GÜNÜN AYETİ
386.192 görüntülenme · 4.511 yanıt
Bismillahirrahmanirrahim
52. (Resûlüm!) Elbette sen ölülere duyuramazsın; arkalarını dönüp giderlerken sağırlara o daveti işittiremezsin.
SÜRET-ÜL RUM
52. (Resûlüm!) Elbette sen ölülere duyuramazsın; arkalarını dönüp giderlerken sağırlara o daveti işittiremezsin.
SÜRET-ÜL RUM
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,
inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"
B)
Bismillahirrahmanirrahim
44. (Resûlüm!) Sen bu sözü (Kur'an'ı) yalan sayanı bana bırak (kendini üzme). Biz onları, bilmedikleri bir yönden yavaş yavaş azaba yaklaştırıyoruz.
SÜRET-ÜL KALEM
__________________
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız
inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"
B)
inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"
B)
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,
inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"
B)
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

38. “Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub’un dînine uydum. Allah’a bir şeyi ortak koşmamız bizim için (asla doğru) olmaz. Bu (tevhid inancı), bize ve insanlara Allah’ın bir lütfudur. Fakat insanların çoğu şükretmezler.”

39. “Ey zindan arkadaşlarım! Çeşit çeşit (uydurma, hiçbir şeye gücü yetmeyen) tanrılar mı daha iyidir, yoksa sonsuz kahretme gücü olan tek Allah mı?”

40. “Siz ise O’nun dışında kendinizin ve atalarınızın takmış olduğu anlamsız isimlere(1) tapıyorsunuz. Allah, onların tanrı oldukları hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Hüküm (ve mutlak hâkimiyet) ancak Allah’ındır. O, kendisinden başkasına (asla) kulluk etmemenizi emretmiştir. Dosdoğru din işte budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.”(2)
Yusuf - 38/39/40

38. “Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub’un dînine uydum. Allah’a bir şeyi ortak koşmamız bizim için (asla doğru) olmaz. Bu (tevhid inancı), bize ve insanlara Allah’ın bir lütfudur. Fakat insanların çoğu şükretmezler.”

39. “Ey zindan arkadaşlarım! Çeşit çeşit (uydurma, hiçbir şeye gücü yetmeyen) tanrılar mı daha iyidir, yoksa sonsuz kahretme gücü olan tek Allah mı?”

40. “Siz ise O’nun dışında kendinizin ve atalarınızın takmış olduğu anlamsız isimlere(1) tapıyorsunuz. Allah, onların tanrı oldukları hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Hüküm (ve mutlak hâkimiyet) ancak Allah’ındır. O, kendisinden başkasına (asla) kulluk etmemenizi emretmiştir. Dosdoğru din işte budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.”(2)
Yusuf - 38/39/40
1-Putlara ve putlaştırılmış şahıs, ideoloji ve görüşlere, sahte tanrılara.
2-Bütün beşerî hâkimiyetler ve yetkiler kayıtlı/sınırlıdır. Allah’ın hâkimiyeti ise, şartsız ve sınırsızdır. Allah’a kulluk da O’nun hüküm ve hâkimiyetine teslim olmakla gerçekleşir. Âyet-i kerîmedeki Hz. Yusuf’un bu aydınlatıcı ifadesi şirki, putperestliği ve câhiliyeyi ayakta tutan sütunları temelinden sarsmış, aynı zamanda İslâm’ın temel hatlarını çizmiştir. [bk. 1/4; 53/23]
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

9. (Resûlullah (s.a.v.) ve ashâbından 312 kişi Bedir’e üç günlük mesafeden geldikleri zaman, müslümanları ortadan kaldırmayı planlayan müşrikler de, 950 kişilik teçhizatlı bir ordu ile Mekke’den çıkıp, on günlük mesafeden oraya gelmişlerdi. Bu savaş İslâm tarihinde iman ve küfrün ilk savaşıdır.)(1)
Hani siz (Bedir’de) Rabbinizden yardım istiyordunuz, O da: “Hiç şüpheniz olmasın ki ben size, birbiri ardınca gelen bin(lerce) melekle yardımcıyım.” diye duânızı kabul buyurmuştu.
(Resûlullah (s.a.v.), gözyaşlarının dualarına karıştığı bir esnada: “Yâ Rabbi! Bir avuç müslüman ve bir avuç tevhid ordusu düşmana yenilir mahvolursa, yeryüzünde sana ibadet edecek ve senin emirlerini tebliğ edecek kimse kalmaz.” diyordu. Duâsını bitirdikten sonra gölgelikten yüzü gülerek ve 54/45. âyetini okuyarak çıktı.)(2)

10. Allah bunu ancak bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla güvene kavuşsun diye yapmıştı. Yardım/zafer ancak Allah katındandır. Şüphesiz ki Allah mutlak galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Enfal - 9/10

9. (Resûlullah (s.a.v.) ve ashâbından 312 kişi Bedir’e üç günlük mesafeden geldikleri zaman, müslümanları ortadan kaldırmayı planlayan müşrikler de, 950 kişilik teçhizatlı bir ordu ile Mekke’den çıkıp, on günlük mesafeden oraya gelmişlerdi. Bu savaş İslâm tarihinde iman ve küfrün ilk savaşıdır.)(1)
Hani siz (Bedir’de) Rabbinizden yardım istiyordunuz, O da: “Hiç şüpheniz olmasın ki ben size, birbiri ardınca gelen bin(lerce) melekle yardımcıyım.” diye duânızı kabul buyurmuştu.
(Resûlullah (s.a.v.), gözyaşlarının dualarına karıştığı bir esnada: “Yâ Rabbi! Bir avuç müslüman ve bir avuç tevhid ordusu düşmana yenilir mahvolursa, yeryüzünde sana ibadet edecek ve senin emirlerini tebliğ edecek kimse kalmaz.” diyordu. Duâsını bitirdikten sonra gölgelikten yüzü gülerek ve 54/45. âyetini okuyarak çıktı.)(2)

10. Allah bunu ancak bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla güvene kavuşsun diye yapmıştı. Yardım/zafer ancak Allah katındandır. Şüphesiz ki Allah mutlak galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Enfal - 9/10
1-M. 15/17 Mart 624; H. yıl 2, 17/19 Ramazan. (İbnü’l-Esîr, el-Kâmil fi’t-Târih, II, 115.)
2-İbn Kesîr (Sâbûnî), II, 88-89.
Bismillahirrahmanirrahim
31. Eğer okunan bir Kitapla dağlar yürütülseydi veya onunla yer parçalansaydı, yahut onunla ölüler konuşturulsaydı (o Kitap yine bu Kur'an olacaktı).
Fakat bütün işler Allah'a aittir. İman edenler hâla bilmediler mi ki, Allah dileseydi bütün insanları hidayete erdirirdi?
Allah'ın vâdi gelinceye kadar inkâr edenlere, yaptıklarından dolayı ya ansızın büyük bir belâ gelmeye devam edecek veya o belâ evlerinin yakınına inecek. Allah, vâdinden asla dönmez.
SÜRET-ÜL RA'D
31. Eğer okunan bir Kitapla dağlar yürütülseydi veya onunla yer parçalansaydı, yahut onunla ölüler konuşturulsaydı (o Kitap yine bu Kur'an olacaktı).
Fakat bütün işler Allah'a aittir. İman edenler hâla bilmediler mi ki, Allah dileseydi bütün insanları hidayete erdirirdi?
Allah'ın vâdi gelinceye kadar inkâr edenlere, yaptıklarından dolayı ya ansızın büyük bir belâ gelmeye devam edecek veya o belâ evlerinin yakınına inecek. Allah, vâdinden asla dönmez.
SÜRET-ÜL RA'D
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,
inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"
B)
Bismillahirrahmanirrahim
34. Ey iman edenler! (Biliniz ki), hahamlardan ve râhiplerden birçoğu insanların mallarını haksız yollardan yerler ve (insanları) Allah yolundan engellerler. Altın ve gümüşü yığıp da onları Allah yolunda harcamayanlar yok mu, işte onlara elem verici bir azabı müjdele!
SÜRET-ÜL TEVBE
34. Ey iman edenler! (Biliniz ki), hahamlardan ve râhiplerden birçoğu insanların mallarını haksız yollardan yerler ve (insanları) Allah yolundan engellerler. Altın ve gümüşü yığıp da onları Allah yolunda harcamayanlar yok mu, işte onlara elem verici bir azabı müjdele!
SÜRET-ÜL TEVBE
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,
inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"
B)
"Âyetlerimiz konusunda (yalanlama amacıyla) doğruluktan sapanlar bize gizli kalmaz. O halde kıyamet gününde ateşe atılan mı, yoksa güven içinde gelen kimse mi daha iyidir? Dilediğinizi yapın. Şüphesiz o, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir."
(Fussilet Sûresi 40.âyet)
(Fussilet Sûresi 40.âyet)
Bismillahirrahmanirrahim
31. Andolsun ki içinizden cihad edenlerle sabredenleri belirleyinceye ve haberlerinizi açıklayıncaya kadar sizi imtihan edeceğiz.
SÜRET-ÜL MUHAMMED
31. Andolsun ki içinizden cihad edenlerle sabredenleri belirleyinceye ve haberlerinizi açıklayıncaya kadar sizi imtihan edeceğiz.
SÜRET-ÜL MUHAMMED
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,
inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"
B)
Bismillahirrahmanirrahim
1 - Allah'ın yardımı ve fetih geldiğinde,
2 - Ve insanların dalga dalga Allah'ın dinine girdiklerini gördüğünde,
3 - Rabbini öğerek tesbih et, O'ndan bağışlanmanı dile, çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.
SÜRET-ÜL NASR
1 - Allah'ın yardımı ve fetih geldiğinde,
2 - Ve insanların dalga dalga Allah'ın dinine girdiklerini gördüğünde,
3 - Rabbini öğerek tesbih et, O'ndan bağışlanmanı dile, çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.
SÜRET-ÜL NASR
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,
inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"
B)
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

89. O gün (kıyâmette) her ümmet içinden kendilerine bir (peygamberi) şâhit göndereceğiz. (Resûlüm!) Seni de onların (hepsinin) üzerine şâhit getireceğiz. Biz sana (bu) Kitab’ı, her şey için bir açıklama, bir doğru yol rehberi, bir rahmet ve müslümanlara bir müjde olarak indirdik. [bk. 4/41; 16/84]

90. Muhakkak ki Allah adaleti, iyiliği ve yakınlığı olana (özellikle akrabaya muhtaç oldukları şeyleri) vermeyi emreder; ahlâksızlığı/hayasızlığı, fenâlığı, zulmü/azgınlığı yasaklar. İyice anlayıp tutasınız diye size (böylece) öğüt verir.(1)

89. O gün (kıyâmette) her ümmet içinden kendilerine bir (peygamberi) şâhit göndereceğiz. (Resûlüm!) Seni de onların (hepsinin) üzerine şâhit getireceğiz. Biz sana (bu) Kitab’ı, her şey için bir açıklama, bir doğru yol rehberi, bir rahmet ve müslümanlara bir müjde olarak indirdik. [bk. 4/41; 16/84]

90. Muhakkak ki Allah adaleti, iyiliği ve yakınlığı olana (özellikle akrabaya muhtaç oldukları şeyleri) vermeyi emreder; ahlâksızlığı/hayasızlığı, fenâlığı, zulmü/azgınlığı yasaklar. İyice anlayıp tutasınız diye size (böylece) öğüt verir.(1)
(Âyet-i kerîmedeki ‘fahşâ’ kelimesi; zina, ahlâk dışı davranışlar ve birleşmeler, hayasızlık, açıklık, çıplaklık, çıplak resimler ve bu türden film, tiyatro, dans gibi, haram/günah sayılan bütün fiilleri içine alır. Gerek Allah’ın gerek kulların haklarını çiğneyen her türlü hareket de ‘bağy’ ifadesine dahildir. Yüce Allah’ın bu emri ve nehyi karşısında iyiliğin, güzelliğin ve adaletin, ancak O’nun hükümlerine uygun olarak yerleşmesi; toplumları çürütüp çökerten zulüm, fuhuş ve her türlü kötülüğün ve azgınlığın da yine O’nun hükümlerine uygun olarak kalkması için müslüman, imanının gereği olarak her çareye başvurur. Yoksa iyilik ve adaletin gerçekleşmesi, zulüm ve kötü işlerin kalkması sadece düşünmek ve istemekle olmayacaktır. [bk. 5/44-45, 47 ve dipnotları] İbnü’l-Esîr: “Adalet, heva ve hevese meyletmeden, bir şeyin hak ve hukukunu tam olarak yerine getirmektir.”(2) demektedir. Yüce Allah, adaleti herkese karşı farz, aksi olan zulmü de haram kılmıştır. İster kendisi, ister akrabası, ister kızgın olduğu birisi (5/8), isterse kâfir olsun adalet şarttır. Çünkü bütün toplumlar adaletsizlik ve zulümle bozulmuş ve yıkılmıştır.)
Nahl - 89/90
1-İbn Mes’ûd (r.a.): “Kur’an âyetleri içinde, hayrı da şerri de en toplu surette bir araya getiren bu âyettir.” demiştir. Osman b. Maz’ûn’un (r.a.) müslüman olmasına bu âyet sebep olmuştur. Bu âyetin hutbelerin sonunda okunması Ömer b. Abdülaziz’in hilâfeti sırasında ve onun talimâtıyla başlamıştır (Beydâvî).
Bismillahirrahmanirrahim
29 - Ey Muhammed! Hani biz cinlerden bir grubu Kur'ân'ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Onlar Kur'ân'ı dinlemek için hazır bulundukları zaman birbirlerine "susun" dediler. Kur'ân'ın okunması bitince de birer uyarıcı olarak kavimlerine döndüler.
SÜRET-ÜL AHKAF
29 - Ey Muhammed! Hani biz cinlerden bir grubu Kur'ân'ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Onlar Kur'ân'ı dinlemek için hazır bulundukları zaman birbirlerine "susun" dediler. Kur'ân'ın okunması bitince de birer uyarıcı olarak kavimlerine döndüler.
SÜRET-ÜL AHKAF
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,
inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"
B)
Bismillahirrahmanirrahim
267 - Ey iman edenler! İnfakı gerek kazandıklarınızın, gerek sizin için yerden çıkardıklarımızın temizlerinden yapın. Kendinizin göz yummadan alıcısı olamıyacağınız fenasını vermeye yeltenmeyin. Biliniz ki, Allah sadakalarınıza muhtaç değildir ve hamde layık olandır.
SÜRET-ÜL BAKARE
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,
inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"
B)
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/3595-gunun-ayeti · 25.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.