Örtüm ve Ben

1.324 görüntülenme · 5 yanıt

Paylaş:
vaktileyl

vaktileyl

Mübarek Üye · 2.887 mesaj

#1


Aslında, biz kadınlar oldukça “örtü” meraklısıyız! Masa örtüsü, yatak örtüsü, sehpa örtüsü, buzdolabı-çamaşır makinası , fırın örtüsü, tüp örtüsü, sebzelik örtüsü...

ortumben O kadar ki eski gaz lambalarına bile özene bezene, el emeği göz nuru dökerek örtü hazırlıyoruz. Evimizin, arabamızın koltuklarını tozdan kirden korumak ve nihayet güvenlik için arabaları da örtüyoruz. Belli ki “örtmeyi” çok seviyoruz. Peki ya örtünmeyi? Örtünmeye de aynı önemi veriyor ve ilâhi maksada uygun örtünüyor muyuz?

Bir kadın olarak bazen kendi hemcinslerimi anlamakta güçlük çekiyorum. Neredeyse günün birinde ev örtüsü ya da çatı örtüsü de icat edecekler! Önümüze gelen her şeye hemencecik bir örtü tasarlıyoruz. Ama kadın, kendini örtmeyi, kendine değer vermeyi, kendini koruma altına almayı akıl etmek istemiyor. Kadınlar kendine acımıyor! Örtünmenin Allah'ın emri olduğunu bildiği halde örtünmeye yanaşmıyor, örtünmeyi ciddiye almıyor. Örtünenlerin bir kısmı da ne yaptıklarının farkında değiller. Neden ?!

Örtünme, “edep” ve “sakınma”yı da içeren bir kavram olarak sosyal ve manevi hayat açısından ne denli önemli ve gerekli bir unsur olduğunu, etrafımızda yaşananları şöyle bir gözden geçirirsek daha iyi anlayabiliriz.

Şimdi mi hatırlayacaktık?

İki yıl önce bir tanıdığım amansız bir hastalıktan vefat etmişti. Henüz hayatının baharında, 19 yaşında, güzeller güzeli bir genç kız idi. Onu ahirete yolcu etmek için cenaze evindeydik.

Böyle zamanlarda insan öyle izlenimler ediniyor ki, yüreğinin cız etmemesi mümkün değil. Bilirsiniz, örtünenlere uzaydan gelmiş gibi bakan, sadece yaşlıların sıcaktan veya soğuktan muhafaza için örtündüklerini zanneden, köylü kadınların da işten güçten saçına bakım yapacak zamanı olmadığı için başlarını bağladığını düşünen epeyce insan var. Onlara göre örtünmek nedir ki !.. İnsanı bez mi koruyacak, derler, kişi kendini kendi korumalı... O eskidenmiş, derler. Böyle bir zihniyetin hakim olduğu sosyal çevrede dinî hassasiyet sahibi kişiler toplumsal baskıyı o denli yoğun hissederler ki, sonuçta kimileri yaşantılarından taviz vermeye başlarlar. Ama dünya kimseye baki değil. Ecel cana dokununca insan doğruyu yanlışı öyle iyi hatırlıyor, öyle güzel seçebiliyor ki ..

Cenaze evine vardığımda istisnasız herkesin huri melekler gibi örtünmüş olduğunu gördüm. Simalar değişmiş, yürekler değişmişti. Kızın annesine sakinleştirici iğne yapılmış, bir robot gibi monoton bir şekilde sadece “ Allahım !” diye inliyordu. Hastahaneden alınan tabutu evin içine getirdiler. Onu son kez görmek isteyenler çoğunluktaydı. Tabutu evin içine kadar taşıyan dört erkekten ikisi cenazeye mahrem idiler. Başta cenazenin annesi olmak üzere, orada bulunan pek çok kadın bir ağızdan, kararlı ve kesin bir tavırla hemen o yabancı erkeklerin dışarı çıkmasını, onlar çıkmadan cenazenin yüzünün asla açılmamasını söylediler. Şüphesiz bu isteklerinde haklıydılar, bu hassasiyete kim itiraz edebilirdi? Fakat işin çok acı bir tarafı vardı: Bu genç kız hayatta iken ona bu yönde hiçbir telkin yapılmamıştı. Oysa şimdi, öldükten sonra yüzü bile yabancı gözlerden sakınılıyordu! Bu kızcağızın tesettürü ve mahremiyeti, ölünce birdenbire çok önemli oluvermişti!

Hayretler içinde kalmıştım. O dile gelseydi acaba etrafındakilere ne söylerdi? Ben hayattayken bana mahrem olmayanlardan sakınmayı öğretmediniz, beni buna inandırmadınız, ama pişmanlığınızı ben daha toprağıma kavuşmadan gösterdiniz, demez miydi?



AYŞE ÇOŞKUNER
zelihaklc

zelihaklc

Yeni Üye · 1 mesaj

#2
Inkar edilemez gerçek

Inkar edilemez gerçek

:a03:Selamün aleyküm Ayşe kardeşim.yazdıkların çok içime dokundu.yanlış anlama tasvip etmediğimden değil yazmış oldukların çok doğru ve düşündürücü.Biz kadınların hayattaki duruşunun madden ve manen nasıl olması konusunda çok açıklayıcı yazmışsın.Yüreğine ve ellerine sağlık.Hepimiz malesefdünyaya geliş amacımızı çoğu zaman ne yazıkki unutuyoruz.Nefsimizin doğrultusunda hareket ediyoruz.Bende uzun zamandır kapanmayı istiyorum.Fakat ne zaman tamam şimdi desem içimden bi ses beni caydırıyor. Bunun nefsimin bi oyunu olduğunu biliyorum.yazdıkların beni çok etkiledi.inşaallah bu defa kararlı olup tesettür giysisini giyerim.ALLAH HEPİMİZİN YAR VE YARDIMCISI OLSUN.
cakdoc

cakdoc

Mübarek Üye · 1.507 mesaj

#3
Allah razi olsun kardesim cok ama cok guzel bir paylasimdi.. rabbim bizleri affetsin , ona uygun yasamayi tum ummeti Muhammede nasip etsin.. cok yanlis yasiyoruz cok:(:(:(
mavci

mavci 🛡

* ZİKİR * FİKİR * ŞÜKÜR * · ✦ Mübarek Üye · 33.173 mesaj

#4
Esselamünaleykum...

Esselamünaleykum...

Tabutu evin içine kadar taşıyan dört erkekten ikisi cenazeye mahrem idiler.

Başta cenazenin annesi olmak üzere, orada bulunan pek çok kadın bir ağızdan, kararlı ve kesin bir tavırla hemen o yabancı erkeklerin dışarı çıkmasını, onlar çıkmadan cenazenin yüzünün asla açılmamasını söylediler.
Şüphesiz bu isteklerinde haklıydılar, bu hassasiyete kim itiraz edebilirdi?
Fakat işin çok acı bir tarafı vardı:
Bu genç kız hayatta iken ona bu yönde hiçbir telkin yapılmamıştı.
Oysa şimdi, öldükten sonra yüzü bile yabancı gözlerden sakınılıyordu!
Bu kızcağızın tesettürü ve mahremiyeti, ölünce birdenbire çok önemli oluvermişti!


YORUMSUZ....:a11:
GÜZEL GÖREN GÜZEL DÜŞÜNÜR...
Mutluluklar Paylaştıkça Çoğalır, Üzüntüler Paylaştıkça Azalır...
Zor olanı HEMEN YAPARIZ, İmkansız BİRAZ ZAMANIMIZI ALIR..
.
s.s.s

s.s.s

Mübarek Üye · 2.871 mesaj

#5
teşekkürler....
hasgül

hasgül

Mübarek Üye · 1.965 mesaj

#6
Selamun aleyküm, emeğinize sağlık. Çok düşündürücü ve ibret veren bir paylaşım.
Rabbim sağlığımızda örtünmeyi (edebi adabı hakkı ile örtünmeyi) nasip etsin inşallah.
Örtünmenin tadı lezzetli, o lezzeti her kadın tatsın inşallah.
Kadın tepeden tırnağa mahremdir, mahremini kendine, helaline saklayanlardan olalım inşallah.

Selametle..
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.