Ebu Bekir adında birinin yol arkadaşlığıdır.
Fatımanın paklığıdır.
Zeynebin cesaretidir.
Vahşinin pişmanlığıdır.

Yağmur tanesidir..
Kâbenin siyah örtüsüne yüz sürenin gözünden dökülendir
Talandır ... Yangın yeridir ..
Dağları yürütendir ..
Bir gece ayı sol, güneşi sağ eline verseler de vazgeçilmez olandır.

O yüzden başlatandır.
Yağmur tanesidir..
Kâbenin siyah örtüsüne yüz sürenin gözünden dökülendir
Mecnun leylaya sen de kimsin dediğinde çöl marallarının gırtlağına takılandır
En çok İstanbul, en akşam Ankara, en ikindi İzmir,
en karlı Erzincan,en deli Rize, en gece Eskişehir,en gizli Mardindir.
Bir abadır.
Bir hırkadır.
Bir solukta kırkbin kere adını söyletebilendir.
Mahpushanedeki ilk akşamın ilk cigarasıdır.
Hemşirenin kucağında iki kilo sekizyüz gramlık kütlesiyle,
yarım yamalak gözünü size doğru dönüp bir şey söylemeye çalışandır.İlk orucun iftarının ilk zeytinidir.
Simsiyah saçlardır.
Zifir akşamlardır.
Boğaz köprüsünün üzerinde atlamasınlar diye polislere nöbet tutturandır.
Yeni çıkan şarkılardır.
Suya yazılmış yazı, kalbe çizilmiş bir ad,
sadece paslı bir bıçak, baldıran zehri,
gün Siirtin fıstık bahçelerinin üzerinden batarken
güneşin mehtaba dönüştüğü an,
her kaybedildiğinde kazanılandır.