Hz. Ömer (R.A.): “Bu ümmet hakkında en çok korktuğum, ilim sahibi olan münafıktır.” buyurarak en büyük endişesini dile getirir. “Bilgili münafık nasıl olur?” sorusuna, “Dilleri ile alim, kalp ve amelleri ile cahil olmakla!” şeklinde cevap verir.
Faydasız ilme sahip olanlar, ilimlerinin gereğini yerine getirmedikleri için genellikle ALLAH’ın zikrinden de uzak kalırlar ve arzularına mağlup olurlar. Bu tür kişilere karşı çok dikkatli olmak gerektiğini şu ayet ortaya koyar: “Kalbini zikrimizden gafil kıldığımız, keyfinin peşine düşen ve işi haddini aşmak olan kimseye itaat etme!” (Kehf/2
Faydalı ilim, yaşanan ve ALLAH’a ulaştıran ilimdir. Faydalı ilme sahip olan yeryüzünde takva üzere dolaşır, hiçbir şey onu şımartmaz. Bütün gayreti ALLAH’ın kitabına, Rasulü’nün Sünneti’ne uymak ve bu dünyadan göçünceye kadar ALLAH’ın ölçülerini aşarım endişesi ve hassasiyeti içerisinde yaşamaktır. Bu haliyle o, Resul-i Ekrem (A.S.)’ın şu hadislerini canlandırmaktadır: “İlim üçtür: Konuşan kitap (Kur’an), yaşanan sünnet, bir de ‘bilmem’ demektir.” (İbn-i Mace). “İslam garip olarak doğdu ve garip olarak gidecektir. Gariplere müjdeler olsun.” “Garibler kimdir?” sorusuna şöyle cevap verdi: “Benim sünnetimden insanların bozduğunu ve terkedilen sünnetlerimi yaşatanlardır.” (Müslim)
“ALLAH’ım! Faydasız ilimden, ürpermeyen kalpten, doymayan nefisten ve karşılık görmeyen duadan sana sığınırız!” :A:A