Muhtazaf, post: 1466663, member: 58938Kulluğun bir sınırı olmadığı gibi belli bir zamanı ve zemini de yoktur.
Kulluk sadece camilerde, mabetlerde ifa edilmez.
Bir Müslüman`ın gününün tamamını, ömrünün tamamını, dünyasının tamamını kuşatır; kuşatmalıdır.
Bir Müslüman iş yerinde, evinde, çarşıda-pazarda, sokakta, yeme-içmesinde, hatta uykusunda hep kuldur ve kulluğu devam eder.
Huzur-u daimîde, yani her an Allah`ın huzurunda olma bilincinde olmak her kulun şiarı olmalıdır.
Bu şuur ve huzur halinin yakalanması, bir kul için en büyük saadetin ve mutluluğun kaynağına ulaşılması demektir.
Yani kulluk bilincinin kazanılması gereklidir.
Kulluk bilincini kazanan kişi, farz ibadetlerini yerine getirmekle kalmaz, hayatının her anını ibadet ve kulluk için değerlendirme gayretine girer.
İşte bu! Allah razı olsun, hatırlatma için
Tabiki her anımız onunla olmalı, başka ne anlamı olmalı??? hiç , hiç bu dünyaya kazanıp para toplamaya, mal mülk yapamaya, eş çocukla
ugraşmaya gelmedik aslında, her biri kazanc, yada kayıp kapısı...
Ya Rab kazananlardan eyle...
Ya Rab seni bilenlerden eyle (bilmeye imkan olmasa bile)
Ya Rab seni görenlerden eyle
Ya Rab sana yakın olanlardan eyle (başka)
bunları elde etsem yeter:a32:(inşAllah) niye öyle dedin??
Kul bu ister de ister... öyle ama Rabbim de iste vereyim der:a32:
Rabbim seni seviyorum . gönlünden ver... (garip kaderini zorlama!) o niye? tamam anladım
Rabbim sevdimi belalara gark eder , öylemi? niye? yüksek mertebe vermek için mi??
Yine başladım soruya:a43: