''Ya Beytullah,diyeceklermiş,Allah'ın emri budur,ister istemez geleceksiniz.Kabe'nin cevabı şu olacakmış:
''Allah[c.c.] tan bir dileğim vardır,kabulünü arzederim.''
Bir cevap gelecekmiş göklerden:
''Dileğin nedir ki?şefaatin makbulumüzdür''
''Yarabbi'',diye yalvaracakmış Kabe o zaman,çevremde defnedilmiş olan bütün mü'minler,senin mağfiretine nail olsunlar.Ve benimle birlikte cennetine girsinler.
Aynı ses cevap verecekmiş:
''Şefaatin makbul oldu diye...''
Bu müjde üzerine Mekke ve civarında bulunan bütün müslümanlar,ihramlarına bürünüp Kabe'nin etrafında toplanacaklarmış.Melekler kaldırmak için tekrar harekete geçtiklerinde,Kabe yine kımıldamayıp,şöyle diyecekmiş:
''Cenab-ı Hak'tan bir dileğim daha vardır ki,dünyanın dört bir köşesinden Allah[c.c] emrine uyarak buralara kadar gelen ve beni tavaf eden bütün müslümanların da benimle birlikte gelmesini rica ediyorum.
O zaman, o ilahi ses:
''Ya Kabe'',diyecekmiş.O Mü'minler,seni tavaftan sonra de nice günahlar işlediler,fesatlar karıştırdılar,onlar azabı haketmişlerdir.
Kabe yalvaracakmış:
''Lutfeyle ilahi,onları da bağışla,benimle cennete dahil olsunlar.
Ve sonra:
''Cenab-ı Hakk ricanı kabul eyledi'',diye bir ses yükseldiğinde,kadın erkek ne kadar hacı varsa,ihramlarına bürünüp yüzleri nur içinde Kabe'nin çevresinde toplanacak ve yetmiş bin melekle birlikte cennete uçacaklarmış.