A) İmam Şafiî (ra) ile imam Ahmed bin Hanbel (ra). imamın arkasın*da namaz kılan kimsenin, imam gizli veya açık okusa da Fatiha'yı gizilce okumasının farz olduğuna hükmetmişlerdir. B) İmam Malik (ra) İse. «Kıraatin gizli olması lazım gelen namazlar*da, imama tabi olan kimsenin gizlice okuması, gece namazları (sabah, akşam, yatsı) gibi açık okunacak namazlarda ise okumaması lazımdır» diye hükmetmiştir. C) İmam-ı Azam Ebu Hanife (ra) de «Kıraatin gizli veya açık olduğu namazlarda, İmama tabi olan kimse, onun arkasında okumaz» demiştir. Şafii ve Hanbeliler; Resulullah (sav)'ın üçüncü hükümdeki «Fatihayı okumayanın namazı geçerli değildir» Hadis-l şerifine dayanarak görüşleri*ni savunurlar. Bu Hadis-i şerif İmamı ve tabi olanı kapsayan umumi bir İfadedir. Dolayısıyla açık veya gizli okunacak namazlarda Fatlha'vı oku-myanın namazı sahih olmaz. İmam Malik ise: «Namazdaki kıraat gizil olacak türden ise Şafiî (ra) İle Hanbell (ra)'ın dayandıkları Hadls-i şerife istinaden imama tabi olan kimsenin namazda Fatiha suresini okuması farzdır. Namazdaki kıraat açık olacak türden ise «Kur'an okunduğu zaman derhal O'nu dinleyin, tutun. Ta ki (Allah'ın rahmaniyi») esirgenmiş oknınız» (Araf: 204) ayetin» İsti*naden de imama tabi olanın Fatiha'yı okuması yasaktır» diyor. Kurtubî, İmam Malik (ra)den şu görüşü nakleder: «Kıraatin açık olma*sı lazım gelen namazlarda, İmama tabi olan kimse Kur'andan hiçbir şey okumaz. Kıraatin gizil olması lazım gelen namazlarda ise Fatiha suresini okur. Eğer okumayı terkederse hiçbir şey lazım gelmez.» imam-ı Azam Ebu Hanife (ra)'de konuyla ilgili olarak şöyle demekte*dir: «Namazda İmama tabi olan kimse «Kur'an okunduğu zamah ö'rtU aln-toyln...» (A.raf: 204) ayeti ile «namazda imamın okuması, kendisine sayıl*dığı gibi tobi olanlara da sayılır» Hadls-I şerifine İstinaden kesinlikle Kur'*andan hiçbir şey okunmaz» [73] Sözlerine devamla Resulullah (sav)'tan şu Hadis-i Şerifi nakleder: «İmam kendisine tabi olunması icln imam olur. İmam tekbir dldlğı zdman siz de tekbir alın okuduğu zaman sükut edin ve dinleyin» [74] Fatiha Süresindeki Teşrii Hikmetler İnsan Fatiha suresinin karşısında korkan bir kulun aczini nokööfllık-larını itiraf ederek durduğu gibi durur. Bu sure Allah (cc) tarafından in*dirilen bir vahiy ve alemlerin Rabbl olan Cenab-ı Hakkın bir kelamıdır. Allah (cc) kelamındokl derin sırları İdrak edebilme ve kavrayabljme. İn*sanın kısa aklının cok üstündedir. Hatta insana ne kador belagat, zeka ve derin bilgi verilirse verilsin yine de O'ndakl incelikleri tam anlamıyla kavraması mümkün değildir. insan Kur'onın güzelliğini, yüksek manalarını ve latalar arasındaki uyumun inceliklerini düşündüğü zaman, O'nun benzerini deflil, ayetlerin*den her hangi birinin mislinin dahi meydana getirilemeyeceğini anlör. Bu mübarek sure, kısa ve veciz olduğu gibi Kur'anın bütün, «tianaiarı-m ve temel maksatlarını ihtiva eder. Dinin aslının ve füru'lanntfı töbldyı-cısıdır. öyle ki, akideyi, ibadeti, teşrli'yi, hesap ve ceza gününe inanma*yı, Allah (cc)'ın güzel sıfatlarına İmanı, yalnız doğru yola kavuşmanın on*dan bekleneceği, İmanda sabit kalmanın ondan niyaz edileceği. saHhlerin yolundan gitmeyi, sapıkların ve gazaba uğrayanların yolundan kaçınmayı ve diğer hedef ve maksatları ihtiva eder. Allâme Kurtubi de konuyla ilgili olarak: «Fatiha suresinin «büyük Kur'an» olarak isimlendirilmesi, Kur'anın ihtiva ettiği tüm ilimleri kapsadı*ğından dolayıdır. Çünkü Cenab-ı Hakkı cemal ve kemal sıfatlarıyla tavsifi, ibadetle emretmeyi ve onda ihlaslı olmayı, ibadet yapabilmeyi ve aczini İtirafı ancak Cenab-ı Hakkın yardımıyla yapabilmeyi, bozucu ve sapıkların hallerinin bildirllmesindeki kifayeti ve inkar edenlerin sonlarının beyanını ihtiva eder. Bu muhteva da Kur'anın kapsadığı tüm mevzuların özü ve hülasasıdır.» [75] demektedir. Şeyh Hasan el-Benna «Tefsir İlmine Giriş» isimli kıymetli risalesinde: «Şüphesiz herkim Fatiha suresini derin bir şekilde tefekkür ettiği özellikle namazda düşündüğü zaman onda hemen alınıp kabul edilmesi lazım gelen kalbi aydınlatıcı mevzuları görür. Arkasından Rahmeti herşeyde bütün ta*zelik ve açıklığıyla tezahür eden Allah (cc)'ın ismiyle okumaya başlar. Ken*disiyle yaratıcısı arasındaki belirleyici bağın, her şeyi kapsayan Rahme*tinden doğduğunu bilir. Bu bilgi onda yerleştiği zaman onun lisanı, hemen Rahim ve Rahman olan Allah (cc)'a hamdeder. Bu hamdediş ona, Allah (cc)'ın nimetlerinin çokluğunu, yaratılığının büyüklüğünü, yarattığı varlık*lardan ne bir şey beklediği, ne de korktuğu sadece verdiği nimetler ile halk etmesinin onun fazi ve rahmetinden olduğunu hatırlatır. Bu hatırla*ma, Allah (cc)'ın Rahman ve Rahim sıfatlarını kulun ikinci kez anmasına vesile olur. Cenab-ı Hak'kın fazlından sonra hesap gününü hatırlatması. O'nun Rahman (esirgeyici) olduğu kadar adalet sahibi olduğunu da gös*termektedir. Bu da Cenab-ı Allah (cc)'ın büyüklüğündendir. Sonsuz ve yenilenen nimetlerin sahibi olan Allah (cc). kullarını din günü olan kıyamet günü -O, öyle bir gündür ki hiçbir kimse kimseye, hiç*bir şeyle faide vermeye muktedir olamayacaktır. O gün emir (yqinız) Al*lah'ındır (İnfitâr: 19)- hesaba çekerek yargılayacaktır. Allah (cc) tarafın*dan yaratılan kulların rahmeti isteyebilmeleri, Onun adalet ve hesabından korkmaları ile olur. Bu idrak içerisinde bulunan kul, hayrı arama ve kurtuluş yollarına bakma ile mükellef olduğunu bilir. O'nun en düzgün yola ve is*tikamete kavuşturacak birisine şiddetle ihtiyacı vardır. Bu kişi de onu yara*tan efendisinden başkası ola/naz, öyleyse kul, Cenab-ı Allah'a emniyetle sığınmalıdır. Zaten Allah (cc)'ın «Yalnız sana ibadet eder, yalnız senden yardım isteriz» ayetiyle kul, O'na hitab edecek ve Onun fazlından doğru yola «nimet verdiklerinin yoluna» Hakk'ı bilip Hakk'a uyma ile gidebilme*yi, nimet verildikten sonra alınan ile ihtidadan sonra dalâlete dönerek «gazaba uğrayanların» ve Hakk'tan sapıp dönmeyi arzu etmeyen «sapıkların» haline düşmemeyi Allah (cc)'dan isteyecektir. Amin (Allahım duamı*zı kabul et). Şüphe yok ki Âmin kelimesi, son derece güzel bir sonu ifade eder. Fatiha'nın muhtevasındaki ince ve derin duygularla Allah (cc)'a yönelen Kişinin «öyle olsun, kabul et» anlamını taşıyan «âmin» kelimesini kullan*masından daha güzel bir söz olamaz. Bu mübarek surenin yüksek manalarını ifade eden kelimeler ve cüm*leler arasındaki uyum ile bir tek üslupta gelişin] daha güzel ifade eden bir ikinci sureyi göremezsin. Öyle ki. sen Fatiha'nın manalarını ihtiva eden o güzel atmosfer içersinde «Namazı benimle kulum arasında ikiye ayır*dım. Kulum dilediğini benden isteyebilir» Hadis-I Kutsisini hatırla. Namaz*da huşu ile O'na karşı zaif. aciz olduğunu, tecvld kurallarını uygulayarak, normal bir sesle okuyup düşün. Zira bu Kur'anın anlaşılmasına yardımcı olur. Kalb için, huşu ile tefekkür edilerek okunan Kur'andan daha faydalı bir şey olamaz.» [76] demektedir.[77]
[1] Taberi. Camiül-Beyan. C. 1.
[2] Şiir Ebi Selt'in oğlu Ümeyyeye aittir. Bkz: Kurtubi, Ahkamü'l-Kur'an, C. 1. S 112
[3] Kurtubt, el-Camiü ll-Ahkamü'1-Kur'an. C. 1. S. 111. Alust, Ruhü'l-Maani. C. 1. S. 37.
[4] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/9-10.
[5] Buhari. Ebu Davut, Nesel, Cem ül-Fevald. C. 2, S. 287.
[6] İmam Ahmed ve Tirmizl bunu rivayet etmişlerdir. Tirmtzl ayrıca «Sahih ve hasen bir hadistir.- demiştir.
[7] Ibni Cevzi, Zadü'l-Mesiri, C. 1. S. 10. Alusl. Ruhui-Maan! Tefsiri. C. 1, S. 40. Fahreddin Razi. Tefslrü'l-Kebir, C. 1. S. 137. Kurtubi. El-Camlu 11 Ahkamüi-Kuran. C. 1. S. 106.
Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/10-11.
[8] El Camiü li Ahkamul-Kuran, C. 1. S. 78.
Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/11-12.
[9] İbni Menzur. Lisanü'1-Arap, Tacü'1-Arûs, Kamusu’1-Muhit’in Avz maddesi.
[10] Fahreddin Razi, Mefatihü'l-Gayb, C. 1, S. 50.
[11] Kurtubi. El-Camiü 1-Alıkamü'l-Kur'an. C. 1, S. 90. ı Fahreddin Razi. Tefsir. C. ı. S. 50.
[12] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/12-13.
[13] Kurtubi. El Camiü li Ahkamü'IKuran. C. 1. S. 100.
[14] Kurtubi age. C 1 S 99 Fahreddin Razi. Mefâtihü'l Gayb, C. 1, S. 83.
[15] Kurtubi, Tefsir. C. 1. S. 102.
[16] Ebu Hayyan, Bahri Muhit. C. 1. S. 14.
[17] lbni Cevzi. Zadül-Mesir, C. 1, S. 8.
[18] İbn-i Hayyan. Age. C. 1, S. 14. Kurtubi. Age. C. 1, S. 104.
[19] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/13-14.
[20] lbni Cerir i Taberl, Camlül-Beyan fi Tefslrül-Kuran
Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/14.
[21] Lisanü l-Arap. Hamd maddesi.
[22] Kurtubi. Camiül-Ahkam, C. 1, S. 133.
[23] Buhari ve Müslim. Ebu Hüreyre (raiden.
[24] Kurtubi. Tefsir. C. 1. S. 137.
[25] İbni Cevzi. Zadül-Mesir. C. 1, S. 18.
[26] İbni Cevzi. age. C. 1. S. 12.
[27] Ebu Hayyan. El-Bahrül Muhit. C. 1. S. 18.
[28] Kurtubî. age. C. ı. S. 138.
[29] Kurtubi, age. C. 1. S. 138. İbni Cevzi, age. C. 1. S. 9. Alusi, ege, C. 1. S. 59. Kurtubi. age, C. 1, S. 105.
[30] El-Camiü li-Ahkamül Kuran, C. 1. S. 106.
[31] Lisanü'1-Arap, Tacü'1-Arus, Kamusü'l-Muhit.
[32] Kurtubi, age C. 1, S. 143.
[33] Zemahşeri. Keşşaf Tefsiri. C. 1.
[34] Fahreddin er-Razi. age, C. 1. S. 204. Alûsi. C. 1. S. 96. Zadül-Mesir, C. 1. S. 16. Bahrü'l-Muhit, C. 1. S. 30.
[35] Kurtubi, Tefsir, C. 1, S. 149. Bahrü'l-Muhit. C. 1. S. 30. İbni Cevzl, C. ı, S. 161.
[36] Fahreddin er-Razi, age, C. 1, S. 204.
[37] Alûsi, age, C. 1. S. 97.
[38] Lisanül-Arap, Amin maddesi. Vel Beyan fi Garibi İrebil Kuran li İbnü'l Enbari. C. 1, S 41. Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/16-23.
[39] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/23-24.
[40] Kurtubi, Tefsir. Şiir. Rubia oğlu Amr'a ailtir.
[41] Taberi. Tefsir.
[42] Alusi. Ruhu'lMaani. C. 1. S. 77
[43] Cessas. Ahkamü'l-Kur'an. C 1. S. 10
[44] Ebu Hayynn. Bnhıü'l Muhit. C 1. S. 10.
[45] Belagat, kelamın en fasih, en düzgün, en sanatlı ve halin muktezasına en uygun biçimde kullanılmasıdır. Bu konuda ayrı bir ilim dalı (ilmi belagatı tedvin edilmiştir. (Mütercim)
[46] Ebu Hayyan. age. C. 1. S. 24. Kurtubl, Tefsir. C. 1. S. 145 Ebussuut Efendi, Tefsir, C. 1. S. 147.
[47] Ebussut Efendi. Tefsir, C. 1, S. 158
[48] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/28-32.
[49] Darül-Gutni. Cafer oğlu Abdülhamid'den, o da Ebu Bilal oğlundan, o da Sald Makberi'nin oğlu Said'den, o da Ebu Hureyre'den nakletmiştir.
[50] Timizi
[51] Buhari. Enesden rivayet etmiştir.
[52] Müslim. Nesai, Tirmizi ve lbni Mace. Tirmizl. «Sahih ve ahsen hadistir» de*miştir. Hadisin devamı şöyledir: «Sonra Resulullah (sav) -Kevserin ne oldu*ğunu biliyor musunuz?» deyince biz cevaben «Allah ve Resulü bilir» dedik. Bunun üzerine Resulullah. «Hakikat o, Allah'ın cennette bana vadettiği bir nehirdir ki onun üzerinde ümmetim kıyamet günü toplanacaktır.» dedi. Cemu'1-Fevaid, C. 2, S. 285.
[53] Müslim. Hz. Aişe'den.
[54] Buharı ve Müslim. Hz. Enes bin Malik'ten.
[55] Müslim. Süfyan bin Üyeyne'den. o da Ula bin Abdurrahman'dan. o da Ebu Hüreyre den nakletmiştir. Geniş bilgi için: Kurtubi, Tefsir. C. 1, S. 94. Cessas. Ahkamü'l-Kuraniyye, C. 1, S. 9.
[56] Kurtubl, Tefsir. C. 1, S. 03.
[57] Ebu Davud. El-Camlü li Ahkamüi Kuran. C. 1, S. 95.
[58] Hakimin Müstedreklnde Ebu Davud'un tbni lyaştan sahih bir senetle rivayet ettiği yazılıdır.
[59] Ebu Bekr er-Razi. ahkam ayetlerinin müfesslri Cessastır.
[60] Cessas, Ahkâmü'l-Kur'an. O. 1, S. 9-11.
[61] Daha fazla bilgi edinmek isteyenler Ibnü'l Arabi'nin Ahkamü'l Kuranına, Kurtubinin tefsirine. Fahreddin er-Razi'nln Mefatihü'l Gaybına ve Cessas'ın Ahkamü'l Karanına bakabilirler. Ed-Daru Kutnl de besmelenin Kur'anda bir ayet olduğunu gösteren bütün delilleri bir araya toplamıştır.
Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/32-38.
[62] Cessas. Age. C. 1. S. 15. Kurtubl. Age. C. 1. S. 98
[63] İbni Cevzl. Age. C. 1. S. 7-8.
[64] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/38-39.
[65] Cumhur kelimesi. Fıkıh Usul-u Fıkıh. Tefsir. Kelam ve ilh.. gibi ilim dallarındaki alimler topluluğunun çoğunluğuna verilen isimdir.
[66] Cemu'l Fevaid, C. 1. S. 197. Bu hadisi şerif imam Malik (ra)in Muvattaı dışında Kütüb-i sittenin hepsinde nakledilmiştir.
[67] İmam Malik, Tirmizi. Nesai, Cemu'l Fevaid, C. ı, S 197.
[68] Cessas - age, C. 1. S. 18
[69] Sâyis, Ahkam ayetlerinin tefsiri, C. 1, S. 13. Cessas. Age. C. 1. S 20.
[70] Taberi. Camiü'l Beyan. C. 1.
[71] Kurtubi. Age. C. 1. S. 119.
[72] Fahreddin er-Razi, Tefsirin Kebir. C. 1. S. 147.
İmam Hazinin İmamı Azam (ra)ın görüşüyle ilgili olarak «hayret ediyo*rum» sözünü sarfetmesi. onun mezhep taassubundan doğan bir ifadedir.' Yoksa İmam ı Azam (ra) gibi bir büyüğe karşı sarfedilen bir söz değildir. (Çev.)
[73] İbn-i Ebi Şeybe (ra). Ebu Hüreyre (ra)'dan rivayet etmiştir.
[74] Abd tbn-i Hamld Cabir'den
Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/39-44.
[75] Kurtubi. Tefsir. C. 1.
[76] Şeyh Hasan el Benna - Tefsir İlmine Giriş. S. 59. 46.
[77] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/44-46.