O bakımdan mü'minin isabetli bir bakış melekesi kazanması lazımdır.
"Onları, sana bakar görürsün; halbuki onlar görmezler.(Araf 98) Ayet-i Kerimede, "bakmak"la "görme"nin farklılığına dikkat çekilmektedir.
(Bugün kim galip gelir yüze çıkarsa ona bakar onu bilirler. Ahiretten ise,
onlar tamamen gafildirler.
Dünyanın sonunun nereye varacağını düşünmez ilerisinin ne olacağının farkında olmazlar".(Rum 7) Ayet-i Kerimesi oldukça düşündürücüdür.
Hakikatte ise her şeyin yaratıcısı olan Rabbimiz teala ve tekaddes Hazretleri tarafından, yağmur; bulut vasıtasıyla indirilir.
Meyva'da ağacın dalları ile gönderilir.
Biri çamuru gördü, diğeri yıldızları.(Dale Carnegie)
"Demir parmaklıklar arkasındakiler değil, "zahir"in hapishanesinde maddeye takılıp kalanlardır.

