin himayesinde olur. Onun gönlü Allah-u Zülcelal'in nurlarıyla münevver olur. Kalbi Allah'ın kalelerinden bir kale içinde olur."

Anlatıldığına göre, Allah-u Zülcelal Peygamberlerden birisine şöyle vahy etmiştir: "Gerçekten benim bazı kullarım var ki onlar beni sever, ben de onları severim. Onlar bana kavuşmayı özler, ben de onlara kavuşmayı arzularım. Onlar beni zikreder, ben de onları zikrederim. Onlar bana nazar eder, ben de onlara nazar ederim, onların yoluna girersen seni de severim. Onlardan yüz çevirirsen sana kızarım."

Bunun üzerine o Peygamber: "Ya Rabbi! Onların alameti nedir?" diye sorunca, Allah-u Zülcelal şöyle buyurdu: "Şefkatli bir çobanın koyunlarını takip edip izlediği gibi, onlar da gündüzleyin gölgeleri takip ederek ibadet vakitlerini tespite uğraşırlar. Gün batımında kuşun yuvasına dönmeyi arzuladığı gibi, onlar da bana ibadet için güneşin batmasını arzularlar.

“Gece olup her sevgili sevgilisiyle başbaşa kalınca, onlar bana ibadet için ayakta durur, yüzlerini benim için secdeye sererler. Benim kelamımla münacaat ederler. Kendilerine ihsan ettiğim nimetler için beni övüp dururlar. Onların benim için katlandıkları sıkıntıları görüyor, muhabbetimden dolayı nasıl dertlendiklerini işitiyorum.

Onlara ilk olarak üç nimet veririm:
Birincisi: Kalplerine nurumdan bir parça nur atarım, artık benim onlardan haber verdiğim gibi onlar da benden haber verirler.

İkincisi: Eğer yedi kat gökler, bütün yerler ve ikisinin içindekiler sevap olarak onların mizanına konacak olsa, onların yaptıklarına karşılık olarak bunları az bulur, kendilerine daha fazlasını veririm. Onların yaptıkları bu ibadetin ecri, benim yanımda daha fazladır.

Üçüncüsü: Onlara zatımla yönelirim. Bir düşün! Benim zatımla yöneldiğim bir dostuma ne vereceğimi hiç kimse bilebilir mi?"

Görüldüğü gibi gece ibadeti, Allah-u Zülcelal'in sevgisine ulaştıran çok büyük bir vesiledir. Bütün bunları dinleyip anladıktan sonra, insan gece uykusundan fedakarlık yaparak Rabbiyle başbaşa kalmalıdır.

Bakınız, bütün bu bahsedilenler, bizim için ibret verici ve ibadete teşvik edici olmalıdır. Gece ibadet ve taatle meşgul olanlara bakın, hepsi Allah-u Zülcelal'in rızasını, sevgisini kazanmış zatlardır.


Gece ibadetinin zevki

Ebu Süleyman Darani (ks) şöyle demiştir: "İbadet erbabının gece karanlığında yaptıkları ibadetten aldıkları zevkleri, eğlence erbabının eğlence yerlerinde aldıkları zevkten daha fazladır. Hatta eğer geceler olmasaydı, yaşamayı dahi arzu etmezdim."

Yine Ebu Süleyman Darani şöyle demiştir: "Abidlerin gece ibadetinde aldıkları zevki, ibadetlerin sevabı ile karşılaştıracak olsan, o zevk, ibadetlerinin mükafatından çok daha fazla gelirdi."

Alimlerden biri de şöyle demiştir: "Dünyada cennet nimetlerine benzeyen tek bir şey varsa, o da alimlerin gece ibadetinden aldıkları zevktir."

Ebu Derda (ra) der ki: "Allah-u Zülcelal'in bir takım kulları var ki, bunlara 'ebdal' denir. Bunlar Peygamberlerin halifeleri ve yeryüzünün direkleridir. Nübüvvet sona erince, Hz. Peygamber (sav) kavminden bir kısmını onların yerine koydu. Onların böyle olması, fazla namaz, fazla oruç ve tabii ibadetlerinden dolayı değil, ancak ciddi verâ ve samimi niyet sahibi olup herkese iyilik düşünmelerinden ve Allah için nasihat etmelerindendir. Onlar korkaklığa varmayan sabır, zillete düşmeyen tevazu sahibidirler. Onları Allah-u Zülcelal seçti. Onlar İbrahim (aleyhisselam)'ın kalbi gibi bir kalbe sahiptirler."

Ebu Derda'dan bu sözleri rivayet eden zat diyor ki: “Ebu Derda'ya dedim ki, bunlardan daha üstün vasıflı birilerini duymuş değilim, bu dereceye nasıl ulaşılabilir?”

Ebu Derda (ra) şöyle devam etti: "Dünyayı terk ile bu seviyeye ulaşabilirsin. Zira sen dünyayı terk ettiğin zaman, ahirete yönelirsin. Ahireti sevdiğin nisbette dünyadan yüz çevirirsin. Dünyadan yüz çevirdiğin nisbette de sana faydalı olanı görür, bulursun. Allah-u Zülcelal, kulunun iyi talebine karşılık, ona doğru yolu gösterir, onu korur. Şunu da bil ki, bu anlattığım, Kur'an-ı Kerim'dedir. Nitekim Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "Muhakkak ki Allah, sakınanlarla ve iyilik edenlerle beraberdir." (Nahl;128)

Görüldüğü gibi mükafatlar nasıl ibadet, zikir ve taatle olursa, yine hayır, hasenat ve yardımla, Allah kişiye ecir ve sevabını kat kat verecektir.

Ariflerden bir zat şöyle demiştir: "Allah-u Zülcelal seher vakti, uyanık kimselerin kalbine bakar ve onların kalbini nur ile doldurur. Onların kalpleri hikmetle dolar. Sonra onların kalplerinden hoşlanmadıkları şeyler, gafillerin kalbine aktarılır."

Allah-u Zülcelal'in rahmet ve bereketini talep etmeye ve rızasını kazanmaya çalışmalıdır. Yoksa şu zamanda, insanın maneviyatı, yok olup gidiyor ve ebedi saadetin dünyanın kazanılması çok zorlaşıyor. Bütün gayretimizi verirsek, ancak az bir miktarını kazanabileceğiz.

Allah-u Zülcelal kendi fazlı ve keremi ile bizlere muamele etsin ve hepimize razı olacağı şekilde salih amel nasip etsin... (Amin)
ferahhfeza

ferahhfeza

Mübarek Üye · 10.922 mesaj

#2
Hakiki Allah aşığı, gece zikir ve münacaata başlayınca, onun gecesinin nuru gündüzüne yayılır. Gündüzü de gecesinin himayesinde olur. Onun gönlü Allah-u Zülcelal'in nurlarıyla münevver olur. Kalbi Allah'ın kalelerinden bir kale içinde olur."
mavci

mavci 🛡

* ZİKİR * FİKİR * ŞÜKÜR * · ✦ Mübarek Üye · 33.173 mesaj

#3
Selamünaleykum...

Selamünaleykum...

aminenur, post: 764738, member: 37970



ஓ Gecenin NURUNU kalbinde bulanlar ஓ



Allah’ın rızası ibadetle kazanılır


Anlatıldığına göre, Allah-u Zülcelal Peygamberlerden birisine şöyle vahy etmiştir: "Gerçekten benim bazı kullarım var ki onlar beni sever, ben de onları severim. Onlar bana kavuşmayı özler, ben de onlara kavuşmayı arzularım. Onlar beni zikreder, ben de onları zikrederim. Onlar bana nazar eder, ben de onlara nazar ederim, onların yoluna girersen seni de severim. Onlardan yüz çevirirsen sana kızarım."

Bunun üzerine o Peygamber: "Ya Rabbi! Onların alameti nedir?" diye sorunca, Allah-u Zülcelal şöyle buyurdu: "Şefkatli bir çobanın koyunlarını takip edip izlediği gibi, onlar da gündüzleyin gölgeleri takip ederek ibadet vakitlerini tespite uğraşırlar. Gün batımında kuşun yuvasına dönmeyi arzuladığı gibi, onlar da bana ibadet için güneşin batmasını arzularlar.

“Gece olup her sevgili sevgilisiyle başbaşa kalınca, onlar bana ibadet için ayakta durur, yüzlerini benim için secdeye sererler. Benim kelamımla münacaat ederler. Kendilerine ihsan ettiğim nimetler için beni övüp dururlar. Onların benim için katlandıkları sıkıntıları görüyor, muhabbetimden dolayı nasıl dertlendiklerini işitiyorum.

Onlara ilk olarak üç nimet veririm:
Birincisi: Kalplerine nurumdan bir parça nur atarım, artık benim onlardan haber verdiğim gibi onlar da benden haber verirler.

İkincisi: Eğer yedi kat gökler, bütün yerler ve ikisinin içindekiler sevap olarak onların mizanına konacak olsa, onların yaptıklarına karşılık olarak bunları az bulur, kendilerine daha fazlasını veririm. Onların yaptıkları bu ibadetin ecri, benim yanımda daha fazladır.

Üçüncüsü: Onlara zatımla yönelirim. Bir düşün! Benim zatımla yöneldiğim bir dostuma ne vereceğimi hiç kimse bilebilir mi?"

Görüldüğü gibi gece ibadeti, Allah-u Zülcelal'in sevgisine ulaştıran çok büyük bir vesiledir. Bütün bunları dinleyip anladıktan sonra, insan gece uykusundan fedakarlık yaparak Rabbiyle başbaşa kalmalıdır.

Bakınız, bütün bu bahsedilenler, bizim için ibret verici ve ibadete teşvik edici olmalıdır. Gece ibadet ve taatle meşgul olanlara bakın, hepsi Allah-u Zülcelal'in rızasını, sevgisini kazanmış zatlardır.


Gece ibadetinin zevki

Ebu Süleyman Darani (ks) şöyle demiştir: "İbadet erbabının gece karanlığında yaptıkları ibadetten aldıkları zevkleri, eğlence erbabının eğlence yerlerinde aldıkları zevkten daha fazladır. Hatta eğer geceler olmasaydı, yaşamayı dahi arzu etmezdim."

Yine Ebu Süleyman Darani şöyle demiştir: "Abidlerin gece ibadetinde aldıkları zevki, ibadetlerin sevabı ile karşılaştıracak olsan, o zevk, ibadetlerinin mükafatından çok daha fazla gelirdi."

Alimlerden biri de şöyle demiştir: "Dünyada cennet nimetlerine benzeyen tek bir şey varsa, o da alimlerin gece ibadetinden aldıkları zevktir."


Allah-u Zülcelal'in rahmet ve bereketini talep etmeye ve rızasını kazanmaya çalışmalıdır. Yoksa şu zamanda, insanın maneviyatı, yok olup gidiyor ve ebedi saadetin dünyanın kazanılması çok zorlaşıyor. Bütün gayretimizi verirsek, ancak az bir miktarını kazanabileceğiz.

Allah-u Zülcelal kendi fazlı ve keremi ile bizlere muamele etsin ve hepimize razı olacağı şekilde salih amel nasip etsin... (Amin)


Allah CC. razı olsun Aminenur Kardeşim...
Bazı paragrafları kısaltarak alıntı yaptım...Hakkını helal et...
Gece ibadetinin önemi o kadar güzel vurgulanmış ki...
Elinize, emeğinize sağlık...
Allah CC. bizleri bu ibadeti yapan ve devam edenlerden eylesin...
GÜZEL GÖREN GÜZEL DÜŞÜNÜR...
Mutluluklar Paylaştıkça Çoğalır, Üzüntüler Paylaştıkça Azalır...
Zor olanı HEMEN YAPARIZ, İmkansız BİRAZ ZAMANIMIZI ALIR..
.
gamze0387

gamze0387

Kıdemli Üye · 197 mesaj

#4
Allah c.c razı olsun kardeşim.Rabbim gece namazlarımızın,bütün ibadetlerimizin daimi olmasını nasip eylesin bizlere inşaAllah.
s.s.s

s.s.s

Mübarek Üye · 2.871 mesaj

#5

ferahhfeza

ferahhfeza

Mübarek Üye · 10.922 mesaj

#6
mavci, post: 765898, member: 85852
Allah CC. razı olsun Aminenur Kardeşim...
Bazı paragrafları kısaltarak alıntı yaptım...Hakkını helal et...
Gece ibadetinin önemi o kadar güzel vurgulanmış ki...
Elinize, emeğinize sağlık...
Allah CC. bizleri bu ibadeti yapan ve devam edenlerden eylesin...



aleykum selam abi..rabbim sizdende razı olsun inşaALLAH
est. abi ne hakkı...
teşekkür ederim inşaALLAH abi..**Allah CC. bizleri bu ibadeti yapan ve devam edenlerden eylesin ** amin ecmain inşaALLAH ...
ferahhfeza

ferahhfeza

Mübarek Üye · 10.922 mesaj

#7
"Allah-u Zülcelal seher vakti, uyanık kimselerin kalbine bakar ve onların kalbini nur ile doldurur. Onların kalpleri hikmetle dolar. Sonra onların kalplerinden hoşlanmadıkları şeyler, gafillerin kalbine aktarılır."
ferahhfeza

ferahhfeza

Mübarek Üye · 10.922 mesaj

#8
gamze0387, post: 765904, member: 58484Allah c.c razı olsun kardeşim.Rabbim gece namazlarımızın,bütün ibadetlerimizin daimi olmasını nasip eylesin bizlere inşaAllah.



amin ecmain inşaALLAH kardeşim
selam ve dua ile
ferahhfeza

ferahhfeza

Mübarek Üye · 10.922 mesaj

#9






ferahhfeza

ferahhfeza

Mübarek Üye · 10.922 mesaj

#10
Allah-u Zülcelal kendi fazlı ve keremi ile bizlere muamele etsin ve hepimize razı olacağı şekilde salih amel nasip etsin...
ferahhfeza

ferahhfeza

Mübarek Üye · 10.922 mesaj

#11

Gece ibadete kalkmak için neler yapmalı?

Sen kendini onlardan uzak görme! Seninle onlar arasında ne fark var ki, sabahlara kadar uyku uyuyorsun, nefsinin her istediğini veriyorsun da ruhunun gıdası olan ibadetten uzak kalıyorsun? Anlaşılan odur ki sen kendinden utanıyor ve bu ibadetleri yapmaya azmediyorsun, fakat gece uykudan kalkamıyorsun. Sebebine gelince, gece kalkabilmenin şartlarından ve gece yapılan ibadetlerin manevi hazzından haberinin olmamasıdır.

Zahiri ve batıni kolaylaştırıcı sebepler olmadıkça, gece uykusundan kalkmak hakikaten çok zordur. Bunun zahiri sebepleri dörttür:

Birincisi: Fazla yemek yememektir. Çünkü çok yemek, çok uykuya sebep olur ve bu suretle kalkmak da zorlaşır.

Alimlerden bazıları, müridlerin akşam sofrasına giderek: "Sakın çok yiyip, çok içip, çok uyumayın; çünkü çok yer, çok içer, çok uyursanız; sonra ölüm anında çok pişman olursunuz." derdi. İşte, gece kalkabilmek için birinci şart; az yiyip, mideyi hafif tutmaktır.

İkincisi: Vücudu gündüzleri haddinden fazla yormamaktır. Çünkü bu sebeple sinirler zayıflar ve çok uykuya ihtiyaç hasıl olur.

Üçüncüsü: Öğleden sonra biraz uyumaktır. Buna "kaylule" denir. Bu uyku, gece kalkmak (kıyam) için yardımcı bir sünnettir.

Dördüncüsü: Gündüzleri isyana (günah, gaflet) dalmamaktır. Çünkü bu hal, kalbi karartır ve rahmeti celbedecek sebeplere engel olur.

Adamın biri Hasan-ı Basri'ye (ks): "Ben gece kalkmak için her çareye başvurur, hatta abdest suyumu da hazırlarım. Böyle iken yine de uyanamam, bunun hikmeti nedir?" diye sormuş. Hasan-ı Basri de şöyle cevap vermiştir: "Günahların seni bağlıyor."

Haram lokmadan sakınmazsan ahiretini kaybedersin

Alimin biri şöyle demiştir: "Oruç tuttuğun zaman, kimin yanında ve nasıl bir lokma ile iftar ettiğini düşün. Çünkü insanın yediği bir lokma ile kalbi öyle bir döner ki, bir daha eski haline gelemez. Bütün günahlar kalbi katılaştırır ve gece kıyamına engel olur. Buna en çok neden olan da haram lokmadır. Helal lokma ise başka hiç bir şeyin yapamayacağı şekilde, kalbe tesir eder, kalbi cilalandırır, iyiliğe ve ibadete çeker. Kalplerini murakabe halinde bulunduranlar, İslam'ın şehadetinden (dini bilgi olarak) başka, bunu tecrübe ile de bilirler."

Bu sebepten bazıları şöyle demiştir: "Nice lokmalar var ki, insanı gece kıyamından, nice bakışlar var ki, insanı Kur'an okumaktan alıkoyarlar. İnsanoğlu bir lokma yemek veya bir iş sebebiyle, bir senelik gece ibadetinden mahrum olur. Namaz insanı kötülükten alıkoyduğu gibi kötülükler de insanı namazdan ve diğer iyiliklerden alıkoyarlar."
Nevin_1982

Nevin_1982

Mübarek Üye · 5.000 mesaj

#12
Allah-u Zülcelal kendi fazlı ve keremi ile bizlere muamele etsin ve hepimize razı olacağı şekilde salih amel nasip etsin... (Amin)



Selamun aleykum amineciğim.Gece ibadet edemiyorum.İnşallah rabbim nasip eder.Bir-iki kerede olsa gece teheccüd namazına kalktım..Rabbim kabul buyurmuştur inşaallah.Allaha emanet olB)
ferahhfeza

ferahhfeza

Mübarek Üye · 10.922 mesaj

#13
Nevin_1982, post: 773649, member: 62852Allah-u Zülcelal kendi fazlı ve keremi ile bizlere muamele etsin ve hepimize razı olacağı şekilde salih amel nasip etsin... (Amin)



Selamun aleykum amineciğim.Gece ibadet edemiyorum.İnşallah rabbim nasip eder.Bir-iki kerede olsa gece teheccüd namazına kalktım..Rabbim kabul buyurmuştur inşaallah.Allaha emanet olB)



aleykum selam güzel kardeşim
inşaALLAH kabul olmuştur ..amin rabbim razı olsun kardeşcagızım
selam ve dua ile
vaktileyl

vaktileyl

Mübarek Üye · 2.887 mesaj

#14
hak razı olsun...:TB)B)B)
ferahhfeza

ferahhfeza

Mübarek Üye · 10.922 mesaj

#15
vaktileyl, post: 777519, member: 84198hak razı olsun...:TB)



teşekkürler vaktileyl ;) amin ecmain inşaALLAH
mevla sendende razı olsun kardeşim :)
ferahhfeza

ferahhfeza

Mübarek Üye · 10.922 mesaj

#16
Zahiri ve batıni kolaylaştırıcı sebepler olmadıkça, gece uykusundan kalkmak hakikaten çok zordur. Bunun zahiri sebepleri dörttür:

Birincisi: Fazla yemek yememektir. Çünkü çok yemek, çok uykuya sebep olur ve bu suretle kalkmak da zorlaşır.


Alimlerden bazıları, müridlerin akşam sofrasına giderek: "Sakın çok yiyip, çok içip, çok uyumayın; çünkü çok yer, çok içer, çok uyursanız; sonra ölüm anında çok pişman olursunuz." derdi. İşte, gece kalkabilmek için birinci şart; az yiyip, mideyi hafif tutmaktır.

İkincisi: Vücudu gündüzleri haddinden fazla yormamaktır. Çünkü bu sebeple sinirler zayıflar ve çok uykuya ihtiyaç hasıl olur.

Üçüncüsü: Öğleden sonra biraz uyumaktır. Buna "kaylule" denir. Bu uyku, gece kalkmak (kıyam) için yardımcı bir sünnettir.

Dördüncüsü: Gündüzleri isyana (günah, gaflet) dalmamaktır. Çünkü bu hal, kalbi karartır ve rahmeti celbedecek sebeplere engel olur.
ferahhfeza

ferahhfeza

Mübarek Üye · 10.922 mesaj

#17
nuresma

nuresma

Mübarek Üye · 2.975 mesaj

#18
Ebu Derda (ra) der ki: "Allah-u Zülcelal'in bir takım kulları var ki, bunlara 'ebdal' denir. Bunlar Peygamberlerin halifeleri ve yeryüzünün direkleridir. Nübüvvet sona erince, Hz. Peygamber (sav) kavminden bir kısmını onların yerine koydu. Onların böyle olması, fazla namaz, fazla oruç ve tabii ibadetlerinden dolayı değil, ancak ciddi verâ ve samimi niyet sahibi olup herkese iyilik düşünmelerinden ve Allah için nasihat etmelerindendir. Onlar korkaklığa varmayan sabır, zillete düşmeyen tevazu sahibidirler. Onları Allah-u Zülcelal seçti. Onlar İbrahim (aleyhisselam)'ın kalbi gibi bir kalbe sahiptirler."

Ebu Derda'dan bu sözleri rivayet eden zat diyor ki: “Ebu Derda'ya dedim ki, bunlardan daha üstün vasıflı birilerini duymuş değilim, bu dereceye nasıl ulaşılabilir?”

Ebu Derda (ra) şöyle devam etti: "Dünyayı terk ile bu seviyeye ulaşabilirsin. Zira sen dünyayı terk ettiğin zaman, ahirete yönelirsin. Ahireti sevdiğin nisbette dünyadan yüz çevirirsin. Dünyadan yüz çevirdiğin nisbette de sana faydalı olanı görür, bulursun. Allah-u Zülcelal, kulunun iyi talebine karşılık, ona doğru yolu gösterir, onu korur. Şunu da bil ki, bu anlattığım, Kur'an-ı Kerim'dedir. Nitekim Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "Muhakkak ki Allah, sakınanlarla ve iyilik edenlerle beraberdir." (Nahl;128)


selamun aleykum,
Allah c.c. razı olsun.yine hayırlı ve güzel bir paylaşımdı.
selam ve dua ile...B)
Sözünüzü gizleyin, yahut onu açığa vurun; (fark etmez). Şüphesiz Allah, sinelerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.

özgürlüğün özgürlüğümüzdür Kudüs
ferahhfeza

ferahhfeza

Mübarek Üye · 10.922 mesaj

#19


Gece ibadetinin zevki

Ebu Süleyman Darani (ks) şöyle demiştir: "İbadet erbabının gece karanlığında yaptıkları ibadetten aldıkları zevkleri, eğlence erbabının eğlence yerlerinde aldıkları zevkten daha fazladır. Hatta eğer geceler olmasaydı, yaşamayı dahi arzu etmezdim."

Yine Ebu Süleyman Darani şöyle demiştir: "Abidlerin gece ibadetinde aldıkları zevki, ibadetlerin sevabı ile karşılaştıracak olsan, o zevk, ibadetlerinin mükafatından çok daha fazla gelirdi."

Alimlerden biri de şöyle demiştir: "Dünyada cennet nimetlerine benzeyen tek bir şey varsa, o da alimlerin gece ibadetinden aldıkları zevktir."

Ebu Derda (ra) der ki: "Allah-u Zülcelal'in bir takım kulları var ki, bunlara 'ebdal' denir. Bunlar Peygamberlerin halifeleri ve yeryüzünün direkleridir. Nübüvvet sona erince, Hz. Peygamber (sav) kavminden bir kısmını onların yerine koydu. Onların böyle olması, fazla namaz, fazla oruç ve tabii ibadetlerinden dolayı değil, ancak ciddi verâ ve samimi niyet sahibi olup herkese iyilik düşünmelerinden ve Allah için nasihat etmelerindendir. Onlar korkaklığa varmayan sabır, zillete düşmeyen tevazu sahibidirler. Onları Allah-u Zülcelal seçti. Onlar İbrahim (aleyhisselam)'ın kalbi gibi bir kalbe sahiptirler."

Ebu Derda'dan bu sözleri rivayet eden zat diyor ki: “Ebu Derda'ya dedim ki, bunlardan daha üstün vasıflı birilerini duymuş değilim, bu dereceye nasıl ulaşılabilir?”

Ebu Derda (ra) şöyle devam etti: "Dünyayı terk ile bu seviyeye ulaşabilirsin. Zira sen dünyayı terk ettiğin zaman, ahirete yönelirsin. Ahireti sevdiğin nisbette dünyadan yüz çevirirsin. Dünyadan yüz çevirdiğin nisbette de sana faydalı olanı görür, bulursun. Allah-u Zülcelal, kulunun iyi talebine karşılık, ona doğru yolu gösterir, onu korur. Şunu da bil ki, bu anlattığım, Kur'an-ı Kerim'dedir. Nitekim Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "Muhakkak ki Allah, sakınanlarla ve iyilik edenlerle beraberdir." (Nahl;128)

Görüldüğü gibi mükafatlar nasıl ibadet, zikir ve taatle olursa, yine hayır, hasenat ve yardımla, Allah kişiye ecir ve sevabını kat kat verecektir.

Ariflerden bir zat şöyle demiştir: "Allah-u Zülcelal seher vakti, uyanık kimselerin kalbine bakar ve onların kalbini nur ile doldurur. Onların kalpleri hikmetle dolar. Sonra onların kalplerinden hoşlanmadıkları şeyler, gafillerin kalbine aktarılır."

Allah-u Zülcelal'in rahmet ve bereketini talep etmeye ve rızasını kazanmaya çalışmalıdır. Yoksa şu zamanda, insanın maneviyatı, yok olup gidiyor ve ebedi saadetin dünyanın kazanılması çok zorlaşıyor. Bütün gayretimizi verirsek, ancak az bir miktarını kazanabileceğiz.

Allah-u Zülcelal kendi fazlı ve keremi ile bizlere muamele etsin ve hepimize razı olacağı şekilde salih amel nasip etsin... (Amin)
ferahhfeza

ferahhfeza

Mübarek Üye · 10.922 mesaj

#20
nuresmaEbu Derda (ra) der ki: "Allah-u Zülcelal'in bir takım kulları var ki, bunlara 'ebdal' denir. Bunlar Peygamberlerin halifeleri ve yeryüzünün direkleridir. Nübüvvet sona erince, Hz. Peygamber (sav) kavminden bir kısmını onların yerine koydu. Onların böyle olması, fazla namaz, fazla oruç ve tabii ibadetlerinden dolayı değil, ancak ciddi verâ ve samimi niyet sahibi olup herkese iyilik düşünmelerinden ve Allah için nasihat etmelerindendir. Onlar korkaklığa varmayan sabır, zillete düşmeyen tevazu sahibidirler. Onları Allah-u Zülcelal seçti. Onlar İbrahim (aleyhisselam)'ın kalbi gibi bir kalbe sahiptirler."

Ebu Derda'dan bu sözleri rivayet eden zat diyor ki: “Ebu Derda'ya dedim ki, bunlardan daha üstün vasıflı birilerini duymuş değilim, bu dereceye nasıl ulaşılabilir?”

Ebu Derda (ra) şöyle devam etti: "Dünyayı terk ile bu seviyeye ulaşabilirsin. Zira sen dünyayı terk ettiğin zaman, ahirete yönelirsin. Ahireti sevdiğin nisbette dünyadan yüz çevirirsin. Dünyadan yüz çevirdiğin nisbette de sana faydalı olanı görür, bulursun. Allah-u Zülcelal, kulunun iyi talebine karşılık, ona doğru yolu gösterir, onu korur. Şunu da bil ki, bu anlattığım, Kur'an-ı Kerim'dedir. Nitekim Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "Muhakkak ki Allah, sakınanlarla ve iyilik edenlerle beraberdir." (Nahl;128)

selamun aleykum,
Allah c.c. razı olsun.yine hayırlı ve güzel bir paylaşımdı.
selam ve dua ile...B)




________aleykum selam nuresma ablam teşekkür ederim
rabbim cümlemizden razı ola
:a07:selam ve dua ile________
Paylaş:

Giriş yap ve cevap yaz.