Günah sayılan hareketlerimizi, kötü huylarımızı ve kötü alışkanlıklarımızı bir daha dönmemek üzere bırakmalıyız. Bilelim ki hem oruç hemde kötü hal ve davranışlar bir müslümanda beraber bulunmaz.
İnancımızı bir bütün olarak fiiliyata dökme ve dinimizin emir ve yasaklarını bütünüyle uygulama kararı almış olarak Ramazana girmeliyiz. Bu konudaki bilgi eksikliğini ramazanı da fırsat bilerek sürekli okumak suretiyle tamamlamalı, öğrendiklerimizi tatbik ederek olgun bir Müslüman olmalıyız.
İhtiyaç sahipleri, yetimler, hasta ve yaşlılar tesbit edilmeli, Ramazan öncesinde ve ramazanda zekat ve sadakalarla sevindirilmelidir.
Kul hakkı ve Allah hakkı borçlarını ödemeliyiz; helalleşmeliyiz.
Dargınsak barışmalıyız, barıştırmak için aracı olmalıyız.
Ramazan mutluluğunu eş, dost akraba ve komşularla tebrikleşerek, ziyaretleşerek paylaşmalıyız.
Çocuklara ve gençlere ramazanın manevi önemini kavratmalı, hediyelerle sevindirmeliyiz
Ramazan öncesi ölmüşlerimizi de hatırlayarak onlar adına sadaka vermeliyiz, affedilmelerine vesile olacak hayırlar yapmalıyız.
Değerli Mü’minler!
Ramazan öyle bir aydır ki; “ İnsanlara doğru yolu gösteren, hak ile batılı ayıran Kuran o ayda indirilmiştir” ( Bakara: 185 )