26.10.2010 tarihinde Aczimendilerin hadimi Müslüm Gündüz Hoca NTV’de Ruşen Çakırla bir mülâkat yaptı… Ama ne mülâkat… Çakır ve arkadaşının şahsında laik rejimin tutar hiçbir dalı kalmadığı bir kez daha anlaşıldı.
Sorular laikçe cevablar Müslümanca idi… Ve, Müslim Hoca’nın ihlâsı karşısında muhatablarının durumu pek de iyi sayılmazdı… Zâten olması gereken de budur…
Basit propagandaların tesirinde kalan Müslüman kitleler, şâyet Hakkı görecek feraseti biraz yakalamış olsalar, bu ülkede çok şeylerin kısa zamanda değişeceğini görebilirler… İşte Müslüm Hoca’nın bunca saldırılardan sonra, davasından zerre tâviz vermemiş olarak yeniden dimdik arenada görünmesi. Bunun tipik delilidir anlayana.
Müslüm Hoca’ya onca zulmü reva görenler nerede?.. Bir formülle ifade edersek üç K’den birine dûcar kaldıklarını söylemek mümkün. Yâni; ya Kodesteler, ya Kabirdeler veya Kirli işler sebebiyle tedirgin hayat sürüyorlar.
Asıl hayıflandığımız şey, hâlâ o günlerin ahlâksız propagandasının tesiri üzerlerinde bulunan Müslümanların hâli… Müslüm Hoca provokatördü, Müslüm Hoca Jitemle işbirliğindeydi vs. vs. vs… Allah’tan korkmak lâzım.
Bir kez daha anlaşılmıştır ki, savaşta güçlü olan değil, dirençli olan kazanır. Direnç imân mevzuu… Basit hesab yapanlara göre değil. Müslüm Hoca da bunu anlatıyordu programda; herkesin bir menfaati olduğunu söylüyordu. Kiminin vergi borcu, kiminin gazete kağıdı alma bulma telâşı, kiminin şusu kiminin busu.
Müslüm Hoca, programcının mahrem mevzular konusundaki sorusuna bir cevab verdi ki, görülmeli. Sinirlenen programcı daha şiddetli ve celalli sorulara yönelmeye kalkıştı ama nafile… Zamanında toplarıyla, tanklarıyla üzerine yürüdükleri Müslüm Hoca, o gün ne dediyse bugünde aynısını söyleyerek dosta düşmana olması gerekeni göstermiştir. Tebrik ediyoruz. Allah Celle Celaluhu dünya ve ahretlerini mâmur etsin.
http://furkandergisi.com


