Farzet ki öldün...

30.260 görüntülenme · 304 yanıt

Paylaş:
Hatice-tül Kübra

Hatice-tül Kübra

Mübarek Üye · 7.329 mesaj

#261
Şiirimsi bir yazısının sonunda şöyle diyor dün aramızdan ayrılan Müşfik Kenter:
“Ölünce ne diyecekler?*
Muhtemelen, “ölüm sana yakışmadı”.Normal tabi, dirimizi beğenmediler ki ölümüzü beğensinler”

Birçok insan ölümü görünce isyan eder. Yakını ölür, “zamansız öldü”, “içimde yaşıyor” der. Kaderi mi biliyor ki zamansız olsun ölüm? Ruh ve beden daha önce de ayrıydı, şimdi ayrılınca neden garip olsun? Ölümün geleceğini biliyorken kabullenemez ölümü, “hak etmedi, yakışmadı” der. Oysa felaketler, deprem, sel, ölüm hepsi haktır; çünkü Hak’tan gelir.
Dünya, yalnızca insanların sınanması ve olgunlaşması için yaratılmış geçici bir mekandır. Gerçek ve sonsuz yaşam ahirettedir. Ölüm ise insanın dünya hırsını ortadan kaldıran kesin bir delildir. Ölüm, insanları çok etkilediğinden, kişiyi terbiye eden ve ahlakını düzenleyen en önemli nedenlerdendir. Mümin için Allah’a kavuşma ve cennete açılan bir kapı olan ölüm, bu açıdan bir nimettir.

İnsan hayatındaki tek kesin gerçek olan ölümü unutmak, düşülebilecek en büyük gafletlerden biridir. Her insan, kendisi için belirlenmiş vakitte ve belirlenmiş şekilde mutlaka ölümü tadacak, asla kendisinden uzaklaştırmaya güç yetiremeyecektir:

De ki: “Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle karşılaşıp-buluşacaktır. Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilen (Allah)a döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir.” (Cum’a Suresi, )

Bediüzzaman, ölümü şu sözlerle hatırlatır:
“…Dünya durmuyor gidiyor. İnsan da beraberinde gidiyor. Sen de yolcusun. Bak ihtiyarlık şafağı, kulakların üstünde tulu etmiştir(doğmuştur). Başının yarısından fazlası beyaz kefene sarılmış. Vücudunda tavattun etmeye (vatan edinmeye) niyet eden hastalıklar, ölümün keşif kollarıdır. Maahaza(bununla beraber), ebedi ömrün(sonsuz yaşamın) önündedir. O ömrü bakide göreceğin rahat ve lezzet, ancak bu fani ömürde sa’y ve çalışmalarına bağlıdır.Senin o ömr-ü bakiden(sonsuz yaşamdan) hiç haberin yok. Ölüm sekeratı (ölüm hali, ölüm anı) uyandırmadan evvel uyan!” (Mesnevi-i Nuriye)

Çok açıktır ki, insanların taşıdıkları hiçbir özellik onları ölümden koruyamaz. Genç ya da yaşlı, hasta ya da sağlıklı, yoksul ya da varlıklı, herkes ölüme aynı yakınlıktadır. Bütün bunlar toplumda çok iyi bilindiği halde, yine de insanlar ölümden pek söz etmezler, bu konuda düşünmezler. Ölümü ellerinden geldiğince unutmaya çalışarak bu gerçeği göz ardı eder, konusunu açıldığında, “ağzından yel alsın”, “Allah korusun” diyerek hemen sözü değiştirirler.

Oysa ölümden söz etmek ve her an ölecekmiş gibi hareket etmek, -çoğu insanın düşündüğünün aksine- insanı bunalıma sürüklemez; son derece akıllı olmasını, derin düşünmesini ve beyninin çok güçlü olmasını sağlar. Allah’ı çok düşünmek Allah’tan çok korkmak, ölümü her an bilmek, insanın çok dengeli, tutarlı, teveküllü ve güzel huylu olmasını sağlar. Hiç bir şeyden öfkelenmez, hiç bir şeyden korkmaz, içine tam bir huzur gelir, aklı açılır aydınlanır, her sözü güzel olur, hikmetli konuşur, Allah ona basiret, feraset ve fiziksel güzellik verir. Bu Rabbimizin bir sırrıdır. Yani her güzel şey, bir zorluk duvarının ardına saklanmıştır.

Dolayısıyla kişinin ölümden söz etmemesi, göz ardı etmesi yalnızca kendini kandırmasıdır. Düşünülmese de, unutulmaya çalışılsa da bu kaçınılmaz olaylar, mutlaka eksiksizce yaşanacaktır:

Rabb’imiz, Kuran’ın birçok ayetiyle iman edenleri “dikkatli olmaya” çağırır. Ölümün kesin bir gerçek olduğunu her an hatırda tutmak, ancak tam olarak açık bir şuurla mümkün olabilir. Ölüm her an, her yerde, her şekilde gelebilir. Alınan nefesin geri verilebileceğinin garantisi yoktur. Bu yüzden her an ölecekmiş gibi davranmalıdır. Ölümü sık düşünmek insanın şuurunu açar; insan o zaman hayatına Kur’an penceresinden bakar, Rabb’inin sınırlarını ihlal etmeden yaşar. Dünya imtihan mekânıdır ve “…Her nefis ölümü tadıcıdır.” (Enbiya Suresi, 35)

Dikkatli olun; gerçekten onlar, Rablerine kavuşmaktan yana derin bir kuşku içindedirler. Dikkatli olun; gerçekten O, herşeyi sarıp-kuşatandır. (Fussilet Suresi, 54)
.................
Aşk-ı Hicab

Aşk-ı Hicab

Mübarek Üye · 12.148 mesaj

#262
Gül BerraŞiirimsi bir yazısının sonunda şöyle diyor dün aramızdan ayrılan Müşfik Kenter:
“Ölünce ne diyecekler?*
Muhtemelen, “ölüm sana yakışmadı”.Normal tabi, dirimizi beğenmediler ki ölümüzü beğensinler”

Birçok insan ölümü görünce isyan eder. Yakını ölür, “zamansız öldü”, “içimde yaşıyor” der. Kaderi mi biliyor ki zamansız olsun ölüm? Ruh ve beden daha önce de ayrıydı, şimdi ayrılınca neden garip olsun? Ölümün geleceğini biliyorken kabullenemez ölümü, “hak etmedi, yakışmadı” der. Oysa felaketler, deprem, sel, ölüm hepsi haktır; çünkü Hak’tan gelir.
Dünya, yalnızca insanların sınanması ve olgunlaşması için yaratılmış geçici bir mekandır. Gerçek ve sonsuz yaşam ahirettedir. Ölüm ise insanın dünya hırsını ortadan kaldıran kesin bir delildir. Ölüm, insanları çok etkilediğinden, kişiyi terbiye eden ve ahlakını düzenleyen en önemli nedenlerdendir. Mümin için Allah’a kavuşma ve cennete açılan bir kapı olan ölüm, bu açıdan bir nimettir.

İnsan hayatındaki tek kesin gerçek olan ölümü unutmak, düşülebilecek en büyük gafletlerden biridir. Her insan, kendisi için belirlenmiş vakitte ve belirlenmiş şekilde mutlaka ölümü tadacak, asla kendisinden uzaklaştırmaya güç yetiremeyecektir:

De ki: “Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle karşılaşıp-buluşacaktır. Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilen (Allah)a döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir.” (Cum’a Suresi, )

Bediüzzaman, ölümü şu sözlerle hatırlatır:
“…Dünya durmuyor gidiyor. İnsan da beraberinde gidiyor. Sen de yolcusun. Bak ihtiyarlık şafağı, kulakların üstünde tulu etmiştir(doğmuştur). Başının yarısından fazlası beyaz kefene sarılmış. Vücudunda tavattun etmeye (vatan edinmeye) niyet eden hastalıklar, ölümün keşif kollarıdır. Maahaza(bununla beraber), ebedi ömrün(sonsuz yaşamın) önündedir. O ömrü bakide göreceğin rahat ve lezzet, ancak bu fani ömürde sa’y ve çalışmalarına bağlıdır.Senin o ömr-ü bakiden(sonsuz yaşamdan) hiç haberin yok. Ölüm sekeratı (ölüm hali, ölüm anı) uyandırmadan evvel uyan!” (Mesnevi-i Nuriye)

Çok açıktır ki, insanların taşıdıkları hiçbir özellik onları ölümden koruyamaz. Genç ya da yaşlı, hasta ya da sağlıklı, yoksul ya da varlıklı, herkes ölüme aynı yakınlıktadır. Bütün bunlar toplumda çok iyi bilindiği halde, yine de insanlar ölümden pek söz etmezler, bu konuda düşünmezler. Ölümü ellerinden geldiğince unutmaya çalışarak bu gerçeği göz ardı eder, konusunu açıldığında, “ağzından yel alsın”, “Allah korusun” diyerek hemen sözü değiştirirler.

Oysa ölümden söz etmek ve her an ölecekmiş gibi hareket etmek, -çoğu insanın düşündüğünün aksine- insanı bunalıma sürüklemez; son derece akıllı olmasını, derin düşünmesini ve beyninin çok güçlü olmasını sağlar. Allah’ı çok düşünmek Allah’tan çok korkmak, ölümü her an bilmek, insanın çok dengeli, tutarlı, teveküllü ve güzel huylu olmasını sağlar. Hiç bir şeyden öfkelenmez, hiç bir şeyden korkmaz, içine tam bir huzur gelir, aklı açılır aydınlanır, her sözü güzel olur, hikmetli konuşur, Allah ona basiret, feraset ve fiziksel güzellik verir. Bu Rabbimizin bir sırrıdır. Yani her güzel şey, bir zorluk duvarının ardına saklanmıştır.

Dolayısıyla kişinin ölümden söz etmemesi, göz ardı etmesi yalnızca kendini kandırmasıdır. Düşünülmese de, unutulmaya çalışılsa da bu kaçınılmaz olaylar, mutlaka eksiksizce yaşanacaktır:

Rabb’imiz, Kuran’ın birçok ayetiyle iman edenleri “dikkatli olmaya” çağırır. Ölümün kesin bir gerçek olduğunu her an hatırda tutmak, ancak tam olarak açık bir şuurla mümkün olabilir. Ölüm her an, her yerde, her şekilde gelebilir. Alınan nefesin geri verilebileceğinin garantisi yoktur. Bu yüzden her an ölecekmiş gibi davranmalıdır. Ölümü sık düşünmek insanın şuurunu açar; insan o zaman hayatına Kur’an penceresinden bakar, Rabb’inin sınırlarını ihlal etmeden yaşar. Dünya imtihan mekânıdır ve “…Her nefis ölümü tadıcıdır.” (Enbiya Suresi, 35)

Dikkatli olun; gerçekten onlar, Rablerine kavuşmaktan yana derin bir kuşku içindedirler. Dikkatli olun; gerçekten O, herşeyi sarıp-kuşatandır. (Fussilet Suresi, 54)


Katkıların için sağolasın canım..
Allah celle celaluhu razı olsun..
Muhtazaf

Muhtazaf

Mübarek Üye · 9.743 mesaj

#263
mehtapmalci

mehtapmalci

Aktif Üye · 68 mesaj

#264
allah razı olsun
Aşk-ı Hicab

Aşk-ı Hicab

Mübarek Üye · 12.148 mesaj

#265
Muhtazaf


Diyebilmek ne güzel.. Allah celle celaluhu razı olsun..


mehtapmalciallah razı olsun


Amiin, cümlemizden inşaAllah..
Aşk-ı Hicab

Aşk-ı Hicab

Mübarek Üye · 12.148 mesaj

#266
Sedaa_*

Sedaa_*

Mübarek Üye · 2.150 mesaj

#267
ahmet_99

ahmet_99

Mübarek Üye · 1.767 mesaj

#268
قُلْ إِنَّ صَلاَتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

(“Muhakkak ki; benim namazım, kurbanım, ibadetlerim hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi Allah içindir.” de.) Enam 6:162
tsunami

tsunami

Mübarek Üye · 4.691 mesaj

#269
Bu basligi gorunce hemen aklimdaki soru geldi acaba yasiyormuyuz ? Yasadigimiza ait bir ibare varmi su fani dunyada dusunun dogdun gezdin tozdun yedin ictin yaslandin oldun oldukten bir hafta sonra gidin bakin olenin geride biraktiklarina evine odasina hatta masasina sanki o kisi hic yasamamis gibi hersey yine ayni demekki yasamiyoruz sahsen ben yasadigimi nefes alip verince degil rabbimin yolunda yurudukce farkediyorum onunla konusunca dualarda namazda ,asil suan oluyuz sadece yansimalardan olan bir dunyadayiz ben ise yasamak istiyorum en sevgiliye varinca yansimalarin asliyla bulusunca yasayacagim olunun arkasindan aglama o yasamaya basliyor sen kendine uzul bu dunyada olusun.selametle.dua ile....
Muhtazaf

Muhtazaf

Mübarek Üye · 9.743 mesaj

#270
Muhtazaf

Muhtazaf

Mübarek Üye · 9.743 mesaj

#271
_____
___
_






Büyük randevu... Bilsem nerede, saat kaçta?
Tabutumun tahtası, bilsem hangi ağaçta?
Necip Fazıl Kısakürek ...


Hediyelerin hazırsa!..

Bir kimse, Peygamber efendimize(a.s) gelerek dedi ki:


-İzin ver yâ Resul, ölümümü temenni edeyim.
Peygamber efendimiz buyurdu ki:

-Ölüm öyle bir şeydir ki onun için hazırlıklı ol! Yol uzun, azık ister. Ölümü temenni edenin on hediye hazırlaması lazım.


O kimse sordu:


- Hediyeler kime yâ Resul?

Peygamber efendimiz buyurdu:

1- Azrail'in hediyesi
2- Kabrin hediyesi

3- Münker ve Nekir'in hediyesi
4- Mizanın hediyesi
5- Sırat köprüsünün hediyesi
6- Malik'in hediyesi
7- Rıdvan'ın hediyesi
8- Ruhun hediyesi
9- Peygamberinin hediyesi
10- Rabbinin hediyesi.



- Bu hediyeler nelerdir, ya Resul?

Azrâil'in hediyeleri dörttür:

1- İyi huylu olmak
2- Geçirdiğin ibadetleri kaza etmek

3- Ölüme hazırlanmak, sefere çıkacak yolcu gibi
4- Kalbinde aşkını taşımak.

Kabrin hediyeleri de dörttür:

1- Söz taşımayı terk
2- Elbiseye idrar sıçratmamak
3- Kur'an-ı kerimi okumak
4- Salevât-ı şerifeyi çok okumak.


Münker ve Nekir'in hediyeleri:


1- Doğru konuşmak
2- Gıybeti terk etmek
3- Hakkı kabul etmek
4- Tevazu sahibi olmak.

Mizanın hediyesi:

1- Amelini ihlâs ile yapmak
2- Başkasına eza yapmaktan sakınmak
3- Güzel ahlak sahibi olmak
4- ’ı çok zikretmek.

Sırat Köprüsü'nün hediyesi:

1- Gadabını yutmak, kızmamak
2- Takva sahibi olmak
3- Cemaate devam etmek
4- İbadetlere ara vermeden devam etmek.

Malik'in hediyeleri:

1- korkusundan ağlamak
2- Gizli sadaka vermek
3- İsyanı terk etmek
4- Anne ve babaya iyilik etmek.

Cennet meleği Rıdvan'ın hediyesi:

1- Kötülüklerden kaçınmak
2- Nimetlere şükretmek
3- Malını yolunda infak etmek
4- Emaneti muhafaza etmek.

Ruhun hediyesi:

1- Az yemek
2- Az konuşmak
3- Az uyumak
4- İstiğfara devam etmek.


Peygamberin hediyesi:


1- Ehl-i beyti sevmek
2- Sünnete uymak
3- Peygamberin sevdiklerini sevmek
4- Sahabe-i kiramı sevmek.


ü zülcelalin hediyeleri:


1- 'ın emirlerini yapmak
2- Nehyettiği, yasak ettiği şeylerden kaçınmak
3- İnsanlara nasihat etmek
4- Bütün mahlukata karşı merhametli olmak.

Bunlara hazırsan ölümü temenni edebilirsin.


alıntıdır...



Aşk-ı Hicab

Aşk-ı Hicab

Mübarek Üye · 12.148 mesaj

#272
RABBİM razı olsun paylaşımınız için muhtazaf abimiz..
Aşk-ı Hicab

Aşk-ı Hicab

Mübarek Üye · 12.148 mesaj

#273
repsol

repsol

Mübarek Üye · 672 mesaj

#274
çok güzel paylaşım Allah razı olsun
Aşk-ı Hicab

Aşk-ı Hicab

Mübarek Üye · 12.148 mesaj

#275
repsolçok güzel paylaşım Allah razı olsun

Amiin kardeşim, cümlemizden inşaAllah..
Muhtazaf

Muhtazaf

Mübarek Üye · 9.743 mesaj

#276
RAB'bim cümlenizden razı olsun.
melissa26

melissa26

Mübarek Üye · 1.857 mesaj

#277
ölüm var , ölüm korkmuyorsan hadi gidelim ancak, yeniden dirilmede var .....onuda izah edelim
umutsuzluk kalmasın , umududa aşıyalım
Korku ve umut Ümidi Rabbinde bulanlar ne mutlu
Muhtazaf

Muhtazaf

Mübarek Üye · 9.743 mesaj

#278
Mevlana :
Ölüm, yaradılmışın Yaradan’a kavuşmasıdır,Sebi arus’dur.
VuSLaT_üL ŞéHaDéT

VuSLaT_üL ŞéHaDéT

Kıdemli Üye · 263 mesaj

#279
ALLAH c.c razı kalsın...
Muhtazaf

Muhtazaf

Mübarek Üye · 9.743 mesaj

#280
♥Ey Kabe!
Ne güzel yakışmış örtün üstüne, örtün kefen olsun benim üstüme♥
Paylaş:

Giriş yap ve cevap yaz.