Güzel Yazılar Paylaşım Mekanı

19.369 görüntülenme · 263 yanıt

Paylaş:
kalbinur

kalbinur

Mübarek Üye · 2.602 mesaj

#21
::::::::::::::::::::
kalbinur

kalbinur

Mübarek Üye · 2.602 mesaj

#22
.................
Hatice-tül Kübra

Hatice-tül Kübra

Mübarek Üye · 7.329 mesaj

#23





Demirci toprağını nurlandıran “Balzat Hacı Baba”, keramet ehli, mübarek bir zattı.


Şöyle ki;


O devirde genç bir kadın, tek başına evinden çıkmış, karşı köye gidiyordu. Akşam üzeri tenha bir mevkiye gelmişti ki, edepsiz bir adam onu görüp, musallat olmak istedi. Kadıncağız büyük bir korkuya kapıldı.


Çaresizdi. Kalbinden sessizce;



- “Yâ Rabbî!” diye yalvardı.
“Beni bu adamın şerrinden ancak sen kurtarabilirsin. Balzat Hacı Baba hürmetine bana yardım et!”


O esnada adam iyice yaklaşmış, tam kadını tutmak üzereydi ki, aniden koca bir “Yılan” peydah olup feci şekilde soktu o ahlâksızı. Henüz kadına eli değmemişti ki, cansız yere yıkıldı.


Buldu cezasını
Kadıncağız kurtulmuştu.


Ancak korkusundan yolunu şaşırdı bu defa.
Bilemedi ne yöne gideceğini. Vakit ilerlemiş, iyice karanlık bastırmıştı. Gözlerini kapayıp, kalbinden,
- Yâ Rabbî! O zatın hürmetine beni köyüme ulaştır! diye yalvardı.
Gözlerini açtığında, bir at gördü az ilerde. Bu büyük veli de yanındaydı. Kadıncağıza;
- Bacım, buna bin. O seni köyüne ulaştırır! buyurup kayboldu gözden.
Kadın o ata binip, köyüne ulaştı.
Bir “Fatiha” okuyup, gönderdi bu zatın ruhuna.
***
Bir gün de nasihat isteyen bazı gençlere;
- Müminleri incitmekten çok sakının! buyurdu.
- Kalp kırmak çok mu günahtır? dediler.
- Elbette, buyurdu. Kâbe-i şerifi hem de yetmiş defa yıkmaktan daha büyük günahtır.



Mümin, Allahın dostudur


- Hikmeti ne efendim?


- Çünkü Allahü teala, mümin kuluna “Dostum” diyor. “Evliyam” diyor.
Sen ise onu kırıyorsun. Bu hal, mümine yakışır mı?


Ve ekledi:


- Allahü teala, “Yere göğe sığmam. Mümin kulumun kalbine sığarım” buyuruyor.
Sen nasıl o kalbi zedelersin? Olur mu böyle şey?
Gençler bu defa;
- Başarılı olmak neye bağlıdır? diye sordular.
- İslamiyete tam uymaya bağlıdır, buyurdu.
- Efendim, gayri müslimler de başarılı oluyor, dediler.
Buyurdu ki:
- Biz, dünyadaki başarıdan değil, öldükten sonra işe yarayan başarıdan bahsediyoruz.


.................
Hatice-tül Kübra

Hatice-tül Kübra

Mübarek Üye · 7.329 mesaj

#24
Kanuni devrinde Avrupa'dan İstanbul'a yaman bir güreşçi gelmiş. dünyaya hükmeden bir padişahın şehrinde herkese meydan okuyor.
-Hodri meydan, çekiyormuş.

Bunu duyan Kanuni, Çırağan'a dergaha gitmiş. Selam kelâm ve hoş beş faslından sonra Yahya Efendi'ye:

- Ağabey, demiş, Avrupa keferesinden bir pehlivan gelmiş, bizimkilere meydanı dar edermiş. Merak ettim gidip seyredeceğim, uygunsa sizde de gelin.

Yahya Efendi.

-Hay hay, neden olmasın. Kul Allah'ın, kudret Allah'ın. Gidelim seyredelim, demiş.

Güreş Yeniköy'deymiş. Avrupadan gelen pehlivan önüne geleni deviriyor, devirdikçe de pdişaha ve seyircilere bakarak böbürleniyormuş. Bir iki üç demekle bitmemiş, gelenin sırtı yeri öpmüş.Yahya Efendi sonunda dayanamayarak Kanuni'ye:

-Gayretim kabardı kardeşim. bir de ben güreş tutacağım bununla, diyerek ayağa kalkınca,

Kanuni:

-Ağabey, ne yapıyorsun? Adam insan değil sanki dev... diyene kadar, Yahya Efendi, sarığını cübbesini sıyırarak :

-Meydan Hüdanın, diyerek mindere yürrümüş ve önüne geleni deviren Avrupalı Pehlivana:

- Evlat, dinine imanına bir güreş tutalım seninle var mısın?

Avrupalı Pehlivan, tuhaf bir şaşkınlık içinde:

- Bre baba, etme. Elimi boşlukta savurtma benim. Senin nerenle güreş tutacağım ben? Var git yerinde otur sen.

Yahya Efendi:

-Evlat, havanı boş yere harcama, hamleni yap sen. Seninle güreş tutmadan şurdan şuracığa gitmem ben. Yalnız şartımı söyledim. dinine imanına bir güreş tutacağız seninle. Yenilirsen, sen benim dinime geleceksin, yenersen, ben senin dinine varacağım. Var mısın?

O güne kadar sırtı yere gelmeyen Avrupalı Pehlivan:

-Varım, demesiyle birlikte kepçeleme bir dalış yapmış.

Niyeti, kendisine meydan okuyan bu tatlı yaşlıyı tek eliyle havada gezdirip tozdurduktan sonra sırt üstü mindere uzatıvermemiş ama, Yahya Efendi'yi yerinden oynatamamış. Bir, beş, on hamle, fakat faydası olmamış. Avrupalı Pehlivan köpürdükçe köpürerek:

-Baba, pes doğrusu pes. Senin paçandan tutmaya bile mecalim kalmadı, hamle senin, diye teslim olunca, Yahya Efendi:

-Ya Hayyyyy! diyerek öyle bir dalış yapmışki, daha evel hiç kimsenin deviremediği pehlivanın sırtı anında yeri bulmuş.

Yahya Efendi, sağ elin yenik pehlivanın kalbinin üstüne koyarak:

-Sözünü yerine getirecekmisin evlat? diye sormuş. Kan ter içinde kalan, ne olduğunu anlamayan Avrupalı Pehlivan:

- Ya ya , ya hay! demiş vee Müslüman olmuş.
.................
Hatice-tül Kübra

Hatice-tül Kübra

Mübarek Üye · 7.329 mesaj

#25


Üzgün olmak istiyorsanız geçmişte yaşayın.
Endişeli olmak istiyorsanız gelecekte yaşayın.
Huzurlu olmak istiyorsanız ŞİMDİ’de ANda yaşayın...
------


"Nefretle kirlenen bedeni
Yüreğinden atta gel...
Aç kendine bir sayfa
Dua’larınla gel...
Tövbe eden duygularını

Sevgi ateşiyle yakta gel...

Hz. Mevlana

-------


benle yürüyeceksen eğer gözlerinle görmeyi bırakacak yüreğinle göreceksin....
beni okudukça aşk-ı hissedip yaşayacaksın ol Anlarda...
sussss yüreğini duymak istiyorum!

----


unutma ! sen tek heceden ibaretsin ....
OL ile başlayan ve ÖL emriyle bitensin ....
sahib aşk-ı Errahman ve Errahim de Sır eyledi...
tevhid için o şuurla birleşerek tekleşenlere selam olsun...Hu..

---------


"Bil ki tevbe şartlarına uygun yapılırsa kabul edilir.
Tevbe ettiğin zaman kabul edilip edilmeyeceğinden şüphe etme.Tevbenin şartlarına uygun olup olmadığından şüphe eyle.."
İmam Gazâlî
--------



Her günah ve suç kalpte siyah bir leke bırakır.
Günahların çokluğu nedeniyle içimizdeki Ruh Alemine açılan kapı kapalıdır.
Ne zaman arınırsak Nefis aleminden Ruhlar alemine seyahate çıktigimizda vicdanimizin derinliginde de huzuru buluruz...
-------





"Bildiklerinizi öğrendiklerinizi değilinandığınızı söyleyin."
Gavs-ı Sânî Hazretleri
.................
Hatice-tül Kübra

Hatice-tül Kübra

Mübarek Üye · 7.329 mesaj

#26
Ben öylesine daldım gittim gözlerine,
Öylesine yok oldu kederim senin ilik nefesinde...
Öylesine mutlu oluyordum yanında...
Düşünmeden, nedeni, niçini?
Birleşen eller öylesine birleşmişti,
Bir gün ayrılacaklarını biliyorlar gibi...
Öylesine huzurluydum, öylesine bahardım yanında,
Öylesine yaz gecelerinde esen ılık rüzgarlar gibi, içime doldun...
Öylesine sevdim...ben öylesine sana aşık oldum...
Öylesine içim çığlıklarla doldu...
İçimde ki boşluğu sen öylesine doldurdun...
Ben seni beklentisiz sevdim...
Ben seni öylesine sevmek için sevdim...
Sen benim, öylesine kahramanım olmuştun....
Ben öylesine sana aşık olmuştum...
Ben zaten öylesine bekledim seni, gelip gelmemem önemli değildi...
Biliyorsun öylesine başlamıştı her şey...
Sadece yaşanmasını istediğimiz için yaşandı her şey...
Öylesine...Beklentisiz...
Bilirsin, ben zaten beklentisiz severim...
Geç olsa da öğrendim...
Bir şeyi daha öğrendim,
Geç diye bir zaman dilimi yokmuş...’
İNSAN HER YAŞTA AŞIK OLURMUŞ...
Zaten geç yada erken, öylesine başlamıştı her şey...
Hani beklentiler yoktu?, hani beklentiler sevgiyi boğmuştu?...
Şimdi , ben boğuluyorum...
Seni çok sevdim...
Gittiğinde, öylesine ağladım ki...Öylesine mutsuz oldum ki...
SENİ ÖYLESİNE SEVMEMEMİŞİM, SANIRIM...
Yoksa...
Şimdi, öylesine mi ağlamaktayım..........?
.................
Hatice-tül Kübra

Hatice-tül Kübra

Mübarek Üye · 7.329 mesaj

#27
Bir insanı kazanmak ve kaybetmek

Güveni geliştirmek yıllar alıyor, yıkmak bir dakika.
Hayatında nelere sahip olduğun değil kiminle olduğun önemli.

*Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün, ama sonrası için bir şeyler bilmek gerek.
Kendini en iyilerle kıyaslamak değil, kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir.

*İnsanların basına ne geldiği değil, o durumda ne yaptıkları önemli.
Ne kadar küçük dilimlersen dilimle her işin iki yüzü var.

*Olmak istediğim insan olabilmem çok vakit alıyor.
Karşılık vermek, düşünmekten çok daha basit.

*Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek, hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun.
Bittim"dediğin andan itibaren pilinin bitmesine daha çok var.

*Sen tepkilerini kontrol edemezsen, tepkilerin hayatını kontrol eder.
Kahraman dediğimiz insanlar bir şey yapılması gerektiğinde, yapılması gerekeni şartlar ne olursa olsun yapanlar.

*Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor.
Bazı insanlar sizi çok seviyor ama, bunu nasıl göstereceğini bilemiyor.
Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz, bazıları hiç karşılık vermiyor.

*Para ucuz bir başarı.
Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları kaldırmak için elini uzatır.
İki insan aynı şeye bakıp tamamen farklı şeyler görebilir.
Aşık olmanın ve aşkı yasamanın çok çeşidi vardır.

*Her şartta kendisiyle dürüst kalanlar daha uzun yol yürüyor.

*Hiç tanımadığın insanlar, iki saat içinde, senin hayatını değiştirebilir.
Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.
Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkların da!
Tecrübenin kaç yaş günü partisi yasadığınızla ilgisi yok, Ne tur deneyimler yaşadığınızla var.

*Aile hep insanın yanında olmuyor. Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz.
Aile her zaman biyolojik değil.
Ne kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir.
Onları affetmek gerekir.
Bazen başkalarını affetmek yetmiyor. Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.
Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.
Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir. Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz.

*İki kişi münakasa ediyorsa, bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez.
Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.
Her problem kendi içinde bir fırsat saklar. Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.

Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar
sürüyor.
Bir insanı kazanmak çok zor, ama kaybetmek çok kolay.
.................
Aşk-ı Hicab

Aşk-ı Hicab

Mübarek Üye · 12.148 mesaj

#28
Kelimelerin kalbine indi de sevgim, dile dökmek ne zor geliyor bir
bilsen...

Nefsimi arkama aldım ki, gömleğim yırtılacaksa Yusuf misali arkadan yırtılsın.

Gönlünde sen olmayan sevgiliden esirgedim Züleyha misali bakışları ki, iffet
selamı sabahı kesmesin benden.


İsyanın yerine sabır bastıkça yanan gözlerim Yakup misali, kapattıkça Yusufunun
hayaliyle doldu.


İshak misali İsmailimi teslim ettim sana. Nasıl ki yakmadın canını bir koç
gönderdin O'na,


Şanına yakışır bir müjde bekleyerek sessiz sedasız çekiliyorum aradan.

Meryemin masumluğunu taçlandırdığın İsa nasıl yıktıysa tabuları, sevdiceğimin
gönlündeki tabularıda yıkıver.


Ruhum Eyyüp misali yara bere içindeyken öyle bir sabır ver ki bana evvel gibi
sonsuz, ahir gibi baki ama
emrettiğin gibi dosdoğru olsun.


Öyle birini sevdir ki bana ya da sevdiğimi öyle sevdiğin birine çevir ki,
İbrahimin ateşe göğüs gerdiği gibi teslim olayım ona.


Nasıl ki serin ve selametli oldu ateş Halilullaha, öyle fersah fersah genişlesin
dünya ve ahiret onunla birlikte bana.


Canımı taşıyan beden, aşkını taşıyan canla bir olsun.
Birliğimize birliğin -İLLA- şahit olsun...



Alıntı_
Hatice-tül Kübra

Hatice-tül Kübra

Mübarek Üye · 7.329 mesaj

#29
şimdi gitmek gerek
bÜkme yar boynunu bÜkme
bana gitme deme.
en masum tavrını takma yÜzÜne
gözyaşın dökme.
ben yalvarmasını bilmem
sen de bilme
bana gitme deme.
ya sus,
hiçbirşey söyleme
ya -cehenneme git- de
ama gitme deme
gitme dersen gidemem çÜnkÜ.
ama şimdi gitmek gerek...


kalmam
kalamam artıkburada
benim şimdi gitmem gerek.
başka çare yok,
çaresizliğimi zorlama!
bi sebep yok,bi bahane yok
ne kalmaya ne gitmeye
ama hissediyorum gitmek gerek.
zaten bi sebep te bi bahane de yok
ne yaşamaya ne ölmeye
ama ölecek olana ölmek gerek.
son sözÜm duam şudur ki;
sevme yar,ben gibi sevme
ölecek kadar,
gidecek kadar sevme.
seninle kalamayacak kadar sevdim seni
işte bu yÜzden,
kalmam ,kalamam artık burada
benim şimdi gitmem gerek
çÜnkÜ şimdi gitmek gerek...



nasılsa ölecek bÜtÜn insanlar
sen de beni ölmÜşÜm farzet
biraz ağlarsın biraz sitem edersin,
çok uzun sÜrmez unutursun elbet.
ve bekleme artık beni sevgiye aç saatlerinde
olmam,
olamam yanında
çÜnkÜ benim gitmem gerek.
ve birgÜn
bir fotoğrafa bakarken
yahut öylesine dÜşÜnÜrken maziyi,
gözlerin dolmasın sakın
sakın iyi konuşma hakkımda
bilme yar
beni aşkın bilme.
aşık olsam gitmezdim çÜnkÜ
ama benim gitmem gerek
çÜnkÜ şimdi gitmek gerek...


.................
Hatice-tül Kübra

Hatice-tül Kübra

Mübarek Üye · 7.329 mesaj

#30
Sevdün ol dilberi söz eslemedün vay gönül

Eyledün kendözüni âleme rüsvây gönül

Sana cevr eylemede kilmaz o pervây gönül

Cevre sabr eyleyimezsin n’ideyin hay gönül

Gönül eyvây gönül vay gönül eyvây gönül

Bilmedüm derd-i dilün ölmek imis dermâni

Öleyin derd ile tek görmeyeyin hicrâni

Mihnet ü derd ü game olmagiçün erzânî

Avnîyâ sencileyin mihnet ü gam-kes kani

Gönül eyvây gönül vay gönül eyvây gönül..

.................
abdülvedüd

abdülvedüd

Kıdemli Üye · 144 mesaj

#31
bu üstteki şiir kime ait merak etttim güzel bir paylaşım....
Hatice-tül Kübra

Hatice-tül Kübra

Mübarek Üye · 7.329 mesaj

#32
abdülvedüd, post: 1453450, member: 111310bu üstteki şiir kime ait merak etttim güzel bir paylaşım....

saolsın beğenmenıze memnun oldum ama inanın bende bilmiyorum:D
.................
ahmet_99

ahmet_99

Mübarek Üye · 1.767 mesaj

#33
abdülvedüd, post: 1453450, member: 111310bu üstteki şiir kime ait merak etttim güzel bir paylaşım....


Sanırım Fatih Sultan Mehmet Han Hazretlerine ait yanlış bilmiyorsam ;)
Muhtazaf

Muhtazaf

Mübarek Üye · 9.743 mesaj

#34
Sevdün ol dilberi söz eslemedün vay gönül


Eyledün kendözüni âleme rüsvây gönül


Sana cevr eylemede kılmaz o pervây gönül


Cevre sabr eyleyimezsin n’ideyin hay gönül


Gönül eyvây gönül vay gönül eyvây gönül


Bilmedüm derd-i dilün ölmek imiş dermânı



Öleyin derd ile tek görmeyeyin hicrânı


Mihnet ü derd ü game olmağiçün erzânî


Avnîyâ sencileyin mihnet ü gam-keş kanı


Gönül eyvây gönül vay gönül eyvây gönül


AVNÎ (Fatih Sultan Mehmet)
ahmet_99

ahmet_99

Mübarek Üye · 1.767 mesaj

#35
Sağolasın Muhtazaf abi..

Bu söyleyeceklerim tamamen şahsi fikirlerimdir..

Fatih Sultan Mehmet Han, Osmanlı ve Türk dünyasının görmüş ve görebileceği en muazzam hükümdardır.. Zaten Peygamberimizin de hadisine nail olan tek hükümdardır.. Hangi alanda olursa olsun, yaptıklarına bakıp da insanın kendinden utanmaması çok zordur.. Keşke Ceddimize layık torunlar olabilsek bizler de..
Hatice-tül Kübra

Hatice-tül Kübra

Mübarek Üye · 7.329 mesaj

#36
ahmet_99, post: 1453699, member: 110203Sağolasın Muhtazaf abi..

Bu söyleyeceklerim tamamen şahsi fikirlerimdir..

Fatih Sultan Mehmet Han, Osmanlı ve Türk dünyasının görmüş ve görebileceği en muazzam hükümdardır.. Zaten Peygamberimizin de hadisine nail olan tek hükümdardır.. Hangi alanda olursa olsun, yaptıklarına bakıp da insanın kendinden utanmaması çok zordur.. Keşke Ceddimize layık torunlar olabilsek bizler de..


aynen abı ya o kadar güzel söyleyip yorumlaşısınız ki üstüne laf söylemeye bile gerek yok onlara bakıp kendimize bakıp sadece utanmakla yetiniyoruz rabbım islami hakkıyla yaşamayı yaşatmayı ona layık kul olabilmeyi nasib etsin yoksa mizanda o insanlara karşı nasıl bakacaz hiç bilmiyorum
lütfen kimse yanlış anlamsın bunlar benim şahsi fikrim;)
.................
Hatice-tül Kübra

Hatice-tül Kübra

Mübarek Üye · 7.329 mesaj

#37
Sözü süz de söyle..
Mânâyı inci gibi diz de söyle..
Yüzde söyle, gıybet olmasın..
Ukdeyi içinden çözde söyle, yapmasın yara..
Öyle bir söyle ki hoş gelsin yâre...
.................
Hatice-tül Kübra

Hatice-tül Kübra

Mübarek Üye · 7.329 mesaj

#38
insan
ruhunu gösterecek
bir ayna geçirirse eline
göze almali inmeyi
bir vurgun gibi cehennemine
.................
Hatice-tül Kübra

Hatice-tül Kübra

Mübarek Üye · 7.329 mesaj

#39
Bazen...

Yıldızları süpürürsün farkında olmadan...

Güneş kucağındadır...
Bilemezsin...

Bir çocuk gözlerine bakar...
Arkan dönüktür...

Yüreğinde kuruludur orkestra...
Duymazsın...

Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun...
Anlamazsın...

Uçar gider...
Koşsan da tutamazsın !...

W.Shakespare


.................
Hatice-tül Kübra

Hatice-tül Kübra

Mübarek Üye · 7.329 mesaj

#40
İnsanın şerefi AKLIYLA, asaleti DİLİYLE, şahsiyeti AHLAKIYLADIR.! Hz Ömer...
.................
Paylaş:

Giriş yap ve cevap yaz.