Farzet ki öldün...
30.258 görüntülenme · 304 yanıt
Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.
Al-i İmran 185
Al-i İmran 185
sonumuz ne olur acaba eski zamanlara bakarak bu zamanlardaki durum nasil ayyy rabbim sonumuzu hayir eylesin korkularimizdan emin kilsin bizi:a03:
figen__, post: 1387778, member: 96895sonumuz ne olur acaba eski zamanlara bakarak bu zamanlardaki durum nasil ayyy rabbim sonumuzu hayir eylesin korkularimizdan emin kilsin bizi:a03:
Amiin kardeşim.. İnşaallah.. Rabbim ömrümüzün de ölümümüzün de hayırlısını nasip etsin inşaallah..
Eşya ve hâdiseyi; müminin gözünde, işi bitince terkedeceği çöplük değerindeki dünyayı, bizzat bu meseleden itibaren ve "ahiretin tarlası" değer hükmüyle mânâlandırmak!
Dikkat: Dünya ahiretin TARLASI ve asıl hayata sıçrama taşı!.. Ve sefilliği nisbetinde ZORUNLU!.. Zorunluluğu nisbetinde de, her ne kadar "çöle atılmış bir buğday tanesi kadar" kıymeti yoksa da, mühim!.. Kendisiyle değil de, vasıta olduğuna nisbetle kıymetlenen dünyayı, hakiki saadete talip olanların yetişeceği ve yaşayacağı, ciğerlerine yalnız bu havayı çekeceği gayesine göre nakışlandırma davası... Bunun için de, mihraksız, çocuk uçurtması fikirler geveleyen değil, "has oda" sırrına giden yolu döşeyebilecek ve derinlik buudundaki karşı engelleri temizleyecek bir bünye gereklidir...
Salih Mirzabeyoğlu
Dikkat: Dünya ahiretin TARLASI ve asıl hayata sıçrama taşı!.. Ve sefilliği nisbetinde ZORUNLU!.. Zorunluluğu nisbetinde de, her ne kadar "çöle atılmış bir buğday tanesi kadar" kıymeti yoksa da, mühim!.. Kendisiyle değil de, vasıta olduğuna nisbetle kıymetlenen dünyayı, hakiki saadete talip olanların yetişeceği ve yaşayacağı, ciğerlerine yalnız bu havayı çekeceği gayesine göre nakışlandırma davası... Bunun için de, mihraksız, çocuk uçurtması fikirler geveleyen değil, "has oda" sırrına giden yolu döşeyebilecek ve derinlik buudundaki karşı engelleri temizleyecek bir bünye gereklidir...
Salih Mirzabeyoğlu
Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz bize döndürüleceksiniz.
Enbiya - 35
hanife denizAllah Razı Olsun Canım,Ecrini kat kat versin inş.
Selam ve Dua ile
Amiin ablacım. Cümlemizden inşaallah..
Rabbim yar ve yardımcın olsun. Rabbime emanetsin..
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
" O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
(Mülk,67/2)
farzetki öldün
Düşün ki hiç hesapta olmayan, hep ertelediğin ölüm; sana genç yaşta geldi… Eve haber saldılar; çocuğunuz hakkın rahmetine kavuştu Evliyseniz; eşiniz, dul, çocuklarınız da yetim vasfını almış oldular
Senin cesedin etrafa koku ve korku yaymaması için ölüler için adeta otel olan buz gibi bir mekâna için morga kaldırılacak Ajandanda o günü o adreste geçireceğine dair en küçük bir not dahi yoktu oysaki En az bir gece konaklayacağın morguna apar topar getirilirken itiraz dahi edemezsin
Cesedine söz geçirmek ne mümkün! Sen morkta ölü hücrelerinin bozulmaması için beklerken birazdan sevdiklerin başına üşüşecekler Sana ölümü yakıştıramayanlar ya da öldüğüne emin olmak isteyenler kefeninin başucunu açacaklar Cesedinin soğuk yüzünü gören fenalık geçirecek
Sen morgda bir kişilik yeri işgal ederken boyuna göre küçük yatağın (kabrin) çoktan hazırlanmış seni bekliyor O geceyi tüyleri diken diken eden yerde geçirirken sıcacık yatağın korku salacak evdekilere Rahmetlinin yatağıydı diyecekler… O odan korku salacak Odan ve elbiselerin yeni bir kimlik kazacak; ölü odası ve ölü elbiseleri öğrenciyseniz eğer yardımcı ders kitaplarınız size yardımcı olamayacak
Sen hala o soğuk yerdeyken cenazenin kılınacağı camii ve kılınacak namaz vakti belirlenmiş ve kısa bir zaman diliminde yakın çevrene bildirilmiştir Cepten arayanlara şu ses ne güzel mesaj verirdi:
"Aradığınız kişiye ulaşılamıyo Lütfen tekrar denemeyiniz. Ona artık ulaşamazsınız O artık dünyalı değil Lütfen numarasını silin''
Numaran anında silinir Telefonlardaki numaran da ölmüştür artık… Sen morgdayken ölüm ve ölümün konuşulacak evlerde Ne kabare programları güldürür ne de savaş görüntüleri üzer Gündemde sen varsın ölümün var
Şu konuşmalar çok işitildi:
- Acaba sıra kimde?
- Senden sonra acaba kimin adı okunacak?
- Daha dün görüşmüştüm!
- Hala inanamıyorum!
- Demek ki ölümün yaşı yok!
- Bir gün biz de öleceğiz
Ve sabah olur
Dünyada bir gün bile kalmana razı olmazlar İlk kez varlığın sıkıntı verir Sen hala oracıktayken ğasilhane kapısına adın yazılır Orası ne hamamdır ne de evindeki banyo ömürde bir defa yıkanılan bir yerdir orası
Buz tutmuş bedenin sıcak sular altında çözülürken tenine dokunanlara unutamayacakları bir ürperti verirsin Ve ölümünden sonra ikinci durağın olan tahtadan yapılmış bir binek kapı önünde seni bekliyor ömürde bir defa binilen tek binektir o Ve iki üç kişinin yardımıyla cansız bedenin tabuta koyulurken kılını dahi kıpırtadamayacaksın
Yine ömründe ilk ve son kez bineceğin bir araba sana özel kiralanmış… Bu ne düğün arabasıdır ne de lüks bir gösteri arabasıdır Yolcusunun mevki ve makamını önemsemeyen, yaşına ve fiziğine aldırış etmeyen ve her insana aynı mesafede olan o yeşil araba kapı önünde seni bekliyor Tüm insanlar bir olmuşlar seni insan ekili bahçeye bir fidan gibi ekmek istiyorlar adeta
Doğduğunda başkaları tarafından yıkanıp kundaklandığın gibi ölünce de başkaları tarafından yıkanıp kefenlenmen ne kadar da benzerlik gösterir!
O yaşta başkaları tarafından giydirilip beyaz bir beze dürüm yapılman dünyaya veda etmenin çan sesleridir adeta
Sana özel kiralanan araba konuğunu ağırlamış ve arabanın kontağı çalışmaya başlamıştır. öldüğüne şahitler edinmen ve senin için bir araya gelecek olan insanlarla helalleşmen için tanıdık bir adrese yola koyuluyorsun Canlılar arasında kıvrıla kıvrıla ölüm dansı yaparak en azından Cuma kıldığın camiye geliyorsun Daha doğusu getiriyorlar
O kalabalıkta tek ölü sensin Ve sana ölü muamelesi yapacaklar çünkü sen ölmüşsün Tüm gözleri üzerine çekiyorsun. Ama sen göremiyorsun Sesleri işitiyor ama seslenemiyorsun Yıllardır görmediğin sevdiklerin cenazene gelmiş; ama göremiyorsun… O daracık havasız yuvacıktan iki dakikalığına çıkıp;
‘Arkadaşlar hakkınızı helal edin’ dahi diyemiyorsun Yakınların tarafından alınan tabutun eller üstünde taşınıp musalla taşına adım adım yaklaştırılır Kim bilir kaçıncı konuğunu ağırlayan o taş sana da ev sahipliği yapar
Konuğunu namaz vakitlerinde ve kalabalık ortamda ağırlayan o taş da morg gibi bir ürperti verirAma ölen her insan en az yarım saat o ürpertiyi yaşatır
Senin oradaki varlığın bir sünnet namazına vesile Kılınan namazdan sonra; Rahmetliyi nasıl bilirdiniz? Sorusuna seni tanıyan da tanımayanda iyi bilirdik derler. İşlediğin günahları gözlerinin önüne getirdiğinde iyi ki de bilmiyorlar dersin
ürperttiysem bana kızmayın! Bu, sizin dünya hayatına yeni bir bakış açısı yakalamanız ve atacağınız her adımın nelere mal olacağını önceden bilmeniz içindi çünkü ölümü düşünmek az hata yapmanızı sağlar
Rabbim hepimize ölümün hayırlısını son nefesimizde iman kurtarmayı nasip etsin inşaallah
Düşün ki hiç hesapta olmayan, hep ertelediğin ölüm; sana genç yaşta geldi… Eve haber saldılar; çocuğunuz hakkın rahmetine kavuştu Evliyseniz; eşiniz, dul, çocuklarınız da yetim vasfını almış oldular
Senin cesedin etrafa koku ve korku yaymaması için ölüler için adeta otel olan buz gibi bir mekâna için morga kaldırılacak Ajandanda o günü o adreste geçireceğine dair en küçük bir not dahi yoktu oysaki En az bir gece konaklayacağın morguna apar topar getirilirken itiraz dahi edemezsin
Cesedine söz geçirmek ne mümkün! Sen morkta ölü hücrelerinin bozulmaması için beklerken birazdan sevdiklerin başına üşüşecekler Sana ölümü yakıştıramayanlar ya da öldüğüne emin olmak isteyenler kefeninin başucunu açacaklar Cesedinin soğuk yüzünü gören fenalık geçirecek
Sen morgda bir kişilik yeri işgal ederken boyuna göre küçük yatağın (kabrin) çoktan hazırlanmış seni bekliyor O geceyi tüyleri diken diken eden yerde geçirirken sıcacık yatağın korku salacak evdekilere Rahmetlinin yatağıydı diyecekler… O odan korku salacak Odan ve elbiselerin yeni bir kimlik kazacak; ölü odası ve ölü elbiseleri öğrenciyseniz eğer yardımcı ders kitaplarınız size yardımcı olamayacak
Sen hala o soğuk yerdeyken cenazenin kılınacağı camii ve kılınacak namaz vakti belirlenmiş ve kısa bir zaman diliminde yakın çevrene bildirilmiştir Cepten arayanlara şu ses ne güzel mesaj verirdi:
"Aradığınız kişiye ulaşılamıyo Lütfen tekrar denemeyiniz. Ona artık ulaşamazsınız O artık dünyalı değil Lütfen numarasını silin''
Numaran anında silinir Telefonlardaki numaran da ölmüştür artık… Sen morgdayken ölüm ve ölümün konuşulacak evlerde Ne kabare programları güldürür ne de savaş görüntüleri üzer Gündemde sen varsın ölümün var
Şu konuşmalar çok işitildi:
- Acaba sıra kimde?
- Senden sonra acaba kimin adı okunacak?
- Daha dün görüşmüştüm!
- Hala inanamıyorum!
- Demek ki ölümün yaşı yok!
- Bir gün biz de öleceğiz
Ve sabah olur
Dünyada bir gün bile kalmana razı olmazlar İlk kez varlığın sıkıntı verir Sen hala oracıktayken ğasilhane kapısına adın yazılır Orası ne hamamdır ne de evindeki banyo ömürde bir defa yıkanılan bir yerdir orası
Buz tutmuş bedenin sıcak sular altında çözülürken tenine dokunanlara unutamayacakları bir ürperti verirsin Ve ölümünden sonra ikinci durağın olan tahtadan yapılmış bir binek kapı önünde seni bekliyor ömürde bir defa binilen tek binektir o Ve iki üç kişinin yardımıyla cansız bedenin tabuta koyulurken kılını dahi kıpırtadamayacaksın
Yine ömründe ilk ve son kez bineceğin bir araba sana özel kiralanmış… Bu ne düğün arabasıdır ne de lüks bir gösteri arabasıdır Yolcusunun mevki ve makamını önemsemeyen, yaşına ve fiziğine aldırış etmeyen ve her insana aynı mesafede olan o yeşil araba kapı önünde seni bekliyor Tüm insanlar bir olmuşlar seni insan ekili bahçeye bir fidan gibi ekmek istiyorlar adeta
Doğduğunda başkaları tarafından yıkanıp kundaklandığın gibi ölünce de başkaları tarafından yıkanıp kefenlenmen ne kadar da benzerlik gösterir!
O yaşta başkaları tarafından giydirilip beyaz bir beze dürüm yapılman dünyaya veda etmenin çan sesleridir adeta
Sana özel kiralanan araba konuğunu ağırlamış ve arabanın kontağı çalışmaya başlamıştır. öldüğüne şahitler edinmen ve senin için bir araya gelecek olan insanlarla helalleşmen için tanıdık bir adrese yola koyuluyorsun Canlılar arasında kıvrıla kıvrıla ölüm dansı yaparak en azından Cuma kıldığın camiye geliyorsun Daha doğusu getiriyorlar
O kalabalıkta tek ölü sensin Ve sana ölü muamelesi yapacaklar çünkü sen ölmüşsün Tüm gözleri üzerine çekiyorsun. Ama sen göremiyorsun Sesleri işitiyor ama seslenemiyorsun Yıllardır görmediğin sevdiklerin cenazene gelmiş; ama göremiyorsun… O daracık havasız yuvacıktan iki dakikalığına çıkıp;
‘Arkadaşlar hakkınızı helal edin’ dahi diyemiyorsun Yakınların tarafından alınan tabutun eller üstünde taşınıp musalla taşına adım adım yaklaştırılır Kim bilir kaçıncı konuğunu ağırlayan o taş sana da ev sahipliği yapar
Konuğunu namaz vakitlerinde ve kalabalık ortamda ağırlayan o taş da morg gibi bir ürperti verirAma ölen her insan en az yarım saat o ürpertiyi yaşatır
Senin oradaki varlığın bir sünnet namazına vesile Kılınan namazdan sonra; Rahmetliyi nasıl bilirdiniz? Sorusuna seni tanıyan da tanımayanda iyi bilirdik derler. İşlediğin günahları gözlerinin önüne getirdiğinde iyi ki de bilmiyorlar dersin
ürperttiysem bana kızmayın! Bu, sizin dünya hayatına yeni bir bakış açısı yakalamanız ve atacağınız her adımın nelere mal olacağını önceden bilmeniz içindi çünkü ölümü düşünmek az hata yapmanızı sağlar
Rabbim hepimize ölümün hayırlısını son nefesimizde iman kurtarmayı nasip etsin inşaallah
Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili Biz
YARADAN'ı görmeden sevmedik mi
Mevlana'dan
YARADAN'ı görmeden sevmedik mi
Mevlana'dan
Beni Kimsenin Bilmesi Önemli Degil Rabb'im Bilsin , Yeter. Kim Ne Derse Desin
Bana
Rabb'im Kulum Desin Yeter...
Muhtazaf"Son sözü La ilahe illallah olan kimse Cennet'e girer" (Müslim, Cenâiz, 1, 2; Ebû Davud, Cenaiz, 16).
Rabbim cümlemize nasip eylesin inşaallah..
Allah celle celaluhu razı olsun..

..
Şiddetle tavsiye ediyorum!!!
Haris el-Muhasibi, bu kitabında ayet ve hadisler ışığında okuyucunun elinden tutarak, ölüm sonrasında başına gelecekleri adım adım yaşatmaya çalışıyor.
Yazar, korkuyla ümit dengesini çok iyi kurmuş.
Bu kitabı okuduğunuzda, cennetin nimetlerini tatmış,
cehennemin yakıcı sıcaklığını ensenizde hissetmiş olacaksınız
Kaynak: https://forum.islamiyet.gen.tr/konu/72111-farzet-ki-oldun · 22.08.2026 tarihinde yazdırıldı · İslamiyet.gen.tr Forum
Giriş yap ve cevap yaz.





