🔒 ÇANAKKALE' deyiz
20.806 görüntülenme · 109 yanıt
emeğinize sağlık
ecdadımızın kanlarıyla suladığı güzel çanakkale
gitmeyen kardeşlerimizin mutlaka gitmelerini tavsiye ederim 8 saatlik yolculuktan sonra çanakkaledeydkl oraya ayak basınca şimdiye kadar gitmediğime pişman oldum ve değdi doğrusu tekrardan gitmek kısmet olur inş..tşklr
ecdadımızın kanlarıyla suladığı güzel çanakkale
gitmeyen kardeşlerimizin mutlaka gitmelerini tavsiye ederim 8 saatlik yolculuktan sonra çanakkaledeydkl oraya ayak basınca şimdiye kadar gitmediğime pişman oldum ve değdi doğrusu tekrardan gitmek kısmet olur inş..tşklr
O topraklara gitmiştim ben .. çook etkileyici bir ortam .. Ilk otobüsten inerken toprağa basısım gelmedi ama sora mecbur indim.. Her kes gidip görmeli bence... Bu ruhu taşımalı...
esselamunaleyküm verahmetullahi veberekatu:)
esselamunaleyküm verahmetullahi veberekatu:)
selam ve baki dualarımla..
esselamunaleyküm verahmetullahi veberekatu:)
çanakkale deniz zaferimiz için açılan bu konu ; gerçekten anlamlı olmuştu.ve yine faydalandım.ALLAH CC RAZI OLSUN.PAYLAŞIMLARINIZ İÇİN:T
selam ve baki dualarımla..
"O ALLAH Kİ,YARATANDIR,KUSURSUZCA VAR EDENDİR,'ŞEKİL VE SURET' VERENDİR.
EN GÜZEL İSİMLER O'NUNDUR.GÖKLERDE VE YERDE OLANLARIN TÜMÜ O'NU TESBİH ETMEKTEDİR.O,AZİZ,HAKİMDİR."
(HAŞR SURESİ,24)
Polat: Çanakkale Savaşı anlamsız Galatasaray Başkanı Adnan Polat’tan ilginç sözler: Çanakkale’deki anlamsız savaşın ardından dostluk tohumları atıldı, Avustralyalılar da şehitti.
12/04/2009
Florya'daki Türkiye ve Avustralyalı ressamlara ödül töreninde konuşan Polat'tan radikal bir Çanakkale Savaşı analizi geldi. Polat: Avustralyalılar, Galatasaray Liselilerle beraber şehit düştü. Bu anlamsız savaşın neticesinde oluşan dostluk Kewell ve Arda'yı aynı takımda buluşturdu.
Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat, genel merkezi Avustralya Sidney'de bulunan Gallipoli Memorial Club ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi tarafından düzenlenen 2009 Çanakkale Resim Yarışması'nın basın toplantısında Çanakkale Savaşı için “anlamsız” ifadeleri kullanırken, Avustralyalı askerlere de “şehit” dedi.
Florya Metin Oktay Tesisleri'nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Polat, Galatasaray'ın Çanakkale Savaşları'nın içinde hatırlatarak şöyle konuştu: “O dönemde, Avustralyalı askerler de Türk askerleriyle beraber, Galatasaraylılarla beraber şehit düştüler. Bugün Çanakkale'deki Şehitler Anıtı'nda Türk askerlerinin, Avustralyalı askerler ve diğer askerlerin beraber, yan yana yattığını hepimiz biliyoruz. O dönemki bu anlamsız savaşın neticesinde, bir savaşın arkasından dostluk tohumları filizlendi. Bugüne kadar da bu dostluk sürdü. Bu dostluğun simgesini bugün Galatasaray'da görebiliyoruz. Avusturya Milli Takımı'nın yıldızı Harry Kewell ve Türk Milli Takımı'nın yıldızı Arda Turan aynı forma için mücadele ediyorlar. Dostluğu çok güzel simgeliyorlar.”
iiii.................işgalciden ŞEHİDMİŞ...İŞGAL KAFALI ADAM...HA BU ARADA BENDE GSLİYİM...AMA BU ADAMI TUTMADI GÖZÜM...ALLAHA VE ŞEHİTLERİMİZE HAVALE EDİYORUM...
12/04/2009
Florya'daki Türkiye ve Avustralyalı ressamlara ödül töreninde konuşan Polat'tan radikal bir Çanakkale Savaşı analizi geldi. Polat: Avustralyalılar, Galatasaray Liselilerle beraber şehit düştü. Bu anlamsız savaşın neticesinde oluşan dostluk Kewell ve Arda'yı aynı takımda buluşturdu.
Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat, genel merkezi Avustralya Sidney'de bulunan Gallipoli Memorial Club ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi tarafından düzenlenen 2009 Çanakkale Resim Yarışması'nın basın toplantısında Çanakkale Savaşı için “anlamsız” ifadeleri kullanırken, Avustralyalı askerlere de “şehit” dedi.
Florya Metin Oktay Tesisleri'nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Polat, Galatasaray'ın Çanakkale Savaşları'nın içinde hatırlatarak şöyle konuştu: “O dönemde, Avustralyalı askerler de Türk askerleriyle beraber, Galatasaraylılarla beraber şehit düştüler. Bugün Çanakkale'deki Şehitler Anıtı'nda Türk askerlerinin, Avustralyalı askerler ve diğer askerlerin beraber, yan yana yattığını hepimiz biliyoruz. O dönemki bu anlamsız savaşın neticesinde, bir savaşın arkasından dostluk tohumları filizlendi. Bugüne kadar da bu dostluk sürdü. Bu dostluğun simgesini bugün Galatasaray'da görebiliyoruz. Avusturya Milli Takımı'nın yıldızı Harry Kewell ve Türk Milli Takımı'nın yıldızı Arda Turan aynı forma için mücadele ediyorlar. Dostluğu çok güzel simgeliyorlar.”
iiii.................işgalciden ŞEHİDMİŞ...İŞGAL KAFALI ADAM...HA BU ARADA BENDE GSLİYİM...AMA BU ADAMI TUTMADI GÖZÜM...ALLAHA VE ŞEHİTLERİMİZE HAVALE EDİYORUM...
allah razı olsun
paylaşım için sağolun
inşallah rabbim gitmeyenlerede gitmeyi nasip eyler
Çanakkale Şehitlerine
Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı'
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,
Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.
Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'â mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i İlahi o metin istihkâm.
Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedi serhaddi;
'O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme' dedi.
Asım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek.
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
'Bu, taşındır' diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.
Mehmet Akif Ersoy
paylaşım için sağolun
inşallah rabbim gitmeyenlerede gitmeyi nasip eyler
Çanakkale Şehitlerine
Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı'
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,
Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.
Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'â mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i İlahi o metin istihkâm.
Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedi serhaddi;
'O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme' dedi.
Asım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek.
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
'Bu, taşındır' diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.
Mehmet Akif Ersoy
.....
Bir gemi arıyorum pusulası İmandan.
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
Alıp götürsün beni bu hüzünlü limandan..
NFK
ÇANAKKALE MUHAREBELERİNDEN KESİTLER
Gönüllü Bombacı

"Henüz 13 yaşında bir küçük delikanlı... Fotoğrafın üzerinde bir not... "Gönüllü Bombacı" Başka bir bilgi düşülmemiş... Duruşuyla, kararlığıyla, gözlerinden okunan özgüveniyle "Gönüllü Bombacı"... Ne yapmıştı da ona bu sıfatı layık görmüşlerdi?"
Seyit Onbaşı

Türklerin vatan sevgisiyle dolu olan göğüsleri lanetli ihtiraslara karşı daima demirden bir duvar gibi yükselecektir.
Çanakkale civarında eğlence yapan birlik

"Sizin gibi şehitleri olan bir milletin evlâdıyız. İnanınız, tâ içimizden duyarak size söylüyoruz. Sizin muzaffer şehitliklerinizi, esir bir vatanın toprakları kuşatmayacaktır."
Çanakkale'de Bowet zırhlısını batıran top ve eratı

"O gün sahil bataryalarımızda bulunan askerler, subaylar ve komutanlar cidden takdir edilecek bir fedakârlıkla, yani cesaretin sabrın sonuna kadar toplarını kullanmışlar, vazifelerini ifa etmişlerdir. Düşünün ki birçok çökmeler, infilâklar, yangınlar, kayıplar arasında, daimi ateş karşısında, tahrip edici ateşler altında, bunlar hiç titremeden vazifelerini yapmışlardır."
Cephe Gerisinde Ekmeklerini Paylaşan Mehmetçikler

Müjde mert ve asil Türk! Müjde çok zulüm görmüş büyük ve sevgili vatan! Artık diriliyorsun."
57 nci Alay 1 nci Tabur Komutanı Binbaşı Zeki Bey

"27nci ve 57nci Alayların komutanlarının, subaylarının ve askerlerinin kahramanlıkları sayesinde o siperler içinde bulunan düşman kâmilen yok edildi. Bombalarla parça parça oldular. Siperler elimize geçtiği zaman içerileri düşman cesetleriyle doluydu. O, müthiş bir şeydi"
Çanakkale muharebe sahası gerisinde istirahat eden birlik

".............Türk askerinin savaş ve dövüş hususunda haiz bulunduğu vasıfların başlangıçta lâyıkıyle takdir edilmemiş olması, İngilizler için felâket olmuştur........Türk askerinin ne yaman muharip olduğunu, İngilizler, ancak dövüştükten sonra anlamışlardır."
Arıburnun'da Ele Geçirilen Düşman Siperlerindeki Ganimet Yığını

Kahraman, sabırlı askerlerimiz bütün bu yangınlara bomba infilaklarına göğüs geriyorlar, imrenilecek bir azimle yerlerini koruyorlar ve düşmana karşılık veriyorlardı.
Çanakkale'de Bir Subay Grubu

Birçok milletlerin askerlerini bir araya getiriniz. Hangilerinin Türk olduklarını size hemen söyleyeyim. Renkleriyle, elbiseleriyle değil, hareketleri ve tavırlarıyla belli olurlar.
Kolordu Komutanı Esat Paşa ve Kurmay Subayları

"Çanakkale Muharebeleri, aynı zamanda gençliğin bizzat katıldığı muharebedir. Subay, astsubay, asker sıfatıyla orduya katılan binlerce mektepli, fikirle ahlâkın birleştiği her noktada, kudretlerinin büyüklüğünü ispat etmiştir."
7 nci Tümen Karargâhı Abdurrahman Bayırı'nda düşmanın çekilmesini müteakip sahili ve düşman siperlerini seyrederken

"Çanakkale Muharebeleri neleri gerçekleştirdi? Bugünü kurtardı. Maziye kahramanlığını ve büyüklüğünü iade etti.Vatanımızı, bizim için sonsuz vatan yaptı"
Gönüllü Bombacı

"Henüz 13 yaşında bir küçük delikanlı... Fotoğrafın üzerinde bir not... "Gönüllü Bombacı" Başka bir bilgi düşülmemiş... Duruşuyla, kararlığıyla, gözlerinden okunan özgüveniyle "Gönüllü Bombacı"... Ne yapmıştı da ona bu sıfatı layık görmüşlerdi?"
Seyit Onbaşı

Türklerin vatan sevgisiyle dolu olan göğüsleri lanetli ihtiraslara karşı daima demirden bir duvar gibi yükselecektir.
Çanakkale civarında eğlence yapan birlik

"Sizin gibi şehitleri olan bir milletin evlâdıyız. İnanınız, tâ içimizden duyarak size söylüyoruz. Sizin muzaffer şehitliklerinizi, esir bir vatanın toprakları kuşatmayacaktır."
Çanakkale'de Bowet zırhlısını batıran top ve eratı

"O gün sahil bataryalarımızda bulunan askerler, subaylar ve komutanlar cidden takdir edilecek bir fedakârlıkla, yani cesaretin sabrın sonuna kadar toplarını kullanmışlar, vazifelerini ifa etmişlerdir. Düşünün ki birçok çökmeler, infilâklar, yangınlar, kayıplar arasında, daimi ateş karşısında, tahrip edici ateşler altında, bunlar hiç titremeden vazifelerini yapmışlardır."
Cephe Gerisinde Ekmeklerini Paylaşan Mehmetçikler

Müjde mert ve asil Türk! Müjde çok zulüm görmüş büyük ve sevgili vatan! Artık diriliyorsun."
57 nci Alay 1 nci Tabur Komutanı Binbaşı Zeki Bey

"27nci ve 57nci Alayların komutanlarının, subaylarının ve askerlerinin kahramanlıkları sayesinde o siperler içinde bulunan düşman kâmilen yok edildi. Bombalarla parça parça oldular. Siperler elimize geçtiği zaman içerileri düşman cesetleriyle doluydu. O, müthiş bir şeydi"
Çanakkale muharebe sahası gerisinde istirahat eden birlik

".............Türk askerinin savaş ve dövüş hususunda haiz bulunduğu vasıfların başlangıçta lâyıkıyle takdir edilmemiş olması, İngilizler için felâket olmuştur........Türk askerinin ne yaman muharip olduğunu, İngilizler, ancak dövüştükten sonra anlamışlardır."
Arıburnun'da Ele Geçirilen Düşman Siperlerindeki Ganimet Yığını

Kahraman, sabırlı askerlerimiz bütün bu yangınlara bomba infilaklarına göğüs geriyorlar, imrenilecek bir azimle yerlerini koruyorlar ve düşmana karşılık veriyorlardı.
Çanakkale'de Bir Subay Grubu

Birçok milletlerin askerlerini bir araya getiriniz. Hangilerinin Türk olduklarını size hemen söyleyeyim. Renkleriyle, elbiseleriyle değil, hareketleri ve tavırlarıyla belli olurlar.
Kolordu Komutanı Esat Paşa ve Kurmay Subayları

"Çanakkale Muharebeleri, aynı zamanda gençliğin bizzat katıldığı muharebedir. Subay, astsubay, asker sıfatıyla orduya katılan binlerce mektepli, fikirle ahlâkın birleştiği her noktada, kudretlerinin büyüklüğünü ispat etmiştir."
7 nci Tümen Karargâhı Abdurrahman Bayırı'nda düşmanın çekilmesini müteakip sahili ve düşman siperlerini seyrederken

"Çanakkale Muharebeleri neleri gerçekleştirdi? Bugünü kurtardı. Maziye kahramanlığını ve büyüklüğünü iade etti.Vatanımızı, bizim için sonsuz vatan yaptı"
s.a. Atalarımız bu vatan uğruna şehid olurken bizler onların ardından altın tepsi ile sunuyoruz vatanımızı işgalci güçlere ve onların zihniyetindekilere......
Artık üzerimize oynanan oyunların farkına varmanın ve silkinmenin zamanı gelmedi mi?
selam ve dua ile.........
Artık üzerimize oynanan oyunların farkına varmanın ve silkinmenin zamanı gelmedi mi?
selam ve dua ile.........
esselamunaleyküm verahmetullahi veberekatu:)
esselamunaleyküm verahmetullahi veberekatu:)
esselamunaleyküm verahmetullahi veberekatu:)
son paylaşımlar da çok bilgilendirciydi.ALLAH cc razı olsun.
"O ALLAH Kİ,YARATANDIR,KUSURSUZCA VAR EDENDİR,'ŞEKİL VE SURET' VERENDİR.
EN GÜZEL İSİMLER O'NUNDUR.GÖKLERDE VE YERDE OLANLARIN TÜMÜ O'NU TESBİH ETMEKTEDİR.O,AZİZ,HAKİMDİR."
(HAŞR SURESİ,24)
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/18167-canakkale-deyiz · 06.09.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
🔒 Bu konu kilitli; yeni cevap yazılamaz.



