esmaül hüsna okunuş adabı hakkında soru

4.043 görüntülenme · 5 yanıt

Paylaş:
gülkoksam

gülkoksam

Mübarek Üye · 969 mesaj

#1
ben yaklaşık 3 yıldır kesinlikle ara vermeksizin bazı esmaül hüsnaları okuyorum
hergün 66 kere ya allah
114 kere el cami
99 kere uruben etraben
360 kere es selam
400 kere ya vedud
kesinlikle 3 yıldır ara vermeden okudum arkadaşlar ama bazı yerlerden okuyorum duyuyorumki odaya kapanıp beyaz bir tülbentle başını tamemen örtüp kendinden geçerek okumak gerekiyormuş..ama ben bazen abdestsizde başım açıkkende okuduğum oluyor...oturduğum yerden yada tv ye bakarak yada hafif yatarak okuduğum oluyor...böle oluncada kafam kurcalanıyor..benim bu okuduklarım boşa gidermi arkadaşlar illaki odaya mı kapanmak gerekiyor...insanlarla konuşurken bile okuyorum ama ya boşa gidiyosa diye de içim rahat değil..elbette son derece saygıyla okuyorum o anda nasıl davranılması gerektiğini biliyorum ama bu odaya kapanıp okumak meselesine kafam karışıyor beni aydınlatırsanız sevinirim
gülkoksam

gülkoksam

Mübarek Üye · 969 mesaj

#2
neden kimse cevap vermiyor:(:(:(
masques

masques

Üye · 12 mesaj

#3
Hz. Aişe (ra.) : “Abdestli iken de, abdestsiz iken de Peygamber Allah’ı zikrederdi” der. (R. Salihın:3/41)

“Onlar Allah'ı ayakta , oturarak, hatta yan gelip yatarak anarlar.” (Âl-i İmrân:191).
“Otururken ve yan yatarken daima Allah’ı anın.” (Nisa:103


Baştaki hadise ve sonraki 2 ayete dayanarak bence hemen hemen her durumda Allah c.c. zikredilebilir.Bazı uygun olmayan durumlar hariç tabi.Ama tabi herhalde "kapanıp beyaz bir tülbentle başını tamemen örtüp kendinden geçerek okumak gerekiyormuş.." dediğiniz gibi yapılsa tabi güzel olur da bunlar olmadanda yapılamaz diye birşey olmasa gerek.
gülkoksam

gülkoksam

Mübarek Üye · 969 mesaj

#4
tamam ozaman içim rahatladı allah razı olsun
dergah38

dergah38

Aktif Üye · 73 mesaj

#5
bende aynı senın okudugun gıbı okuyorum kardesım sureklı dılımde oluyo kendımı her halde tesbıh ederken buluyorum inşallah rabbım kabul buyurur..
melissa26

melissa26

Mübarek Üye · 1.857 mesaj

#6
Zikrin Adabı /



Allahu Teâlâyı zikretmenin, kalblerde iyi iz bırakması ve nefislere, ruhlara tesir edebilmesi için aşağıdaki âdâba uymak gerekmektedir.

1.Huşû içinde ve edepli olmak:

Bunun alâmeti ve dıştan görüntüsü: Vakarlı (fakat kibirsiz) olmak Allah’ın huzurunda kırılmak ve eğilmektir. Allahı zikretmek için oturduğunda edepli oturmaktır. Allah’ın Celâl sıfatına uygun düşmeyen hertürlü işten ve sağa sola çok hareket etmekten kendini alıkoyup sıyrılmaktır. Bütün bunların delili ise, bir kişiyi zikrederken gördüğünüzde “bu Allah’tan korkuyor” kanaatını taşımanızdır.

2.Alçak sesle veya gizli zikretmek:

Gizli zikir kalb ile yapılan zikirdir. Alçak sesle zikir ise susma ile cehrin (bağırmanın) arasında, yani kendisi duyacak kadar bir sesle Allah’ı zikretmektir.

3.Tam bir uyanıklık içinde olmak:

Bütün himmetini kamil bir şekilde toparlayıp Allah’ı öyle zikretmek gerekir. Rehavet hali geldiğinde zâkır, abdestini yenilemekle, oturduğu yeri değiştirmekle, oturuş biçimini değiştirmekle veya zikir şeklini değiştirerek başka lafızlarla zikir yapmaya başlayarak bu rehavet halini üzerinden atması gerekir.

4.Zikir için uygun vakitleri seçmek:

Zikir her zaman ve her yerde yapılır ancak, zâkir (zikir yapan kişi) zikirden, daha çok feyiz alabilmesi için tenha bir yerde ve gecenin bir kısmını uyuyup gerekli istirahatını yaptıktan sonra kalkıp “seher vakti” denilen gecenin o vaktinde, sabah ve akşam vakitlerinde Cuma günleri Cum’a saatlerinde zikir yapması daha iyi olur, çünkü bu vakitlerde niyeti daha hâlis, kalbi daha sâde ve dikkati daha toparlanmış olur

5.Zikir yapmak için münasip mekanlar seçmek:

Zikir her mekanda olur, yolda yürürken, arabada giderken, uçakta yolculuk yaparken, herhangi bir yerde otururken, yatakta yatarken zikir yapılır. Fakat Cami, tekke, dergah, medrese gibi gürültüden uzak temiz yerleri seçerek bu yerlerde zikir yapmak daha feyizli olur.

6.Zikir yaparken abdestli olmak ve kıbleye yönelmek:

Zikir abdestsiz de olur kıbleye dönmeden de olur. Ancak abdestli ve kıbleye dönerek olması eftaldır. Islâm alimleri, abdestsizken, cünüpken, âdet hastası veya doğum hastası olan hanımların, hem dilleriyle hem de kalbleriyle zikir yapmalarının caiz olduğunda ittifak etmişlerdir amma cünüp olan kimsenin, hâiz olan hanımların veya lohusa (doğum hastası) olan hanımların, Kur’anı Kerîmi elle tutarak, veya ezberden okumaları haramdır. Telaffuz etmeden içinden Kur’an ayetlerini geçirmelerinde bir sakınca yoktur.



7.Cemaatla yapılan toplu zikirlerde topluluğa uyum sağlamak:

Zikir tenha bir mekanda tekbaşına yapılması daha efdal olmakla birlikte, cemaatla ve toplu halde de yapılabilir. Zira cemaatta bereket vardır. Ancak toplu halde zikir yaparken başkalarından önde gitmek veya geri kalmak suretiyle âhengi bozan bir kişi durumuna düşmemek gerekir. Eğer sonradan katılmış ise, eksik kalan kısmı sonradan tamamlar.

8.Davranışlarında zikirden etkilenmeli:

Zikir ehli olan kişi, sanki yerde hareket eden “Islam” olmalıdır. Yani Islamın bütün güzelliklerini hareketleriyle yansıtacak bir görünüm vermelidir. Insanlarla olan işlerinde sanki “fazilet” ın kendisi görünümünde olmalıdır. Dünya ve ahirete âit bütün işlerinde Kâmil “Ahlak”ın bizatihi kendisi olmalıdır

alıntı.
Paylaş:

Giriş yap ve cevap yaz.