Uyanmak İçin....!

2.495 görüntülenme · 11 yanıt

Paylaş:
Resul Aydın

Resul Aydın

Mübarek Üye · 4.770 mesaj

#1
UYANMAK İÇİN, ÖNCE UYUMAK GEREKİR






İnsan yaşamı devam ediyor. Siz yaşamın zevklerini hissetseniz de hissetmeseniz de. Zaman akıp gidiyor. Bazen hayatımızda dönüm noktaları olması isteriz. Hep bu dönüm noktalarını kendimiz oluşturmak ya da inşa etmek için çabalamayı düşünmeyiz. Hayatımızda sıkıntıları yaşarken düşünürüz.



Hayatımızın bir anda değiştiğini hayal ederiz. Hatta bazen birinin gelip hayatımıza sihirli bir değnekle dokunması isteriz. Ama gözden kaçırdığımız aslında o sihirli değneği çantasında taşıyanın kendimiz olduğunu gerçeğidir.
Aslında her şey insanın kendi serüveninde ilerlerken başlıyor. Çeşitleniyor renkler gibi tecrübelerde. Büyüyen sadece fiziksel boyutumuz olmuyor.
Eğer sizde acılarınıza sahip çıkanlardansanız, büyüyen yanınızın aynı zamanda ruhunuz olduğunu göreceksiniz.


Ruhunuzun büyüdüğünü fark ettiğiniz an daha çok büyümek için çabalamaya başlıyorsunuz. Ruhun genişledikçe de sizin sıkıntılarınız bir o kadar anlamını yitirmeye başlıyor.


Ruhun büyümesini algılamak için kendi iç gözleminizi yapmanız gerekir. İnsanın kendi gerçeğine yaptığı bu yolculukla aslında siz yavaş yavaş diğerlerinden ayrılıyorsunuz. Bu yolculuk ancak bir taraftan sizi önemli yapıyor. Çünkü kendinizi önemsemeye başlıyorsunuz. Kendinizde önemsediğinizde her şey önem kazanıyor. Bu yolculuk meşakkatlidir. Ancak hangi “güzel”e ulaşan yol kolaydır ki? Kuleye hapsedilmiş Rapunzel’e ulaşmak gibidir!



Bir gün sıkıntılarınız sizi yıpratmaya başladığında, hep uyanmayı istiyorsunuz. Yaşadıklarınızın bir rüya ya da hayal olduğunu düşünüyorsunuz. Bütün bu yaşananlar hayal diye yorumluyorsunuz. Bu durum, yaşadıklarınızın gerçekliğiyle savaşmaktır. Savaşmak inadına cephe almak değildir. Bazen sadece cephede olmanız gerekir. İnadına savaş sizi yıpratır. Savaşmanın gereğini iyi bilmek gerekir. İnadına değil de inanarak savaşmak önemlidir. İnanarak savaştığınızda olgunluğunuza ulaşmışınızdır.



Bir film sahnesi düşünün, tarihi bir film, iki ülke savaşıyor. Bir destan yazılacak. Biri kaybeden olacak. Ama o sahnede kazananın olması için kaybeden tarafın olması gerekiyor. Yoksa kazananı kim tayin edecek? Destanın yazılması için sizinde orada olmanız gerekiyor. Siz olmadan o destan asla yazılamaz. Savaş da olmanızın önemi buradadır. İnanarak savaşmak savaşta her ne şekilde olursa olmaktır. Bu ihtimal sizin belki kaderinizin yönünü değiştirecektir.



Bizim de bazen hayatlarımız da öylece bulunmamız gereken anlar yok mudur? Hiçbir şey tesadüf değildir. Orada direnmenin anlamı var mıdır? Sadece savaş meydanında bulunmamız gerekiyordur. Ama görmekte direniriz. Çünkü gördüğümüz aslında yenmeye çalışmaya odaklanmaktır.




Halbuki savaşa gitmeye odaklaşsak zaten hayatımızın yönü değişecektir. Öte yandan hatta, bazı zamanlar ölüme doğru yürümek gerekir. Ölümün hakikatini anlayabilmek için gerekir bu bilinç. Savaşa gitmek gerek. Yeneceğimizi düşünsek de yenileceğimizi düşünsek de savaş meydanında olmamız gerekiyor. Gerçek olan hakikati iki taraflı görebilmektir. Uyunmak istiyorsak, uyanmanın gerçekleşmesi için uyumamız gerekir.




Yakup Peygamberi hatırlayalım. Yusuf’u kaybettiğinde yıllarca gözyaşı döktü. Yusuf’un yaşadığını bilmeden. Sonra ikinci oğlu Bünyamin’e bağladı yüreğini. Bir gün geldi. Elinden Bünyamin de alındı. Yakup peygamber’in imtihanı o an uyuması gerçeğiydi. Uyumak demek “sabır etmek” demektir. Uyanması için önce uyuması gerekiyordu Yakup Peygamber’in. O’nun anladığı evlat kaybetmenin sıkıntısını ikinci kez yaşamaktı. Belki görünen buydu. Ama görünenin ötesindeki mesajları anlamak gerekti.





Yakup Peygamber’in anlaması için Yusuf’un Bünyamin’i Mısır’da zorunlu olarak bırakması gerekiyordu. Şer gibi görünenin hayır olarak görülmesiydi bu gerçek. Bu gerçek uyanmadan önce uyumaktı. Uyumak şer uyanmak hayırdı. Bu olaydan sonra Yakup Peygamber Bünyamin’in kendisinden alınmasından sonra ikinci kez Rabbi’nden af dileyip sabretmesi gerektiğine inandı. Bir gün Bünyamin’in geri geleceğine inandı.




Bünyamin geleceğine inandığı gün Yusuf’a da kavuşmuş olacaktı. Bu sırrı bilmeden beklemeye başladı. Bu bekleyişin adı uyumaktı. Uyanmak için uyumak gerekti. Uyumak zamana teslimiyetti. Uyanacağı anı düşünerek huzurla uykuya dalması gerekiyordu.





Sonunda Yusuf gerçekleri anlatmaya karar verdiğinde, Yakup gerçeğiyle yüzleşti. Yusuf sırrı anlattığı gün Yakup Peygamber’in uyanma zamanıydı.
Yakup Peygamber’in hayatındaki sihirli değneğe gelince onun çantasından çıkan, nasibine düşen, uyumaktı. Uyanmadan önce o anı yaşaması gerekiyordu.


Uyanmak için önce uyumak gerekiyordu…



Huzurla uykuya dalın…
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,

inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"

B)
ferahhfeza

ferahhfeza

Mübarek Üye · 10.922 mesaj

#2
Destanın yazılması için sizinde orada olmanız gerekiyor.

Bünyamin geleceğine inandığı gün Yusuf’a da kavuşmuş olacaktı. Bu sırrı bilmeden beklemeye başladı. Bu bekleyişin adı uyumaktı. Uyanmak için uyumak gerekti. Uyumak zamana teslimiyetti. Uyanacağı anı düşünerek huzurla uykuya dalması gerekiyordu.

selamün aleyküm
sabrı yaradana teslimiyeti **Kendinizde önemsediğinizde her şey önem kazanıyor. Bu yolculuk meşakkatlidir. Ancak hangi “güzel”e ulaşan yol kolaydır ki?**
farklı bir uslupta anlatan güzel bir yazı idi rabbim razı olsun
emeginize saglık olsun inşallah
selam ve dua ile________
Resul Aydın

Resul Aydın

Mübarek Üye · 4.770 mesaj

#3
aminenurDestanın yazılması için sizinde orada olmanız gerekiyor.

Bünyamin geleceğine inandığı gün Yusuf’a da kavuşmuş olacaktı. Bu sırrı bilmeden beklemeye başladı. Bu bekleyişin adı uyumaktı. Uyanmak için uyumak gerekti. Uyumak zamana teslimiyetti. Uyanacağı anı düşünerek huzurla uykuya dalması gerekiyordu.

selamün aleyküm
sabrı yaradana teslimiyeti **Kendinizde önemsediğinizde her şey önem kazanıyor. Bu yolculuk meşakkatlidir. Ancak hangi “güzel”e ulaşan yol kolaydır ki?**
farklı bir uslupta anlatan güzel bir yazı idi rabbim razı olsun
emeginize saglık olsun inşallah
selam ve dua ile________






B)ALEYKÜM SELAMB)
AMİN ECMAİN CÜMLEMİZDEN İNŞAALLAH
ALLAH'A EMANET, EMANETE SAHİP OLUNUZ
SELAM VE DUA İLE
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,

inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"

B)
Resul Aydın

Resul Aydın

Mübarek Üye · 4.770 mesaj

#4
SELAMÜN ALEYKÜM
HAYIRLI CUM'ALAR
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,

inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"

B)
Çoban Uveys

Çoban Uveys

Mübarek Üye · 741 mesaj

#5
Vealeykumselam resul abi nasilsiniz hayirli cumalar
Resul Aydın

Resul Aydın

Mübarek Üye · 4.770 mesaj

#6
Çoban Uveys, post: 674053, member: 73855Vealeykumselam resul abi nasilsiniz hayirli cumalar





SELAMÜN ALEYKÜM KARDEŞİM

ALEMLERİN RABBI OLAN "ALLAH'A" HAMD-Ü SENALAR OLSUN.
İNŞAALLAH SİZLERDE AFİYETTESİNİZDİR.
ALLAH'A EMANET OLUNUZ
SELAM VE DUA İLE
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,

inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"

B)
Resul Aydın

Resul Aydın

Mübarek Üye · 4.770 mesaj

#7
B)...............B)
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,

inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"

B)
Resul Aydın

Resul Aydın

Mübarek Üye · 4.770 mesaj

#8
B)''ANLATAMADIK KİMSEYE ; BİZE EYYÜBUN SABRI DÜŞTÜ ''B)


Allah'a Emanet Olunuz
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,

inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"

B)
mavci

mavci 🛡

* ZİKİR * FİKİR * ŞÜKÜR * · ✦ Mübarek Üye · 33.173 mesaj

#9
Selamünaleykum...

Selamünaleykum...

Nefisleri, canları ölüm esnasında vefat ettiren Allah’tır. Uyurken, uykusu esnasında henüz ölmemiş olanları da vefat ettiren O’dur.
Uyku ölümün yarısıdır, yarı ölümdür.
İnsan uyku esnasında Rabbimizin koyduğu bir yasa gereği neredeyse yarı ölü gibidir. Uyku esnasında insanların ruhları belli ölçüde kabzedilmektedir. İşte bu âyetin beyanıyla uyku esnasında kısmen bir ölüm hadisesi gerçekleşmektedir. Öyleyse vefat bu anlama geliyor. Yâni vefat kişinin ölümü esnasında gerçekleşen hadisedir. Bir de kişi uyku esnasında ölmemiş bir kimsenin vefat halini yaşamaktadır.

Buradaki teveffa, yâni ölüm, ruhun bedenle ilişkisinin kesilmesi anlamına gelmektedir. Uykudaki teveffâ ile ölümdeki teveffâ arasında şu fark vardır. Ölümde ruhun bedenle hem içten hem de dıştan ilgisi kesilirken, uykuda sadece dıştan ilgisi kesilmekte ama içten ilgisi devam etmektedir.

Yâni uyku esnasında Rabbimiz kişinin akıl, his, şuur, idrak ve temyiz gücünü alıvermektedir. Öyleyse unutmayalım ki ölümle hayat iç içe bir bütündür ve hiç kimsenin, hiç birimizin uyuduktan sonra tekrar kalkacağımıza dair bir garantimiz yoktur. Tutan da, alan da, salıveren de Allah’tır. Tüm nefisler Allah’ın tasarrufu altındadır. Hiç kimsenin O’ndan saklanması, kaçıp kurtulması mümkün değildir.

İşte Rabbimiz haklarında ölümü hükmettiği kimseleri uykusu esnasında tutar. Ama Rabbimiz haklarında ölüm fermanını, ölüm hükmünü vermediği, eceli gelmemiş kimseleri de geri gönderir. Tekrar hayata gönderir. Ne zamana kadar? Adı konmuş, Allah tarafından belirlenmiş bir ecele kadar.
Demek ki her gece Allah bizi öldürüyor ve ecelimizin dolacağı güne kadar da her sabah bizi bir daha kaldırıyor. Gece bizi öldürmüşken Rabbimiz sabahleyin yeni bir fırsatla, yepyeni bir imkânla bizi bir daha kaldırıyor.
Sebep ne?
Belki bugün aklını başına alır, belki bugün Allah’a kulluğa döner, belki bugün fırsatı değerlendirir diye.
Belki de yarın kıyamet gününde Rabbimize karşı bir itiraz hakkımız kalmasın, bir mâzeretimiz olmasın diye böyle yapıyor.
İşte bütün bunlarda düşünecek, tefekkür edecek, düşünüp değerlendirecek bir toplum için âyetler vardır, ibretler vardır.

Alıntı...

Allah CC. razı olsun inşallah...
Allah CC. bizleri zamanında uyananlardan eylesin...
GÜZEL GÖREN GÜZEL DÜŞÜNÜR...
Mutluluklar Paylaştıkça Çoğalır, Üzüntüler Paylaştıkça Azalır...
Zor olanı HEMEN YAPARIZ, İmkansız BİRAZ ZAMANIMIZI ALIR..
.
Resul Aydın

Resul Aydın

Mübarek Üye · 4.770 mesaj

#10
mavci
Nefisleri, canları ölüm esnasında vefat ettiren Allah’tır. Uyurken, uykusu esnasında henüz ölmemiş olanları da vefat ettiren O’dur.


Uyku ölümün yarısıdır, yarı ölümdür.
İnsan uyku esnasında Rabbimizin koyduğu bir yasa gereği neredeyse yarı ölü gibidir. Uyku esnasında insanların ruhları belli ölçüde kabzedilmektedir. İşte bu âyetin beyanıyla uyku esnasında kısmen bir ölüm hadisesi gerçekleşmektedir. Öyleyse vefat bu anlama geliyor. Yâni vefat kişinin ölümü esnasında gerçekleşen hadisedir. Bir de kişi uyku esnasında ölmemiş bir kimsenin vefat halini yaşamaktadır.


Buradaki teveffa, yâni ölüm, ruhun bedenle ilişkisinin kesilmesi anlamına gelmektedir. Uykudaki teveffâ ile ölümdeki teveffâ arasında şu fark vardır. Ölümde ruhun bedenle hem içten hem de dıştan ilgisi kesilirken, uykuda sadece dıştan ilgisi kesilmekte ama içten ilgisi devam etmektedir.


Yâni uyku esnasında Rabbimiz kişinin akıl, his, şuur, idrak ve temyiz gücünü alıvermektedir. Öyleyse unutmayalım ki ölümle hayat iç içe bir bütündür ve hiç kimsenin, hiç birimizin uyuduktan sonra tekrar kalkacağımıza dair bir garantimiz yoktur. Tutan da, alan da, salıveren de Allah’tır. Tüm nefisler Allah’ın tasarrufu altındadır. Hiç kimsenin O’ndan saklanması, kaçıp kurtulması mümkün değildir.


İşte Rabbimiz haklarında ölümü hükmettiği kimseleri uykusu esnasında tutar. Ama Rabbimiz haklarında ölüm fermanını, ölüm hükmünü vermediği, eceli gelmemiş kimseleri de geri gönderir. Tekrar hayata gönderir. Ne zamana kadar? Adı konmuş, Allah tarafından belirlenmiş bir ecele kadar.
Demek ki her gece Allah bizi öldürüyor ve ecelimizin dolacağı güne kadar da her sabah bizi bir daha kaldırıyor. Gece bizi öldürmüşken Rabbimiz sabahleyin yeni bir fırsatla, yepyeni bir imkânla bizi bir daha kaldırıyor.
Sebep ne?
Belki bugün aklını başına alır, belki bugün Allah’a kulluğa döner, belki bugün fırsatı değerlendirir diye.
Belki de yarın kıyamet gününde Rabbimize karşı bir itiraz hakkımız kalmasın, bir mâzeretimiz olmasın diye böyle yapıyor.
İşte bütün bunlarda düşünecek, tefekkür edecek, düşünüp değerlendirecek bir toplum için âyetler vardır, ibretler vardır.

Alıntı...

Allah CC. razı olsun inşallah...

Allah CC. bizleri zamanında uyananlardan eylesin...


__________________
Selam ve DUA ile...
GÜZEL GÖREN GÜZEL DÜŞÜNÜR...

Mutluluklar Paylaştıkça Çoğalır, Üzüntüler Paylaştıkça Azalır...
Resmi orjinal boyutlarında 750x224 görüntülemek için tıklayınız. 205 KB.





Amin Ecmain Cümlemizi İnşaallah
Selam ve Dua ile...
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,

inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"

B)
Resul Aydın

Resul Aydın

Mübarek Üye · 4.770 mesaj

#11
Güncelleme
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,

inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"

B)
Resul Aydın

Resul Aydın

Mübarek Üye · 4.770 mesaj

#12


B)''ANLATAMADIK KİMSEYE ; BİZE EYYÜBUN SABRI DÜŞTÜ ''B)
"idrak'ın yüceliğine eremiyorsanız,

inkar'ın basitliğinden sıyrılınız"

B)
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.