Özür dileriz delikanlı, Bağışla bizi genç hanım....

1.355 görüntülenme · 6 yanıt

Paylaş:
BRC

BRC

Kıdemli Üye · 236 mesaj

#1
Delikanlı özür dileriz, namaza başlarken sanki biz zamanında hiç zorlanmamışız gibi seni “full çekme”ye zorladık. Tuğlaları üst üste koymana izin verecek bir rahatlık sunmadık sana. Yakaladığın namazlara köreldik de, kaçırdıkları için yazıklar ettik.

Namaza alışırken ayağının dolanabileceğini, yürürken düşebileceğini hesaba katmadık. İçindeki tereddütleri ciddiye almadık. Kendi kendine sorduğun sorulara “hiç yokmuş gibi” sağırlaştık. Elbette ki “lüzumsuz” gelecekti sana namaz en başında. Başımızı ellerimizin arasına alıp bir kaç dakika olsun düşünmedik: Öyle kolay değil ki arzulamak hiç alışık olmadığını? Öyle hemen oluvermez ki hiç tanımadığını yanına yoldaş eylemek? Kim susamadan su içer ki? Kim acıkmadığı yemeğe iştah duyar ki?



Mecbur tuttuk seni... “Başka yolu yok!” dedik. Mecbur olmasına mecburdur namaz.. Yalan yok; farzdır. “Dinin direği.” “Gözümüzün aydınlığı!” Teşekkürlerin en güzeli.. minnettarlığımızı ifade etmenin en şık, en zarif yoludur namaz! Kulluğumuzun en somut biçimi... Elle dokunulur, gözle görülür bir teşekkür zirvesidir.. Sormadık kendimize: Zorla mı teşekkür eder insan?


Zorunluluk olarak takdim edilir mi hiç minnettarlık? Gösteremeyince sana Rabbimizin bizi ne kadar çok şeyle sevindirdiğini, içine zoraki minnettarlıklar atmaya kalktık. En başta biz hissedemeyince üzerimize hiç hesabsız, hiç sebepsiz, hiç karşılıksız indirilen o iyilikleri, sana da ancak “istesen de istemesen yapacaksın” diye farzları saydırdık, soğuk ve resmî zorunluluklar listesi içinde sürdük namazı önüne. Hiç görmedin ki yüzümüzde nimetlere boğulmanın o şımarıklık neşesini, hiç hissetmedin ki yüreğimizde her sabaha yeniden uyanma sevincini? Bizden sana huzur bulaşmadı ki... Bizden sana neşe taşmadı ki...



Elbette ki sabırsızdır insan... Hele de gençler... Biz yaşımızı başımızı aldık, ırmağın öbür yakasına geçtik. Durulduk. Sakinleştik. Ama sen! Beri yakasındasın hayatın. Hırçın yanındasın şehrin. Kıpır kıpır tenin. Duygu kasırgalarında savruluyor saçların. Sana varlığın müziğini aktaramadık. Namazın yüzümüze tebessümler kattığına tanıklık edemedik. Kıldık namazları kılmasına, ama seccadeyi toplarken namazın gerçeğini de bir kenara dürdük. Namaz kıldıkça güzelleşseydik, neşelenseydik, incelseydik, sen de imrenirdin bize. Sanki bir büyü var burada diye, sen de sokulurdun yanımıza..


“Namaz dediğin sadece bir gün kılınır” demek isterdik sana... “O da bugündür.” Bak, dün gitti; yarın da gelmedi. “Sen sadece bugün kıl, gerisine karışma!” diyecek kalenderliği gösteremedik sana... Bitmeyecek sandın namazı. Yarın, yarından sonra, yarından sonradan da sonra.... Derken yığıldı üzerine binlerce vakit, binlerce rekat... Ezildin kılacağın namazlar altında. Şimdiden üşümeye başladın soğukta alacağın abdestlerin suyunda... Kulağına fısıldayıverseydik ya Rabbimizin sözünü: “Ben senden yarının ibadetini istemiyorum ki...” Bugün kıl, yeter.. Hatta bu vaktin hakkını ver, yeter! Hem sonra, ne biliyorsun, o kadar uzun süre yaşayacağını.. Belki bitecek ömrün; namazların da bitecek... Sana bugün kıldığın namazın ışığı kalacak... Rabbin diyecek ki, “Madem ki bugün kıldın, yaşasaydın bir ömür boyu kılacaktın..” Bir güne verdiğin namaz rengi, bir ömrüne taşacak; bin ömürlük bir sonsuzluğa taşıyacak seni..



Sana Rabbini tanıtırken, kılı kırk yarar, ince eleyip sık dokur, mükemmeliyetçi bir imaj çizdik, seni vesveselere saldık, yorduk, kırdık, usandırdık. Rabbinin yaptıklarını beğenmeyeceğine inandırdık önce seni. Seni sevdiği, sana merhamet ettiği ap açık ortadayken, önce korkmanı istedik O’ndan... Oysa, insan sevmediğinden korkmaz ki, korkamaz ki... Allah’tan korkanlar O’nu hakkıyla sevenlerdir, O’nun kendilerini fazlasıyla sevdiğini bilenlerdir... Korkarlar; çünkü o sevgiyi kaybetmek üşütür insanı, o kadar sevilmişken yüz çevirmek acı verir insana... Kaybedeceği şeyi olanlar korkar!

Şöyle diyebilmeliydik sana: “Namaz kılarken Rabbinin sana ‘aferin!’ dediği haldesin.” Şöyle de diyebilmeliydik: “Namaz kılarken, Rabbinin en çok sevdiği En Sevgili’nin (asm) bulunduğu haldesin.” Sevinmelisin. Sevildiğini bilmelisin. Sevildiğini bilip de öyle varmalısın secdelere. Bırakıp her şeyi namazın kucağında atabilmelisin hüzünlerini. Durdurup oyunları, başından atıp telaşları, en sahici olduğun yerde, en çok onaylandığın halde, namazda, neşelere boğulabilmeli, sevinçlere sarılabilmelisin.

Özür dileriz delikanlı,

Bağışla bizi genç hanım.


(zafer dergisinden alıntıdır.)
deren75

deren75

Mübarek Üye · 802 mesaj

#2
RE: Özür dileriz delikanlı, Bağışla bizi genç hanım....

Bitmeyecek sandın namazı. Yarın, yarından sonra, yarından sonradan da sonra.... Derken yığıldı üzerine binlerce vakit, binlerce rekat... Ezildin kılacağın namazlar altında ............Bugün kıl, yeter.. Hatta bu vaktin hakkını ver, yeter! Hem sonra, ne biliyorsun, o kadar uzun süre yaşayacağını.. Belki bitecek ömrün; namazların da bitecek... Sana bugün kıldığın namazın ışığı kalacak...........ne kadar dogru Allah razı olsun ben namazımı eda etmeye gidiyorum
ADALETIMAHZA

ADALETIMAHZA

Mübarek Üye · 3.630 mesaj

#3
RE: Özür dileriz delikanlı, Bağışla bizi genç hanım....

Çok güzel,eline sağlık evet doğruları söylemek ama nasıl,doğrunun sunuluş biçimi çok önemli.Kimbilir ne gönüller var fethedilecek doğru kelimeleri bulabilsek....
YA MUKALLİBEL KULUB SEBBİT KALBİ ALA DİNİKE
-Esmani-

-Esmani-

Mübarek Üye · 2.169 mesaj

#4
RE: Özür dileriz delikanlı, Bağışla bizi genç hanım....

s.a
ALLAH razı olsun çok güzel.dediğiniz gibi dün geçti yarın varmı. bunun devamı şöyle gençliğine güvenme ölen hep ihtiyarmı M.A.E.

bizler sevdirmekten ziyade korkutmayı tercih eiyoruz.ama gerçektende korkan insan ne kadar sevebilirki.
BRC

BRC

Kıdemli Üye · 236 mesaj

#5
RE: Özür dileriz delikanlı, Bağışla bizi genç hanım....

deren75 yazdı:
Bitmeyecek sandın namazı. Yarın, yarından sonra, yarından sonradan da sonra.... Derken yığıldı üzerine binlerce vakit, binlerce rekat... Ezildin kılacağın namazlar altında ............Bugün kıl, yeter.. Hatta bu vaktin hakkını ver, yeter! Hem sonra, ne biliyorsun, o kadar uzun süre yaşayacağını.. Belki bitecek ömrün; namazların da bitecek... Sana bugün kıldığın namazın ışığı kalacak...........ne kadar dogru Allah razı olsun ben namazımı eda etmeye gidiyorum



ALLAH (C.C) kabul etsin kardeşim.. Bu yazıyı buraya taşıdıktan sonra ben de aynısını yaptım.. Kurban olduğum Allah cümlemizin namazlarını, dualarını kabul eder inşallah.. Canlar O'na (c.c) feda.......
zerrin

zerrin

Mübarek Üye · 2.172 mesaj

#6
RE: Özür dileriz delikanlı, Bağışla bizi genç hanım....

Allah (c.c.) razı olsun...
BRC

BRC

Kıdemli Üye · 236 mesaj

#7
RE: Özür dileriz delikanlı, Bağışla bizi genç hanım....

"Rabbin diyecek ki, ;Madem ki bugün kıldın, yaşasaydın bir ömür boyu kılacaktın..; Bir güne verdiğin namaz rengi, bir ömrüne taşacak; bin ömürlük bir sonsuzluğa taşıyacak seni.."

bu çok önemli.. Biz bu günün hakkını verelim öncelikle.. Geçmiş geçmişte kaldı , geri dönüş yok , hayıflanmaya da gerek yok.. Çünkü bunun için zamanımızda yok.. Yarına erişebileceğimiz de meçhul olduğuna göre. Elimizde kalan sadece bugündür..
İnsan sevdiği biriyle buluşmak üzere randevulaştığı zaman , nasıl ki geç kalmak , onu bekletmek istemezse.. Biz de her gün 5 vakit , RABBİMİZİ bekletmemeliyiz.. Randevuya geç kalmamalıyız çünkü O'nu çoook seviyoruz..
Bugünün hakkını verelim kardeşlerim.. Evet , şimdi bu yazıyı okuyan kardeşim , kılmadıysan hadi namazını kıl da gel.. Her şeyden özel olan bu randevuna geç kalma !

B)B)B)
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.