Deli ve Edepsiz

623 görüntülenme · 2 yanıt

Paylaş:
tuncay147

tuncay147

Kıdemli Üye · 159 mesaj

#1
Hemen her gün gazetelerde tesadüf ederiz. Seksen sabıkalı hırsız, on beş defa hapse girmiş, ıslah olmamış, serseri diye yazarlar. Bir sohbet esnasında yakın bir dostum nakletti:

Bundan otuz yıl evvel, Ankara'nın ilk günlerinde kendi mesleğine uygun iş yapmak üzere sicilli sabıkalı, İstanbul piyasasında şöhret yapmış ipsizin biri şehre dü şer. Burada da rahat durmaz. Her vukuat işleyişinde mahkemeye verilir, vaktin kanunlarına göre para cezasını öder, yeniden rezalete başlarmış.


Tekrar yakalanır, bir gün hapis yatar, ertesi gün çıkar. Meyhanelere girer, ötekine-berikine tecavüz eder, cam-çerçeve kırar, İstanbul'a kaçar. Birkaç gün kendini unutturur, tekrar Ankara'ya döner. Zaten hafif olan para cezasını ödüyor, hapishaneler de bu gibi “lâ yuflihûn ” (iflah olmazlar) güruhu için otel vazifesi görüyor. Polis ne yapacağını şaşırmış...

Günün birinde, yeni bir vukuatla o vaktin polis müdürü olan Dilâver Bey'in huzuruna gelmiş. Islah kabul etmeyen bu serseriyi ıslah etmek ve Ankara muhitinden uzaklaştırmak için Dilâver Bey çare düşünüp dururken, aklına cidden dahiyane denecek bir fikir gelmiş...

İstanbul'a tımarhaneye sevki icab eden bir zırdeli, polisteki hücrelerden birine kapatılmış yatıyormu ş. Malum ya, her deli tımarhaneye gönderilmez. Tımarhanelikler, zırdelilerle hınzırdelilerdir .

Müdür Bey: “Alın şu edepsizi, kapatın delinin yanına!” emrini vermiş. O gece hücreye kapatılan edepsizden delinin perisi hoşlanmamış ve olanca kuvvetiyle üzerine saldırmış. Daracık hücrenin içinde sabahlara kadar alt alta, üst üste bir boğuşmadır gitmi ş. Serseri: “İmdaat, can kurtaran yok mu?” diye avaz avaz bağırdıkça, deli büsbütün çoşup üstüne atılır; burnunu, kulağını, elini ayağını lime lime ısırır. Deli bu, ferman dinler mi? Serserinin pestilini çıkarır. Sabahleyin hücrenin kapısı açılınca can havli ile kendini dışarıya atan serseri, bir daha ortalıkta görünmemek üzere sır olur gider, polis de rahat eder.

Suçluları ıslah için ulema ciltler dolusu nazariyeler döktürürler. Emeklerine yazık! En pratiği yerli usül : Dinsizin hakkından imansız gelirmiş.
ummetinfakiri

ummetinfakiri

Kıdemli Üye · 138 mesaj

#2
RE: Deli ve Edepsiz

velinin yapamadığını deli yapmış.. sağolun..
ALLAHA EMANET OLUNUZ..
Delete

Delete

Mübarek Üye · 6.076 mesaj

#3
tuncay147Hemen her gün gazetelerde tesadüf ederiz. Seksen sabıkalı hırsız, on beş defa hapse girmiş, ıslah olmamış, serseri diye yazarlar. Bir sohbet esnasında yakın bir dostum nakletti:

Bundan otuz yıl evvel, Ankara'nın ilk günlerinde kendi mesleğine uygun iş yapmak üzere sicilli sabıkalı, İstanbul piyasasında şöhret yapmış ipsizin biri şehre dü şer. Burada da rahat durmaz. Her vukuat işleyişinde mahkemeye verilir, vaktin kanunlarına göre para cezasını öder, yeniden rezalete başlarmış.


Tekrar yakalanır, bir gün hapis yatar, ertesi gün çıkar. Meyhanelere girer, ötekine-berikine tecavüz eder, cam-çerçeve kırar, İstanbul'a kaçar. Birkaç gün kendini unutturur, tekrar Ankara'ya döner. Zaten hafif olan para cezasını ödüyor, hapishaneler de bu gibi “lâ yuflihûn ” (iflah olmazlar) güruhu için otel vazifesi görüyor. Polis ne yapacağını şaşırmış...

Günün birinde, yeni bir vukuatla o vaktin polis müdürü olan Dilâver Bey'in huzuruna gelmiş. Islah kabul etmeyen bu serseriyi ıslah etmek ve Ankara muhitinden uzaklaştırmak için Dilâver Bey çare düşünüp dururken, aklına cidden dahiyane denecek bir fikir gelmiş...

İstanbul'a tımarhaneye sevki icab eden bir zırdeli, polisteki hücrelerden birine kapatılmış yatıyormu ş. Malum ya, her deli tımarhaneye gönderilmez. Tımarhanelikler, zırdelilerle hınzırdelilerdir .

Müdür Bey: “Alın şu edepsizi, kapatın delinin yanına!” emrini vermiş. O gece hücreye kapatılan edepsizden delinin perisi hoşlanmamış ve olanca kuvvetiyle üzerine saldırmış. Daracık hücrenin içinde sabahlara kadar alt alta, üst üste bir boğuşmadır gitmi ş. Serseri: “İmdaat, can kurtaran yok mu?” diye avaz avaz bağırdıkça, deli büsbütün çoşup üstüne atılır; burnunu, kulağını, elini ayağını lime lime ısırır. Deli bu, ferman dinler mi? Serserinin pestilini çıkarır. Sabahleyin hücrenin kapısı açılınca can havli ile kendini dışarıya atan serseri, bir daha ortalıkta görünmemek üzere sır olur gider, polis de rahat eder.

Suçluları ıslah için ulema ciltler dolusu nazariyeler döktürürler. Emeklerine yazık! En pratiği yerli usül : Dinsizin hakkından imansız gelirmiş.


:) :a21:
Emeklerinize sağlık kardeşim.
Selametle kalın.
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.