Forumun genel niteliği itibari ile bu foruma üye olanlardan ilahiyat fakültesi mezunu yada okuyanı kardeşlerimiz varmı merak ettim.
Bazı konularda onlara danışmak onların fikirlerini almak isterim doğrusu.
1.637 görüntülenme · 15 yanıt
Eftalyasun, post: 855546, member: 74557Sağolun kardeşlerim
Ben genelde bu forumda geçen duaların türkçe meallerini ve kuranda geçip geçmediklerini merak ediyorum.
birde belli sayılarda dualar ediyoruz. bu sayılara hocalarınız nasıl yaklaşıyor. Doğrumu yapıyoruz.
#fani_dünya#, post: 856364, member: 91599
ben burda bir konu hakkında çok sert konuşmuştum o konuya bakarsan yorumlarımı göreceksin "bekar kardeşlerimiz için" diye başlıgı olan bir konu..
Eftalyasun, post: 855546, member: 74557Sağolun kardeşlerim
Ben genelde bu forumda geçen duaların türkçe meallerini ve kuranda geçip geçmediklerini merak ediyorum.
birde belli sayılarda dualar ediyoruz. bu sayılara hocalarınız nasıl yaklaşıyor. Doğrumu yapıyoruz.
HuyelaAllahü teala korusun . Buda ne demek oluyor . Arkadaş size sizin yorumunuzu sormadıki . Nasıl oluyorda dini bir suale yorumlarımı göreceksin diye cevab verebiliyorsunuz. Bu ne cesaret anlıyamıyorum. :(
#fani_dünya#kardeşim dini bir suale yorum yapılmazmı?!!
asıl sizin zihniyetinize ben şaştım tefsir dediğin şey Kuran-ı Kerimin yorumu değilmi din çeşitli yorumlarla zenginleşmezmi?!!
siz yorum derken futbol yorumu spor yorumumu anlıyorsunuz!
Allahım sen aklıma mukayyet ol..
ben gereken cvbı verdim yorumlarımla isteyen istifade eder isteyen etmez bizim görevimiz irşaddır ve ben görevimi yaptıgıma inanıyorum.
artık gerisi için ise rabbim Akıl fikir versin dogru yola iletsin diyorum..
vesselam...
Eftalyasun, post: 855546, member: 74557Sağolun kardeşlerim
Ben genelde bu forumda geçen duaların türkçe meallerini ve kuranda geçip geçmediklerini merak ediyorum.
birde belli sayılarda dualar ediyoruz. bu sayılara hocalarınız nasıl yaklaşıyor. Doğrumu yapıyoruz.
HuyelaAlllahü teala korusun. Dinde yorummu olurmuş. Müctehid alimlerin ictihadı olur. oda yorum değil ictihaddır. Hemde bunu ilahiyat mezunları değil, ictihad makamındaki müctehid alimler yapar. Haşa siz müctehidmisiniz ki yorum yaparım isteyen istifade etsin diyebiliyorsunuz. Nerde kaldıki onlarınki yorum değil ictihaddır. İkisi farklı şeylerdir.
Seyyid Abdülhakîm efendi “rahmetullahi aleyh” (Eshâb-ı kirâm) kitâbında buyuruyor ki, (İctihâd, insan gücünün yetdiği kadar, ya’nî cehd ile zahmet çekerek çalışmak demekdir. Ya’nî, Kur’ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde sarîh ve açık bildirilmemiş bulunan ahkâmı ve mes’eleleri, açık ve geniş anlatılmış mes’elelere benzeterek, meydâna çıkarmağa uğraşmakdır. Bunu ancak Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” ve Onun Eshâbının hepsi ve diğer müslimânlardan ictihâd makâmına yükselenler yapabilir ki, bu çok yüksek insanlara, (Müctehid) denir. Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı kerîmin birçok yerinde, ictihâd etmeği emr ediyor. O hâlde, ma’nâları açıkça anlaşılmayan âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerin derinliklerinde bulunan ahkâm-ı islâmiyyeyi ve mesâil-i dîniyyeyi, mefhûm ile ve delâlet ile anlıyabilen büyüklere, ya’nî mutlak müctehidlere, ictihâd etmek farzdır. Müctehid olmak için, arabî yüksek ilmleri temâmen bilip, Kur’ân-ı kerîmi ezber bilmek, her âyet-i kerîmenin ma’nây-ı murâdîsini, ma’nây-ı işârîsini ve ma’nây-ı zımnî ve iltizâmîsini bilmek ve âyet-i kerîmelerin geldikleri zemânları ve gelme sebeblerini ve ne hakkında geldiklerini, küllî ve cüz’î olduklarını, nâsih veyâ mensûh olduklarını, mukayyed veyâ mutlak olduklarını ve kırâet-i seb’a ve aşereden ve kırâet-i şâzzeden nasıl çıkarıldıklarını bilmek, Kütüb-i sittedeki ve diğer hadîs kitâblarındaki, yüzbinlerce hadîsi ezberden bilmek ve her hadîsin ne zemân ve ne için îrâd buyurulduğunu ve ma’nâsının ne kadar genişlediğini ve hangi hadîsin diğerinden önce veyâ sonra olduğunu ve bağlı bulunduğu hâdiseleri ve hangi vak’a ve hâdiseler üzerine buyurulduğunu ve kimler tarafından nakl ve rivâyet olunduğunu ve nakleden kimselerin ne hâlde ve ne ahlâkda olduklarını bilmek, fıkh ilminin üsûl ve kâ’idelerini tanımak, oniki ilmi ve Kur’ân-ı kerîmin ve hadîs-i şerîflerin işâretlerini, rumûzlarını ve açık ve kapalı ma’nâlarını kavramak ve bu ma’nâlar kalbinde yer etmiş olmak, kuvvetli îmân sâhibi olmak ve itmînân ile dolu, nûrlu ve sâf bir kalbe ve vicdâna mâlik olmak lâzımdır. İctihâd ve tefsîr hakkında, fârisî (Redd-i Vehhâbî) kitâbında uzun bilgi vardır. (Redd-i Vehhâbî) kitâbı, 1264 h. de Delhîde ve 1415 de İstanbulda tab’ edilmişdir.
Bütün bu üstünlükler, ancak Eshâb-ı kirâmda ve sonra, ikiyüz sene içinde yetişen, ba’zı büyüklerde bulunabildi. Dahâ sonraları, fikrler, re’yler dağılıp, bid’atler çıkıp yayıldı. Böyle üstün kimseler azala azala, dörtyüz sene sonra, bu şartları hâiz kimse, ya’nî mutlak müctehid olarak meşhûr olan görülmedi). Hicretden dörtyüz sene sonra, müctehide ihtiyâc da kalmadı. Çünki, Allahü teâlâ ve Onun Resûlü Muhammed aleyhisselâm, kıyâmete kadar hayât şekllerinde ve fen vâsıtalarında yapılacak değişikliklerin, yeniliklerin hepsine şâmil olan ahkâmın hepsini bildirdiler. Müctehidler de, bunların hepsini anlayıp, açıkladılar. Sonra gelen âlimler, bu ahkâmın, yeni hâdiselere nasıl tatbîk edileceklerini, tefsîr ve fıkh kitâblarında bildirirler. (Müceddid) denen bu âlimler kıyâmete kadar mevcûddur. (Fen vâsıtaları değişdi. Yeni hâdiselerle karşılaşıyoruz. Din adamları toplanarak yeni tefsîrler yazılmalı, yeni ictihâdlar yapılmalıdır) diyerek, nasslara ilâveler, değişiklikler yapmak lâzım olduğunu savunanların (Zındık) ve islâm düşmanı oldukları anlaşılır. İslâm düşmanlarının en zararlısı ingilizlerdir.
gurbettedegerli kardesim siz burada bir sure veya bir dua gördügunuzde o ne anlama geliyor bu sekilde sorarsaniz bizde bilriz hangi duayi veya sureyi sordugunuzu ona göRe cevap vermeye çalisiriz insALLAH
Dua; Allah’a yalvarmak, yakarmak, niyaz etmek, çağırmak, yardım dilemek anlamlarına gelmektedir. Kelime anlamıyla da çağırma demektir. İnsan dua ile Allah’a yakınlaşır ve ruhen rahatlayıp huzura erer.
Dua aynı zamanda bir ibadettir. Bu konuda ayet ve hadisler oldukça fazladır. Bunlardan bazıları şunlardır:
Cenab-ı Hak, “Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar”(bakara 186); “De ki: (Kulluk ve) Duanız olmazsa Rabbim size ne diye değer versin?”(furkan 77).
Numan İbnu Beşîr (r.a)’den nakledildiğine göre “Rasulullah (s.a.v): ‘Dua ibadetin kendisidir’ buyurup sonra şu âyeti kerimeyi okumuştur: Rabbiniz: ‘Bana dua edin ki size icâbet edeyim. Bana (dua ve) ibadet etmeyi kibirlerine yediremeyenler alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir’(mümin 60) buyurdu.”( Tirmizî, Tefsir, (Mü’min (Gâfir), (2973); Ebû Dâvud, Salât 358, (1479). )
Bizim dualardaki ana prensibimiz ibadet kastı ve gayesi hakim olmalıdır. Yoksa duayı sırf kabul edilmesi gereken ve ihtiyaç dilekçesi olarak görmek yanlıştır.
Allaha emanet olunuz..
EftalyasunÇok güzel açıklamışsınız. Allah razı olsun.
Peki merak ettiğim birşey daha var. Dua sadece kuranda geçen dualardanmı ibaret. Yoksa içimizden geldiği gibi yalvarmakta dua etmekle eşdeğermidir?
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/45422-icinizde-ilahiyat-fakultesi-mezunu-yada-okuyani-varmi · 28.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.
🔔 Bildirimlere izin ver
Namaz vakti yaklaşınca ve günün ayeti için nazik hatırlatmalar alın.