KIBLE YÖNÜ

1.532 görüntülenme · 1 yanıt

Paylaş:
sadece_eda

sadece_eda

Mübarek Üye · 810 mesaj

#1
KIBLE YÖNÜ
Adam, bineceği otobüsün kalkmasına bir saatten fazla süre olduğu için, otogarın yarı aydınlık koridorlarını arşınlıyordu. Ellerini yıkamak üzere biraz ilerideki lâvaboya yanaştığında, iş tulumları giymiş bir genç ona doğru gelerek:

- Herhâlde namaz kılacaksınız, dedi. Abdest alma yerimiz de mevcuttur.

Adam, elindeki sigaranın külünü delikanlının ayakları dibine silkelerken:

- Sen herhâlde görevlisin. Ne iş yaparsın burada?

- Temizlikçiyim efendim. Lâvabo ve tuvaleti temizliyorum. Adam, alaycı gözlerle süzerek devam etti:

- Ben, namazı senin gibi çulsuzlara bıraktım. Bu iş size öyle yakışıyor ki...

Temizlikçi genç, adamın hakaretine aldırmayacak kadar olgundu. Fakat namaza karşı yapılan saygısızlık, canını çok sıkmıştı. Vereceği cevabı bir süre düşündükten sonra, susmayı tercih edip işine döndü.

Adam, mağrur adımlarla oradan uzaklaşırken, başının döndüğünü hissetti. Sırtından çıkartarak koluna aldığı kaşe paltonun ağırlığını da ilk defa farkediyordu. Biraz önce yediği iki porsiyon kebap, herhâlde tansiyonunu yükseltmiş ve kendisini hâlsiz bırakmıştı. Birkaç adım daha attığında âniden fenalaşarak dizleri üzerine çöktü. Allahtan ki, kolundaki palto ondan önce yere düşmüş ve yeni aldığı takım elbisenin kirlenmesini engellemişti. Adam, çömelmiş vaziyette olmasına rağmen fırıldak gibi dönen başını yere dayayarak bir müddet dinlendi ve tekrar doğrulduğunda, aynı rahatsızlığı duyarak hareketini tekrarladı. Fakat, başkaları tarafından görülmüş olmaktan endişe ediyordu. Bunun için sağa sola bakındığında, terminalin çaycısı olduğu anlaşılan bir gençle burun buruna geldi. Delikanlı, adamı saygılı bir ifadeyle selâmlarken şöyle dedi:

- Allah kabul etsin bey amca. Ama kıble biraz daha sağa doğruydu
bezmi safa

bezmi safa

Mübarek Üye · 1.241 mesaj

#2
RE: KIBLE YÖNÜ

sadece_eda yazdı:
KIBLE YÖNÜ
Adam, bineceği otobüsün kalkmasına bir saatten fazla süre olduğu için, otogarın yarı aydınlık koridorlarını arşınlıyordu. Ellerini yıkamak üzere biraz ilerideki lâvaboya yanaştığında, iş tulumları giymiş bir genç ona doğru gelerek:

- Herhâlde namaz kılacaksınız, dedi. Abdest alma yerimiz de mevcuttur.

Adam, elindeki sigaranın külünü delikanlının ayakları dibine silkelerken:

- Sen herhâlde görevlisin. Ne iş yaparsın burada?

- Temizlikçiyim efendim. Lâvabo ve tuvaleti temizliyorum. Adam, alaycı gözlerle süzerek devam etti:


YA ÇOK HOŞ EMEĞİNE SAĞLIK ALLAH RAZI OLSUN ÇOK GÜZEL ZERRİN KARDEŞİMİN OKUMASINI İSTERİM
- Ben, namazı senin gibi çulsuzlara bıraktım. Bu iş size öyle yakışıyor ki...

Temizlikçi genç, adamın hakaretine aldırmayacak kadar olgundu. Fakat namaza karşı yapılan saygısızlık, canını çok sıkmıştı. Vereceği cevabı bir süre düşündükten sonra, susmayı tercih edip işine döndü.

Adam, mağrur adımlarla oradan uzaklaşırken, başının döndüğünü hissetti. Sırtından çıkartarak koluna aldığı kaşe paltonun ağırlığını da ilk defa farkediyordu. Biraz önce yediği iki porsiyon kebap, herhâlde tansiyonunu yükseltmiş ve kendisini hâlsiz bırakmıştı. Birkaç adım daha attığında âniden fenalaşarak dizleri üzerine çöktü. Allahtan ki, kolundaki palto ondan önce yere düşmüş ve yeni aldığı takım elbisenin kirlenmesini engellemişti. Adam, çömelmiş vaziyette olmasına rağmen fırıldak gibi dönen başını yere dayayarak bir müddet dinlendi ve tekrar doğrulduğunda, aynı rahatsızlığı duyarak hareketini tekrarladı. Fakat, başkaları tarafından görülmüş olmaktan endişe ediyordu. Bunun için sağa sola bakındığında, terminalin çaycısı olduğu anlaşılan bir gençle burun buruna geldi. Delikanlı, adamı saygılı bir ifadeyle selâmlarken şöyle dedi:

- Allah kabul etsin bey amca. Ama kıble biraz daha sağa doğruydu
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.