Tövbe ve İstiğfar Duaları

1.624 görüntülenme · 10 yanıt

Paylaş:
hakyolu007

hakyolu007

Mübarek Üye · 2.741 mesaj

#1
TÖVBE VE İSTİĞFAR DUASI
Tövbe; kulun işlediği bir günahtan pişmanlık duyup,
Bir daha işlemeyeceğine dair yüce Yaratıcıya söz vermesi
ve O’ndan af dilemesidir. Af dileme isteği, kulun hatalarından
dolayı vicdanında duyduğu rahatsızlıktan ortaya,
çıkar. Günahlar, Allah’ın rızası ile kul arasında bir perdedir.
Bu perdenin ortadan kalkması, kişinin yapacağı
tövbeye bağlıdır. Sevgili Peygamberimiz, kulların günah
işleme ve tevbe etmeleriyle ilgili şöyle buyurmuştur. “Her
insan günah işleyebilir. Günah işleyenlerin en hayırlıları ise
tövbe edenlerdir.” (İbn Mâce, Zühd, 30)
Tövbe, bütün mü’minlere emir ve tavsiye edilen bir
görevdir. Çünkü kullar, Allah’ın kendilerini mükellef kıldığı
her hususu, ne kadar gayret etseler de gereği gibi yerine
getiremeyip zaman zaman hata yapabilirler. Bunun
için yüce Rabbimiz: “Ey mü’minler! Hepiniz Allah’a tövbe
edin ki kurtuluşa eresiniz” (Nûr, 24/ 31) buyurmuştur.
Tövbenin Allah katında makbul olması için; içten
gelerek, tam bir ihlâsla yapılması gerekir. Bu da kalp ile
pişman olup bu pişmanlıktan dönmemek, dil ile istiğfar
etmek, fiilen de günahı terk etmekle mümkün olur. Bunun
yanında, kul ve kamu hakkı içeren konularda tövbenin
kabul edilebilmesi için öncelikle hak sahiplerinin
hakkını vermek ya da onlarla helâlleşmek gerekir. İşte
böyle bir tevbe Kur’ân’da içtenlikle yapılan tevbe olarak
ifade edilmiş ve şöyle buyrulmuştur: “Ey iman edenler!
Allah’a içtenlikle tövbe edin...” (Tahrîm, 66/8)
Mümin, günahının bağışlanması için Allah’a istediği
Sözlerle yalvarabilir. Günahlarının affının Allah’tan talebini
İfade eden şu dualar da ihlâsla okunabilir.

Sahabeden İbn Ebi’l-Evfâ, Peygamberimizin şöyle dua ettiğini bildirmiştir:

اَللّٰهُمَّ طَهِّرْنِي مِنَ الذُّنُوبِ بِالثَّلْجِ وَ الْبَرَدِ وَالْمَاءِ
اَللّٰهُمَّ طَهِّرْنِي مِنَ الذُّنُوبِ كَمَا يُطَهَّرُ الثَّوْبُ مِنَ الدَّنَسِ

Okunuşu: “Allâhümme tahhirnî minezzünûbi bi’sselci
vel-beradi velmâi.
Allâhümme tahhirnî mine’z-zünûbi kemâ yütahharus-
sevbü mined-denesi.”
Anlamı: “Allah’ım! Beni günahlarımdan kar, buz ve soğuk
su ile temizle.
Allah’ım! Beni günahlarımdan elbisenin kirlerden temizlendiği
gibi temizle.” (İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 955)
∗Sahabeden Abdullah ibn Mesûd, Peygamberimizin
şu duayı üç defa okuyan kimsenin günahlarının bağışlanacağını
söylediğini bildirmiştir:
اَسْتَغْفِرُ الٰهّلَ الْعَظِيمَ الَّذِي لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ وَ اَتُوبُ اِلَيْهِ
Okunuşu: “Esteğfirullâhellezî lâ ilâhe illâ hüvelhayyül-
kayyûmü ve etûbü ileyhi.”
Anlamı: “Ulu Allah’tan bağışlanmamı dilerim ki O’ndan
başka ilâh yoktur. O, diridir ve kayyumdur. O’na tövbe
ederim.” (Hâkim, Dua, I, 511)
∗Sahabeden Ebû Bekir (r.a.), Peygamberimiz (s.a.s.)’e;
‘Bana bir dua öğret de onu namazımda okuyayım’ deyince;
Efendimiz, şöyle dua etmesini buyurmuştur:

اَللّٰهُمَّ إِنّ۪ي ظَلَمْتُ نَفْس۪ى ظُلْمًا كَث۪يرًا وَلَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ
فَاغْفِرْ ل۪ى مَغْفِرَةً مِنْ عِنْدِكَ وَاْرحَمْن۪ى إِنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ

Okunuşu: “Allâhümme innî zalemtü nefsî zulmen
kesîran ve lâ yağfirüzzünûbe illâ ente, fağfirlî mağfiraten
min ‘ındike, verhamnî inneke entel-ğafûrur-rahîm.”
Anlamı: “Allah’ım! Ben gerçekten nefsime çok zulmettim.
Günahlar ancak sen bağışlarsın. Beni katından bir mafiret ile
bağışla, bana merhamet et. Şüphesiz sen çok bağışlayansın, çok
merhametli olansın.” (Buhârî, Ezân, 149, De’avât 17, Tevhîd, 9; Müslim, Zikir
ve Dua, 48)
∗Sahabeden Ebû Mûsâ el-Eş‘arî (r.a.) diyor ki;
Resûlullah (s.a.s.) şöyle dua ederlerdi:

اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ ل۪ى خَط۪يئَت۪ى وَجَهْل۪ى وَإِسْرٰاف۪ى ف۪ى أَمْر۪ى وَمَا أَنْتَ أَعْلَمُ
بِه۪ مِنّ۪ى اَللّٰهُمَّ اْغفِرْل۪ى جِدّ۪ى وَهَزْل۪ى وَخَطَئ۪ى وَعَمْد۪ى وَكُلُّ ذٰلِكَ عِنْد۪ى
اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ ل۪ى مَا قَدَّمْتُ وَمَا أَخَّرْتُ وَمَا أَسْرَرْتُ وَمَا أَعْلَنْتُ وَمَا أَنْتَ
أَعْلَمُ بِه۪ مِنّ۪ى أَنْتَ اْلمُقَدِّمُ وَأَنْتَ الْمُؤَخِّرُ وَأَنْتَ
عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
Okunuşu: “Allâhümmeğfirlî hatîetî ve cehlî ve isrâfî fî
emrî ve mâ ente a‘lemü bihî minnî.
Allâhümme’ğfirlî ciddî ve hezlî ve hataî ve ‘amdî ve
küllü zâlike ‘ındî.
Allâhümmeğfirlî mâ kaddemtü vemâ ahhartü, vemâ
esrartü vemâ a‘lentü, vemâ ente a‘lemü bihî minnî, entel–
mukaddimü ve entel–muahhiru ve ente alâ külli şey’in
kadîr.”
Anlamı: “Allah’ım! Günahlarımı, bilgisizlik yüzünden
yaptıklarımı, haddimi aşarak işlediğim kusurlarımı, benden
daha iyi bildiğin bütün suçlarımı bağışla!
Allah’ım! Ciddî ve şaka yollu yaptıklarımı, yanlışlıkla ve
bilerek işlediğim günahlarımı affeyle! Bütün bu kusurların
bende bulunduğunu itiraf ederim.
Allah’ım! Şimdiye kadar yaptığım, bundan sonra yapacağım,
gizlediğim ve açığa vurduğum, ölçüsüz bir şekilde işlediğim
ve benden daha iyi bildiğin günahlarımı affeyle! Öne
geçiren de sen, geride bırakan da sensin. Senin gücün her şeye
yeter.” (Buhârî, De’avât, 60; Müslim, Zikir ve Dua, 70)

hakyolu007

hakyolu007

Mübarek Üye · 2.741 mesaj

#2
اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ ل۪ى خَط۪يئَت۪ى وَجَهْل۪ى وَإِسْرٰاف۪ى ف۪ى أَمْر۪ى وَمَا أَنْتَ أَعْلَمُ
بِه۪ مِنّ۪ى اَللّٰهُمَّ اْغفِرْل۪ى جِدّ۪ى وَهَزْل۪ى وَخَطَئ۪ى وَعَمْد۪ى وَكُلُّ ذٰلِكَ عِنْد۪ى
اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ ل۪ى مَا قَدَّمْتُ وَمَا أَخَّرْتُ وَمَا أَسْرَرْتُ وَمَا أَعْلَنْتُ وَمَا أَنْتَ
أَعْلَمُ بِه۪ مِنّ۪ى أَنْتَ اْلمُقَدِّمُ وَأَنْتَ الْمُؤَخِّرُ وَأَنْتَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
Okunuşu: “Allâhümmeğfirlî hatîetî ve cehlî ve isrâfî fî
emrî ve mâ ente a‘lemü bihî minnî.
Allâhümme’ğfirlî ciddî ve hezlî ve hataî ve ‘amdî ve
küllü zâlike ‘ındî.
Allâhümmeğfirlî mâ kaddemtü vemâ ahhartü, vemâ
esrartü vemâ a‘lentü, vemâ ente a‘lemü bihî minnî, entel–
mukaddimü ve entel–muahhiru ve ente alâ külli şey’in
kadîr.”
Anlamı: “Allah’ım! Günahlarımı, bilgisizlik yüzünden
yaptıklarımı, haddimi aşarak işlediğim kusurlarımı, benden
daha iyi bildiğin bütün suçlarımı bağışla!
Allah’ım! Ciddî ve şaka yollu yaptıklarımı, yanlışlıkla ve
bilerek işlediğim günahlarımı affeyle! Bütün bu kusurların
bende bulunduğunu itiraf ederim.
Allah’ım! Şimdiye kadar yaptığım, bundan sonra yapacağım,
gizlediğim ve açığa vurduğum, ölçüsüz bir şekilde işlediğim
ve benden daha iyi bildiğin günahlarımı affeyle! Öne
geçiren de sen, geride bırakan da sensin. Senin gücün her şeye
yeter.” (Buhârî, De’avât, 60; Müslim, Zikir ve Dua, 70)
_ZÜMRA_

_ZÜMRA_

Mübarek Üye · 9.962 mesaj

#3
اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ ل۪ى خَط۪يئَت۪ى وَجَهْل۪ى وَإِسْرٰاف۪ى ف۪ى أَمْر۪ى وَمَا أَنْتَ أَعْلَمُ
بِه۪ مِنّ۪ى اَللّٰهُمَّ اْغفِرْل۪ى جِدّ۪ى وَهَزْل۪ى وَخَطَئ۪ى وَعَمْد۪ى وَكُلُّ ذٰلِكَ عِنْد۪ى
اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ ل۪ى مَا قَدَّمْتُ وَمَا أَخَّرْتُ وَمَا أَسْرَرْتُ وَمَا أَعْلَنْتُ وَمَا أَنْتَ
أَعْلَمُ بِه۪ مِنّ۪ى أَنْتَ اْلمُقَدِّمُ وَأَنْتَ الْمُؤَخِّرُ وَأَنْتَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
Okunuşu: “Allâhümmeğfirlî hatîetî ve cehlî ve isrâfî fî
emrî ve mâ ente a‘lemü bihî minnî.
Allâhümme’ğfirlî ciddî ve hezlî ve hataî ve ‘amdî ve
küllü zâlike ‘ındî.
Allâhümmeğfirlî mâ kaddemtü vemâ ahhartü, vemâ
esrartü vemâ a‘lentü, vemâ ente a‘lemü bihî minnî, entel–
mukaddimü ve entel–muahhiru ve ente alâ külli şey’in
kadîr.”
Anlamı: “Allah’ım! Günahlarımı, bilgisizlik yüzünden
yaptıklarımı, haddimi aşarak işlediğim kusurlarımı, benden
daha iyi bildiğin bütün suçlarımı bağışla!
Allah’ım! Ciddî ve şaka yollu yaptıklarımı, yanlışlıkla ve
bilerek işlediğim günahlarımı affeyle! Bütün bu kusurların
bende bulunduğunu itiraf ederim.
Allah’ım! Şimdiye kadar yaptığım, bundan sonra yapacağım,
gizlediğim ve açığa vurduğum, ölçüsüz bir şekilde işlediğim
ve benden daha iyi bildiğin günahlarımı affeyle! Öne
geçiren de sen, geride bırakan da sensin. Senin gücün her şeye
yeter.” (Buhârî, De’avât, 60; Müslim, Zikir ve Dua, 70)
Sedaa_*

Sedaa_*

Mübarek Üye · 2.150 mesaj

#4
اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ ل۪ى خَط۪يئَت۪ى وَجَهْل۪ى وَإِسْرٰاف۪ى ف۪ى أَمْر۪ى وَمَا أَنْتَ أَعْلَمُ
بِه۪ مِنّ۪ى اَللّٰهُمَّ اْغفِرْل۪ى جِدّ۪ى وَهَزْل۪ى وَخَطَئ۪ى وَعَمْد۪ى وَكُلُّ ذٰلِكَ عِنْد۪ى
اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ ل۪ى مَا قَدَّمْتُ وَمَا أَخَّرْتُ وَمَا أَسْرَرْتُ وَمَا أَعْلَنْتُ وَمَا أَنْتَ
أَعْلَمُ بِه۪ مِنّ۪ى أَنْتَ اْلمُقَدِّمُ وَأَنْتَ الْمُؤَخِّرُ وَأَنْتَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
Okunuşu: “Allâhümmeğfirlî hatîetî ve cehlî ve isrâfî fî
emrî ve mâ ente a‘lemü bihî minnî.
Allâhümme’ğfirlî ciddî ve hezlî ve hataî ve ‘amdî ve
küllü zâlike ‘ındî.
Allâhümmeğfirlî mâ kaddemtü vemâ ahhartü, vemâ
esrartü vemâ a‘lentü, vemâ ente a‘lemü bihî minnî, entel–
mukaddimü ve entel–muahhiru ve ente alâ külli şey’in
kadîr.”
Anlamı: “Allah’ım! Günahlarımı, bilgisizlik yüzünden
yaptıklarımı, haddimi aşarak işlediğim kusurlarımı, benden
daha iyi bildiğin bütün suçlarımı bağışla!
Allah’ım! Ciddî ve şaka yollu yaptıklarımı, yanlışlıkla ve
bilerek işlediğim günahlarımı affeyle! Bütün bu kusurların
bende bulunduğunu itiraf ederim.
Allah’ım! Şimdiye kadar yaptığım, bundan sonra yapacağım,
gizlediğim ve açığa vurduğum, ölçüsüz bir şekilde işlediğim
ve benden daha iyi bildiğin günahlarımı affeyle! Öne
geçiren de sen, geride bırakan da sensin. Senin gücün her şeye
yeter.” (Buhârî, De’avât, 60; Müslim, Zikir ve Dua, 70)
hakyolu007

hakyolu007

Mübarek Üye · 2.741 mesaj

#5
Allah’a içtenlikle tövbe edin...” (Tahrîm, 66/8)
Mümin, günahının bağışlanması için Allah’a istediği
Sözlerle yalvarabilir. Günahlarının affının Allah’tan talebini
İfade eden şu dualar da ihlâsla okunabilir.

Sahabeden İbn Ebi’l-Evfâ, Peygamberimizin şöyle dua ettiğini bildirmiştir:

اَللّٰهُمَّ طَهِّرْنِي مِنَ الذُّنُوبِ بِالثَّلْجِ وَ الْبَرَدِ وَالْمَاءِ
اَللّٰهُمَّ طَهِّرْنِي مِنَ الذُّنُوبِ كَمَا يُطَهَّرُ الثَّوْبُ مِنَ الدَّنَسِ
Okunuşu: “Allâhümme tahhirnî minezzünûbi bi’sselci
vel-beradi velmâi.
Allâhümme tahhirnî mine’z-zünûbi kemâ yütahharus-
sevbü mined-denesi.”
Anlamı: “Allah’ım! Beni günahlarımdan kar, buz ve soğuk
su ile temizle.
Allah’ım! Beni günahlarımdan elbisenin kirlerden temizlendiği
gibi temizle.” (İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 955)
∗Sahabeden Abdullah ibn Mesûd, Peygamberimizin
şu duayı üç defa okuyan kimsenin günahlarının bağışlanacağını
söylediğini bildirmiştir:
اَسْتَغْفِرُ الٰهّلَ الْعَظِيمَ الَّذِي لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ وَ اَتُوبُ اِلَيْهِ
Okunuşu: “Esteğfirullâhellezî lâ ilâhe illâ hüvelhayyül-
kayyûmü ve etûbü ileyhi.”
Anlamı: “Ulu Allah’tan bağışlanmamı dilerim ki O’ndan
başka ilâh yoktur. O, diridir ve kayyumdur. O’na tövbe
ederim.” (Hâkim, Dua, I, 511)
∗Sahabeden Ebû Bekir (r.a.), Peygamberimiz (s.a.s.)’e;
‘Bana bir dua öğret de onu namazımda okuyayım’ deyince;
Efendimiz, şöyle dua etmesini buyurmuştur:

اَللّٰهُمَّ إِنّ۪ي ظَلَمْتُ نَفْس۪ى ظُلْمًا كَث۪يرًا وَلَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ
فَاغْفِرْ ل۪ى مَغْفِرَةً مِنْ عِنْدِكَ وَاْرحَمْن۪ى إِنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ
Okunuşu: “Allâhümme innî zalemtü nefsî zulmen
kesîran ve lâ yağfirüzzünûbe illâ ente, fağfirlî mağfiraten
min ‘ındike, verhamnî inneke entel-ğafûrur-rahîm.”
Anlamı: “Allah’ım! Ben gerçekten nefsime çok zulmettim.
Günahlar ancak sen bağışlarsın. Beni katından bir mafiret ile
bağışla, bana merhamet et. Şüphesiz sen çok bağışlayansın, çok
merhametli olansın.” (Buhârî, Ezân, 149, De’avât 17, Tevhîd, 9; Müslim, Zikir
ve Dua, 48)
∗Sahabeden Ebû Mûsâ el-Eş‘arî (r.a.) diyor ki;
Resûlullah (s.a.s.) şöyle dua ederlerdi:

اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ ل۪ى خَط۪يئَت۪ى وَجَهْل۪ى وَإِسْرٰاف۪ى ف۪ى أَمْر۪ى وَمَا أَنْتَ أَعْلَمُ
بِه۪ مِنّ۪ى اَللّٰهُمَّ اْغفِرْل۪ى جِدّ۪ى وَهَزْل۪ى وَخَطَئ۪ى وَعَمْد۪ى وَكُلُّ ذٰلِكَ عِنْد۪ى
اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ ل۪ى مَا قَدَّمْتُ وَمَا أَخَّرْتُ وَمَا أَسْرَرْتُ وَمَا أَعْلَنْتُ وَمَا أَنْتَ
أَعْلَمُ بِه۪ مِنّ۪ى أَنْتَ اْلمُقَدِّمُ وَأَنْتَ الْمُؤَخِّرُ وَأَنْتَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
Okunuşu: “Allâhümmeğfirlî hatîetî ve cehlî ve isrâfî fî
emrî ve mâ ente a‘lemü bihî minnî.
Allâhümme’ğfirlî ciddî ve hezlî ve hataî ve ‘amdî ve
küllü zâlike ‘ındî.
Allâhümmeğfirlî mâ kaddemtü vemâ ahhartü, vemâ
esrartü vemâ a‘lentü, vemâ ente a‘lemü bihî minnî, entel–
mukaddimü ve entel–muahhiru ve ente alâ külli şey’in
kadîr.”
Anlamı: “Allah’ım! Günahlarımı, bilgisizlik yüzünden
yaptıklarımı, haddimi aşarak işlediğim kusurlarımı, benden
daha iyi bildiğin bütün suçlarımı bağışla!
Allah’ım! Ciddî ve şaka yollu yaptıklarımı, yanlışlıkla ve
bilerek işlediğim günahlarımı affeyle! Bütün bu kusurların
bende bulunduğunu itiraf ederim.
Allah’ım! Şimdiye kadar yaptığım, bundan sonra yapacağım,
gizlediğim ve açığa vurduğum, ölçüsüz bir şekilde işlediğim
ve benden daha iyi bildiğin günahlarımı affeyle! Öne
geçiren de sen, geride bırakan da sensin. Senin gücün her şeye
yeter.” (Buhârî, De’avât, 60; Müslim, Zikir ve Dua, 70)
gurbette

gurbette

Mübarek Üye · 2.850 mesaj

#6
"Allâhümme ente rabbî Iâ ilahe illâ ente. Halaktenî ve ene abdüke ve ene ala ahdike ve va´dike ve mestetâtü e´ûzü bike min şerri mâ sana´tü ebûu leke bini´metike aleyye ve ebû´u bizenbî. Feğfir lî. feinnehû lâ yeğfiru´z-zünûbe illâ ente."

"Allah´ım! Sen Rabbimsin. Senden başka İlâh yoktur. Sen beni yarattın, ben Senin kulunum. Sana verdiğim (tevhidden ibaret) söz ve va´d üzereyim, gücüm yetesiye.. Yaptığım şeylerin kötülüğünden Sana sığınırım. Bana olan nimetini itiraf ediyorum. Günahımı da itiraf ediyorum. Beni bağışla; çünkü Senden başkası günahları bağışlayamaz; ancak Sen bağışlarsın.
hakyolu007

hakyolu007

Mübarek Üye · 2.741 mesaj

#7
Sahabeden İbn Ebi’l-Evfâ, Peygamberimizin şöyle dua ettiğini bildirmiştir:

اَللّٰهُمَّ طَهِّرْنِي مِنَ الذُّنُوبِ بِالثَّلْجِ وَ الْبَرَدِ وَالْمَاءِ
اَللّٰهُمَّ طَهِّرْنِي مِنَ الذُّنُوبِ كَمَا يُطَهَّرُ الثَّوْبُ مِنَ الدَّنَسِ
Okunuşu: “Allâhümme tahhirnî minezzünûbi bi’sselci
vel-beradi velmâi.
Allâhümme tahhirnî mine’z-zünûbi kemâ yütahharus-
sevbü mined-denesi.”
Anlamı: “Allah’ım! Beni günahlarımdan kar, buz ve soğuk
su ile temizle.
Allah’ım! Beni günahlarımdan elbisenin kirlerden temizlendiği
gibi temizle.” (İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 955)
∗Sahabeden Abdullah ibn Mesûd, Peygamberimizin
şu duayı üç defa okuyan kimsenin günahlarının bağışlanacağını
söylediğini bildirmiştir:
اَسْتَغْفِرُ الٰهّلَ الْعَظِيمَ الَّذِي لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ وَ اَتُوبُ اِلَيْهِ
Okunuşu: “Esteğfirullâhellezî lâ ilâhe illâ hüvelhayyül-
kayyûmü ve etûbü ileyhi.”
Anlamı: “Ulu Allah’tan bağışlanmamı dilerim ki O’ndan
başka ilâh yoktur. O, diridir ve kayyumdur. O’na tövbe
ederim.” (Hâkim, Dua, I, 511)
∗Sahabeden Ebû Bekir (r.a.), Peygamberimiz (s.a.s.)’e;
‘Bana bir dua öğret de onu namazımda okuyayım’ deyince;
Efendimiz, şöyle dua etmesini buyurmuştur:

اَللّٰهُمَّ إِنّ۪ي ظَلَمْتُ نَفْس۪ى ظُلْمًا كَث۪يرًا وَلَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ
فَاغْفِرْ ل۪ى مَغْفِرَةً مِنْ عِنْدِكَ وَاْرحَمْن۪ى إِنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ
Okunuşu: “Allâhümme innî zalemtü nefsî zulmen
kesîran ve lâ yağfirüzzünûbe illâ ente, fağfirlî mağfiraten
min ‘ındike, verhamnî inneke entel-ğafûrur-rahîm.”
Anlamı: “Allah’ım! Ben gerçekten nefsime çok zulmettim.
Günahlar ancak sen bağışlarsın. Beni katından bir mafiret ile
bağışla, bana merhamet et. Şüphesiz sen çok bağışlayansın, çok
merhametli olansın.” (Buhârî, Ezân, 149, De’avât 17, Tevhîd, 9; Müslim, Zikir
ve Dua, 48)
∗Sahabeden Ebû Mûsâ el-Eş‘arî (r.a.) diyor ki;
Resûlullah (s.a.s.) şöyle dua ederlerdi:

اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ ل۪ى خَط۪يئَت۪ى وَجَهْل۪ى وَإِسْرٰاف۪ى ف۪ى أَمْر۪ى وَمَا أَنْتَ أَعْلَمُ
بِه۪ مِنّ۪ى اَللّٰهُمَّ اْغفِرْل۪ى جِدّ۪ى وَهَزْل۪ى وَخَطَئ۪ى وَعَمْد۪ى وَكُلُّ ذٰلِكَ عِنْد۪ى
اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ ل۪ى مَا قَدَّمْتُ وَمَا أَخَّرْتُ وَمَا أَسْرَرْتُ وَمَا أَعْلَنْتُ وَمَا أَنْتَ
أَعْلَمُ بِه۪ مِنّ۪ى أَنْتَ اْلمُقَدِّمُ وَأَنْتَ الْمُؤَخِّرُ وَأَنْتَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
Okunuşu: “Allâhümmeğfirlî hatîetî ve cehlî ve isrâfî fî
emrî ve mâ ente a‘lemü bihî minnî.
Allâhümme’ğfirlî ciddî ve hezlî ve hataî ve ‘amdî ve
küllü zâlike ‘ındî.
Allâhümmeğfirlî mâ kaddemtü vemâ ahhartü, vemâ
esrartü vemâ a‘lentü, vemâ ente a‘lemü bihî minnî, entel–
mukaddimü ve entel–muahhiru ve ente alâ külli şey’in
kadîr.”
Anlamı: “Allah’ım! Günahlarımı, bilgisizlik yüzünden
yaptıklarımı, haddimi aşarak işlediğim kusurlarımı, benden
daha iyi bildiğin bütün suçlarımı bağışla!
Allah’ım! Ciddî ve şaka yollu yaptıklarımı, yanlışlıkla ve
bilerek işlediğim günahlarımı affeyle! Bütün bu kusurların
bende bulunduğunu itiraf ederim.
Allah’ım! Şimdiye kadar yaptığım, bundan sonra yapacağım,
gizlediğim ve açığa vurduğum, ölçüsüz bir şekilde işlediğim
ve benden daha iyi bildiğin günahlarımı affeyle! Öne
geçiren de sen, geride bırakan da sensin. Senin gücün her şeye
yeter.” (Buhârî, De’avât, 60; Müslim, Zikir ve Dua, 70)
hakyolu007

hakyolu007

Mübarek Üye · 2.741 mesaj

#8
"Allâhümme ente rabbî Iâ ilahe illâ ente. Halaktenî ve ene abdüke ve ene ala ahdike ve va´dike ve mestetâtü e´ûzü bike min şerri mâ sana´tü ebûu leke bini´metike aleyye ve ebû´u bizenbî. Feğfir lî. feinnehû lâ yeğfiru´z-zünûbe illâ ente."

"Allah´ım! Sen Rabbimsin. Senden başka İlâh yoktur. Sen beni yarattın, ben Senin kulunum. Sana verdiğim (tevhidden ibaret) söz ve va´d üzereyim, gücüm yetesiye.. Yaptığım şeylerin kötülüğünden Sana sığınırım. Bana olan nimetini itiraf ediyorum. Günahımı da itiraf ediyorum. Beni bağışla; çünkü Senden başkası günahları bağışlayamaz; ancak Sen bağışlarsın.
hakyolu007

hakyolu007

Mübarek Üye · 2.741 mesaj

#9
"Allâhümme ente rabbî Iâ ilahe illâ ente. Halaktenî ve ene abdüke ve ene ala ahdike ve va´dike ve mestetâtü e´ûzü bike min şerri mâ sana´tü ebûu leke bini´metike aleyye ve ebû´u bizenbî. Feğfir lî. feinnehû lâ yeğfiru´z-zünûbe illâ ente."

"Allah´ım! Sen Rabbimsin. Senden başka İlâh yoktur. Sen beni yarattın, ben Senin kulunum. Sana verdiğim (tevhidden ibaret) söz ve va´d üzereyim, gücüm yetesiye.. Yaptığım şeylerin kötülüğünden Sana sığınırım. Bana olan nimetini itiraf ediyorum. Günahımı da itiraf ediyorum. Beni bağışla; çünkü Senden başkası günahları bağışlayamaz; ancak Sen bağışlarsın.
hakyolu007

hakyolu007

Mübarek Üye · 2.741 mesaj

#10
"Allâhümme ente rabbî Iâ ilahe illâ ente. Halaktenî ve ene abdüke ve ene ala ahdike ve va´dike ve mestetâtü e´ûzü bike min şerri mâ sana´tü ebûu leke bini´metike aleyye ve ebû´u bizenbî. Feğfir lî. feinnehû lâ yeğfiru´z-zünûbe illâ ente."

"Allah´ım! Sen Rabbimsin. Senden başka İlâh yoktur. Sen beni yarattın, ben Senin kulunum. Sana verdiğim (tevhidden ibaret) söz ve va´d üzereyim, gücüm yetesiye.. Yaptığım şeylerin kötülüğünden Sana sığınırım. Bana olan nimetini itiraf ediyorum. Günahımı da itiraf ediyorum. Beni bağışla; çünkü Senden başkası günahları bağışlayamaz; ancak Sen bağışlarsın.
leyla-1

leyla-1 🛡

Moderatör · ✦ Mübarek Üye · 41.980 mesaj

#11
"Allâhümme ente rabbî Iâ ilahe illâ ente. Halaktenî ve ene abdüke ve ene ala ahdike ve va´dike ve mestetâtü e´ûzü bike min şerri mâ sana´tü ebûu leke bini´metike aleyye ve ebû´u bizenbî. Feğfir lî. feinnehû lâ yeğfiru´z-zünûbe illâ ente."

"Allah´ım! Sen Rabbimsin. Senden başka İlâh yoktur. Sen beni yarattın, ben Senin kulunum. Sana verdiğim (tevhidden ibaret) söz ve va´d üzereyim, gücüm yetesiye.. Yaptığım şeylerin kötülüğünden Sana sığınırım. Bana olan nimetini itiraf ediyorum. Günahımı da itiraf ediyorum. Beni bağışla; çünkü Senden başkası günahları bağışlayamaz; ancak Sen bağışlarsın.
Hani melekler sormuştu Rabbimize;
- ''Senin en sevdiğin kulun O iken,
Neden O`nu bu kadar ızdırapla imtihan ediyorsun'' ?
- Hem yetim, hem öksüz, hem kimsesiz...
Ne buyurmuştu Rabbimiz ?
-''Kimseye güvenmesin,
Hep benden istesin, bana sığınsın diye.''
&
Biz haksız yere yapılan her şeyin,
Allah tarafından sorulacağının ferahlığı içindeyiz.
Paylaş:

İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.