Kıssa kısa dini hikayeler
36.462 görüntülenme · 409 yanıt
Hâle rızâ göstermeyip “Keşke şöyle şöyle yapsaydım.” diyen bir insan, rızâsızlık, kadere karşı çıkma ve Allâh’ın irâdesini beğenmeme gibi îmâna zıt hâllere dûçâr olur. Bu ise şeytanı sevindiren, insanı hüsrâna sürükleyen bir durumdur. Hâle rızâ ise, insanı Allâh’ın rızâsına erdirir.
Ölüm meleğinin hane kapımızı ne zaman çalacağını bilmeden yaşıyoruz. Belki bugün, belki de yarın! Ölmeden evvel önce nefsimizi öldürelim. Tevbe edelim. Rabbimizin huzuruna mü’min olarak, sâlih insan olarak çıkalım.
Mümin Allah'ın rahmetinden ne ümitsiz ne de emin olmalıdır. Korku ile ümit arasında bulunmalıdır. Müminin "Nasıl olsa imanım var, o halde muhakkak cennete giderim" düşüncesiyle kendinden emin olması veya "Çok günah işledim, ben muhakkak cehennemliğim" diye Allah'ın rahmetinden ümit kesmesi imanını kaybetmesine sebep olabilir. Bu konuda Kur'an'da şöyle buyurulur: "Doğrusu kâfirlerden başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez" (Yûsuf 12/87), "Fakat büyük zararı göze alanlar topluluğundan başkası Allah'ın azabından (azabının olmayacağından) emin olmaz" (el-A`râf 7/99).
Hz.Peygamber (s.a.v) Ebü Talha' yı (r.a) ziyaret ettiğinde onun Ümeyr adındaki küçük oğlu ile de ilgilenir, her defasında "Ya Ebü Ümeyr, Nuğayr ne yapıyor ?" diye sorardı. Nuğayr dediği, Ümeyr' in arkadaş edinip oynadığı bir serçe yavrusudur ki Arapça' da "nuğre" diye adlandırılır.
Peygamber Efendimiz' in (s.a.v) kendisini muhatap alması, "nuğre" ismini "nuğayr" şeklinde bilerek değiştirip onu kendi ismiyle kafiyeli hale getirmesi, bir serçe yavrusu olmasına rağmen arkadaşının hatırını sorması kadar Ümeyr' in küçük kalbini ışıklandıran daha latif başka ne olabilir ?
Peygamber Efendimiz' in (s.a.v) kendisini muhatap alması, "nuğre" ismini "nuğayr" şeklinde bilerek değiştirip onu kendi ismiyle kafiyeli hale getirmesi, bir serçe yavrusu olmasına rağmen arkadaşının hatırını sorması kadar Ümeyr' in küçük kalbini ışıklandıran daha latif başka ne olabilir ?
Feyiz ve bereketin coştuğu mübarek gecelerimizden biri olan mirac gecesinde yapacağımız ibadetlerimiz, dualarımız, hayır ve hasenatlarımızı Cenâb-ı Hak kabul etsin. Her günümüz miraç olsun.
Miraç Kandilimiz de Mübarek olsun. Allah yaptığımız ve/veya yapacağınız dualarımızı kabül etsin...
Miraç Kandilimiz de Mübarek olsun. Allah yaptığımız ve/veya yapacağınız dualarımızı kabül etsin...
Sufi' nin birisi sürekli olarak "Allah' ım, Sen' den afiyet istiyorum, Allah' ım, Sen' den afiyet istiyorum." diye dua ediyordu. Kendisine niçin sürekli böyle dua ettiği sorulunca,
"Ben, manevi terbiyeye ilk girdiğim günlerde hamallık yapıyordum. Bir gün ağırca bir un yükü taşıyordum, dinlenmek için yükü bir yere koydum. Orada, "Ya rabbi, eğer her gün bana yorulmadan 2 ekmek versen, onlarla yetinirim" diye dua ettim. O sırada önümde iki kişi dövüşmeye başladı; ben de aralarını bulayım diye yanlarına vardım. Birisi, elindekini hasmına vurmak isterken başıma vurdu, yüzüm kana bulandı. O sırada mahallenin asayişinden sorumlu kimse gelip ikisini yakaladı, beni de kana bulanmış görünce, kavgacı zannedip onlarla birlikte hapse attı. Bir müddet hapiste kaldım, her gün 2 ekmek veriliyorlardı.
Bir gece rüya gördüm, birisi bana, "Sen her gün yorulmadan 2 ekmek istedin fakat Allah' tan afiyet (beden, din ve dünya selameti) istemedin. İşte istediğin sana verildi." dedi...
Rüyadan uyandım, ondan sonra hep, "Ya Rabbi, afiyet ver, Ya rabbi afiyet ver." diye dua etmeye başladım...
"Ben, manevi terbiyeye ilk girdiğim günlerde hamallık yapıyordum. Bir gün ağırca bir un yükü taşıyordum, dinlenmek için yükü bir yere koydum. Orada, "Ya rabbi, eğer her gün bana yorulmadan 2 ekmek versen, onlarla yetinirim" diye dua ettim. O sırada önümde iki kişi dövüşmeye başladı; ben de aralarını bulayım diye yanlarına vardım. Birisi, elindekini hasmına vurmak isterken başıma vurdu, yüzüm kana bulandı. O sırada mahallenin asayişinden sorumlu kimse gelip ikisini yakaladı, beni de kana bulanmış görünce, kavgacı zannedip onlarla birlikte hapse attı. Bir müddet hapiste kaldım, her gün 2 ekmek veriliyorlardı.
Bir gece rüya gördüm, birisi bana, "Sen her gün yorulmadan 2 ekmek istedin fakat Allah' tan afiyet (beden, din ve dünya selameti) istemedin. İşte istediğin sana verildi." dedi...
Rüyadan uyandım, ondan sonra hep, "Ya Rabbi, afiyet ver, Ya rabbi afiyet ver." diye dua etmeye başladım...
Gavs`ul azam şeyh seyyid ABDULKADiR GEYLANi (ks) hazretleri sallanarak yürüyen bir sarhoş gördü. O anda kalbine kendisinin daha iyi bir insan olduğu hissi doğdu. Bu durumun farkına varan sarhoş, Abdülkadir Geylanî k.s Hazretleri’ne şöyle seslendi:
– Ey Abdülkadir! Yüce Rabbim beni senin gibi, seni de benim gibi yapmaya kadirdir.
Sarhoşun bu sözü üzerine Abdülkadir Geylanî k.s hemen başını önüne eğdi ve Allah Tealâ’dan bağışlanma diledi.
Bu menkıbeyi anlatan İmam Şa’rânî k.s. bizlere şu uyarıda bulunur:
“Ey kardeşim! İslâm’ın uygun görmediği şeyleri kabul etme. Ama bu kabul etmeme şahıslara karşı değil, işlenen günahlara karşı olsun.” (el-Envârü’l-Kudsiyye)
– Ey Abdülkadir! Yüce Rabbim beni senin gibi, seni de benim gibi yapmaya kadirdir.
Sarhoşun bu sözü üzerine Abdülkadir Geylanî k.s hemen başını önüne eğdi ve Allah Tealâ’dan bağışlanma diledi.
Bu menkıbeyi anlatan İmam Şa’rânî k.s. bizlere şu uyarıda bulunur:
“Ey kardeşim! İslâm’ın uygun görmediği şeyleri kabul etme. Ama bu kabul etmeme şahıslara karşı değil, işlenen günahlara karşı olsun.” (el-Envârü’l-Kudsiyye)
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/85946-kissa-kisa-dini-hikayeler · 21.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
◆İlgili Konular
- Kısa - Kısa - Kısa - Kısa - Kısa Kıssadan Hisse 1 cevap
- Kısa - Kısa - Kısa - Kısa Kıssadan Hisse 113 cevap
- kısa kısa hikayeler... Dini Hikayeler 2 cevap
- Mesneviden Hikayeler ((1. Ciltteki Hikayeler)) Dini Hikayeler 28 cevap
- Risale-i Nur'dan Kısa Kısa Dini sohbet 2 cevap
- Kısa, Kısa! Edebiyat 167 cevap
Giriş yap ve cevap yaz.
