Her Günüm Aynı Değil !...
15.475 görüntülenme · 70 yanıt
Ahlâkî kıymetlerin başında gelen hayâ ve edeb nîmetlerinden mahrûmiyet, dîn ve îmandaki zâfiyet ve noksanlıktan kaynaklanır. Efendimiz (as); “Hayâ îmandandır.” buyurarak bu ahlâkî kıymetin, îmanla mühim bir alâkasının bulunduğunu beyân etmiştir. Buna göre hayâsızlık gibi ahlâksızlıkların toplumda yayılmasını isteyenler, o toplumun îmânına karşı en büyük cinâyeti işlemiş olurlar.
Hakîkatte kadın, buğza müstehak bir dikenlik değil, aşk ve muhabbete lâyık bir gülşendir. Ona dair sevgi de bizzat Allâh tarafından bahşedilmiştir. İnsanlık tarihinde kadın, böylesine ilâhî bir kıymete ancak İslâm’ın yüce iklîminde nail olmuştur. İslâm’ın dışında kadına değer verdiklerini iddia eden bütün sistemler, ona sadece vitrin malzemesi olarak kıymet vermekte, arka plânda ise kadını ancak ekonomik ve nefsânî bir meta olarak kullanıp ezmekte ve tüketmektedir.
Toplumların ahlâksızlıkta haddi aşarak israf çılgınlığına düşmeleri, dünyânın bütünüyle helâki demek olan kıyâmetin alâmetlerindendir. Bu da, ahlâkî kıymetlerdeki isrâfın helâk edici vasfını sergilemektedir. Kıyâmete yakın meydana gelecek ahlâksızlık ve haddi aşmalar, birçok hadîs-i şerîfte şöyle haber verilmektedir:
“İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, bütün endişe ve gayretleri karınları (mîde ve şehvetleri) için olacaktır; şerefleri, malları ile ölçülecektir; kıbleleri kadınları olacaktır; dinleri de dirhem ve dinarları olacaktır. İşte onlar mahlûkâtın en şerlileridir. Onların Allah katında hiçbir nasipleri yoktur.”
“Öyle bir zaman gelecek ki, kişi helâlden mi haramdan mı kazandığına aldırmayacak!”
“İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, bütün endişe ve gayretleri karınları (mîde ve şehvetleri) için olacaktır; şerefleri, malları ile ölçülecektir; kıbleleri kadınları olacaktır; dinleri de dirhem ve dinarları olacaktır. İşte onlar mahlûkâtın en şerlileridir. Onların Allah katında hiçbir nasipleri yoktur.”
“Öyle bir zaman gelecek ki, kişi helâlden mi haramdan mı kazandığına aldırmayacak!”
KRMUSHakîkatte kadın, buğza müstehak bir dikenlik değil, aşk ve muhabbete lâyık bir gülşendir. Ona dair sevgi de bizzat Allâh tarafından bahşedilmiştir. İnsanlık tarihinde kadın, böylesine ilâhî bir kıymete ancak İslâm’ın yüce iklîminde nail olmuştur. İslâm’ın dışında kadına değer verdiklerini iddia eden bütün sistemler, ona sadece vitrin malzemesi olarak kıymet vermekte, arka plânda ise kadını ancak ekonomik ve nefsânî bir meta olarak kullanıp ezmekte ve tüketmektedir.
Selamun aleykum
yarali paylasimlariniz icin rabbim sizden razi olsun
rabbim yuvasinda sadece ailesi ve dini icin hizmet eden saliha kullarindan eylesin
esini koruyan kollayan mahremi sayan degerini bilen esler nasip etsin selametle dua ile....
Mevlânâ, evveliyetle insanoğlunun hangi makam ve mevkîde olursa olsun nasihat ve telkine muhtaç olduğunu ifade etmektedir.
Bununla beraber nasihatten gereği gibi istifade için aklı doğru olarak kullanmak icab eder. Nitekim hikâyemizdeki şahıs, kuştan dinlediği nasihatleri aklı kullanmaktaki yetersizliği sebebiyle gerektiği gibi değerlendirememekte ve yeni duymuş olduğu nasihatten bile istifade edemeyerek yanlışa sürüklenmekten kurtulamamaktadır. Bunun sebebi, aklın tek başına doğruya ulaşmak için yetersiz kalmasıdır.
Bununla beraber nasihatten gereği gibi istifade için aklı doğru olarak kullanmak icab eder. Nitekim hikâyemizdeki şahıs, kuştan dinlediği nasihatleri aklı kullanmaktaki yetersizliği sebebiyle gerektiği gibi değerlendirememekte ve yeni duymuş olduğu nasihatten bile istifade edemeyerek yanlışa sürüklenmekten kurtulamamaktadır. Bunun sebebi, aklın tek başına doğruya ulaşmak için yetersiz kalmasıdır.
Hiçbir zaman unutulmamalıdır ki, günahlar, cennet yasaklarıdır. İnsan bu hatalarını artırdıkça, cennete girme imkânı da daralmış olmaktadır. Bu yüzden hatalardan vazgeçilecek, yeni ve güzel amel-i sâlihler edinilecek mevsim, gençlik devridir. Zira gençlikte Allâh’a yaklaşmak, hem daha kolay, hem de daha bereketlidir. Fakat bu hususta da aceleci olmak ve hayırlı niyet ve amelleri tehir etmemek gerekmektedir. Çünkü ömür kısa, vakit ise hızla tükenmektedir.
Allâh’ım! Gönüllerimize o “sâhibü’l-vefâ”nın güzel hâllerini ihsân ederek bizleri sâlihler zümresine dâhil eyle! Amellerimize sadâkat ve samîmiyet lutfedip cümlemizi Naîm cennetlerinin vârisleri kıl! Neslimizden ve zürriyetimizden muttakîlere sertâc olacak göz nûru ve gönül sürûru evlâdlar ihsân eyle! Cümlemizi Sana, Rasûlüne, ana-babaya, akrabâya, bütün ehl-i îmâna, vatana, millete ve diğer emânetlere karşı vefâkâr eyle! İki cihânda da rızâ-yı şerîfin iklîminde yaşat! Âmîn!..
Yâ Rabbî! Ticaret ehli kardeşlerimizi, hadîs-i şerîfte buyurulan "elinden dilinden mü'minlerin istifade ettiği" kullarından eyleyip vatan ve milletimiz için hayırlı kimseler eyle!.. Her iki cihanda da rahmet ve berekete vesile olacak amel-i sâlihlere müyesser kıl! Âmîn!..
Rabbimiz, bizi, tevhid dâvetine teslim olmuş, mü’min ve muvahhid kimselerden eylesin. Îman gölgesinde ve îman çerçevesinde bir hayat yaşayıp rûhumuzu yine mü’minler olarak teslim eden seçtiği, sevdiği sâlih kullar arasına bizleri de dâhil eylesin. Âmin
Ahlâkî kıymetlerin başında gelen hayâ ve edeb nîmetlerinden mahrûmiyet, dîn ve îmandaki zâfiyet ve noksanlıktan kaynaklanır. Efendimiz (as); “Hayâ îmandandır.” (Buhârî, Îman, 3) buyurarak bu ahlâkî kıymetin, îmanla mühim bir alâkasının bulunduğunu beyân etmiştir. Buna göre hayâsızlık gibi ahlâksızlıkların toplumda yayılmasını isteyenler, o toplumun îmânına karşı en büyük cinâyeti işlemiş olurlar.
“İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, bütün endişe ve gayretleri karınları (mîde ve şehvetleri) için olacaktır; şerefleri, malları ile ölçülecektir; kıbleleri kadınları olacaktır; dinleri de dirhem ve dinarları olacaktır. İşte onlar mahlûkâtın en şerlileridir. Onların Allah katında hiçbir nasipleri yoktur.”
Öyle bir zaman gelecek ki, kişi helâlden mi haramdan mı kazandığına aldırmayacak!”
Tam bu zamandayız Rabbim yar ve yardımcımız olsun tüm müslüman aleminin.
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/85930-her-gunum-ayni-degil · 18.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.