Çünkü mesuliyet, niyet ve buna bağlı olarak da işi irâdî olarak yapmaktır. “Ameller ancak niyetlere göredir.“ (Buhâri, Bed‘ü‘l-Vahy 1; Müslim, İmâre 155) “Ameller, ancak niyete göre değerlendirilir. Kimin hicreti, Allah ve Rasül‘üne ise, onun hicreti Allah ve Rasül‘ünedir. Kimin de hicreti, nail olacağı bir dünya veya nikâh edeceği bir kadın ise, onun hicreti de onadır.“ (Müslim, İmâre 155; Buhâri, İman 41)
Ameller, niyetlerle değer kazanmakta ve şekillenmektedir. Çünkü amellerin direği niyettir ve bir amel, hayırlı olması için niyete muhtaçtır. Aynı şekilde, amellerin bâki kalması, salih olması, Allah rızasına bağlanırken; salih amellerde niyetin şart olduğu da açıktır. Muaz bin Cebel‘in, salih amelde, ilim, niyet, sabır ve ihlasın bulunması gerektiği kanaatinde olduğu rivayet edilmektedir. Bu rivayette zikredilen hususlar, birbirine bağlı kavramlardır. İlim, dünya ve ahiret ile ilgili şeyleri, akıl ile alakalı gerçekleri bilmektir. İlim, yapılacak olan işleri bilerek yapmayı sağlayacaktır. Sonra da niyet gelir. Niyeti ilim ve amel desteklemektedir. Ancak ilim önce gelir. Zira ilim asıldır. Amel ise, ilme tâbidir ve ilmin dalı ve meyvesidir. Daha sonra da sabır gelmektedir ki, bu da meşakkat, güçlük ve belalara karşı tahammül etmektir. İşte bunların neticesinde ihlas ortaya çıkmaktadır.
Niyetin önemi, şu misalde daha belirgin bir şekilde görülmektedir: Bir kimse öğle vaktinde, güneşin karşısında, alnını secdeye koysa ve yaptığı bu secde ile, Allah‘a ibadeti kasdetse, bu hareket İslam‘ın tasvip ettiği bir davranış olur. Fakat bu secdesi ile güneşe tapmayı kasdetse, bu da küfür olur. Bu misal bize, “ameller niyetlere göredir“ prensibinden hareketle, niyet gerçeğini en güzel bir şekilde anlatır. Nitekim Hz. Peygamber‘in: “Allah, sizin ceset ve suretlerinize değil; kalplerinize ve amellerinize bakar“ (Müslim, Birr ve Sıla 10; İbn Mâce, Zühd 9) hadisi de ayrıca niyet gerçeğini beyan etmektedir.
Amellere kıymet kazandıran niyettir. Bir amelin salih olup olmaması niyete bağlıdır. Hz. Ömer‘in: “Amellerin efdal olanı, Allah‘ın farzlarını eda, haramlardan kaçınmak ve Allah katında sadık niyettir“ şeklindeki ifadesinde de görüldüğü gibi niyet esastır. Bununla birlikte, ilim ve amel de niyette gözetilen unsurlardır. Ayrıca saadete de, ilim ve amelle erişilebileceği bir gerçektir. Çünkü hayır, saadet, kemal ve salah, faydalı ilim ve salih amelle mümkündür ki, bunlar da niyeti destekleyen unsurlardır.
KAVRAMLAR ANSİKLOPEDİSİ