AcizBirKul., post: 1487078, member: 95935Kardeşim yazacaklarımı biliyosundur muhakkak ama okuduğum kitaptan aktarmak istiyorum
Senin için geri döndüm o sayfalara :)
Uhud Savaşında Allah Resülüne meydan okurcasına bir ses yükseldi
Sesin sahibi İbn Kamie idi.
Mus'ab İbni Umeyr ona doğru yürüyecek ve işini bitirmek isteyecekti.
Ancak o gün İbn Kamie 2 tane zırf giyinmişti.
O gün Allah Resülünün sancağını taşıyan Mus'ab İbn Umeyr arslanlar gibi çarpışıyordu.
Hatta ne acı ki intikam için gelenler içinde annesi ve kardeşide vardı.
Mus'ab ın polat gibi bir imanı vardı. Önünde durmaya imkan yoktu !
Bir elinde sancak , diğer elinde kılıç can siparhane çarpışıyordu.
İbn Kamie Resullullah hı öldürmeye yemin etmişti Zırhları içindeki Hz.Musab da Hz.Peygambere çok benziyordu
Bu yüzden mekkenin hedefi olmuştu Hz.Mus'ab.
Derken İbn Kaime Hz.Mus'ab ın karşısına dikiliverdi.Artık kıyasıya bir mücadele vardı Uhud'da ve bu mücadele sonucunda Hz.Mus'ab şehit düşecekti.
Ancak Hz.Mus'ab gitsede sancak yerde kalmaycaktı! Şimdi onu,Hz.Mus'ab ın suretinde bir melek taşıyordu
.....
Efendimiz şehit düşen sahabilerin arasında dolaşırken kendisinden önce Medineye elçi olarak gönderdiği Hz.Mus'ab ında yanına gelecekti.
Şefkat ve merhametle uzun uzun süzdü onu
Ardından;
Müminlerden öyle yiğitler vardır ki , Allah'a verdikleri sözü yerine getirip sadakatlarini ispat ettiler
Onlardan kimi,üzerine düşeni eda edip gitti,kimi de o anı intizar etmekteler.
Onlar,verdikleri sözde zerre kadar inhirah yaşamadılar mealindeki ayeti okudu...
Uhudun sancaktarı Hz.Mus'ab ı örtecek kefen bulunamıyordu
Durumdan Allah Resülünü haberdar ettiklerinde
-Üzerindekilerle baş kısmını örtün ve ayaklarınıda izhir otundan koyun buyurdu
Denilenenler yerine getirilince ona uzun uzadıya bakan Efendimizin ağzından şu sözler döküldü
-Seni Mekke'de ilk gördüğümde üzerinde ne paha biçilmez kıymetli elbiseler vardı.Senden daha güzel giyinen yoktu Mekke'de...
Şimdi ise sen , saçların dağılmış ve sadece eski bir hırkanın içinde başın bile dışarda açıkta yatıyorsun !
Sonra da Uhud meydanına döndü Mus'ab dahil bütün şehitlere sesleniyordu
-Allah'ın Resülü şehadet ediyor ki sizler kıyamet günü Allah katında da şehitlersiniz...
Daha sonra ashabına döndü Efendimiz ve onlarada şöyle seslendi
-Ey insanlar! Onları ziyarete gelin , onlara selam verin. Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin olsun ki bunlar kıyamet gününe kadar kendilerine selam veren her bir müslümanın selamını alır.
Ve onlara bu selamı iade ederler ...
Selamun Aleyküm, kardeşim ara ara paragraflar yazdığın kitabın ismini bana söyler misin ilgimi çekti ve okumak istiyorum. Allah razı olsun. Selametle..