- İçinizde kim bende bir ayıp, bana yakışmayan bir hâl görüyorsa bildirsin.
Talebelerden biri der ki:
- Efendim, sizde büyük bir ayıp var.
- Söyle kardeşim, o ayıbım nedir?
Talebe gözleri dolarak der ki:
- Bizim gibi günahkârların size talebe olması.
Bu söz gönüllere çok tesir etmiş, sohbette bulunan herkes ağlamaya başlamıştı. Ahmed Rufai hazretleri de ağlıyordu. Bir süre sonra dedi ki:
- Ben size hizmet ediyorum. İçinizde en günahkâr benim, zira en yaşlı benim, nefes sayısı çok olanın hatası, günahı da çok olur.
"Size iki şey bırakıyorum. Onlara sarıldığınız müddetçe asla sapıtmazsınız. Bunlar da Allah’ın kitabı (Kur’an) ve benim sünnetimdir." (Buhari-Müslim
