Zekâtı Gönül Hoşluğuyla Vermek

2.143 görüntülenme · 0 yanıt

Paylaş:
Ravzaya-hasret

Ravzaya-hasret

Üye · 26 mesaj

#1
Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“(Ey peygamber!) Onların mallarından sadaka al; bununla onları (günâhlardan) temizlersin, onları arıtıp yüceltirsin! Ve onlar için duâ et! Çünkü senin duân, onlar için sükûnettir (huzûr kaynağıdır).” (Tevbe, 103)


Rasûlullah (sav) buyurdular:

“Namaz kıldığı hâlde zekât vermeyen kimsenin namazı (nın hayrı) yoktur!” (Münâvî, Künûzü’l-Hakâik, s. 143)


Allah Rasûlü’nün yakınlarından bir kadın, kız çocuğunu yanına alarak Efendimiz’i ziyarete gitmişti.

Kızının kolunda, iki tane ve kalınca altın bilezik vardı. Rasûlullah (sav) kadına:

“–Bunun zekâtını veriyor musun?” diye sordu.

“–Hayır.” dedi. Rasûlullah (sav):

“–Allâh’ın kıyâmet günü, onların yerine sana ateşten iki bilezik takması hoşuna gider mi?” buyurdu.

Kadın hemen onları çıkarıp infâk etmesi için Rasûlullah (sav) Efendimiz’e uzattı ve:

“–Bunlar Allah Rasûlü’ne âittir (dilediğiniz gibi infâk edin)!” dedi. (Ebû Dâvûd, Zekât, 4/1563


Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)

el-Mütekebbir:
Büyüklüğün kemâlinde her şeyden yüce, her kötülükten münezzeh, kullarına zulmetmekten berî, her şeyde, her işte ve hadisede, aklın ve vehmin anlayış kabiliyetinin çok üstünde olan azâmet ve yüceliğini gösteren demektir.


Kısa Günün Kârı

Asr-ı Saâdet toplumu, zekâta çok ehemmiyet verirdi. zekâtı gönül hoşluğuyla verirlerdi.
Paylaş:

◆İlgili Konular

Giriş yap ve cevap yaz.