Din "afyon" mudur???
3.719 görüntülenme · 34 yanıt
RE: Din "afyon" mudur???
Marks, din ve dinin etkilerini araştırdığı bir yazısında; “İnsanı yaratan din değil; dini yaratan insandır” der. Hegel’in Hukuk Felsefesinin Eleştirisi adlı yapıtına ise şu satırları ekler: “Dinsel acı, aynı zamanda hem gerçek acının bir anlatımı, hem de gerçek acıya karşı bir başkaldırıdır. Din, baskı altındaki yaratığın iç geçirmesi, kalpsiz dünyanın kalbi ve ruhsuz dünyanın ruhudur. Halkın afyonudur.”
Dinin, hem verili toplumsal düzeni savunmak, hem de insanların acısını ifade etmek şeklinde tezahür eden ikili bir karakteri olduğu için Marks şunu öneriyor: “Tarihe yardımcı olan felsefe” (yani sosyalizm), silahını “kutsal olmayan yabancılaşma” üzerine çevirmeye konsantre olmalıdır. Marks şöyle devam ediyor:
“Böylece göğün eleştirilmesi yerin eleştirilmesine, dinin eleştirilmesi hukukun eleştirilmesine, din bilimin eleştirilmesi de siyasetin eleştirilmesine dönüşmüş olur.”
Din muğlak ve esnek olmak zorundadır. Başka türlü toplumu bir arada tutan bir ideoloji olarak işlev göremez. Ancak bu muğlaklık bazen devrimci hareketlerin kendilerini ifade ederken dini fikirler kullanması anlamına da gelebiliyor. İngiliz burjuva devrimi sırasında her iki taraf da İncil’i taşıyordu. Kralın vurgu yağtığı bölümler, yöneticilere itaati vurguluyordu. Devrimciler ise yoksulları metheden bölümlerden alıntılar yaparlardı: “Zayıf olanlar kutsanmıştır çünkü dünyanın varisi olandır.”
Kuran da muğlak ifadelerle doludur. Bir yandan mülkiyet haklarını savunan ve köleciliği hoş gören, diğer taraftan da İslam için mücadele etmek istemeyen zengin Arapları eleştiren bölümleri vardır. “Kula kulluk etmeyiniz” yaklaşımını isyan bayrağı haline getirenler için, Peygamber Muhammed’in “Cihadın en üstünü, zalim yönetici karşısında hak sözü söylemektir” gibi sözleri (hadis), ya da Kuran’daki “İnsanların haklarını kısmayın” (42/183), “Zulmedenlere meyletmeyin. Sonra size ateş dokunur” (11/15) “Size ne oluyor ki Allah yolunda savaşmıyorsunuz ve ‘Rabbimiz bizi halkı zalim olan şu ülkeden çıkar ve bize katından bir sahip ve bir yardımcı gönder!’ diye dua eden o mustazaf (aciz ve zayıf bırakılmış) erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz” (4/75) gibi ayetler, bütünüyle “bu dünya” ile ilgili ve otoriteyi sorgulamak için her zaman kaynak olabilecek ifadelerdir. Pir Sultan başkaldırırken “Şimdi bizim aramıza/ yola boynun veren gelsin/ şeriatı tarikatı/ hakikati bilen gelsin” diyordu. Son halife olan Ali ve Ebu Zer, “Evinde ekmek olmadığı halde kınından sıyrılmış kılıcıyla başkaldırmayan adama şaşarım” diyerek mücadele etmişlerdi.B)
Marks, din ve dinin etkilerini araştırdığı bir yazısında; “İnsanı yaratan din değil; dini yaratan insandır” der. Hegel’in Hukuk Felsefesinin Eleştirisi adlı yapıtına ise şu satırları ekler: “Dinsel acı, aynı zamanda hem gerçek acının bir anlatımı, hem de gerçek acıya karşı bir başkaldırıdır. Din, baskı altındaki yaratığın iç geçirmesi, kalpsiz dünyanın kalbi ve ruhsuz dünyanın ruhudur. Halkın afyonudur.”
Dinin, hem verili toplumsal düzeni savunmak, hem de insanların acısını ifade etmek şeklinde tezahür eden ikili bir karakteri olduğu için Marks şunu öneriyor: “Tarihe yardımcı olan felsefe” (yani sosyalizm), silahını “kutsal olmayan yabancılaşma” üzerine çevirmeye konsantre olmalıdır. Marks şöyle devam ediyor:
“Böylece göğün eleştirilmesi yerin eleştirilmesine, dinin eleştirilmesi hukukun eleştirilmesine, din bilimin eleştirilmesi de siyasetin eleştirilmesine dönüşmüş olur.”
Din muğlak ve esnek olmak zorundadır. Başka türlü toplumu bir arada tutan bir ideoloji olarak işlev göremez. Ancak bu muğlaklık bazen devrimci hareketlerin kendilerini ifade ederken dini fikirler kullanması anlamına da gelebiliyor. İngiliz burjuva devrimi sırasında her iki taraf da İncil’i taşıyordu. Kralın vurgu yağtığı bölümler, yöneticilere itaati vurguluyordu. Devrimciler ise yoksulları metheden bölümlerden alıntılar yaparlardı: “Zayıf olanlar kutsanmıştır çünkü dünyanın varisi olandır.”
Kuran da muğlak ifadelerle doludur. Bir yandan mülkiyet haklarını savunan ve köleciliği hoş gören, diğer taraftan da İslam için mücadele etmek istemeyen zengin Arapları eleştiren bölümleri vardır. “Kula kulluk etmeyiniz” yaklaşımını isyan bayrağı haline getirenler için, Peygamber Muhammed’in “Cihadın en üstünü, zalim yönetici karşısında hak sözü söylemektir” gibi sözleri (hadis), ya da Kuran’daki “İnsanların haklarını kısmayın” (42/183), “Zulmedenlere meyletmeyin. Sonra size ateş dokunur” (11/15) “Size ne oluyor ki Allah yolunda savaşmıyorsunuz ve ‘Rabbimiz bizi halkı zalim olan şu ülkeden çıkar ve bize katından bir sahip ve bir yardımcı gönder!’ diye dua eden o mustazaf (aciz ve zayıf bırakılmış) erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz” (4/75) gibi ayetler, bütünüyle “bu dünya” ile ilgili ve otoriteyi sorgulamak için her zaman kaynak olabilecek ifadelerdir. Pir Sultan başkaldırırken “Şimdi bizim aramıza/ yola boynun veren gelsin/ şeriatı tarikatı/ hakikati bilen gelsin” diyordu. Son halife olan Ali ve Ebu Zer, “Evinde ekmek olmadığı halde kınından sıyrılmış kılıcıyla başkaldırmayan adama şaşarım” diyerek mücadele etmişlerdi.B)
Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili Biz
YARADAN'ı görmeden sevmedik mi
Mevlana'dan
YARADAN'ı görmeden sevmedik mi
Mevlana'dan
Beni Kimsenin Bilmesi Önemli Degil Rabb'im Bilsin , Yeter. Kim Ne Derse Desin
Bana
Rabb'im Kulum Desin Yeter...
RE: Din "afyon" mudur???
Bu söz yani "din uyuşturucudur"sözü tamamen bir önyargıdan kaynaklanmaktadır.Adamlar karşı çıktıkları bir konuyu araştırmıyorlar bile ondan sonra da atıp tutuyorlar
Katkından dolayı teşekkür edrim B)
emreegel yazdı:
düşünceye gelince karl marx'ın izinden giden toplumların şu anki ahlak ve ekonomik durumu ortada keşke bu uyuşturcu dediklerini tatmış olsalardı da tevbe etselerdi
Bu söz yani "din uyuşturucudur"sözü tamamen bir önyargıdan kaynaklanmaktadır.Adamlar karşı çıktıkları bir konuyu araştırmıyorlar bile ondan sonra da atıp tutuyorlar
Katkından dolayı teşekkür edrim B)
RE: Din "afyon" mudur???
Katkından dolayı teşekkür ederim Hafize teyzeciğim .Okuyup,araştırmışsın ne güzelB)
Ölmüş kimse arkasından konuşmak doğru değildir ama bu Marks dene zat,hem kendisi sapıklığa düşmüş hem de kendisi gibi inancı zayıf olan insanları peşinden sürükleyerek onların felaketine sebep olmuştur.Günümüzde dine karşı çıkanların zihinlerinde hep bu adamın fikirlerine olan bağlılık yatmaktadır
hafize yazdı:
Marks, din ve dinin etkilerini araştırdığı bir yazısında; “İnsanı yaratan din değil; dini yaratan insandır” der. Hegel'in Hukuk Felsefesinin Eleştirisi adlı yapıtına ise şu satırları ekler: “Dinsel acı, aynı zamanda hem gerçek acının bir anlatımı, hem de gerçek acıya karşı bir başkaldırıdır. Din, baskı altındaki yaratığın iç geçirmesi, kalpsiz dünyanın kalbi ve ruhsuz dünyanın ruhudur. Halkın afyonudur."
Dinin, hem verili toplumsal düzeni savunmak, hem de insanların acısını ifade etmek şeklinde tezahür eden ikili bir karakteri olduğu için Marks şunu öneriyor: "Tarihe yardımcı olan felsefe" (yani sosyalizm), silahını "kutsal olmayan yabancılaşma" üzerine çevirmeye konsantre olmalıdır. Marks şöyle devam ediyor:
"Böylece göğün eleştirilmesi yerin eleştirilmesine, dinin eleştirilmesi hukukun eleştirilmesine, din bilimin eleştirilmesi de siyasetin eleştirilmesine dönüşmüş olur."
Din muğlak ve esnek olmak zorundadır. Başka türlü toplumu bir arada tutan bir ideoloji olarak işlev göremez. Ancak bu muğlaklık bazen devrimci hareketlerin kendilerini ifade ederken dini fikirler kullanması anlamına da gelebiliyor. İngiliz burjuva devrimi sırasında her iki taraf da İncil'i taşıyordu. Kralın vurgu yağtığı bölümler, yöneticilere itaati vurguluyordu. Devrimciler ise yoksulları metheden bölümlerden alıntılar yaparlardı: "Zayıf olanlar kutsanmıştır çünkü dünyanın varisi olandır."
Kuran da muğlak ifadelerle doludur. Bir yandan mülkiyet haklarını savunan ve köleciliği hoş gören, diğer taraftan da İslam için mücadele etmek istemeyen zengin Arapları eleştiren bölümleri vardır. "Kula kulluk etmeyiniz" yaklaşımını isyan bayrağı haline getirenler için, Peygamber Muhammed'in "Cihadın en üstünü, zalim yönetici karşısında hak sözü söylemektir" gibi sözleri (hadis), ya da Kuran'daki "İnsanların haklarını kısmayın" (42/183), "Zulmedenlere meyletmeyin. Sonra size ateş dokunur" (11/15) "Size ne oluyor ki Allah yolunda savaşmıyorsunuz ve ‘Rabbimiz bizi halkı zalim olan şu ülkeden çıkar ve bize katından bir sahip ve bir yardımcı gönder! diye dua eden o mustazaf (aciz ve zayıf bırakılmış) erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz" (4/75) gibi ayetler, bütünüyle bu dünya ile ilgili ve otoriteyi sorgulamak için her zaman kaynak olabilecek ifadelerdir. Pir Sultan başkaldırırken "Şimdi bizim aramıza/ yola boynun veren gelsin/ şeriatı tarikatı/ hakikati bilen gelsin" diyordu. Son halife olan Ali ve Ebu Zer, "Evinde ekmek olmadığı halde kınından sıyrılmış kılıcıyla başkaldırmayan adama şaşarım" diyerek mücadele etmişlerdi.B)
Katkından dolayı teşekkür ederim Hafize teyzeciğim .Okuyup,araştırmışsın ne güzelB)
Ölmüş kimse arkasından konuşmak doğru değildir ama bu Marks dene zat,hem kendisi sapıklığa düşmüş hem de kendisi gibi inancı zayıf olan insanları peşinden sürükleyerek onların felaketine sebep olmuştur.Günümüzde dine karşı çıkanların zihinlerinde hep bu adamın fikirlerine olan bağlılık yatmaktadır
RE: Din "afyon" mudur???
ben TRT 1 de onun belgeselini izlemiştim insanın kanını doduracak şeyler yapmış ama kendi sonu hem bu dünyada hem ahirette çok acı olmuştur BU ADAMA KOYUCAK SİMGE BULAMADIM
sert yazdı:
hafize yazdı:
Marks, din ve dinin etkilerini araştırdığı bir yazısında; “İnsanı yaratan din değil; dini yaratan insandır” der. Hegel'in Hukuk Felsefesinin Eleştirisi adlı yapıtına ise şu satırları ekler: “Dinsel acı, aynı zamanda hem gerçek acının bir anlatımı, hem de gerçek acıya karşı bir başkaldırıdır. Din, baskı altındaki yaratığın iç geçirmesi, kalpsiz dünyanın kalbi ve ruhsuz dünyanın ruhudur. Halkın afyonudur."
Dinin, hem verili toplumsal düzeni savunmak, hem de insanların acısını ifade etmek şeklinde tezahür eden ikili bir karakteri olduğu için Marks şunu öneriyor: "Tarihe yardımcı olan felsefe" (yani sosyalizm), silahını "kutsal olmayan yabancılaşma" üzerine çevirmeye konsantre olmalıdır. Marks şöyle devam ediyor:
"Böylece göğün eleştirilmesi yerin eleştirilmesine, dinin eleştirilmesi hukukun eleştirilmesine, din bilimin eleştirilmesi de siyasetin eleştirilmesine dönüşmüş olur."
Din muğlak ve esnek olmak zorundadır. Başka türlü toplumu bir arada tutan bir ideoloji olarak işlev göremez. Ancak bu muğlaklık bazen devrimci hareketlerin kendilerini ifade ederken dini fikirler kullanması anlamına da gelebiliyor. İngiliz burjuva devrimi sırasında her iki taraf da İncil'i taşıyordu. Kralın vurgu yağtığı bölümler, yöneticilere itaati vurguluyordu. Devrimciler ise yoksulları metheden bölümlerden alıntılar yaparlardı: "Zayıf olanlar kutsanmıştır çünkü dünyanın varisi olandır."
Kuran da muğlak ifadelerle doludur. Bir yandan mülkiyet haklarını savunan ve köleciliği hoş gören, diğer taraftan da İslam için mücadele etmek istemeyen zengin Arapları eleştiren bölümleri vardır. "Kula kulluk etmeyiniz" yaklaşımını isyan bayrağı haline getirenler için, Peygamber Muhammed'in "Cihadın en üstünü, zalim yönetici karşısında hak sözü söylemektir" gibi sözleri (hadis), ya da Kuran'daki "İnsanların haklarını kısmayın" (42/183), "Zulmedenlere meyletmeyin. Sonra size ateş dokunur" (11/15) "Size ne oluyor ki Allah yolunda savaşmıyorsunuz ve ‘Rabbimiz bizi halkı zalim olan şu ülkeden çıkar ve bize katından bir sahip ve bir yardımcı gönder! diye dua eden o mustazaf (aciz ve zayıf bırakılmış) erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz" (4/75) gibi ayetler, bütünüyle bu dünya ile ilgili ve otoriteyi sorgulamak için her zaman kaynak olabilecek ifadelerdir. Pir Sultan başkaldırırken "Şimdi bizim aramıza/ yola boynun veren gelsin/ şeriatı tarikatı/ hakikati bilen gelsin" diyordu. Son halife olan Ali ve Ebu Zer, "Evinde ekmek olmadığı halde kınından sıyrılmış kılıcıyla başkaldırmayan adama şaşarım" diyerek mücadele etmişlerdi.B)
Katkından dolayı teşekkür ederim Hafize teyzeciğim .Okuyup,araştırmışsın ne güzelB)
Ölmüş kimse arkasından konuşmak doğru değildir ama bu Marks dene zat,hem kendisi sapıklığa düşmüş hem de kendisi gibi inancı zayıf olan insanları peşinden sürükleyerek onların felaketine sebep olmuştur.Günümüzde dine karşı çıkanların zihinlerinde hep bu adamın fikirlerine olan bağlılık yatmaktadır
ben TRT 1 de onun belgeselini izlemiştim insanın kanını doduracak şeyler yapmış ama kendi sonu hem bu dünyada hem ahirette çok acı olmuştur BU ADAMA KOYUCAK SİMGE BULAMADIM
Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili Biz
YARADAN'ı görmeden sevmedik mi
Mevlana'dan
YARADAN'ı görmeden sevmedik mi
Mevlana'dan
Beni Kimsenin Bilmesi Önemli Degil Rabb'im Bilsin , Yeter. Kim Ne Derse Desin
Bana
Rabb'im Kulum Desin Yeter...
RE: Din "afyon" mudur???
Marks'ın düşüncelerinden etkilenen ve kusursuz adaleti sağlayacağına inandığı komunist sistemi uygulamaya koyan Lenin ve Stalin gibi diktatörler,vaadlerinin tam tersine halklarına fakirlik ve kölelik getirmişlerdir
Marks'ın düşüncelerinden etkilenen ve kusursuz adaleti sağlayacağına inandığı komunist sistemi uygulamaya koyan Lenin ve Stalin gibi diktatörler,vaadlerinin tam tersine halklarına fakirlik ve kölelik getirmişlerdir
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/12265-din-afyon-mudur · 24.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
◆İlgili Konular
- Dün Afyon Karahisarda Şehit Düşen Mehmetciklerimiz için Fatiha lütfen.... Dua Bölümü 7 cevap
- Sigara mekruh mudur? Fıkıh ve Akaîd 8 cevap
- SİZCE DOĞRU MUDUR?(YARDIMCI OLURMUSUNUZ) Resimler 9 cevap
- Fal baktırmak doğru mudur ? Falcı - medyum gibi insanların dedikleri ne derece doğrud Dini sohbet 6 cevap
- KIZ VE ERKEK KARDEŞLERİN AYNI YATAKTA YATMALARI DOĞRU MUDUR Fıkıh ve Akaîd 8 cevap
- İnsan, yaptığı işlerinde “yarattım veya yarattık” ifadelerini kullanması doğru mudur? Nasihatler 10 cevap
Giriş yap ve cevap yaz.